İstanbul BAM 16. HD 2022/1434 E. 2024/535 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1434
2024/535
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1434 Esas
KARAR NO: 2024/535
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2022
NUMARASI: 2021/1004 Esas - 2022/605 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili ... aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile haksız takip başlatıldığını, takibe konu alacağın herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını, müvekkilinin Antalya'da bulunan "..." isimli işletmeyi devredip İstanbul'a geri dönmeyi planladığını, kendisini ... olarak tanıtan kişinin işletmeyi almayı teklif ettiğini, daha sonra işletmeyi 80.000,00 TL üzerinden; 40.000,00TL'si ...'a 40.000,00 TL'si müvekkiline ait olacak şekilde devretmek üzerine anlaşıldığını, müvekkilin karşı tarafın nakit ödeme yapamayacağını ifade etmesi üzerine senet almayı kabul ettiğini, fakat o gün kendisinin alkollü olması ve uyku hapı kullanması sebebiyle müvekkilin "alacaklı" olarak imza attığını düşündüğü senece ... tarafından müvekkilin durumundan faydalanarak borçlu kısmına imza attırıldığını, Whatsapp yazışmalarında da görüleceği üzere "..." numaralı hattan, kendisini "..." isminde tanıtan ... müvekkil ile iletişime geçmiş ve işletmeyi satın alabileceğini söylediğini, daha sonra söz konusu numaranın "..." isimli kişiye değil, ...'a ait olduğu anlaşıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından kendisine "alacaklı olarak senedi benim imzalamam gerekirken neden kendisinin imzası olduğu" sorusuna herhangi bir cevap vermeyerek, müvekkilini ilgili uygulama üzerinden engellediğini, ... ve ...'ın oyun kurgulayarak müvekkilinin sarhoş olması ve uyku hapı kullanmasından faydalanarak alacaklı olması gerekirken senede imza attırarak borçlu konuma düşürdüklerini beyanla davanın kabulünü, müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının devir anlaşması karşılığında 40.000,00 TL aldığını, ancak işletmeyi devretmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, davacı tarafın tüm iddialarını yazılı belge ile ispat etmesinin gerektiğini, davacı yan tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddini, İİK'nin 72/4. maddesi gereğince, % 20'den az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2022 tarih ve 2021/1004 Esas - 2022/605 Karar sayılı kararıyla; "Davacı taraf davalıya borçlu olmadığını, ortağı olduğu işletme hissesini devrettiğini ve dava konusu senedi alacaklı olarak imzaladığını düşünerek imzaladığını, senedi imzalarken uyku hapı aldığını ve alkollü olduğunu beyan etmiş ise de davalının işletme devri için 40.000,00 TL verdiğini ve işletmenin devredilmeme ihtimaline binaen senet aldığını ve işletmenin devredilmediğini beyan etmesi ve senedin üzerinde nakden ibaresinin bulunması karşısında davalı taraf senedi talil etmediğinden, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat edebileceği kabul edilmiş, davacı tarafın sunduğu whats up yazışmalarının davalı tarafça kabul edilmemesi ve içeriklerinin de davacı iddialarını kanıtlayacak nitelikte olmaması karşısında davacının iddialarını ispata elverişli belge sunmadığı kabul edilerek davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Dava dilekçemizin ekinde yer verdiğimiz whastapp konuşmalarında davacı müvekkil ile şahsın işletmenin devri konusunda konuştukları, yine bu işletmenin devri için meblağ konusunda anlaşmaya çalıştıklarını, Ne var ki müvekkil karşı tarafın iyi niyetine ve parayı nakit olarak ödeyemeyeceği beyanına güvenerek senet düzenlenmesini kabul etmiş fakat senet kendisinin alkollü ve uyku ilacı aldığı bir anda kendisinin alacaklı olarak imza attığını düşündüğü bir anda iradesi sakatlanmış bir şekilde imzalatıldığını,Öncelikle iddia edildiği gibi, davalı tarafından nakden yapılmış ödeme mevcut ise bu ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz, bir alındı belgesi sunularak iddiasının ispatı gerektiğini, bir kişinin 40.000,00 TL gibi büyük bir meblağı öderken karşı taraftan ödemenin yapıldığına dair bir belge talep etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davalının haklarını korumak ve kendini garanti altına almak gayesi ile senet düzenlediği düşünülürse, davalı tarafından, müvekkile iddia edildiği gibi 40.000,00 TL tutarında bir ödeme yapmadığından senet düzenlenme amacına aykırı olarak takibe konulmuş ve davalı, müvekkilin eline hiç geçmemiş bir parayı talep ederek hakkını kötüye kullanmış olacağını,Davalının adının ... olmasına rağmen kendisini "..." olarak tanıttığını, ayrıca ödeme yapması gerekenin davalı olmasına rağmen müvekkilin iradesini sakatlayarak müvekkilde alacaklı olarak imza attığı intibası yaratılarak borçlu duruma düşürdüğünü, bu hususun Whatsapp yazışmalarından anlaşılacağını,Ayrıca mahkemece verilen kararın hukukî gerekçe içermediğini, sadece taraf delillerin değerlendirilmesi ile yetinilerek bu hususta da yanılgıya düşüldüğünü, sundukları WhatsApp konuşmalarının bu hususu ispat noktasında yeterli olduğunu, aksini ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "İspatlanamayan davanın reddine." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davalı ile işletme devri konusunda anlaştıklarını, davaya konu 02/08/2019 tanzim - 25/12/2019 vade tarihli ve 40.000,00-TL bedelli bononun kendisi lehine düzenlendiğini düşünerek imzaladığını, davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise, işletme devri konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda davacıya 40.000,00 TL, ortağı dava dışı ...'a 40.000 TL ödeme yaptığını, işletme devri yapılıncaya kadar yaptığı ödemeye karşılık davacı ve ortağından bono aldığını, zaten işletme devrinin de gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İspat yüküne ilişkin genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Davacı, senede karşı iddiada bulunduğuna göre kural olarak iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Ancak, davacı hile iddiasına dayanmıştır. Davacı bonoyu davalı tarafın aldatması sonucunda imzaladığını, davalıya borçlu bulunmadığını iddia etmektedir. Davalı tarafından iddiasına dayanak olarak bazı WhatsApp yazışmaları sunulmuş ise de; incelenen yazışma içeriklerinin davacı iddialarını ispata yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Dava dosyasına yansıyan delil ve beyanlar ile davaya konu bononun davacıya aldatma sonucu imzalatıldığı iddiasının ispatlanamamış olması nedeniyle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18