İstanbul BAM 16. HD 2022/868 E. 2024/67 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/868
2024/67
17 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/868 Esas
KARAR NO: 2024/67
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2021
NUMARASI: 2020/96 Esas 2021/975 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında alacaklı vekili tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, dava konusu 30/03/2018 ve 30/04/2018 vade tarihli senetlerin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/341 E. sayılı ilamı ile iptal edilerek kararın kesinleştiğini, dosya kapsamından davacı tarafın borçlu olmadığının sabit olduğunu, davalı tarafın bu senetlerin karşılığının olmadığını ve iptal edildiğini bildiği halde kötü niyetli olarak icra takibine geçtiğini ileri sürerek, davasının kabulü ile müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığına, icra dosyasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların asılsız ve yasal dayanaksız olduğunu, dava dilekçesinde ibraz edilen mahkeme kararında müvekkilinin taraf olmadığı gibi, senetlerin de iptal edilmediğini, söz konusu kararın taraflarını bağlayacağını, bu nedenle takip konusu senetlerin yasal hamili olan müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın senetlerin iptal edildiği ve bu nedenle bedelsizlik iddiasına ilişkin olduğu, şahsi defi olan bedelsizlik iddiasının, keşideci borçlu tarafından yalnızca lehtara karşı ileri sürülebileceği, davalının delil olarak ibraz ettiği sözleşmenin hem de ihtarnamenin taraflarının davacı ile dava dışı ... olduğu, sözleşmede ve ihtarnamede davalının bulunmadığı, davalı hamilin senedi ciro yoluyla devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ve kötüniyetli yahut ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, ihtiyati tedbire ilişkin icra müdürlüğünce hiçbir işlem yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; senetlerin dava dışı ... tarafından davalıya kötü niyetli olarak ciro edildiğini, davalı ... ile dava dışı ... arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu durum tanıklar tarafından bilinmesine rağmen tanık dinletilemediğini, bedelsiz kalan senetlerin, bedelsizlik tespit tarihi olan 14/03/2018 sonrasında davalıya ciro edildiğini, davalının bu durumu bilmesine rağmen bile bile davacı müvekkilin zararına hareket ederek dava konusu senetleri 2 yıl sonra takibe koyduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde kesin hüküm iddiası dışında başka bir vakıa ileri sürmediği, kaldı ki davacının şahsi def'i olan bedelsizlik iddiasını iyi niyetli 3.kişi konumunda olan davalı-hamile karşı ileri süremeyeceği, dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmadığı gibi, HMK'nın 201.maddesindeki senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralı nedeniyle davada tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38