İstanbul BAM 16. HD 2022/1052 E. 2024/628 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1052
2024/628
3 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1052 Esas
KARAR NO: 2024/628
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/02/2022
NUMARASI: 2019/338 Esas, 2022/26 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin akıllı telefon uygulamaları ya da sosyal medya platformları yoluyla kullanılan ve oynanan "..." isimli kelime oyununu tasarlayarak piyasaya sürdüğünü, oyunun için şimdiye kadar pek çok kez ulusal basında haber yapıldığını ve pek çok ödül aldığını, söz konusu ibarenin Türkiye çapında tanınmış hale haline geldiğini, "..." ibaresi ayrıca, müvekkil şirket adına TPMK nezdinde, ... numara ile, 28, 35 ve 42. sınıflarda tescil edilmiş olduğunu, davalının, "..." ibaresinin birebir benzerini TPMK nezdinde 16 ve 43.sınıflarda, müvekkilinin markası ile iltibas yaratacak şekilde, haksız ve kötü niyetli olarak ... numarası ile tescil ettirmiş olduğunun tespit edildiğini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilinden terkinine; davalı eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, haksız rekabetin menine, önlenmesine haksız ve hukuka aykırı tecavüzün önlenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait markanın 16.ve 43.sınıflarda, davacıya ait markanın 28. 35. ve 42. sınıflarda tescil edildiğini, tescil kapsamlarının farklı ve birbirinden ilgisiz olduğunu, tek başına geniş bir kavramı karşılayan, ayırt ediciliği sağlamayan, yaygın kullanımı olan bir kavram olan genel ve yaygın olan kök "..." sözcüğünden türeyen zayıf "..." markasının ayırt edici özelliğinden bahsedilemeyeceğini, davacının bu şekilde türetilmiş bir sözcüğü her nice sınıfında tek başına kullanmak istemesinin ve kendinde bunu hak görmesinin kötü niyet olduğunu, logo olarak kutucuklu bir yapının kullanılmasının davacıya ait markanın taklit edilmesi anlamına gelmediğini, kullanılan yazı fondunun, tüm dünyanın ortak olarak kullandığını, bu yazı fondunun davacı markasına ekstra bir ayırt edicilik sağlamadığını, davacının markasını tescil ettirdiği şekilden farklı olarak ..., ..., ... görseller, ... ve diğer platformlar için kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markanın tanınmış marka olmadığı, markalar arasında kelime yapısı itibari ile birebir benzerlik olduğu, davalı markasının da davacı markası ile bire bir aynı olacak şekilde ... ibaresini içerdiği, fakat tescil sınıfları bakımından 16 ve 43.sınıflarda tescilli olduğundan davacı markası ile ayrıştığı, ancak 43. Sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri" bakımından davacıya ait markanın tescilli olduğu 28. Sınıfta yer alan "oyunlar ve oyuncaklar (bilgisayar oyunları dahil ), salonda oynan oyunlar, harici ekran yada monütör ile bağlanıp oyananabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar" emtialarının otel, restorant, konuk evi gibi yerlerde kullanıldığı dikkate alındığında bu sınıflar bakımından markaların kullanım alanlarının kesiştiği, bu nedenle davalı markasının 43.ınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri" bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davalının davacıya ait ... oyunun oyuncusu olduğu ve esasen bu oyunu çok seviyor olması sebebi ile bu oyundan esinlenerek ... ibaresini, farklı sınıflarda da olsa, ... oyununun bir çok habere konu olmasından haberdar olarak ve davacıya ait markanın bu bilinirliğinden de faydalanmak suretiyle kendi adına marka olarak tescil ettirdiği, tescilin kötü niyetli tescil olduğu kanaatine ulaşıldığından, tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden ise; taraf markalarının tescil edildiği sınıflar bakımından farklı olduğu, kısmi benzerlik olan 43.sınıftaki hizmetler yönünden davalının ticari kullanımının bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten de söz edilemeyeceği gerekçesiyle, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın reddine, hükümsüzlük yönünden davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları istinaf dilekçesinde tekrar ederek; -Davalının müvekkili şirkete göndermiş olduğu e-mail içeriğindeki beyanlarında ikrar ettiği hususların, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, -Bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere davalının davalının "..." adı altında hesap açtığını, "..." oyuncularına yönelik doğrudan doğruya müvekkilinin markası ile iltibasa neden olacak şekilde gezi, organizasyon vb. faaliyetler düzenleyerek para topladığını, ödül törenleri ile ödül dağıttığını, bu itibarla davalının eylemleri aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet mahiyetinde olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının "marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın reddine" dair kısmı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Bilirkişi kök raporunda, davacı markasının tanınmış marka olmadığı tespit edilerek, davacı talebinin yerinde olmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, -Bilirkişi kök raporunda, 43.sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiği denilmişse de, raporda orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibas yaratma ihtimalinin mevcut olduğunun belirtildiği, mahkemesince ihtimale binaen verilen bilirkişi kanaatinden hareketle tüm sınıflar yönünden müvekkili markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinini usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Dosyada müvekkilin iltibasa yol açacak hiçbir kullanımının ispatlanmadığını, -Bilirkişi ek bilirkişi raporunda, kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilen ürün ve hizmet sınıflarında davacının faaliyetinin olmadığı gibi, müvekkilinin de bu ürün ve hizmet sınıflarında herhangi bir ürün ve hizmet sağladığına dair bir faaliyetinin mevcut olmadığını, üstelik ek bilirkişi raporunda kısmi hükümsüzlükten ihtimal olarak söz edildiği halde, davada tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin kabul edilmiş olmasının dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile, davalıya ait ...tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 28, 35 ve 42. sınıflarda tescilli davacı markası ile, 16 ve 43.sınıflarda tescilli davalı markasının, 43.sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri" bakımından davacıya ait markanın tescilli olduğu 28.sınıfta yer alan "oyunlar ve oyuncaklar (bilgisayar oyunları dahil ), salonda oynan oyunlar, harici ekran yada monütör ile bağlanıp oyananabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar" emtialarının otel, restorant, konuk evi gibi yerlerde kullanılması nedeniyle bu sınıflar bakımından markaların kullanım alanlarının kesiştiği, "..." ibaresinden oluşan her iki taraf markası arasında iltibas bulunduğu, bu nedenle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacıya ait ... oyunun oyuncusu olan ve bu oyundan esinlenerek ... ibaresini, davacıya ait markanın bu bilinirliğinden faydalanmak suretiyle, farklı sınıflarda tescil ettiren davalının tescilinin kötü niyetli tescil olduğu, bu nedenle davalı markasının tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; taraf markaları arasında kısmi benzerlik olan 43.sınıftaki hizmetler yönünden davalının ticari kullanımının bulunmaması nedeniyle, markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmalarına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01