İstanbul BAM 16. HD 2022/1489 E. 2024/547 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1489
2024/547
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1489 Esas
KARAR NO: 2024/547
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/04/2022
NUMARASI: 2020/612 Esas 2022/305 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takip konusu bonolarda müvekkilinin herhangi bir imzası bulunmadığını, müvekkili hakkındaki takibin kesinleşerek araçlarına haciz ve yakalama konulduğunu, müvekkilinin bu durumdan son derece mağdur olduğunu, bonoda imzası yer almayan kişi hakkında kambiyo takibi yapılması hukuken mümkün olmayacağını ileri sürerek, müvekkilinin takip konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; icra takibine konu edilen senet üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığı, kambiyo senetleri sebebiyle davacının sorumlu tutulamayacağı, davalının kötü niyetli takip yaptığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında takibe konan senetlerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, somut ve geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın davanın kabulüne dair hüküm kurulduğunu, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi safhasının yasal düzenlemelere aykırı gerçekleştirildiğini, eksik inceleme eseri kararın kaldırılmasının zaruri olduğunu,-Yerel mahkemece dosyada mübrez delillerinin ve itirazlarının layıkıyla değerlendirilmediğini, neticede haksız olarak davanın kabulüne karar verilerek davacının dolandırıcılık suçu teşkil eden fiillerinin hukuki düzlemde yer bulduğunu, -Davacı her ne kadar icra takibine konu edilen senetlerde kendi imzasının bulunmadığını iddia etmişse de, davacının eşi olan ve davacı adına yetkisiz işlemler tesis eden dava dışı borçlu ... tüm işlemlerinden haberdar olduğu, müvekkili zarara uğratmak gayesiyle birlikte hareket ettiklerini ve netice itibariyle davacının borçtan kaçınmak adına huzurdaki davayı ikame ettiğinin açık olduğunu, kaldı ki dava dışı üçüncü şahıs ... Savcılık dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadede de, işbu hukuki ilişkiye istinaden açık şekilde bir borç ikrarı mevcut olduğunu, davanın kabulüne dair hüküm kurulmasının hukuk ve adalet inancıyla bağdaşmayıp usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı bonolarda sadece keşidecinin imzasının bulunduğu, avalist kısmında davacının isminin yazılı olduğu ancak imzasının bulunmadığı, dolayısıyla geçerli bir aval işleminin bulunmadığı, davacının sadece isminin yazdığı imzası bulunmayan bonolardan sorumlu tutulamayacağı, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin yerinde ve yeterli olduğu, davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı, dolayısıyla delil de bildirmediği, bu nedenle davalı vekilinin delillerinin toplanmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalıdan alınması gereken 47.310,77 TL harçtan, peşin alınan (11.746,99+80,70) olmak üzere toplam 11.827,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 35.483,08 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18