SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1588 E. 2024/636 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1588

Karar No

2024/636

Karar Tarihi

3 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1588 Esas

KARAR NO: 2024/636

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/04/2022

NUMARASI: 2021/389 Esas 2022/283 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 03/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan aldığı 200.000-TL borç karşılığında 20/06/2019 vadeli 200.000 TL bedelli senedi davalıya teslim ettiğini, senet bedelinin 100.000 TL'si banka kanalıyla kalan 100.000-TL’sini elden ödediğini, müvekkilinin yaklaşık 1 yıl sonra yine davalıdan 31/07/2020 vadeli 850.000-TL bedelli senet karşılığında 850.000-TL borç aldığını, müvekkilinin taşınmazını satarak senet bedelinin 170.000-TL'sini banka kanalıyla, kalan 420.000- TL'yi ise elden ödediğini, davalının, müvekkilinin yaptığı 590.000-TL’lik ödemeye istinaden müvekkiline 590.000-TL bedelli senet vererek, 850.000 TL senedi elinde tutmaya devam ettiğini, davalının birkaç gün sonra 850.000,00 TL’lik senedi müvekkiline vererek, 590.000-TL’lik senedi ise geri aldığını, müvekkilinin ise 31/07/2020 tarihli 850.000,00 TL bedelli senedin aslını aldığını düşünerek senedi yırttığını, 31/07/2020 tarihli senetten bakiye kalan borç için müvekkilinin 42.000 USD bedelli yeni bir senet düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin bu borç için dava dışı alıcıdan satış bedeli olarak aldığı 60.000-TL'yi banka kanalı ile, 160.000,-TL'yi ise elden ödediğini, müvekkilinin davalıya toplamda 810.000- TL ödediğini, kalan bakiye için 16.000 USD bedelli yeni bir senedin düzenlenerek, davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin 850.000,00 TL bedelli senet için toplamda, davalıya 940.000,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle davalının elinde olan 20/06/2019 ve 31/07/2020 tarihli senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek, bedelsiz kalan bu senetlere dayalı olarak davalının icra takibi yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin dava konusu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasında bulunan 20/06/2019 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli senet ile 31/07/2020 tarihli ve 850.000,00 TL bedelli senetlerin iptaline, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, İstanbul ili Kağıthane ilçesi, ... mah. ... ada ... parsel numaralı taşınmazın 1/2'sinin maliki olan muris ... mirasçıları ile inşaat yapmak amacıyla irtibata geçtiğini, davacı ile dava dışı diğer mirasçı mirasın paylaşımı konusunda anlaşmaya vararak, proje içindeki taşınmazın diğer mirasçıya düştüğünü, parası müvekkili tarafından ödenerek davacının projeye dahil edildiğini, müvekkilinin davacıya ödediği 200.000,00 TL için 20/06/2019 vadeli 200.000-TL bedelli senedin davacı tarafından müvekkiline teslim edildiğini, bu senede ilişkin yapılan 100.000-TL ödemenin davalıdan tahsil edilerek, bu senede ilişkin bu bedel düşülerek icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin 850.000-TL'yi davacıya verdiğini, bunun üzerinde davacı tarafından 31/07/2020 vadeli 850.000 bedelli senedin müvekkiline teslim edildiğini, bu senede ilişkin hiçbir ödemenin yapılmadığını, davacının elden ödeme yaptığı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, davanın reddi ile takip alacağının %40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davalıdan 200.000-TL ve 850.000-TL olmak üzere toplam 1.050.000-TL borç aldığını ve buna karşılık senet verdiğini ikrar ettiği, senetler karşılığı sadece 100.000-TL iade edildiğinin kayden sabit görüldüğü, tapu müdürlüğünde davalıya elden ödeme yapıldığını ve bunların kısa bir süre sonra davalının hesaplarına yatırıldığını ileri sürerek borçlu olmadığını iddia eden davacının, senede karşı senetle ıspat zorunluluğu olan durumda bu beyanlarına itibar edilemeyeceği, kaldı ki, davacının iddia ettiği başka bir senet örneğinin de sunulmadığı, davacının ödeme sonrası davalının 850.000-TL bedelli senedin renkli fotokopisini kendisine vererek kandırdığı iddiasına ilişkin hiç bir delil sunulmadığından, bu beyanlara mahkemece itibar edilmediği, davacı tarafında; hile, aldatma, korkutma gibi bir durum da ispatlanamadığı, mahkemece de irade fesadı tespit edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının, sübuta ermediğinden reddine, tedbir kararı infaz edilmediğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ileri sürdüğü davaya ilişkin temel vakıaları istinaf dilekçesinde de tekrar ederek; -Mahkemenin dava kapsamında tanık dinletme talebini reddettiğini ve davalı hakkındaki ceza soruşturmasına itibar etmediğini,-Müvekkilin taşınmazını sattığı tarihlerle paralel olarak davalının hesabına nakit girişi yapmasının tesadüften ibaret olmadığını, -Müvekkilin Karamürsel'de bulunan; bir taşınmazının 30 Ekim tarihli satışı ve diğer taşınmazının 14 Aralık 2020 tarihli satışı sonrası da benzer işlemlerin yapıldığının banka kayıtlarından anlaşıldığını,-Kamera kayıtları, tanık beyanları ve davalının isticvabındaki ifadelerinden de sabit olduğu üzere; davalının müvekkili ile tapu tapu, banka banka dolaştığı halde senet borcunu karşılayan taşınmaz satış bedellerini müvekkilinden tahsil etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, -Davalının tüm bu hileli işlemleri ve tahsil ettiği alacağı ikinci kez tahsil etmesinin müvekkilini telafi edilemez zararlara uğrattığını, -Mahkeme tarafından yemin delili hatırlatılmaksızın hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince, senede karşı senetle ıspat zorunluluğu doğrultusunda elden ödeme beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacı tarafından hile, aldatma, korkutma gibi bir durumun ispatlanamadığı, mahkemece de irade fesadı tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralı nedeniyle HMK'nın 201.maddesi uyarınca elden ödeme iddialarına ilişkin tanık dinlenmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda, medeni usul yasasının izin verdiği ayrık durumlar dışında senetle ispat şartı olan durumlarda ceza mahkemesince de tanık dinlenemeyeceği gerekçesiyle ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması talebinin reddedildiği belirtilmişse de; TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı mahkemeyi bağlayacağından, hazırlık soruşturmasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa, bedelsizlik iddiası yönünden yemin hakkının hatırlatılmaması da usule aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 gün ve 2021/389 E-2022/283 Ksayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 59,5 TL posta masrafı olmak üzere toplam 280,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 03/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KambiyoTespitkaldırılmasınakonusuMenfiKaynaklanan)Senetlerindenistinafdereceistanbulgerekçekararıistemidosyahükümnumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim