İstanbul BAM 16. HD 2024/472 E. 2024/739 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/472
2024/739
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/472 Esas
KARAR NO: 2024/739
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/03/2023
NUMARASI: 2021/64 Esas - 2023/184 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu çekler incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin söz konusu çeklerde ciranta olduğunu, çek tazminatı, ciranta sıfatıyla çekte sorumlu olan borçludan talep edilemeyeceğini, 6102 sayılı TTK' nun 783/3 maddesine göre çek tazminatından keşidecinin sorumlu olduğunu bildirdiğinden bahisle Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen çeklerden sebep borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın açılma sebebinin davacı tarafın icra takibini durdurma isteği olduğunu, mal kaçırma riski söz konusu olduğunu, davacı taraf borcunun ödemeye yanaşmadığını, devamlı surette haksız davalar açarak takibi sekteye uğratmaya çalıştığını, bu nedenle işbu davada ve icra takibinde davacının kötüniyetli olduğunu, davacının kötüniyeti sebebiyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 tarih ve 2021/64 Esas - 2023/184 Karar sayılı kararıyla; "... somut olayda davacının lehdar ve ilk ciranta olduğu, davalının davacıdan sonraki ciranta olduğu, takip konusu çekin ödeme için bankaya sunulduğunda karşılıksız olduğu hususu muhatap banka tarafından çekin arkasına yazılmıştır. Davacı vekili, takip dosyasındaki çek tazminatı talebine ilişkin olarak menfi tespit talebinde bulunmuştur. TTK' 783/3. maddesindeki ''Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.'' hükmü gereğince hamilin, keşideciden çek tazminatı isteyebileceği, ancak söz konusu yasa hükmü dolayısıyla çek tazminatının, ciranta sıfatıyla çekte sorumlu olan borçlu(lar)dan değil, sadece keşideci olarak borçlu olan kimse(ler)den talep edilebileceği, buna göre davacı borçlunun takip konusu çekte lehdar/ciranta olup, anılan Yasa hükmü gereğince kendisinden çek tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacının itirazının kabulüne; davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Davacı çek tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin olarak açmış olduğu istinafa konu dava tamamen haksız olup reddi gerektiğini, zira, işbu çek tazminatının davacıdan talep edilmediğini, talebimizin ".. çek tazminatından yalnızca keşidecinin sorumlu olması koşuluyla tahsili talebidir." şeklinde olduğunu, Hatta işbu davadan önce Beykoz İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/70-75 sayılı dosyaları üzerinden işlem gören davalar ile davalı müvekkil şirket aleyhine davalar açıldığını, işbu davalarda da bilirkişi raporu alındığını ve yapılan yargılama sonunda davaların reddedildiğini, Tüm bu delilleri sunmuş olmamıza rağmen maddi gerçekliğe tamamen aykırı olan istinafa konu kararın verildiğini, kararın kaldırılması gerektiğini, bu durumun icra müdürünün hatalı işlemi nedeniyle yanlış icra emri düzenlemesi ile ortaya çıkan bir durum olduğunu, Ayrıca davanın kabulü esasen bu şekilde hatalı olmasına rağmen buna ilaveten menfi tespit davasında kesin karar verilmesinin de usul yönünden hatalı olduğunu, kararı hem esasen hem de usulen istinaf ettiklerini,Kararda yer alan ve aleyhe olan vekalet ücreti vs açısından ve (maddi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmayan) diğer hususları da kabul etmediklerini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş olup, şartları bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dava değerinin 8.137,00 TL olduğu ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davalının kararı istinaf ettiği, ancak karar tarihi olan 2023 yılı itibariyle istinafa başvurma sınırının 17.830 TL olduğu gözönüne alındığında istinaf edilen miktarın kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin isteminin HMK 346. md gereğince usulden reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41