İstanbul BAM 16. HD 2022/843 E. 2024/62 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/843
2024/62
17 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/843 Esas
KARAR NO: 2024/62
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2021
NUMARASI: 2018/253 Esas 2021/878 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iştigal konusunun nakliyecilik olduğunu, müvekkilinin nakliyeci olması sebebiyle hakkında dava açılan başka bir dosyadan davalı ... Ltd. Şti. ile şifahen anlaşarak 500 teneke yağ karşılığında çek verdiğini, aralarında kurulan güvene dayalı şifahen görüşme olduğunu, ancak ... Ltd.Şti.'nin tenekeleri gününde müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin tacir olduğunu, ... Ltd.Şti. ile bu alım satım ilişkisi haricinde borç doğurabilecek hiçbir hukuki veya ticari ilişkisinin bulunmadığını, malların teslim edilmediği gibi bu şirket tarafından müvekkiline fatura ibrazının da söz konusu olmadığını, konu ile alakalı olarak Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/498 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve çek iptali ile ilgili dava açıldığından mevcut davaların birleştirilmesine ve davalı elinde bulunan ... Bankası Zafer Şubesine ait 06/08/2016 Konya keşide yerli ... Ltd. Şti. emrine 19.750,00 TL bedelli çekin iptali ile müvekkilinin davalıya borçu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı olarak gösterilen ... A.Ş Konya Şubesi'nin tüzel kişiliği bulunmadığından taraf olarak ehliyetinin bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, faktoring şirketinin bile bile borçlunun zararına hareket ederek kambiyo senedini iktisap etmemiş ise şahsi defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, tedavül kabiliyeti bulunan bir kıymetli evrakı keşide eden davacının çekin piyasada tedavül görmesinden sonra iyiniyetli meşru hamil konumundaki müvekkiline karşı menfi tespit/istirdat davası açmasının mümkün olmadığını, dava konusu çekin davacı tarafça herhangi bir itiraz olmadan ödendiğini, müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil konumunda bulunduğunu ve savunarak, davanın öncelikle husumet yönünden, yetki yönünden ve davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı faktoring şirketinin söz konusu çekin yasal hamili olduğu, davalı şirketin kuruluş amacı ve faaliyetlerini düzenleyen mevzuat hükümleri gereğince, faktoring şirketinin kambiyo senedine dayalı bile olsa devraldığı alacağa ilişkin fatura, sözleşme veya benzeri belgeleri kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu, faktoring şirketlerinin bu konuda özen yükümlülüğünün de ötesinde yasal yükümlülüğünün söz konusu olduğu, buna karşılık davalı faktoring şirketinin yeterli ve gerekli araştırmayı yapmadan kambiyo senedini kabul ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 25.860,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kötü niyetli avans çeki iddiasının TMK.md.2 gereğince itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bunun yanı sıra davacının borçsuzluk iddiasını ispat edememiş olmakla, açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, denetime elverişsiz bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen, ek rapor talepleriniz dikkata alınmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup yargılama sırasında istirdat davasına dönüşmüştür. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca; yasaya göre faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacağın, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafı bulunduğu, faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre borçlunun, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davaya konu çekin keşidecisinin davacı, lehdarının ... Ltd.Şti olduğu ve lehdar tarafından temlik eden faktoring şirketine ciro edildiği, davacının çekin lehdarı olan ... Ltd.Şti aleyhine Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/498E- 2019/13 K.sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, üçlü faktoring ilişkisi içerisinde yer alan davacının senet lehdarına karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri temlik eden faktoring şirketine karşı ileri sürebileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 1.766,49- TL harçtan, peşin alınan 441,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.324,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38