SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1087 E. 2024/668 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1087

Karar No

2024/668

Karar Tarihi

5 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1087 Esas

KARAR NO: 2024/668

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/03/2022

NUMARASI: 2021/120 Esas - 2022/83 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ: 05/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, güncel haberler ve spesifik olarak da ekonomi haberleri ile ekonomik analizler üzerine çalışan müvekkilinin markasını sektörde tanınmış hale getirdiğini, ancak hal böyle iken, davalı yanca 2013 yılından bu yana çıkartılan dergide müvekkiline ait "..." ibareli markayı kullandığını, resmi internet siteleri olan www...org.tr'de de yayınladığını, davalının bu kullanım ile müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini ve markanın tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, giderilmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin Gaziantep sanayicilerinin beklentileri ve ihtiyaçlarının farklılaşması neticesinde kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu, "..." ibareli markanın müvekkili tarafından 2009 yılından bu yana dergi adı olarak kullanıldığını, yayınlandığı tarihten bugüne kadar arşiv kayıtlarıyla beraber her nüshasının da www...org.tr internet sitesi üzerinden herkesin görmesine imkan verildiğini, davacının marka tescilinin ise bu tarihten çok sonra olan 06/07/2012 tarihi olduğunu, müvekkilinin davacının markasından faydalanma niyeti iddiasının kötü niyetli olduğunu, ilgili sitelerin kamuoyu tarafından takip edilen siteler olmadığını ve davacı iddialarının haksız ve da. savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; ... tescil numaralı "..." ibareli markanın, 41. Sınıfta 13/07/2021 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu, davalının 2009 yılından başlayarak "..." ibaresini tescilsiz olarak markasal kabul edilecek biçimde kullandığı ve bu marka üzerinde gerçek (eskiye dayalı) öncelikli hak sahibi olduğu, davalı ".." markası üzerine SMK 6/3 maddesi kapsamında gerçek hak sahibi olduğu için, "..." ibareli markayı kullanmasının davacının tescilli marka hakıkna tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gibi davalının kullanıma başladığı tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin de dolduğu" gerekçesiyle davacının davasının reddine ..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan delilleri dikkate alınmadan gerçek hak sahipliğinin tespitine karar verilmesinin yerinde olmadığını, marka tescilinin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, tescil öncesinde müvekkiline ait markanın belirli bir bilinirliğe ulaştığını ve müvekkil ile özdeşleştirildiğini, müvekkilinin, tescil tarihinden öncesinde de markayı aktif ve kesintisiz olarak kullandığını, Müvekkilini ilk olarak 1996 yılından itibaren ulusal çapta yayın yapmış olan "..." isimli ekonomi dergisinde yazarlık yaptığını, derginin 2003 yılında yayın hayatını noktaladığını, müvekkilinin ekonomi dergisinden ayrıldıktan sonra da devam ettirdiğini, öncelikle 'www... com' ve 'www...com.tr' şeklindeki alan adını alarak dijital dünyada yayınlarına devam ettiğini, "..." ismi, basılı yayınlara ek olarak sosyal medya ve web dünyasında da müvekkilin kullanımı ile birlikte markalaştığını, davacıya ait ... markasının 2004 yılından bu yana kullanıldığı ve internet sayfasının da o tarihten beri aktif olduğu, web tabanlı arşiv uygulamalarından alınan verilerle de sabit olduğunu,"...' markasını 2004 yılından bu yana kullandığı ayrıca aylık olarak yayımlanan '...' basılı yayınından da anlaşıldığını,İstinaf dilekçesi ekinde sunulan basılı yayının Aralık 2012 sayısının ilk sayfasında; 8 yıldır '...com' alan adlı internet sayfası üzerinden yayın yapıldığının müvekkili tarafından belirtildiğini, İlk kullanımın müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, davalının markayı 2009 yılı itibariyle kullandığını kabul etmediklerini, davalıya ait web sayfasının 28.09.2020 tarihindeki -dava tarihi öncesi- görüntüsüne bakıldığında sayfada yer alan en eski nüshanın 2013 yılına ait olduğu, 2013 yılı öncesine ait olduğu iddia edilen nüshaların dava tarihinden sonra siteye eklendiğini, müvekkilinin tescilli markasıyla alakalı istimal şartını da gerçekleştirdiğini, davalı tarafından senede bir defa üyelerine özel olarak yayımlanan, hedef kitlesi bakımından oldukça küçük bir çevreye hitap eden, yalnızca üyelerinin erişim sağlayabildiği ve dolayısıyla günümüz itibariyle sadece 2200 üyeye sahip olduğu nazara alındığında en fazla 2200 kişiye ulaşabilen bir yayının markasal olarak kullanıldığının kabulü mümkün olmadığını, davalının hiçbir ilan, reklam ve tanıtım faaliyetinde bulunmadığını, markanın davalı tarafından piyasada maruf hale getirilmediğini, bilirkişi raporunda dosyadaki delillerin değerlendirilmediğini, re'sen araştırmaya konu gerçek hak sahipliği kavramı üzerinde de özenli bir araştırma yürütülmediğini, Hükümsüzlük talebi olmamasına rağmen, kararda sessiz kalmak suretiyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin davalı bakımından dolduğu belirtilmesinin hatalı olduğunu, marka hakkını ihlal edildiğini, markanın tanınmışlığını kullanarak haksız kazanç elde edildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın, 41. Sınıfta 13/07/2021 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Marka vekili bilirkişi raporunda sonuç olarak, davalının 2009 yılından başlayarak "..." ibaresini tescilsiz olarak markasal kabul edilecek biçimde kullandığı ve bu marka üzerinde gerçek (eskiye dayalı) öncelikli hak sahibi olduğu, davalı "..." markası üzerine SMK 6/3 maddesi kapsamında gerçek hak sahibi olduğu için, "..." ibareli markayı kullanmasının davacının tescilli marka hakıkna tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.

GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı ... markasının davalı yanca kullanımının haksız olduğunu ileri sürmüş, davalı ise önceye dayalı hak sahipliği iddiasında bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde yeni delil sunmuş ise de; HMK 357/1. maddesi gereğince ilk derece yargılamasında sunulmayan deliller bu aşamada incelenmemiştir. Yeterli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulüne göre; davalının ... markasını 2009 yılından itibaren dergi adı olarak markasal kullandığı, 2009 yılından davanın açılış yılı olan 2021 yılına değin de derginin yayının devam ettiği, dosyada mevcut delil durumuna göre davalının önceye dayalı hak sahibi olduğu, davacının markasının 13.07.2011 tarihinden itibaren 41.sınıfta tescilli olduğu, davanın 04.05.2021'de açıldığı dikkate alındığında sessiz kalma yolu ile hak kaybı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alınarak davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTazminatkonusuesastan(Maddiistinafİstemli)reddinedereceistanbulgerekçeMarkamahkemesininincelemedüşünüldükararıistemigereğidosyahükümnumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim