İstanbul BAM 16. HD 2022/1691 E. 2024/621 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1691
2024/621
3 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1691 Esas
KARAR NO : 2024/621
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2022
NUMARASI : 2021/301 Esas - 2022/450 Karar
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip dosyası üzerinden müvekkili şirkete ait...L isimli işyerine 05/04/2021 tarihinde talimat dosyası üzerinden hacze gelinerek müvekkil şirkete ait menkul mallar haczedildiğini, müvekkilinin icra takip dosyası borçlusu olan ... ile herhangi bir organik bağı bulunmadığını, takip borçlusu ile müvekkili şirketin herhangi bir ilişiği olmadığına dair beyan sunulmuş ve haczin iptali talep edilmişse de bu talebin icra müdürlüğünce reddedildiğini, icra takip borçlusu ... %50 ortağı olan müvekkili şirket yetkilisi ... ile borçlu şirket faaliyetlerinin aynı iş kolunda olduklarını, alacaklı/davalı vekilinin neye istinaden müvekkili şirketi borçlu atfettiğinin izah edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitini, yargılama neticeleninceye kadar icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesini, davalı tarafın kötü niyetli takip nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın takip dosyasında borçlu sıfatı bulunmaması nedeniyle menfi tespit davası açma yetkisi bulunmadığını, davacı tarafından istihkak iddiası ile ilgili İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/378 Esas dosyasından istihkak davası açıldığından huzurdaki davanın görülmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığını, borçlu ... aynı zamanda davacı ... 'in de büyük oranda pay sahibi olduğunu, her iki şirkete ait işletmenin de tabela isimlerinin ... olduğunu ve aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini, bu nedenle aralarında organik bağ bulunduğunu ve alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla bu şekilde hareket ettiklerini, yapılan haciz ve muhafaza işlemine konu borcun şahsi bir borç değil ... ait bir borç olduğunu, işbu iki şirket arasında organik bağ bulunması nedeniyle yapılan haciz işleminin hukuka uygun olduğunu, haksız davanın reddini, davacı aleyhine en az %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih ve 2021/301 Esas - 2022/450 Karar sayılı kararıyla; "... 3.kişi tarafından, yani davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemeden dolayı istirdat ve menfi tespit davasının icra takibinin borçlusu tarafından açılması gerekir. Bu tür davada, davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip konusu borç, 3.kişi tarafından, yani davacı tarafından ödenmiş olsa bile; davacı sıfatı asıl borçluya aittir. Çünkü, burada borçtan kurtulan takip borçlusudur. Borcu ödemiş olan 3.kişi, yani davacı takip alacaklısına karşı istirdat davası da açamaz. Tüm bu bilgiler ışığında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının alacaklı, dava dışı ... Gıda Ltd. Şti'nin borçlu, davacı ... Ltd. Şti'nin ise 3. Kişi konumunda olduğu, menfi tespit ve istirdat davasını ancak icra takip borçlusunun açabileceği, üçüncü şahıslar tarafından bu davaların açılamayacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı her ne kadar icra dosyasındaki borcu cebri icra tehdidi altında ödediğini ileri sürse de eldeki davayı icra takip alacaklısına karşı açmış olduğu nazara alındığında; alacaklının alacağını tahsil etmesinden dolayı sebepsiz zenginleşmediği, yani istirdat davası yönünden davacının aktif husumet, sebepsiz zenginleşme davası yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Belirtilen bu nedenlerle davacı olan 3. kişinin takip alacaklısına karşı, takip borçlusuna ait borcun ödenmesinden dolayı menfi tespit ve istirdat davası açamayacağı kanaatine varılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Müvekkil şirketin takip borçlusu ... ile bir ilişiğinin ya da organik bağının bulunmadığı, hacizde vergi levhası ve kira sözleşmesinin de ibraz edildiğini, aynı şekilde ilgili icra dosyası üzerinden haczedilen mahcuzlara dair istihkak davamızın tutanağa geçirildiğini,Ancak alacaklı olduğunu iddia eden tarafça fiili haciz ve muhafaza hususunda direnilmesi, haciz ve muhafaza işlemlerinin müşterilerin önünde gerçekleşmesinin müvekkil şirkete ve itibarına ciddi zarar verecek olması ile cebri icra tehdidi altında kalınması neticesinde 60.000,00 TL tarafımızca ödenmek mecburiyetinde kalındığını, Bu dosya üzerinden yapılan yargılamada ise dava dilekçemiz, beyanlarımız ve sunmuş olduğumuz önemli ve yeter sayıdaki delillerimiz dikkate alınmaksızın dosya karara çıkarılarak haklı davamızın reddine karar verildiğini,Müvekkilin davalıya borçlu olmadığı, borçlu olmadığı halde icra dosyasına ait borcun cebr-i icra baskısı altında ödediği, tarafımızca açılan istihkak davasının henüz neticelenmesi dahi beklenmeksizin hukuka aykırı biçimde tekrar müvekkil adresine gelinerek borçlu olmadığı bir dosya borcunu cebri icra ve muhafaza baskısı ile tahsil ettiklerini, bu sebeple mahkeme nezdinde tarafımızca ikame edilmiş olan menfi tespit davasının istirdat mahiyetli olacak şekilde devam etmesini talep ettiklerini,Ayrıca ''3.Kişinin Açtığı Menfi Tespit'' mahiyetli bir dava türü UYAP sisteminde dahi mevcutken ve uygulamada da söz konusu iken mahkemece menfi tespit ve istirdat mahiyetli davaların 3.kişilerce ikame edilemeyeceğinin haksız olarak ileri sürüldüğünü, her ne kadar borçlu sıfatı hala hakkında icra takibi yapılan kişiye ait olsa da borçlu adına ödeme yapmış olan 3. kişi istirdat davası açıp parasını geri alabilmelidir. Tarafımızca yine aynı husus ve aynı mahiyette ikame edilen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/645 E.-2022/473 K. Sayılı dosyada istirdat davamızın kabulüne karar verildiğini, benzer mahiyet ve içerikli bu davamızın neticesi böyleyken, mahkeme tarafından tarafımızca istirdat davası açılamayacağı kanaati ile hüküm kurularak davamızın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından,"Davanın REDDİNE, -İhtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden tazminat talebinin reddine." karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, dava dışı borçlu ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan icra takibi kapsamında kendisine ait iş yerine hacze gelindiğini, borçlu olmadığı ve borçlu ile aralarında organik bağ bulunmadığı halde iş yerinden menkul haczi yapıldığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise, davacının dosyada borçlu olmaması nedeniyle işbu davayı açamayacağını, aynı zamanda icra hukuk mahkemesinde istihkak davası açmış olması nedeniyle bu davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı, İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip dosyası üzerinden müvekkili şirkete ait ... isimli işyerine 05/04/2021 tarihinde hacze gelinerek menkul mallar haczedildiğini beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davacı hali hazırda anılan icra takibinin borçlusu olmadığı gibi, belirtilen haciz işlemleri ile de borçlu durumuna getirilmemiş, taahhüt veya protokol ile borç altına girmemiştir. Davacının borçlu olmadığı icra dosyasında hacze maruz kalması ancak icra hukuk mahkemesinde istihkak davasının konusu olabilir. Zaten davacı tarafından istihkak iddiasıyla İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/378 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olması karşısında; mahkemece yerinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/04/202
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01