İstanbul BAM 16. HD 2024/419 E. 2024/740 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/419
2024/740
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/419 Esas
KARAR NO: 2024/740
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/829
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin gerek senet üzerinde gerekse de icra dosyasında belirtilen ...'ya herhangi bir borcunun bulunmadığını, itiraz eden müvekkilinin şüpheli şahıslar tarafından ikamet ettiği Muğla/Fethiye ilinden kaçırıldığını, yaklaşık 10 gün boyunca İstanbul ilinde alıkonulduklarını, 10 günlük süre zarfında müvekkilinni adına kayıtlı taşınmazların devrinin yapılmaya çalışıldığını, şüpheli şahısların daha sonra devirden vazgeçerek müvekkili adına 2 adet senet düzenlendiklerini, müvekkili ile şüpheli şahısların çalışanları zorla adliyeye getirildiğini, müvekkiline elden tebliğ alması yönünde baskı kurulduğunu, icra müdürlüğü içerisine geldiğinde müvekkilinin icra müdüründen polis çağırmasını istemesi üzerine icra müdürünün elden tebliğin mümkün olmadığını söylemesi ve müvekkilinin durumu fırsat bilip şüpheli şahısların elinden kaçtığını, müracaat savcılığına aynı gün başvuruda bulunarak durumu nöbetçi savcıya ilettiğini ve detaylı anlatımlarda bulunarak şahıslardan şikayetli olduğunu, dava konusu edilmiş olan bonoların müvekkilinden ikrah altında alındığını, bonoların imza haricindeki tüm kısımlarının 04/09/2023 tarihinde kendisini kaçıranlar tarafından doldurulduğunu, müvekkilinin tanzim tarihi olarak gösterilen tarihlerde İstanbul'da da bulunmadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına yönelik olarak öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2023 tarih ve 2023/829 Esas sayılı ara kararıyla; "...Somut olaya bakıldığında; dava İİK 72. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, bu aşamada sunulan delillerden yola çıkılarak, davacı iddialarını yaklaşık ispat ölçüsünde doğrulayacak yeterlilikte delilin bulunmadığı görülmekle, davacı taraf icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulması istemiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişse de, İİK 72/3. madde kapsamında ve mevcut deliller ışığında icra takibinden sonra açılan huzurdaki davada ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak g ihtiyati tedbir talebinin reddine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Müvekkile hile, tehdit ve zor kullanarak senet imzalatılmış olup, müvekkilin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilin şikayeti sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 2023/202203 Sor. numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, Dava konusu etmiş olduğumuz bonolar müvekkilden ikrah altında alındığını, icra dosyası alacaklısı müvekkili kaçıran kişiler ile bağlantılı olup; müvekkil rızasına aykırı bir şekilde alacaklı olarak gözüken kişiye borçlandırıldığını, bu şahıs ile müvekkil arasında hiç bir surette borç alacak ilişkisi mevcut olmayıp tamamen silahla tehdit ve cebir nedeniyle imzalatılan bir senet bulunduğunu, Müvekkilin ... ile daha önce bu denli yüksek bir miktara sebep olacak bir ticaret içerisine girmediğini, senet metninde malen yazmasına karşılık müvekkile hiçbir şekilde mal teslimi de yapılmadığını, müvekkilin ikrah olmaksızın davalı tarafa bu denli yüksek bir miktarı içeren senet vermiş olması hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, İcra takibinin açılmasının hemen akabinde müvekkil kendisini kaçıranlar tarafından icra emrini elden tebliğ alması için kaçıranlar ile birlikte icra dairesine getirildiğini, burada icra müdürüne kaçırıldığını anlatmış ve Soruşturma dosyasındaki anlatımlarımız ile müvekkil hakkındaki dava konusu etmiş olduğumuz icra takibi paralellik gösterdiğini, müvekkil tanzim tarihi olarak gösterilen tarihlerde İstanbul'da da bulunmadığını, Savcılık dosyasının bir örneği dahi incelenmeden ilk derece mahkemesince tedbir talebimizinin reddedilmiş olmasının hukuken doğru olmadığını, bu nedenle şartları oluşan ihtiyati tedbir kararının verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince reddedilmiş olması hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinafına yöneliktir. İlk derece mahkemesi tarafından; "İİK 72/3. madde kapsamında ve mevcut deliller ışığında icra takibinden sonra açılan huzurdaki davada ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine." karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davaya ve takibe konu bonoların kendisinden ikrah altında alındığını, bonoların imza haricindeki tüm kısımlarının kendisini kaçıranlar tarafından doldurulduğunu, tanzim tarihi olarak gösterilen tarihlerde İstanbul'da olmadığını beyanla menfi tespit ve ihtiyati tedbir isteminde bulunmuştur. İİK 72/3 maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut deliller uyarınca mahkemece takipten sonra açılan işbu menfi tespit davasında bu aşamada davacı iddialarını yaklaşık ispat ölçüsünde doğrulayacak yeterlilikte delilin bulunmadığı da gözetildiğinde, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41