İstanbul BAM 16. HD 2022/1777 E. 2024/768 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1777
2024/768
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1777 Esas
KARAR NO: 2024/768
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2021
NUMARASI: 2019/372 Esas, 2021/974 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, dayanak çekte keşideci sıfatıyla derneği temsilen imzası bulunan ..., müvekkili dernekte 14/05/2018 tarihine kadar münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunu, mevcut yönetim tarafından görevine son verildiğini, söz konusu dernek yöneticisinin mevcut yetkilerini kötüye kullanmak ve bir takım hilelerle aldığı çek koçanlarını, dernek kayıtlarına geçirmeden işbirliği yaptığı kişi ve kurumlar üzerinden piyasaya sürdüğünü, davalının bankaya ibraz ettiği çekte lehtar olarak gözüken ... , derneği dolandıran ... gelini, avalist ... ise oğlu olduğunu, lehtar ile müvekkili dernek arasında hiçbir mal veya hizmet ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, takibe konu edilen çek bedellerinin borçlu olmadığımızın tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, söz konusu çeke yönelik çek iptali davası açmamasının yanında ödeme yasağı kararı dahi aldırmamasının davacının iddialarının sadece soyut birer iddiadan ibaret olduğunu, müvekkilinin davacı ile ... arasındaki husumeti bildiğini gösteren veya diğer taraflarla danışıklı olduğu ispatlayan hiç bir delilin dosya da bulunmadığını, müvekkilin davacı ile eski dernek başkanı ile aralarında var olduğu beyan edilen husumetten haberi olmadığını, müvekkilinin almış olduğu çek üzerindeki imzanın yetkili kişi tarafından atılıp atılmadığını inceleme veyahut araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, bunun yanında temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olmasının ciro zincirini etkilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu çekin keşide tarihi itibariyle dernek yetkilisinin ... olmadığı, keşide tarihi itibariyle davacı derneğin ... ve ... ile birlikte müştereken çift imzayla temsil edildiği, dava konusu çekin yetkisiz temsilci tarafından keşide edildiği, bu nedenle davacının sorumluluğunun bulunmadığı ayrıca davalı asilin isticvap sorgusunda ... dernek yetkilisi olduğunu bildiğini, ... ve ... de tanıdığını, şahsi alacağına karşılık derneğin çekinin verildiğini beyan ettiği dolayısıyla çeki keşide eden ve kendisine devreden ... şahsi borcu için derneği borçlandırdığını, davalının ..., lehtar ... ile avalist ... arasındaki akrabalık ilişkisini bildiği, davalının çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ve ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının ağır kusurlu olduğu sabit ise de, kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Çekin asli unsurlarından olan keşide tarihinin; gerçek keşide tarihinden sonraki bir tarih olarak da yazılabileceğini, bu hususun çekin kambiyo senedi olma vasfını etkilemeyeceğini, protokolde ... çeki ciro ettiği tarihin hala derneğin yetkilisi olduğu tarihler aralığında olduğunu, yazılı delil niteliğinde olan protokol değerlendirilmeden karar verildiğini, -Senedin sebepten mücerret olduğunu ve davada ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, bu sebeple herhangi bir ihtilaf halinde hamilin dâvasını sadece bu kıymetli evraka dayandırabileceğini, alacaklının temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispat zorunda olmadığını, ispat yükünün borçluda olduğunu, -Gerekçeli kararda da görüldüğü üzere ... kendisini dernek yetkilisi olarak tanıttığını, oğlu ... müvekkilinin yakın tanıdığı olduğundan dolayı müvekkilinin iyi niyetini kullanarak dernek adına kurs ve yurt yaptırmak için borç para aldığını, borç konusu çekin ileri tarihli düzenlenmesinde art niyet aramayan müvekkilinin her bakımdan mağdur durumda bırakıldığını, -Cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere, davacının borç konusu çeke yönelik çek iptali davası açmamasının yanında ödeme yasağı kararı dahi aldıramadığını, buradan da anlaşılacağı üzere davacının iddialarının sadece soyut birer iddiadan ibaret olduğunu, ödeme yasağı kararı alnması dernek için daha basit bir işlem iken, müvekkiline karşı açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmadığını, -Davacının çekler kaybolduktan yahut çalındıktan sonra ödeme yasağı kararı talebinde bulunma yada çek iptali davası açma gibi hukuki imkanları kullanmayıp, müvekkiline karşı sadece menfi tespit davası açmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, -Ayrıca İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi 2018/752 Esas dosya numarası ile davacı tarafından açılan yetkiye ve borca itiraz davasında, İİK169/a maddesine göre borcun olmadığı itfa veya imhal edildiği yönünde bir delil ibraz edilmediğinden davacının yetkiye ve borca itirazının ayrı ayrı reddine karar verildiğini, tüm bu durum ve olgular karşısında eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekildeki kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu çeki dernek adına imzalayan ..., keşide tarihi itibariyle dernek yetkilisi olmadığı, davalının çekin ileri tarihli olarak imzalandığını ispata yarar delil ibraz etmediği, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararının genel mahkemeyi bağlamayacağı, davalı vekilinin 27/01/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz ettiği protokolün sonradan her zaman düzenlenebileceği, bu nedenle protokolün tek başına davaya konu çekin ileri tarihli olarak ispatı için elverişli olmadığı, söz konusu protokolün de, davalının davacıdan değil dava dışı ... alacaklı olduğunu gösterdiği, ayrıca davalının yargılamanın son duruşmasındaki; "Benim şahsi alacağım ... karşıdır ama bana derneğin çekini verdi" şeklindeki beyanı ile de davacı dernekten alacaklı olmadığını beyan ve kabul ettiği, İİK'nın 72.maddesi uyarınca çeke dayalı icra takibine karşı menfi tespit davası açılması için, çek iptali davası açılması veya ödeme yasağı kararı alınması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, kaldı ki 6102 sayılı TTK'nın 651 ve 818/s bendi yollaması ile aynı kanunun 757.vd. maddelerine göre açılacak kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin davalarda, dava açma yetkisi lehtar ve yetkili hamiline tanınmış olup, keşidecinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı da bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 4.030,29-TL harçtan, peşin alınan 1.007,57- TL harcın mahsubu ile bakiye 3.022,72-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41