SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1401 E. 2024/573 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1401

Karar No

2024/573

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1401 Esas

KARAR NO: 2024/573 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/02/2020

NUMARASI: 2016/811 E. - 2020/135 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 21/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibine konu çeklerden dolayı davalıya bir borcunun olmadığını, takibe konu çekler altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, beyan ederek; müvekkilinin davalıya takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline ve icra takibi nedeniyle davalı aleyhine %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı tarafça, ... Bankası Merkez Efendi şubesine ait 20/05/2015 tarihli lehtarı ... Tic. Ltd. Şti., keşidecisi ... olan ... nolu 40.000,00TL bedelli çek yönünden harç tamamlanmadığından tefrik kararı verilmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, çekin lehtarı olan ... Dış Tic. Ltd. Şti.nin, keşidecinin oğlu veya babası olan ...'a ait bir şirket olduğunu ve müdürünün davacı olduğunu, bu kişiler arasında çek keşide etme konusunda vekalet ilişkisi bulunduğunu, çekin rıza dışında elden çıktığı iddiasının doğru olmadığını beyan ederek; davanın reddine ve davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli, 2016/811 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararı ile;"Alınan rapor incelendiğinde; davaya konu çekteki davacıya ait olduğu iddia olunan kısmında bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davacı davaya konu çekte davacıya ait olduğu iddia olunan imzanın, yaptırılan araştırmaya göre imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından söz konusu def inin ileri sürülmesi mümkün olup, davacının davalıya söz konusu çekten dolayı herhangi bir borcu söz konusu değildir, bu nedenle davacının menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Öte yandan, davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; davacı vekiline mahkemece bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiğini, aksi takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiğini, buna rağmen davacı tarafın kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığını, Mahkemece bu kez 13/02/2019 tarihli beşinci celsede davacı vekiline usule aykırı olarak yeniden bilirkişi ücreti yatırması için süre verdiğini, oysa bilirkişi incelemesinden vazgeçilerek imza incelemesi yapılmaması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu durumun usul kurallarına ve hukuka aykırı olduğunu, Davaya konu çekler üzerindeki imzaların davacıya vekaleten babası ... tarafından atıldığını, savcılık soruşturmasında alınan ifadelerinde bu durumu ikrar ettiklerini, davacının daha önce çek defterinin kaybolduğunu iddia etmesine rağmen çek defterini aramak veya çekleri iptal ettirmek için hiçbir şey yapmadığını, davacının ve babasının fikir ve eylem birliği içinde bu şekleri piyasaya sürdüklerini, Müvekkilinin meşru üçüncü kişi olarak sebepten soyut şekilde alacaklı olduğunu, bu düzenbazlıktan haberdar olamayacağını, ... ile müvekkili ... arasında araç alım satım ilişkisi bulunduğunu, çekin bu şekilde iyi niyetli müvekkiline geçtiğini, Çek Kanunun 5. maddesi uyarınca gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde, bu şekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluğun çek hesabı sahibine ait olacağının düzenlendiğini, olayda da bu hükmün uygulanması gerektiğini, davacının babasına çek defterini ve vekaletini vermesine rağmen bu çeklerden haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, Çekteki imzanın davacıya ait olmamasının onu sorumluluktan kurtarmayacağını, verdiği vekalete dayanarak çeklerin babası tarafından imzalandığını kabul ettiklerini, Davacının buna rağmen imza inkarında bulunmasının kötü niyetli olduğunu, hukuk davasında bu durumu inkar etmesi, savcılık soruşturmasında ise kabul etmesinin davacının çek hamillerinin zararına hareket ettiğini gösterdiğini, davacı kendi hukuka aykırı eylemine dayanarak hak iddia edemeyeceğini, hukuk düzeninin bu durumu korumayacağını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların, ..., ..., ... ve... Tekstil San. Ltd. Şti. olduğu, 70.000,00TL asıl alacak, 7.000,00 TL çek tazminatı, 210,00 TL komisyon, 3.762,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.972,50 TL alacak için 19/11/2015 tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak keşidecisi ..., lehtarı ... San. Ltd. Şti. olan ... Bankası Merkezefendi Şubesine ait, 17/05/2015 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, ... numaralı, 20/05/2015 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekler olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu çek incelendiğinde; keşidecisi ..., lehtarı ... Tic. Ve Tekstil San. Ltd. Şti. olan ... Bankası Merkezefendi Şubesine ait, 17/05/2015 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli olduğu, çekin arka tarafında sırasıyla ... Tic. Ve Tekstil San. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'un cirolarının bulunduğu tespit edilmiştir. İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1052 Esas, 2016/861 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı icra takibiyle ilgili ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine imza inkarı ve takibin durdurulması için dava açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan Beyoğlu ....Noterliği'nin 08/05/2015 tarihli ... yevmiye nolu azilnamenin incelenmesi sonucunda; davacının, ...'ı 08/05/2015 tarihinden itibaren azlettiği, bunun ... Bankası AŞ'ye bildirildiği görülmüştür. Mahkemece İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak 2019/75735 soruşturma numaralı dosyasında yer alan şüpheli ifadeleri celp edilmiş, davacının ifadesinde; şirkete ait çek defterini babasına verdiğini, çek defterini kullanması için vekaletname verdiğini, çekteki imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, ...'ın ise ifadesinde; çekteki imzaların kendisine ait olduğunu, ...'ın bir bilgisinin olmadığını, vekaletnamesinin olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Mahkemece grafoloji alanında uzman belge inceleme (grafoloji) uzmanı ,,,'dan alınan 15/04/2019 tarihli bilirkişi raporu ve 01/01/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacının imzalarını taşıyan bir kısım belge fotokopileri, Mahkeme huzurunda alınan imzaları ve Kadıköy ... Noterliğinin 25/06/2012 tarihli, ... Yevmiye numaralı imza beyannamesi aslı ile davaya konu çekte bulunan keşideci imzasının karşılaştırıldığı, sonuç olarak ... Bankası Merkezefendi Şubesine ait, 17/05/2015 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekteki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığına dair kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E: Dava, icra takibine konu edilen çekteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı vekilinin bilirkişi ücretinin kesin sürede yatırılmadığına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; Mahkemece 03/10/2018 tarihli duruşmada İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının istenilmesinin yanı sıra eksik harcın yatırılması ve İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1052 Esas sayılı dosyasındaki bazı belge asıllarının da istenilmesine dair ara kararı verildiği, diğer ara kararları yerine geldikten sonra bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu kez yeniden aynı konuda kesin süre verildiği ve ücretin yatırıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının 26/04/2019 tarihinde mahkemeye gönderildiği, yani bilirkişi incelemesi için beklenen ara kararlarının davacı vekiline verilen kesin süre içinde tamamlanmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarına göre delil avansının kesin süre içinde yatırılmaması yargılamanın uzamasına neden olmamışsa, bu konuda yeniden süre verilebileceği belirtildiğinden, ayrıca davaya konu çekteki keşideci imzasının davacının babasına ait olduğunun dosyaya sundukları cevap ve istinaf dilekçelerindeki beyanlarıyla davalı tarafça da kabul edildiğinden, bu nedenle davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir. Davalı vekilinin davacının babasına verdiği vekaletname uyarınca dava konusu çekin babası tarafından imzalandığı, davacının olaydan haberdar olduğu, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğuna dair istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davaya konu çekin keşide tarihi olan 17/05/2015 tarihinden önce, 08/05/2015 tarihinde davacının babasını vekillikten azlettiği, davaya konu çekin ileri tarihli olarak keşide edildiğinin iddia ve ispat edilemediği, çekteki imzanın sahteliği iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, alınan bilirkişi raporu ile davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.049,30 TL nispi harçtan, peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, b)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 62,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KambiyokonusuesastanKaynaklanan)İptaliSenetlerindenkararistinafreddinedereceistanbulİtirazınmahkemesininkararıdelilleristemidosyacevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim