İstanbul BAM 16. HD 2022/1237 E. 2024/766 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1237
2024/766
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1237 Esas
KARAR NO: 2024/766
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2022
NUMARASI: 2021/80 Esas, 2022/63 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; toplu taşımada temassız geçiş sağlayan "... ... tescil numarası ile 7,8,9,21. sınıflarda, ... tescil numarası ile tüm sınıflarda müvekkilini adına kayıtlı olduğunu, davalı şirket ile davalı şirket sorumluları olan davalıların, 18/01/2018 tarihi ve devam eden tarihlerde çeşitli internet siteleri ve gazetelerde yayınlandığı üzere, müvekkiline ait ... markası hakkında dürüstlük kuralına aykırı olarak kötülemede bulunarak müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, haber içeriklerinde istanbulkart yerine geçecek çeşitli teknolojiler kullanılarak ve turnikelerin kaldırılması suretiyle toplu ulaşıma yenilik getirilmesinin planlandığı, hatta bu kapsamda Ayrılıkçeşme durağından başlayarak projenin hayata geçirileceğinin beyan edildiğini, müvekkilinin uygulamalarının kötülenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, müvekkiline ait ... ibareli markalarına vaki tecavüzünün tespitine, men'ine, ref'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirkete gönderilen ihtarname tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalıların markayı dürüstlük kurallarına aykırı surette kötüleme iddiasının bir tecavüz fiili olmadığı, atılı eylemin ancak TTK'nun 54 vd.maddelerinde ticari dürüstlük kuralına aykırı eylemler olarak belirlenen haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirilebileceği, davacının delil olarak sunmuş olduğu kullanımlardan "https://...//.../" uzantılı sitede yer alan "..." başlıklı anket dışında, hiçbirinin davacının iş ürünü yahut markalarını kötüleyici ifade barındırmadığı, yukarıda yer alan anket başlığında yer alan ifadenin ise kötüleyici yahut gerçeğe aykırı olduğu kabul edilse dahi, söz konusu sitenin bir gazeteye ait olduğu ve linkin bir haber başlığı olarak kaleme alındığı, davalıların verdiği bir reklam metni yahut basın açıklaması şeklinde yer almadığı, söz konusu ifadelerin davalılara ait olduğu yönünde sitede bir bilgi yer almadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı, davalıların söz konusu haber yahut anketten, bu anketin kaleme alınış şeklinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek;-Bahse konu internet haberinde, ulaşımda müvekkili şirketin iş ürünü olan “...” uygulamasının ve turnikelerin kaldırılacağının iddia edildiğini, ancak bu kapsamda ne bir düzenleme, ne de bir planlama mevcut olmadığını, bu açıklamalar ile müvekkil şirketin marka ve sair haklarına, tüketiciler nezdindeki itibarına zarar verildiğini, kaçak geçişler hususunda tahmini oran verilmek suretiyle dolaylı yoldan müvekkili şirket uygulamalarının kötülendiğini,-Davalıların, dürüstlük kuralına aykırı davranışları neticesinde müvekkili şirketin zararı doğduğunun kabulü gerektiğini, ancak her ne kadar mahkeme gerekçesinde davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmışsa da bu hususta zarara ilişkin bir hüküm tesis edilmediğini,-Delil olarak sunulan URL uzantısında yer alan anketin "..." şeklindeki başlığında müvekkil şirketin iş ürününü kötülendiğini, yerel mahkeme tarafından kötüleyici ibare hususunda varsayımsal bir değerlendirme yapıldığını, -Yerel mahkeme tarafından somut olayın haksız rekabet hükümlerinden sayılan tek bir halin esas alarak değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu, başkaca hallerin esas alınmaması neticesinde eksik hüküm kurulduğunu, -Tüm hususlar gözetildiğinde müvekkil şirketin yaptığı iş ve işlemlere yönelik davalıların içinde bulunduğu eylemlerin, TTK’nın ilgili hükümleri gereği hukuka, ticari ahlak ve rekabete aykırı olduğunu, haksız rekabet teşkil ettiğini, yerel mahkeme tarafından da bu hususun kabul edildiğini, müvekkil şirketin marka hakkına tecavüzün söz konusu olduğu gibi haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğini, bu kapsamda oluşan zararların tazmini talep edilmesine rağmen, mahkeme tarafından bu husus göz ardı edilerek ve hüküm tesis edilmediğini, -Bahse konu anket başlığının "..." şeklindeki ifadeden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin iş ürünü ile karşılaştırma yapıldığının anlaşıldığını, bu kapsamda 6769 sayılı kanunun 7.maddesinin 3.fıkrasının f. bendinde "İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması" düzenlendiğini, ek bilirkişi raporunda bahse konu anket başlığının bu kapsamda değerlendirildiğini, davalılar tarafından karşılaştırmalı reklama konu olan haber içeriğinde "... " şeklinde ifadesinin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanım" olarak nitelendirilebileceğinin ve bu kullanımın dürüstlük kuralları ile bağdaşmaması nedeniyle "Gereksiz yere incitici açıklama" kapsamında değerlendirilebileceğinin açık olduğunu, davalılar tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler neticesinde ilgili düzenlemelerin ihlal edildiğini ve marka hakkına tecavüz hali oluştuğumu, yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirme yapıldığını, -Yargılama esnasında davalılar tarafından bahse konu haber içeriğinin kendileri tarafından verilen bir metin veyahut basın açıklaması olmadığına dair delil sunulmadığını, yerel mahkeme tarafından bu hususlar dikkate alınmadığını, hatalı değerlendirme neticesinde hukuka ve kanuna aykırı bir karar verildiğini, -Davalıların haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini gerektiğini, zararın tazmini hususunda davalılar tarafından gerekli bilgi ve belgelerin bilirkişiye teslim edilmediğini ve bilirkişiler tarafından eksik hesaplama yapıldığını, -Yerel mahkeme tarafından sunulan delillerin incelenmediğini, bu kapsamda adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olan silahların eşitliği ilkesinin göz ardı edildiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davalıların davacı markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'i ile tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gazete haberlerinde ... markası ve davacını isminin kullanılmadığı, dava dışı 3.kişiye ait olan "https://.../.../" uzantılı sitede yer alan ... başlıklı anketin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gibi, mevcut delil durumu itibariyle dava dışı 3.kişiye ait söz konusu anketten davalıların sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41