İstanbul BAM 16. HD 2022/1131 E. 2024/753 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1131
2024/753
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1131 Esas
KARAR NO: 2024/753
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/11/2021
NUMARASI: 2020/288 Esas - 2021/240 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasının 1968 yılından bu yana Tarım-Hayvancılık ve Ziraat sektörünün tanınmış markalarından olduğunu, "..." ifadesinin kısaltması olarak "..." markasını tescillediğini, bunun yanı sıra müvekkilinin kendi ticaret unvanı olan "..." ismini de yine ... A.Ş.'den alınan Eyüpsultan ... Noterliğinin 11/02/2019 tarih ve ... yevmiye nolu muvafakat ile 7, 35 ve 37. sınıflarda ... nolu başvuru dosyası ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin ciddi meblağlar ödeyerek ve yatırımlar yaparak devraldığı "..." ve yeni tescil ettirdiği ..." markaları ile kuruluşlarından bugüne kadar aralıksız olarak hizmet ve mal ürettiğini, davalı şirket kurucusu olan ...'ün müvekkilinin ortağı olan ... A.Ş.'de bir dönem satış elemanı olarak çalışan ... tarafından yönetildiğini, ...'ın sektörde uzun yıllar satış elemanı olarak çalışmış olması sebebiyle "..." markasının ulusal ve uluslararası piyasada bilinirliğini ve satış potansiyelini bildiğinden, müvekkilinin tescil sahibi olduğu "..." markasının sonuna "..." ibaresini ekleyip "..." adıyla 7. sınıfta ... tescil dosyası ile 35. sınıfta ... tescil dosyası ile "..." markasını kötü niyetli ve haksız çıkar sağlamaya yönelik olarak tescil ettirdiğini, piyasaya "..." ibaresinin ön planda olduğu logo ile sürüldüğünü ve davalının bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini, davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, giderilmesini, davalının "..." markasını içeren her türlü kullanımının sona erdirilmesini, bu ibareyi taşıyan ürün, tanıtım malzemesi, tabela, evrak ve tüm tanıtım malzemelerinin toplatılarak "..." ibaresinin silinmesini, silinmesi mümkün değil ise imhasını ve davalının sosyal medya ve internet sitesindeki "..." ibareli kullanımlarının durdurulması ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili markasının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, bu nedenle hükümsüzlüğünün mümkün olmadığını, davacının tanınmış marka belgesi olmadan böyle bir talebi ileri süremeyeceğini, müvekkilinin üretim alanı olan süt sağma makinası bakımından bu güne kadar "..." ismi ile üretilmiş ve piyasaya sunulmuş bir tek ürünün dahi bulunmadığını, "..." isminin tarım aletinin kısaltılmış hali olduğunu, ticaret alanında genel kullanım halinde bulunduğunu, TPMK nezdinde farklı kişilere ait çok sayıda tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin genel kullanım haline gelen bu isme ayırt edici ilave yapmak suretiyle tescil aldığını ve tescil alınan şekle uygun olarak kullandığını, müvekkili şirketin "..." ismi ile devir tarihinden önce üretim ve satış yapmaya başladığını, davacının bunu bilerek markayı devraldığını, her iki markanın gerek görsel, gerek telaffuz ve gerekse de yazılış ve yazı karakterleri bakamından ayrı olduğunu, müvekkilinin süt sağma ürününün davacı tarafından üretilmediğini, "..." isminin halen devreden şirket adına birden fazla sınıfta tescilli olarak kullanıldığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... unvanlı şirketin de "..." markasının hak sahibi olduğunu iddia ettiğini, bu durumda müvekkilinin hangi şirketin '...' isminden faydalanmaya çalıştığının ve hangi şirketin markasına karışıklık yarattığının anlaşılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve 2020/288 Esas - 2021/240 Karar sayılı kararıyla; "... davalının 28.09.2020 başvuru tarihli ... başvuru no.lu markasının yayınına itiraz edildiği ve itirazın kabul edilerek, başvurunun tam reddine karar verildiği, dava konusu bu marka tescilli olmadığı için hakkında hükümsüzlük kararı verilemeyeceğinden bu marka yönünden dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Dava konusu ... tescil no.lu davalı markası yönünden yapılan değerlendirmede; davacıya ait ... tescil no.lu marka, dava dışı şirketten devralınmakla, koruma tarihinden itibaren tüm hakları ile birlikte davacıya geçmiştir. Davacının ... no.lu markası, 7. sınıfta, “çapa traktörü, çayır biçme makinesi, tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu testereler, motorlu tırpanlar, motokültüvator. Kara taşıtları için olanlar hariç; dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatları” emtialarında tescillidir. Davalının 2019 71536 no.lu markası, 7. Sınıfta sayılan emtialarda tescillidir. Görüldüğü üzere, davacı markası, davalı markasından önceki tarihlidir ve davalı markasının tescilli olduğu 7. sınıfta tescillidir. ... kelimesi markanın esas unsurudur. Davalı markası ise, "... SAĞIM MAKİNALARI VE YEDEK PARÇA İMALATI" şeklinde olup, ... ibaresi yine bu markada da esas unsurdur. ... kelimesine bitişik olarak yazılı olan ... ibaresinin markanın devamındaki SAĞIM MAKİNALARI ile birlikte ürünün cinsini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Davalı markasının devamı “VE YEDEK PARÇA İMALATI” olup, verilen hizmeti ve hizmete konu emtianın ne olduğunu göstermektedir. Dosya içeriğinden, ...’ın tarım sektöründe ortak kullanıma ait, ticaret alanında herkesçe kullanılan bir ibare olduğuna dair bir bilgi tespit edilmemiştir. Dosyada davacı markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin herhangi bir delile rastlanmamıştır. Sadece, dava dışı şirketten davacının markayı devralmasına dair 2019 tarihli basın haberi bulunmaktadır. Sırf bundan hareketle ... markasının tanınmış marka olduğu sonucuna varmak mümkün değildir. Davalı markasının ... ibaresini ihtiva ettiği, devam eden kelime unsurlarının davacı markasından ayırt edilmesini sağlamadığı ve böylece görsel, işitsel ve anlamsal olarak davalı markasının eski tarihli davacı markası ile iltibasa neden olacağı açıktır. Taraf markalarının tescilli olduğu sınıf ve emtia yönünden de kısmen benzer olup, iltibas nedeniyle kısmi hükümsüzlük koşulları oluşmuştur. Ancak, davacı aynı zamanda kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğe de dayanmıştır. Dosyaya ibraz edilen görsellerde dava dışı ...’ın Facebook hesabında yer verilen ... SÜT SAĞMA MAKİNELERİ şeklindeki marka kullanımları görülmektedir. Davalı taraf vekili, bu kullanımların müvekkili şirkete ait olmadığı yönünde bir beyanda bulunmamıştır. Buna göre, davalının fiili marka kullanımında, ... ibaresinin tescil edildiği şekildekinden farklı, çok daha vurgulayıcı biçimde, çok daha büyük puntolarla kullanıldığı anlaşılmaktadır. ...’ın Facebook paylaşımında yer alan ifadenin, “... şeklinde olduğu görülmektedir. Davalı şirketin kuruluş tarihi 2019 olup , dava konusu marka da 2019 tarihinde tescil edilmiştir. Dava tarihi itibariyle bir yıllık dahi geçmişi olmayan marka ve şirketten "..." şeklinde bahsetmek söylemi ile davalının, davacının "..." markasını kısmi olarak devraldığı dava dışı şirketin sektördeki bilinirliğinden yararlanma amacını güttüğü açıktır. Kaldı ki, "... " ibaresini taşıyan markanın tescilli olduğu diğer emtialar yönünden kullanılması emtiaların niteliği ile de uyuşmamaktadır. Tarafların ikisi de tarım makine ve aletleri sektöründe iştigal etmektedir. Bu itibarla davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kötü niyetin bölünülmezliği ilkesi gözetilerek aynı/benzer emtia ve hizmet ölçütü dikkate alınmaksızın, davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda (emtia ve hizmetlerde) hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin davasına gelince; marka hakkına tecavüzde iltibas düzenlemesi (SMK m.7/f.2- b bendi), hükümsüzlük davasındaki ile aynı kurallara tabidir. Dosya kapsamı delillere göre, davalının fiili marka kullanımı tescilinden dahi farklı olup, "..." ibaresini ön plana çıkarır mahiyette olup, tescilli markası mevcut ise de, SMK m.155 hükmü de dikkate alındığında hükümsüzlük yönünden yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde SMK m.7/f.2-b ve SMK m.29/f.1-a gereğince davalının eylemi davacı marka hakkına tecavüz ve TTK 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinden, davacının bu talebi yönünden de davasının kabulüne. " karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Zorunlu arabuluculuk bir dava şartı olup fikri mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan bir davada arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılmasının mümkün olmadığını, Davaya konu olan ve davanın dayandığı marka ile müvekkil markasının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, davaya konu olan ... markasının 7. Sınıfta, müvekkil markasının ise 35. sınıfta tescili olduğunu, davacının öncelikle tanınmış marka belgesi olmadan böyle bir talepte bulunma hakkı bulunmadığını, Ayrıca müvekkilin üretim alanı olan süt sağma makinası bakımından bu güne kadar ... ismi ile üretilmiş ve piyasaya sunulmuş bir tek ürün dahi bulunmadığını, mahkeme tarafından ise belirtmiş olduğumuz hususlar incelenmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, Bir kimsenin genel kullanım olan şeyin sadece kendisine ait olduğunu ve başkaca kimselerin bunu kullanmamasına engel olma hakkı bulunmadığını, bu bakımdan önce ... isminin tarım aleti olduğunu bilmeyen kimse yoktur, ... ismi tarım aletinin kısaltılmış bir hali olduğunu, Müvekkil şirket de genel kullanım haline gelen isme ayırt edici ilave yapmak sureti ile tescil aldığını ve kullanımını da tescil alınan şekle uygun olarak yaptığını,Davacı markasının dikdörtgen içerisinde sarı-yeşil zemin üzerinde ve fosforlu bir şekilde tescilli olduğunu, buna karşılık müvekkil markasının bu şekil ile uzaktan ve yakından ilgisi olmayacak ve asla birbiri ile bağlantı olduğunu ima etmeyecek şekilde tescilli olduğunu, bu iki markanın karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her iki markanın gerek görsel, gerek telaffuz ve gerekse de yazılış ve yazı karakterleri bakımından ayrı olduğunu, Müvekkil şirket ... ismi ile tescil tarihinden önce üretim ve satış yapmaya başladığını, davacı bunu bile bile tescil aldığını, TPE kayıtları incelendiğinde ... isminin halen bir çok kullanımının olduğunu, müvekkilin sadece genel kullanım haline gelen ismin yanına kendi ürettiği ürünün açıklamasını ihtiva eden ekleme ile tescil aldığı şekil ile kullanım yaptığını, bu nedenle marka sahibinin genel kullanım haline gelen ismin başkaca kişilerce de kullanılmasına itiraz etme hakkı bulunmadığını, ... isminin ilk tescil eden ... AŞ tarafından bir kısım ürünler için davacıya, bir kısım ürünler için ... LTD. ŞTİ. adına devir verdiği, yine kendi adına da bir kısım ürünler için halen tescili devam ettiği dikkate alındığında marka olarak artık ... isminin birden fazla kişi tarafından, Marka sahibi tarafından kullanıma izin verildiğinin sabit olduğunu, marka sahibinin artık bu isim sadece bana aittir deme hakkı kalmadığından davacının da müvekkilin bu isim yanına ilave ile tescil aldığı markanın kullanılmasına müdahale hakkı bulunmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davacının ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair davasının usulden REDDİNE, -Davacının sair talepleri yönünden davasının KABULÜNE, -Davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, -Davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ,durdurulmasına, giderilmesine, bu kapsamda davalının "..." ibaresini içeren her türlü kullanımının sona erdirilerek bu ibareyi taşıyan ürün, tanıtım malzemesi, tabela, evrak ve tüm tanıtım malzemelerine toplatılarak "..." ibaresinin silinmesine, silinmesi mümkün değil ise imhasına, yine davalının "..." ibaresini internet ve sosyal medyada kullanımının durdurulmasına." karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının ... tescil numaralı ... markası dava dışı şirketten devraldığı, markanın koruma tarihinden itibaren tüm hakları ile birlikte davacıya geçtiği, davacının ayrıca ... tescil numaralı "..." ibareli markanın sahibi olduğu; ... ve ... tescil numaralı "... SAĞIM MAKİNALARI VE YEDEK PARÇA İMALATI" ibareli markaların davalı adına tescilli olduğu, davacı markasının davalı markasından önceki tarihli olduğu ve her iki taraf markasının aynı (7.) sınıfta tescilli olduğu görülmüştür. ... kelimesinin her iki tarafın markanın esas unsuru olduğu, ... ibaresinin tarım sektöründe herkesçe kullanılan bir ibare olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı, davacı markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığı, davalı markasının ... ibaresini ihtiva ettiği, devam eden kelime unsurlarının davacı markasından ayırt edilmesini sağlamadığı ve böylece görsel, işitsel ve anlamsal olarak davalı markasının eski tarihli davacı markası ile iltibasa neden olacağı, taraf markalarının tescilli olduğu sınıf ve emtia yönünden de kısmen benzer olup, iltibas nedeniyle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ancak davacının kötüniyetli tescil sebebine de dayandığı, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında davalının kendisinden önce ... ibaresinin tescil ettirilmiş olduğundan haberdar olmasına rağmen bu markalar ile iltibas oluşturacak şekilde yaptırdığı tescilin kötüniyetli olduğunun kabulüyle, kötü niyetin bölünülmezliği ilkesi gözetilerek davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. SMK 155.maddesi uyarınca, tescilli marka kullanımının tecavüz davalarında önceki hak sahibine karşı savunma olarak kullanılamayacaktır. Yukarıda açıklandığı şekilde taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespit edilmiş olması ve davacıya ait tescilli tasarımına da tecavüz edildiğinin tespit edilmesi karşısında, mahkemece marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin varlığı gerekçesiyle davanın bu yönden de kabulüne karar verilmesi de yerinde olmakla; davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41