SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/947 E. 2024/723 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/947

Karar No

2024/723

Karar Tarihi

22 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA N 2022/947 Esas

KARAR NO: 2024/723

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/04/2021

NUMARASI: 2017/359 Esas, 2021/203 Karar

DAVA: FSEK'TEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT, CEZAİ ŞART

BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM'NİN 2017/331 E. SAYILI DOSYASINDA

DAVA TÜRÜ:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ 22/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 2011 yılında kurulan müzik sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müzik eserleri ürettiğini ve birçok sanatçının prodüktörlüğünü yaptığını, davalının sektörde "..." ismiyle Türkçe rap müzik icra ettiğini, taraflar arasında 07.07.2013 tarihinde 5 albüm yapım dönemini içeren albüm yapım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalının seslendireceği eserlerin icracı/yorumcu mali komşu haklarının müvekkiline devri ile tarafların yükümlülüklerini konu aldığını, dava konusu sözleşmenin imzalandığı aynı gün müvekkili şirket tarafından davalı adına sahne, konser, reklam ve film çalışmaları, sinema filmleri, tv dizileri, sponsorluklar düzenlemek, iş bağlantıları yapmak, bu işlerin yapım ve pazarlaması konusunda anlaşmalar yapmak işlerinin taahhüt edildiği ikinci bir sözleşme imzalandığını, her iki sözleşme imzalandıktan hemen sonra davalı sanatçının bilinirliğinin artması, marka değerinin yükselmesi için müvekkilinin tanınmış bir ... şirketiyle anlaştığını ve basın promosyon çalışmalarının başlatıldığını o dönem davalının sektörde tanınmadığını, yapmış olduğu müzik türünün piyasada fazla ilgi görmediğini, müvekkilince birlikte çalıştığı pek çok ünlü sanatçı ile davalının düet yapmasının sağlandığı tüm bu çalışmalar sonunda davalının sektörde ve toplumda bilinir hale geldiğini, dava konusu sözleşme uyarınca albüm çalışmalarına başlanıldığını, prodüksiyonu müvekkiline ait olan "... " adlı albümün 23.12.2014 tarihinde piyasaya çıkarıldığını, sözleşme uyarınca tüm maliyet gider ve harcamaların müvekkili tarafından yapılacağının kabul edildiğini, buna göre 5 adet beste bedeli 100.000 TL, 6 adet aranje bedeli 60.000 TL, 20 günlük stüdyo kira bedeli 8.000 TL, canlı ensturmarılar için 6.000 TL, mix stüdyo bedeli 16.600 TL mastering bedeli 10.600 TL, ... bedeli 4.200 TL, albüm fotoğraf bedeli 4.000 TL, kapak tasarım/illüstrasyon bedeli 15.000 TL, CD basım/matbaa/bakanlık bedeli 6.600 TL, reklam foto bedeli 15.000 TL, en derin acılar klip bedeli 27.000 TL, ... klip bedeli 17.000 TL, Limit Yok klip bedeli 18.000 TL, müvekkilinin ayrıca davalının ... şirketi ile aylık 5.000 TL bedelli 3 yıllık sözleşme imzaladığını,16.09.2014 tarihinde davalı ile müvekkili şirket yetkilisi ... arasında ikinci bir menajerlik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun oyunculuk işleri olduğu, müvekkilinin her iki sözleşme konusu işler için çalışmaktayken davalı tarafından 26.06.2015 tarihinde müvekkiline haksız bir ihtarname keşide edildiğini, Beşiktaş .... Noterliğinin 26.05.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı tarafından 07.07.2013 ve 16/09/2014 tarihli sözlesmelerdeki menajerlik payının aşırı yüksek olduğunu, davalının genç ve tecrübesiz oluşu ve imza sırasında hukukçuya danışma fırsatı verilmediği bu nedenle aleyhine ağır hükümler içerdiği, sözleşmelerin hukuka ve genel işlem şartlarına aykırı olduğu, sözleşmelerin cezai şart ve komisyona ilişkin hükümlerin geçersiz olduğunu, davacının sözleşme hükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının dava konusu yükümlülüklerini yerine getirmesi ve davalının onayladığı çalışmalarını organize etmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtarının yapıldığını, davalının ihtarname uyarınca kendisine gönderilen teklifleri haksız nedenlerle kabul etmediği ve Beşiktaş .... Noterliğinin 30.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle her iki menajerlik sözleşmesini haksız olarak fesh ettiğini bildirdiğini, bu ihtarnamelerin dava konusu sözleşmeye ilişkin herhangi bir ihtar veya talep içermediği ve albüm yapım sözleşmesine aykırı davranıldığına ilişkin isnat da içermediğini, davalının sözleşmeyi ihlal etmeye başladığını, admin hakları müvekkiline ait olan davalının resmi websitesine facebook ve twitter adresleri ile YouTube kanalına erişimini engellediği ve müvekkilinin klip, reklam, promosyon tanıtım yapmasını ve iletişim haklarını kaldırdığını, müvekkili tarafından bu fiillere son verilmesi taleplerini cevapsız bıraktığı ve sözleşmeyi ihlal etmeye devam ettiğini, davalının bu süreçte tüm iletişimini kapattığını ailesine de aynı şekilde ulaşılamadığını, sözleşme uyarınca yapılacak toplantılara davetlere rağmen katılmadığını, müvekkilinin çalışması için gerekli iş ortamını engellediğini, müvekkili tarafından sözleşmelerin feshine cevaben Üsküdar .... Noterliğinin 10.07.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle aykırılıklara son verilmesinin ihtar edildiği davalının son vermediğini, davalının sözleşme devam ederken sözleşmeyi hiçe sayarak müziği bırakacağına ilişkin söylemlerde bulunduğunu, müvekkilinin izni olmadan ... İstanbul 2015 organizasyonu kapsamında sahneye çıktığını, son olarak davalının Beşiktaş .... Noterliğinin 25.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle müvekkili şirket tarafından taahhüt edilen 5 albümden sadece 1'nin yapıldığı ve sözleşmenin alenen ihlal edildiği gerekçesi ile albüm yapım sözleşmesini feshettiğini, müvekkili şirketçe Üsküdar .... Noterliğinin 11.01.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 200.000 TL cezai şartın ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak ödemediğini, davalının fesih ihbarında haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira söz konusu albüm çalışmalarına davalının sözleşmeye aykırı kusurlu davranışları nedeniyle başlanılamadığını, davalının stüdyo çağrılarına gelmediğini tüm görüşme tekliflerini cevapsız bıraktığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, davalının 12 ayda 1 albüm yapılacağı ve bu sürenin 12 ay daha uzatılabileceğine ilişkin madde yorumlarının aksine müvekkili şirketin en az 12 ayda 1 muhattabın 1 albüm yapmasını veya hiç yapmamasını isteme hakkına sahip olduğunu, sözleşmenin 5 yıl için değil son albümün piyasaya çıkışından itibaren 1 yıl sonra sona eren dönem boyunca süreceğini, sözleşmenin ihlali nedeniyle doğan 200.000 TL cezai şartın, şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminatın sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu sözleşmenin müvekkili tarafından haklı ve hukuki gerekçelerle feshedildiğini, davacı yapımcı şirketin albüm yapım borç ve yükümlülüğünü ihlal ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5 albüm için 5 yıl olarak belirlendiği ve yine birbirini takip eden albümlerin piyasaya çıkarılma zamanları arasında bir yıllık süre ön görüldüğünü, sözleşmenin imza tarihi üzerinden 2.5 yıl, ilk albümün çıkış tarihi üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen davacının taahhüt ettiği 5 albümden sadece 1'ni yaptığını diğerlerini yapmadığını, bu durumun sözleşmenin alenen ihlali olduğunu ve müvekkilinin mesleğini icra edememesine, maddi manevi kaybına uzun süre iş yapmadan telafisi imkansız kaybına sebep olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davacıya Beşiktaş ... Noterliğinin 25.12.2015 tarih ... yevmiye nolu ihtamamesiyle 07.07.2013 tarihli sözleşmenin haklı ve hukuki gerekçelerle feshedildiğini, davacının sözleşmede yazılı menajerlikle ilgili borç ve yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, sözleşmenin 4/5-e maddesini ihlal ederek müvekkili için kazanç getirici çalışmalar organize etmeyi, para kazandırmayı, %40 gibi oldukça fahiş bir menajerlik payı karşılığında taahhüt ettiğini ancak 07.07.2013 ile sözleşmenin fesih tarihi olan 25.12.2015 tarihleri arasında müvekkili için tek bir iş dahi yapmadığını, sözleşmenin müvekkili aleyhine çok ağır hükümler içeren hukuka ve hakkaniyete aykırı, tek taraflı bir sözleşme olduğunu, sözleşmede menajer payınının %40 gibi aşırı fahiş olması, 2.5 yılda sadece 1 albüm yapılması, cezai şart tarafının tek taraflı, davacı lehine konulmuş olması, cezai şart miktarının aşırı fahiş olması, müvekkilinin sanatsal çalışmalarını, oyunculuk yapmasını yasaklaması, çalışma hürriyetini ve sözleşme serbestisi hakkını kısıtlaması hususlarının M.K. 2., B.K. 20-21-25-27 ve 28. maddelerine aykırı olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin tamamen hukuki ve teknik kavram ve terimler içeren, uzun sözleşmeyi anlamasının mümkün olmadığını, sözleşmeyi okumadan ve sözleşmeye vakıf olmadan imzaladığını, müzik sektöründe menajerlik payının ortalama %15, en fazla %20 olduğunu belirten Yargıtay ilamları uyarınca davanın reddinin gerektiği, müvekkilinin borç ve yükümlülüklerini ifa borcunun şarta bağlı öncelikle davacı tarafından albümler için bütçe ayrılmasına, stüdyo, aranjör sağlanmasına, şarkı satın alınmasına bağlı bir yükümlülük olduğunu, öncelikle davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini ancak bunları sağlamayan davacının sözleşmeyi müvekkili tarafından ifasını imkansız hale getirdiğini, davacının 1. albüm ile ilgili olarak söz, beste, aranje stüdyo akustik enstruman, mix, mastering ödemesi yapmadığını, dava dilekçesinde yazılı maliyet ve ödemelerin tamamen gerçek dışı olduğunu, Beni Bilmiyorsun isimli klip bedelinin 17.000 TL olmadığı ve 5.000 TL olduğu fotoğraflar için ... toplam 1.500 TL verildiği, Limit Yok isimli klip bedelinin 18.000 TL değil 5.000 TL olduğunu davacının bu bedeli ödemeyince müvekkilinin arkadaşlarından borç alarak bedeli ödediğini, ... ile 3 yıllık sözleşme yapıldığını ve 5.000 TL ödendiğinin asılsız olduğunu, bu davanın konusunun piyasaya çıkan albüm olmadığını, yapım şirketi olarak ödemekle yükümlü olduğunu, cezai şart tutarının fahiş ve haksız olduğunu, MK'nun iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu keza sözleşme kapsamında tek bir kuruş elde edemeyen müvekkilinin bu cezai şarta ödemeye maruz kalmasının müvekkilinin ekonomik mahvına neden olacağını, davacının maddi ve manevi hiçbir zararı olmadığı gibi asıl zarar görenin 2.5 yıl bekletilen tek kuruş kazanç elde edemeyen ve bu süreç içerisinde başka yapımcılarla çalışma imkanı davacı tarafından elinden alınan zarar gören tarafın müvekkili olduğunu, davanın reddini beyan etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM'NİN 2017/331 E. SAYILI DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin Türkiye'nin önde gelen şarkı sözü yazan, besteci ve aranjörlerinden olduğunu, ayni zamanda prodüktörlük yaptığını ve müzik sektörünün pek çok alanında faaliyet gösterdiğini, davalının sektörde “...“ ismiyle Türkçe rap müzik icra etmekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile müvekkilinin davalının TV dizi, reklam ve sinema filmi başta olmak üzere tüm görsel-işitsel projelerde menajerliğini yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren müvekkilinin davalıya samimi ve iyi niyetle, yaklaşarak kendisine birçok konuda ihtimam gösterdiğini, ancak sekiz ay sonra davalı tarafından müvekkiline noter aracılığı ile haksız ve gerçek dışı iddialar içeren ihtamame keşide edikliğini, davalının müvekkiline sözleşme edimlerini yerine getirmesi için ihtamame keşide ettiği süreçte kendisinin sözleşmeye aykırı davrandığını ve iletişimi tamamen kapatarak yapılan toplantı çağrılarına cevap vermeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalı/borçlunun 07/07/2013 tarihli sözleşmeyi ihlalinden ve sözleşmenin haksiz feshinden doğan cezai şart alacaklarının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, davalının aleyhine yapılan icra takibine karşı böyle bir borcu bulunmadığını iddia ederek borca ve ferilerine itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaları kabul anlamına gelmemek kaydı ile mükerrer dava açıldığını, aynı konuda 16/09/2014 tarihli sözleşme ile ilgili davacı tarafından İstanbul 2. FSHHM nin 2016/73 E. sayılı davasının açıldığını, akabinde taraflar arasında iptal edilen (geçersiz) 07/07/2013 tarihli sözleşmeye dayanarak bu davanın açıldığını, taraflar arasında 07/07/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, daha sonra 07/07/2013 tarihli sözleşmenin yerine tamamı ile aynı içerikte 16/09/2014 tarihli yeni sözleşme imzalanmak sureti ile daha önce imzalanan 07/07/2013 tarihli sözleşmenin işlemden, yürürlükten kaldırıldığını, hal böyle iken davacı tarafın sanki her iki sözleşme farklı sözleşmeymiş gibi iki ayrı dava açmak sureti ile mükerrer dava açtığını, taraflar arasında 16/09/2014 tarihli sözleşme ile ilgili olarak İstanbul 2. FSHHM nin 2016/73 E. sayılı davasının derdest olduğunu bu nedenle dahi iş bu huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davaya konu sözleşmenin müvekkili tarafından haklı ve hukuki gerekçelerle fesih edildiğini, davacının sözleşmede anılan borç ve yükümlülüklerini hiçbir şekilde ifa etmediğini, sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkili olan oyuncu için herhangi bir dizi, reklam, sinema oyunculuk işi ve bağlantısı yapmadığını, bu durumun müvekkilinin mesleğini icra edememesine, maddi-manevi kaybına, mesleğinden hiç para kazanamamasına, uzun bir süre hiçbir iş/çalışma yapmadan telafisi imkansız kayıplara sebep olduğunu, davacının menajerlik sözleşmesini ihlal etmesi üzerine tarafına noterlik aracılığı ile ihtamame keşide edildiğini, ihtarnamede tanınan bir aylık süreye rağmen davacının müvekkili için herhangi bir dizi, reklam, sinema oyunculuk işi organize etmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davacı menajere noterlik kanalıyla fesih ihbarının keşide edildiğini, 4 yıl süreli menajerlik sözleşmesinin haklı ve hukuki gerekçelerle fesih edildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshinin haklı ve hukuki olduğunu, davanın reddine, davacının % 20 kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Taraflar arasında imzalanan 07.07.2013 tarihli sözleşme incelendiğinde: Yapımcı olan davacının sözleşmenin imza tarihinden itibaren 5 albüm yapımını üstlendiği, albüm ile ilgilenecek durumda olan yan kuruluşları haberdar etmek, kopyalarını, videolarını ve varsa diğer tanıtıcı malzemeleri göndermek ve en etkili şekilde albümün tanıtımını yapmak, kendi insiyatifine bağlı olarak video klip hazırlatmak video kliplerin perakende satışı durumunda sanatçıya sözleşme kapsamında belirtilen royalty ödemek, bir müzik ürünü yapmanın bütün direk ve indirekt maliyetleri stüdyo ve bant giderleri, aranjöre ve icracılara ödenen ücret, müzisyenlerin maliyeti ve diğer direkt maliyet unsurları 3.şahıslara yaptırılan tüm bağımsız promosyon harcamaları ve bu tür destek harcamaları, fotoğraf çekimi, video klip, reklam ve promosyon harcamalarının ödenmesi, (Bu ödemeler satışlardan elde edilen gelirlerden indirilecektir.) ancak gerekirse bir sonraki albüm satışlarından da mahsup edilerek ancak tüm masrafların tahsilini gerçekleştirdikten sonra sanatçıya royalty ödemesi yapılacağı, sözleşmenin 5. albümün piyasaya çıkıştan, 1 yıl sonra sona eren dönem süresince geçerli olacağı şeklindeki yükümlülüklerinin düzenlendiği görülmüştür. 07.07.2013 tarihli albüm yapım sözleşmesi incelendiğinde: Sözleşmenin TANIMLAR başlıklı 2.maddesi: "İşbu sözleşme süresi imzalanma tarihinden itibaren ... 5 (Beş) albüm yapımını içermektedir. Yine bu sözleşme (Beşinci) 5. albümün piyasaya çıkışından bir yıl sonra sona eren dönem süresince hüküm ifade edecektir. Bu sözleşmenin hitamından önce şirket sanatçıya yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi bir albüm daha uzatabilir ve bu sözleşme uzatmayla yapılan albümün piyasaya çıkışından bir yıl sonra sona eren dönem süresince hüküm ifade edecektir.” şeklindedir.Sözleşmenin 5 albüm yapımını içermesi, albümlerin piyasaya arz tarihlerinin belirsiz bırakılması, sözleşmenin 5. albümün piyasaya çıkışından bir yıl sonra sona eren dönem süresince hüküm ifade edecek olması, davacı şirketin, davalı sanatçıya yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi bir albüm daha uzatabileceği hükmü ve bu uzatmayla yapılan albümün piyasaya çıkışından bir yıl sonra sona eren dönem süresince hüküm ifade edeceğine dair sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde: Sözleşmenin süre yönünden belirsizliği, yapımcının tek yanlı uzatma hakkını da kullanması neticesinde ve 5. albümün ne zaman çıkarılacağı hususunda belirsizliklerin olduğu, sözleşmenin 8/3. maddesinde “Sözleşme süresi sona erse bile sanatçı edimini yerine getirene kadar münhasıran şirkete bağlıdır.” hükmü de dikkate alındığında, davalı sanatçının ne kadar süre ile yapımcıya bağlı kalacağının belirsiz olduğu, bu belirsizliğin sanatçının hak ve menfaatlerini kısıtlar nitelikte olduğu, belirsiz bir süreyle sanatçının hak ve menfaatler bakımından yapımcıya koşulsuz bağlı kalmak mecburiyetinde bırakılmasının sanatçının çalışma ve sanatsal özgürlüğünü kısıtlar nitelikte olduğu bu bakımdan sözleşmenin “kelepçeleme sözleşme” niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. 07.07.2013 tarihli menajerlik sözleşmesi incelendiğinde: Davalı sanatçının ekonomik olarak tümüyle davacı yapımcıya bağlı ve bağımlı hale geldiği, davalı sanatçının ekonomik özgürlüğünün olmadığı bu bakımdan sözleşmenin “kelepçeleme sözleşme” niteliğinde olduğu, davalı sanatçının fotoğrafları, web sitesi, sosyal medya hesapları vb kişilik hakları kapsamında olan haklarının davacı yapımcıya devrinin, sanatçının kendisinin dahi bunları kullanımının yasaklanması, albümler, sahne, konser vb tüm çalışmalar üzerinde davalı sanatçının herhangi bir söz hakkının olmaması, sahne, konser ücretlerinin, yer ve zamanının davacı menajer tarafından tespit ve tahsil edilecek olması, sanatçının herhangi bir söz, itiraz hakkının olmaması, menajerlik payının %50 olduğu ve bu payın 5 yıl değişmeyecek olması , sözleşmenin davacı tarafından tek yanlı fesih edilebileceği ve davacı yapımcı lehine cezai şart hükümlerinin konulması Yargıtay içtihatları ve B.K. hükümleri nazara alındığında “kelepçeleme sözleşme” niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.Her iki sözleşmedeki 200.000,00 TL ve 150.000,00 Dolar şeklindeki ceza şartın fahiş olduğu, bu miktarların normal bir sanatçının ekonomik kişilik hakkını yok edeceği mahiyetinde olduğu kanaatine varılmıştır.B.K. hükümleri, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, İstanbul 2. FSHHM'nin 2016/73 E. 2017/162 K. ve 13/07/2017 tarihli kararı, İstanbul BAM 16. H.D'nin 2017/6397 E. 2020/1976 K ve 20/11/2020 tarihli ilamı, davalı tarafça sunulan uzman görüşü ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: HMK'nun 282. maddesinde Hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmünün yer aldığı, bilirkişi raporunun hakimi bağlamadığı bilinmekle taraflar arasındaki 07.07.2013 tarihli Albüm Yapım ve Menajerlik Sözleşmelerinin “kelepçeleme sözleşme” niteliğinde olduğu, zira bu sözleşmedeki hükümlerin tek taraflı davacı lehine ve davalı aleyhine olduğu, karşılıklı taahhütler içeren sözleşmenin ifayı güvence altına almak için cezai şart öngörülmesi mümkün ise de bunun sözleşmelerde taraf dengesi gözetilerek her iki taraf lehine cezai şart düzenlenmesi ile mümkün olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerde davacıya dilediği şekilde sözleşmeyi fesih hakkı verildiği, davalının ise sözleşmeye uymaması halinde aleyhine orantısız ve adil olmayan cezai şart hükmü konulduğu, B.K.'nun 20. ve 21. maddeleri uyarınca davacı yapımcının yasanın amir hükümlerine aykırı sözleşme hükümlerini davalıya karşı ileri sürmesi halinde sözleşmenin diğer hükümlerinin tarafları bağlasa da davalının sözleşmeyi fesih hakkının mevcut olduğu ve davacının cezai şart talebinin B,K.'nun kapsamında yok hükmünde olacağı, B.K.'nun 27.maddesine göre kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede %50 oranındaki menajerlik payının fahiş olduğu ayrıca tek taraflı olarak sözleşmede davalı aleyhine cezai şartın düzenlendiği, davalının kendisine oranla güçlü pozisyonda bulunan davacı ile yapmış olduğu sözleşmeler değerlendirildiğinde; Davalının serbest iradesi ile yapılmamış sözleşmeler olduğu bu nedenle tek taraflı düzenlenen cezai şart talebi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından asıl davanın reddine, 07/07/2013 tarihli Albüm Yapım Sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesh edildiği iddiasına dayalı cezai şartın tahsili talepli İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin birleşen davanın reddine ve davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminatının reddine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; Taraflar arasında akdedilen albüm yapım ve menajerlik sözleşmelerin kelepçeleme niteliğinde olduğu tespiti haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Albüm Yapım Sözleşmesi Bakımından; sözleşmenin 5 albüm yapımı süresince geçerli olacağını ve son beşinci albümün çıkışından 1 yıl sonra sona ereceğini net şekilde belirttiğini, sözleşmye göre; en az 6 ay arayla 1 albüm çıkarsa 2,5 sene sonra albümler biteceğini, en çok Her sene bir albüm çıkarsa 5 sene sonra albümlerin biteceğini, 5 albüm yapma yükümlülüğünü yerine getirdiğinde bir yıl sonra sözleşme taraflar için sona ereceğini, Beşinci albümün ne zaman çıkarılacağı hususunda belirsizliklerin olduğu gerekçesinin yerinde olmadığını, sözleşmenin 4.6.a maddesine göre 5. albüm sözleşme imzalandıktan sonra En erken 2,5 sene, En geç 5 sene sonra çıkacağını, sektör teamüllerine uygun olarak yer alan ilgili madde hükmünün sanatçının hak ve menfaatlerini ihlal etiği yönündeki tespit haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Sözleşmenin 8/3. maddesi, “Sözleşme süresi bitse bile sanatçı edimini yerine getirene kadar şirkete bağlıdır” şeklinde olup bu hüküm, 30 seneyi aşkındır tüm müzik yapımcılarının sözleşmelerinde olan ve olması gereken bir madde olduğunu, 5 senelik sözleşme süresi bitse bile, rap sanatçısı davalı eğer şarkıların okumasını yapmadıysa, albüm çıkmadıysa, yükümlülüğünü yerine getirmediği için sözleşme sona ermiş sayılmayacağını,Menajerlik Sözleşmesi Bakımından; gerekçeli kararda yer alan, davalıya dair isim haklarının müvekkile devredilmiş olduğu ifadesi yerinde olmadığını,Web sitesi, sosyal medya mecraları ve fotoğraflar yönünden ise; sözleşmede sözü geçen tüm fotoğraflar "albüm kapağı ve reklamı" için ŞİRKET tarafından ücreti verilerek çekilen, ... albümünün TİCARİ fotoğrafları olduğunu, davalının "kendi ismi ile" sosyal medya hesabı, web sitesi vb. açması ile ilgili sözleşme kapsamında herhangi bir yasaklayıcı madde bulunmadığını; ... markasının haklarının da davalıda olduğunu, davacının fesih ihtarında yazdığı üzere, bahsi geçen sosyal medya hesapları ve web sitelerine, asıl müvekkilinin erişiminin davalı tarafından engellendiğini, Menajerlik payının %50 olması ve bu payın 5 yıl değişmeyecek olması yönünden ise; Menajerlerin herhangi bir harcama yapmadan, yapılan işten komisyon aldıklarını, davacının ise davalının yapımcısı olduğunu, Davacı hem ilk albümün 296.000 TL tutan tüm harcamasını yapmış olduğunu, hem de çıkacak diğer 4 albümün BÜTÜN harcamalarını ÜSTLENdiğini, Ve bunun karşılığında eğer albümler tutmazsa, satmazsa, konser gelmezse vs. sanatçının en ufak bir yükümlülüğü, borcu olmayacağını, maddi riskin yapımcı menajerin üstünde olduğunu, sanatçının davacıyla karşılıklı anlaşılarak, daha önce albüm çıkarmış ve tecrübeli olmasına rağmen, hukukçuya danışarak, imza attıktan ve 4 klibi yayınlanıp ÜNLÜ OLDUKTAN sonra bu payı sadece menajerlik gibi gösterip fahiş bulması kötü niyetli olduğunu, bilirkişi heyet raporu ve MÜYAP üyesi ve sektör liderleri olan ...'dan gelen müzekkere cevapları incelendiğinde, eğer harcamayı menajer yapıyorsa bu payın makul olduğunun görüleceğini, müvekkilinin davalıya yönelik yalnızca menajerlik faaliyeti yürütmediğini, Davaya konu Menajerlik ve Yapım Sözleşmesi aynı gün imzalanan birbirini tamamlayıcı sözleşmeler olup birlikte yorumlanarak değerlendirilmesi gerektiğini, 2013 yılında, daha RAP popüler değilken, bir RAP sanatçısına Harbiye Konseri, ... Show, ..., ..., ... gibi isimlerde show ve konser imkanı-... gibi ünlü isimlerle DÜET, 12 şarkılık CD, 50 şarkılık Dijital Albüm Tüm ulusal müzik TV'lerinde yayınlanan 4 VIDEO KLİP sağlanması, bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere sektörde çok az firmanın ve menajerin yapabileceği harcama ve imkanlar olduğunu, Müvekkilinin davalıya karşı sıradan bir menajer gibi faaliyet yürütse ve tek yükümlülüğü menajerlik yapmak olsaydı %50'ın fahiş olduğu (kabul anlamına gelmemekle birlikte) belki tartışılabileceğini, müvekkilin üstlendiği edimler göz önüne alındığında, bu sözleşmelerden elde edeceği kar kapsamında %50'ın makul olduğunu, Ülkemizde olduğu gibi, tüm dünya müzik sektörünün olağan işleyişinde hiçbir zaman sanatçının "sahne/konser yer ve zamanını" belirlemediğini, sektör teammülerine göre ücreti sanatçı tahsil etmez! bücreti sanatçı tahsil etmediğini, bunu yapanın menajer olduğunu, Davalının kötüniyetli olup müvekiline, süre dahi vermeksizin doğrudan fesih bildiriminde bulunduğunu, dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda da belirtilmiş olduğu gibi davacının tüm edimlerini tamamen yerine getirdiğini, davalının edimlerin yerine gelmemesi için müvekkili ile iletişimi kopardığını, müvekkilinin pek çok kez mesaj mail vs şekilde davalıya ulaşmaya çalıştığını,davalının büyük bir yapım firmasıdan teklif alınca müvekkil ile imzaladığı sözleşmelerden kurtulmak için haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli bir fesih bildirimi yaptığını ve sonrasında uluslararası dev müzik şirketi olan ... transfer olduğunu, Davacı ...'in bir müzisyendir, besteci ve söz yazarı olduğunu, Majör bir şirket değil bağımsız bir yapımcı olduğunu, işbu albümü yaptığı tarihte başka sanatçısı dahi olmadığını, davalının ekonomik güce sahip rap sanatçısı olduğunu, istediği şirketi seçme özgürlüğüne sahip iken hür irade ile müvekkilini seçtiğini, hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının iyi değerlendirilmesi gerektiğini, ... Yapımcıları ve Müzik Yapımcıları Birliği, bu şekilde kötü niyetle gerçekleştirilen sözleşme fesihlerinin, sektör firmalarını iflas konumuna getirdiğini Adalet Bakanlığı'na bildirildiğini, Sözleşmenin tümüyle kesin hükümsüz sayılmasının haksız v ehukuka aykırı olduğunu, TBK Madde 27/f.2-c hükmünde “Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez.” şeklinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bahse konu maddelerin sözleşmeden çıkarıldığı düşünüldüğünde hak ve menfaat dengesinin sağlanmış olacağı, davalının aleyhine hükümlerin çıkarılması ile birlikte sözleşmenin bu şekilde ayakta tutulabileceğini,Kabul anlamına gelmemekle birlikte fahiş olduğu düşünülen cezai şartın tbk gereğince tenkisi yoluna başvurulabileceğini, Paylaşım oranlarının hakkaniyete uygun hale getirilmesi yoluna gidilmeden kesin hükümsüz sayılması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkil davacıya ait %50'lık payın hakkaniyete uygun olmadığı düşünülse dahi, fazlaya dair edimin kanuna ve teamüller aykırı olan kısmının geçersiz kabul edilerek hakkaniyete ve kanuna uygun bir oran ile sözleşmenin ayakta tutulması gerektiğini, Müvekkili tarafından yapılan masraf ve harcamaların ödenmesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu sözleşmelerin tamamının kesin hükümsüz olduğunun kabul edildiği bir durumda geçersiz sözleşmenin ifası talep edilemeyeceğinden sözleşme kapsamında yapılan edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME - Birleşen davaya konu İstanbul ... cra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyada davacı yanca davalı aleyhine; 150.000USD asıl alacak 5.769,86USD işlemiş faiz ki toplam; 155.769,86USD nin tahsili talebi ile 18.12.2015 Tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı adına çıkarılan tebligatın bila döndüğü, davalının takibe 06.02.2016 tarihinde itiraz ettiği, itirazında takibi haricen öğrendiğinin yer aldığı, harca esas değerin 456.405,69TL olduğu görülmüştür.Asıl davaya konu 07.07.2013 Tarihli Albüm yapım sözleşmesinin 2.maddesi; "sözleşme imzalanma tarihinden itibaren 5 albüm yapımını içermektedir. Beşinci albüm piyasaya çıkışından bir yıl sonra sona eren dönem süresince hüküm ifade edecektir. Sözleşmenin hitamından önce ŞİRKET, SANATÇIYA yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi bir albüm daha uzatabilir ve bu sözleşme uzatmayla yapılan albümün piyasaya çıkışından bir yıl sonra sona eren dönem süresince hüküm ifade edecektir" şeklindedir. Sözleşmenin konusunun yer aldığı; 3.maddesi; "sanatçının iş bu sözleşme şartlarında münhasıran şirket bağlı olarak kaydedilmek üzere seslendireceği eserlerin icracı- yorumcu-mali komşu haklarının şirkete devri ve tüm bunlara ilişkin faaliyetler ile hak ve yükümlülüklerin belirlenebilmesi sözleşmenin konusunu teşkil eder" şeklindedir.4.5.e maddesine göre; şirket iş bu sözleşme ile sanatçının tüm menajerlik haklarını takip eder. Bu haklardan doğan gelirlerden %40 pay alacaktır.4.6.a md göre sanatçı şirketin talebi üzerine her sene en az bir albüm yapmayı kabul ve taahhüt eder. Ancak albümlerin piyasaya çıkış tarihleri arasında en az altı ay geçmek zorundadır. 5.1.a md şirketin hak ve yükümlülükleri ana başlığı altında olup; "şirket ilk albümün piyasaya çıkış tarihinden itibaren en az 12 ayda bir sanatçının asgari bir albüm yapmasını veye hiç yapmamasının istemekle birlikte sözleşmeyi de her zaman tek taraflı feshedebilir" şeklindedir.Cezai şart başlıklı 9.maddesi; "Sanatçı iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı hareket etmesi halinde 200.000TL cezai şartı herhangi bir ihtar ve ihbara hacet olmaksızın nakden ve defaten şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Sanatçı ayrıca bu sözleşme gereği yapımcı ile karşılıklı mutabık kalarak kararlaştırdıkları ve yapımcı tarafından yapılmış direct ve indirect masrafları ve maliyetleri kayıtsız şartsız yapımcıya ödeyecektir. Sanatçı ayrıca kendinin ve veya şirketin özel ve finans işlerine dair bildiklerini bu anlaşmanın içeriğine kendisine yetki verilmedikçe kullanmamayı kabul ve taahhüt eder. Aksi halde yukarıdaki cezai şart ödemeyi kabul eder. Her iki halde de şirketin uğradığı zarar, cezai şarttan ayrı olarak sanatçıdan talep ve tahsil edilir." şeklinde düzenlenmiştir.Birleşen davaya konu 07.07.2013 Tarihli 5 yıl süreli sözleşme olup cezai şart ilişkin 17.madde; "sanatçı iş bu sözleşmenin herhangi bir maddesine aykırı davranması halinde 150.000USD cezai şartı şirkete ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt eder. Bu şirketin tek taraflı fesih hakkını doğurur... Sanatçı cezai şartın fahiş olmadığını peşinen kabul ve beyan eder" şeklindedir.6.md göre; şirket iş bu sözleşmenin 3.maddesinin a,b,c,d,e fıkralarında yazılı her türlü etkinliklerden elde edilecek net kazancın %50'sinin sanatçıya ödemeyi kabul beyan ve taahhüt eder" şeklindedir.-Bilirkişiler FSEK uzmanı ..., sanatçı-besteci ... , Müzik prodüktörü besteci- müzisyen ... müşterek raporunda; sözleşmenin 5 yıl için imzalandığı ve bu süre içinde davacının 5 albüm yapma yükümlülüğü olduğu, davacının dava konusu sözleşmenin 5.1.a ve 5.1.b maddesine aykırı davranarak 2 yıl içinde davalıya yeni bir albüm yapmadığı ve sözleşmesel yükümlüklerinin yerine getirilmediği şeklindeki gerekçelerinin takdirinin Mahkemeye ait olmak kaydıyla yerinde olmadığı, davaya konu sözleşmedeki komisyon ve cezai şart hükümlerinin genel işlem koşulu olup olmadığının tespiti açısından dosyada herhangi bir delile rastlanmadığı, tüm bu hususlarda sunulacak delillerden sonra komisyon hükmü ile cezai şart hükmünün genel işlem koşulu sayılıp sayılmayacağı hususu ve davacının taleplerinin haklı olup olmadığı hususunun değerlendirilebileceği, birleşen dava yönünden; Davalının davacının sözleşmeyi feshe gerekçe yaptığı sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmediği hususunun takdirinin Mahkemeye ait olmak kaydıyla yerinde olmadığı, davaya konu sözleşmedeki komisyon ve cezai şart hükümlerinin genel işlem koşulu olup olmadığının tespiti açısından dosyada herhangi bir delile rastlanmadığı, tüm bu hususlarda sunulacak delillerden sonra komisyon hükmü ile cezai şart hükmünün genel işlem koşulu sayılıp sayılmayacağı hususu ve davacının taleplerinin haklı olup omadığı hususunun değerlendirilebileceği bildirilmiştir. - Mahkemece 21/12/2020 tarihinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ancak gerekli gider avansı yatırılmadığı için bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. - Davalı tarafça Ankara Üniv. FSH Ana bilim dalı başkanı Prof Dr. ... mütalaası ve başka davalarda alınan rapor ve karar örnekleri sunulmuştur.- Emsal araştırması için yazılan müzekkerelerden; ... Prodüksiyon Şirketi'nin sanatçının menejerlik olarak alacağı payın % 40, ... müzik net gelirin %20-50s'si arasında değişen oranlar uygulandığını, ... %30 olduğunu ancak %10-40 arasında değişebileceğini bildirildikleri, ... GRubu ...; müzik sektöründe menajerlik payının yeni sanatçılarda %20 en fazla %25 olduğunu; ... %20 olduğunu, ... %20 olduğunu, ... ajans ... tur-sahne konser oyunculuk işlerinde menajerin payının %20 olduğunu, ... Şti %15-25 olduğunu, ... Menajerlik in cevabında tanınmış sanatçıda %10-15 yeni sanatçılarda ise %20 olduğunu, ... %20 olduğunu, ....%10 olduğunu, özel anlaşmalarda %15 olabildiğini beyan ettikleri, bir kısım üçüncü kişilerin ise oransal bir beyanda bulunmadıkları görülmüştür. -Dairemizin 2017/6397E, 2020/1976 K sayılı , 20.11.2020 Tarihli ilamında; davacının ..., davalının ... olduğu, dava konusunun İstanbul ...İcr aMd nün ... esasa sayılı, 16.09.2014 Tarihli sözleşemeye dayalı 65.000TL cezai şart alacağının tahsili talebi ile başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, neticeten; "Mahkeme kararının gerekçesinde sözleşmede kararlaştırılan %50 komisyonun fahiş olduğu açıklanmıştır. Mahkemece emsal araştırması yapılmış, müzik yapım şirketlerinden ve oyuncu menajerlik ajanslarından komisyon oranları sorulmuş, farklı oranlar bildirilmiştir. Mahkemece davaya konu sözleşme oyunculuk menajerliği sözleşmesi olduğundan, müzik yapım şirketlerinden gelen cevaplar dikkate alınmamış, oyuncu menajerliği şirketlerinden gelen yazı cevaplarında mesleğe yeni başlayan oyuncularda %20 komisyon alındığı bildirilmiştir. Gelen yazı cevaplarında menajerin komisyonu oyuncudan değil yapımcıdan alacağına da yer verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin Süre-Ücret başlıklı maddesinde birinci ve ikinci paragraflarda farklı olarak %40 ve %50 oranlarına yer verilmiş, komisyonun yapımcıdan alınamaması halinde oyuncunun aldığı ücretin %50'sini menajerine ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece oyuncu menajerliği şirketlerinden gelen cevapların dikkate alınması ve komisyon oranının fahiş olduğu sonucuna varılması yerindedir. Sözleşmenin 4 yıllık yapıldığı, sözleşmenin Çalışma Konusu başlıklı kısım 2. Maddesi ve Kurallar başlıklı 9 Maddesinde oyuncunun başka bir menajer yahut ajans ile çalışmayacağı, 3. Madde de kendisine gelen teklifleri menajere bildireceği, Cezai şart başlıklı madde de; davalı sanatçının mücbir sebep olmaksızın süresinden önce sözleşmeyi feshetmesi, sözleşme hükümlerinden herhangi birine aykırılık, başka bir menajer yada ajans ile anlaşması, menajerden izinsiz gelen iş teklifini kabul etmesi halinde 65.000 TL'dan az olmamak üzere menajerin bulduğu işlerden kazandığı brüt ücretin %40'ını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiş ancak, davacı menajerin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi yahut sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı feshi halinde davalı sanatçının cezai şart talep edebileceğine dair düzenlemeye yer verilmemiştir. Davacı taraf, geçen 8 aylık süre içerisinde davalı için herhangi bir iş bağlantısı yapmadığından 65.000 TL cezai şart talep etmiştir. Sözleşme hükümleri tümüyle değerlendirildiğinde, kurallar başlıklı 4. Maddesinde düzenlenen; oyuncunun kişiliğine, kariyerine, sosyal statüsüne uygun olmayan işi kabul etmeme hakkı dışında, iş ilişkisinde oyuncunun iradesine bırakılan herhangi bir husus bulunmadığı gibi, bu hüküm dışındaki neredeyse tüm hükümlerde oyuncunun bağlı olacağı kuralların düzenlendiği, davalının çalışma özgürlüğünü kısıtladığı, komisyon oranının emsallerine göre çok yüksek olduğu, cezai şart maddesinin tek taraflı ve davalının durumunu ağırlaştırıcı mahiyette olduğu tespit edilmekle, sözleşme maddelerinin davalı tarafça tartışılıp içeriğini öğrenme imkanı verilmediği sonucuna varılmıştır. Mahkemece sözleşme cezai şart maddesinin , TBK 20-25. Maddeleri gereğince genel işlem şartı olduğu ve geçersiz olduğunun tespit edilerek, davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu" gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.-Dairemizin ilgili kararının gerekçesinde yer verilen Davalının, muhataplar davacı ve dava dışı şirket yetkilisine Beşiktaş ... Noterliğinden 26.05.2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede; taraflar arasındaki 07.07.2013 tarihli sözleşmesi gereğince menejerlik payının % 50 gibi aşırı bir oran da tutulduğunu, fahiş komisyon hükmünün yasal olmadığını, sözleşmeden 2 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen menajerin hiçbir iş çalışma düzenlemediğini, organize etmediğini ve yapmadığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini, borç ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla, yükümlülüklerini yerine getirmesi için bir ay süre verildiği aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir.- Asıl dava yönünden dayanılan ihtranamede; Davalının Beşiktaş ... Noterliğinin 25.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 5 yıl için imzalandığı ve bu süre içinde davacının 5 albüm yapma yükümlülüğü olduğu, davacının dava konusu sözleşmenin 5/1-a ve 5/1-b maddesine aykırı davranarak 2 yıl içinde yeni bir albüm yapmadığı, sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiğini ihtar etmiştir. - Davacı Üsküdar ... Noterliğinin 11.01.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile sözleşmenin 5 yıl için yapılmadığı, 5. albümün bitiminden itibaren 1 yıl süre ile yapıldığı, sözleşmede bahsi geçen maddenin belirtildiği gibi olmadığı, 12 ayda bir albüm yapma yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, taraflarınca herhangi bir yükümlülüğün ihlal edilmediği, davalıya ulaşılamadığı ve davalının üzerine düşen borçları ifa etmediği, sözleşmeyi ihlal etmeye devam ettiği gerekçesi ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın taraflarına ödenmesini aksi halde sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zararlarının tazmini yönünde yasal yollara başvurulacağını ihtar etmiştir. - Mahkemece taraf tanıkları dinlenilmiştir.

GEREKÇE Asıl dava, taraflar arasındaki 07/07/2013 tarihli Albüm Yapım Sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesh edildiği iddiasına dayalı 200.000 TL cezai şart ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.Birleşen dava ise; Taraflar arasındaki 07/07/2013 tarihli menajerlik sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesh edildiği iddiasına dayalı olarak 150.000USD cezai şartın faizi ile tahsili talebi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takipte itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; asıl ve birleşen davaya konu her iki sözleşmede de cezai şartın tek taraflı olarak (davacı lehine) düzenlendiği ve davalının durumunun ağırlaştırıcı mahiyette olduğu, asıl davaya konu albüm yapım sözleşmesinde davalı sanatçının ve davacı şirketin hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği 4. ve 5.maddeler karşılaştırıldığında; sanatçı aleyhine birçok yükümlülük düzenlendiği, 5.b maddesinde şirkete her zaman tek taraflı fesih hakkı tanındığı, 4.5.e maddesinde şirketin %40 pay alacağının yazılı olduğu, birleşen davaya konu sözleşmede de şirkete pek çok hak tanınmışken sanatçıya ise birçok edim yüklenilerek sanatçının durumun ağırlaştırıldığı, şirketin etkinliklerin net kazancının %50'sinin sanatçıya ödeyeceğinin yazılı olduğu, mahkemece komisyon oranlarının emsallere göre fahiş olduğunun tespit edildiği, davalının 25.12.2015 Tarihli fesih ihtarnamesinde 07.07.2013-25.12.2015 Tarihleri arasındaki süreçte tek bir albüm çıkarılmasına dayandığı, sözleşmede net bir süre belirlenmediği, 2.maddede "sözleşmenin 5 albüm yapımını kapsadığına" yer verildiği, 5.1.a maddesinde ise şirketin en az on iki ayda bir sanatçıdan asgari bir albüm yapmasını veya hiç yapmamasını isteyebileceğinin düzenlendiği, yine 5.1.b maddesinde en az 12 aylık süre sonunda albüm yapımı gerçekleşmediği takdirde şirketin gördüğü lüzum üzerine sözleşmeyi 12 ay daha uzatabileceği, bu hakkın da sadece şirkete tanındığının yer aldığı, davalı sanatçının ne kadar süre ile yapımcıya bağlı kalacağının sözleşmede belirsiz olduğu, bu belirsizliğin sanatçının hak ve menfaatlerini kısıtlar nitelikte olduğu dikkate alındığında sözleşmelerin kelepçeleme sözleşmesi olduğu kabul edilerek davaların reddi yerinde olup, Dairemizin 2017/6397E, 2020/1976 K sayılı davacı şirket yetkilisi ile davalı hakkındaki davaya ilişkin kesin nitelikteki kararı da dikkate alınarak davacı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin asıl ve birleşen davada yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 151,20-TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

fshhmşirkettaraflarınesastanİptaliözetimüyapsavunmalarınınsayılıolduktanistinafreddinedereceistanbulgerekçefshhm'ninİtirazınmahkemesininvıdeoincelemekararıbirleşentanımlarticarisanatçıyaistemidavadabütündosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim