SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2024/272 E. 2024/541 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/272

Karar No

2024/541

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/272 Esas

KARAR NO: 2024/541

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/10/2021

NUMARASI: 2021/356 Esas 2021/721 Karar

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 20/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının talimatı ile Adana ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile hacze çıkıldığını davalı ... A.Ş tarafından bahsi geçen icra takip dosyası ile hiçbir ilgisi, iş veya ilişkisi veya herhangi bir organik bağ bulunmayan 3.kişi müvekkilinin işyerine hacze gelindiğini ve işyerinin icra dosyası borçlusuna ait olduğu iddiası ile müvekkili şirketine ait "1 adet ... Marka Makine, 1 adet Briket Basmı Kalıp Makine ve 20 adet... Marka Boya"nın tüm istihkak iddialarına rağmen haczedildiğini, müvekkilinin söz konusu takip dosyası borcu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kendi şirketlerine ait haczedilen makineler ile diğer taşınırların satılacağı korkusuyla kendisine ait olmayan 43.999,25-TL borç miktarını davalının avukatı ... ait banka hesabına ihtirazı kayıtla ödediğini ileri sürerek, 43.999,25-TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin İstanbul olduğunu, müvekkilinin adresi açısından İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, dosya borçlusu olmayan 3.kişinin alacaklıya karşı istirdat davası açamayacağını, 3.kişinin dosya borçlusuna karşı sebepsiz zenginleşme davası açması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; davacının, davaya dayanak yapılan icra dosyasının tarafı olmayıp 3.kişi konumunda olduğu, davanın istirdat davası oluşu nazara alındığında, bu dava türünün davacısının ancak icra müdürlüğü dosyası takip borçlusu olabileceğinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, davalının icra müdürlüğü dosyası nezdinde kesinleşmiş takibin alacaklısı olup, yapılan ödeminin davacı için sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı, bu durumda davacının yapmış olduğu ödemeyi davalıdan talep etmesinin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; icra takibine konu borç ve taraflarla hiçbir ilgisi olmadığı halde, müvekkiline ait mallara haciz konulduğunu, icra ve haciz tehdidi altında müvekkilinin kendisine ait olmayan borcu ödemek zorunda kalarak mağdur edildiğini, bu nedenle istirdat davası açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, yerel mahkemece davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair usul ve yasaya aykırı haksız hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir

GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davasıdır.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı, davalının takip başlattığı dava dışı borçlu ve borç ile hiçbir ilgisi olmadığı halde, talimat dosyasından iş yerine gelinerek haciz yapıldığını ileri sürerek, haciz baskısı altında davalıya yapılan ödemenin davalıdan istirdatını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın istirdat davası olduğu, istirdat davasının ancak icra dosyasının takip borçlusu tarafından açılabileceği, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı; ödeme nispetinde borcundan kurtulanın dosya borçlusu olması gerektiği, davalının takibin alacaklısı olduğu, bu nedenle yapılan ödeminin davacı için sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı, gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verlmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/3-80 E- 2022/107 K.sayılı; "Gelinen noktada, icra takibinin davacı şirket adına yapılmamış olması, başka bir deyişle davacının icra dosyasının borçlusu konumunda bulunmaması davanın istirdat davası olmaması yönünden ayırıcıdır. Çünkü yukarıda da izah edildiği üzere, istirdat davalarında icra takibinin borçlusu, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamı itibariyle, hacze gelinen adresin dahi asıl borçlu şirkete ait olmadığı, davacı şirkete ait olduğu, ödeme emri tebligatının dahi bu adrese yapılmadığı görülmektedir. Tüm bunlara rağmen, asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü açısından sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun tespiti önem kazanmaktadır. Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; davacının icra dosyasına parayı yatırmasıyla zenginleşenin dava dışı asıl borçlu olduğu, davalı alacaklının zaten varolan alacağını aldığı, bu sebeple sebepsiz zenginleşme davasının davalısı olamayacağı, direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir." şeklindeki kararı doğrultusunda, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu kabul edilerek, uyuşmazlığın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 gün ve 2021/356-721 E-K sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya tarafa iadesine,5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738- TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 349 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.087- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapSatımdankaldırılmasınakonusuKaynaklanan)istinafderecegönderilmesineistanbulgerekçemahkemesi(Ticariİstirdatkararıistemigereğidosyanumarasıdüşünüldüdavahüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim