İstanbul BAM 16. HD 2022/916 E. 2024/529 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/916
2024/529
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/916 Esas
KARAR NO: 2024/529
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI: 2019/47 Esas - 2021/78 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın 18.10.2017 tarihinde, müvekkiline ait “...” işaret olarak tabir ettiğimiz şekli de içerecek şekilde “...” ibaresi ile müvekkili şirketin özellikle tanınmış olduğu sınıflar olan 04 ve 37. sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu ve markanın 30.01.2018 tarihinde tescil edildiğini, müvekkili ... A.Ş., 27.05.1992 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmak suretiyle kurulmuş olduğunu, ...’e büyük bir rekabet avantajı sağlayan depolama kapasitesi, 2009 itibariyle 1.161.042 metreküpe ulaştığını, sektördeki pazar payını ve istasyon ağını her geçen gün artırdığını, akaryakıt istasyonlarında ön plana çıkan husus renklerdir ve salt renk benzerliği dahi, taraflara ait işletmelerin tüketici nezdinde karıştırılmasına yol açmakta olduğunu, bu nedenle, 04. ve 37. sınıfın tüketicileri bakımından, renkler özellikle önem taşıdığını, somut olaya baktığımızda dava konusu “...” ibareli marka için müvekkilin tanınmış olduğu 04 ve 37. sınıfta olduğunu, dolayısıyla markaların kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin müvekkiline ait ... ve “...” logosunu havi markalar tanınmış markalar olup, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali çok yüksek olduğunu ve bu nedenle davalı yana ait marka tescili hukuka aykırı olduğunu, TPMK nezdinde davalı adına ... sayı ile tescilli “...” ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü ve resmi marka sicilinden terkinine, davalının fiillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile bu fiillerin durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu "..." ibareli markanın diğer davalı ... San. A.Ş adına kayıtlı iken müvekkili şirkete devrolunduğunu, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde söz konusu markanın 30/01/2018 tarihinde itiraz olmaksızın tescil edildiği iddiasında ise de davacı taraf adına vekili tarafından TPMK nezdinde "..." markasının 12/09/2017 tarih ... no.lu bültende yayınlanmasına itiraz edilmiş olup, söz konusu itiraz dilekçesindeki gerekçelerin tamamına yakını işbu davaya ilişkin dava dilekçesindekiler ile aynı olduğunu, söz konusu itiraz üzerine TPMK'nın 23/02/2018 tarih ve ... sayılı no.lu kararı ile itirazın haklı bulunmayarak reddedildiğini, davacı şirketin yine vekili aracılığı ile bu karara karşı Yayıma İtirazın Yeniden İncelenmesi başvurusunda bulunulduğunu, TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 25/07/2018 tarihli kararı ile itiraz edilmiş olup söz konusu başvurunun reddedildiğini, davacı taraf dava konusu "..." markası içerisinde ... harfi yanında yer alan ve birbirine paralel üç adet sarı çizgiden oluşan şeklin davacıya ait "..." markasında yer alan o harfi ile bütünleşik "..." isimli işarete benzer olduğundan bahisle müvekkili şirkete ait markanın kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasında ise de bu iddiaya katılabilmenin mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/04/2021 tarih ve 2019/47 Esas - 2021/78 Karar sayılı kararıyla; "... davaya konu ... sayılı davaya konu markanın dava açıldıktan sonra 07/03/2019 tarihinde .... A.Ş.'ye devredildiği, davacı tarafından markanın devredilmiş olması nedeniyle davayı ... A.Ş'ye yönelttiklerini bildirdikleri, ... A.Ş' nin davalı olarak davaya dahil edildiği, davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi ile tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden de karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce davacının bu talebinin cevaba cevap dilekçesi ile iddianın genişletilebileceği yasal düzenlemesi karşısında kabul edildiği, 25/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğu yönünde görüş bildirilmesi üzerine, mahkememizce önce 01/11/2019 tarihinde ters teminat tedbirine hükmedildiği, teminat miktarının yatırılmaması üzerine bu defa 15/11/2019 tarihli ara karar ile davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı ... A.Ş'ye ait petrol istasyonlarının bulunduğu Saruhanlı ve Akhisar'a talimat yazıldığı, Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/33 Talimat sayılı dosyası ile yapılan tespit ve alınan 03/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile marka ve tasarım hakkına tecavüz edildiği yönünde görüş bildirildiği, Akhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/41 Talimat dosyası ile yapılan tespit ve alınan 16/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda da davalı kullanımlarının marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce deliller toplandıktan sonra kül halinde konusunda uzman bir marka, bir tasarım ve bir sektör bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen 30/10/2020 tarihli raporda, taraf markalarının aynı mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, markaların benzer olduğu ve karışıklığa yol açabileceği, davalı tarafından kullanılan tasarımların davacı tasarımlarının ihlal ettiği yönünde görüş bildirildiği; Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının TPMK nezdinde ... numara ile tescilli tanınmış ... markası ile yine ... ve ... işaretli (üç yatay çizgi) esas unsurlu çok sayıda tescilli markanın sahibi olduğu, ayrıca TPMK nezdinde ..., ... ve ... numaralı çoklu endüstriyel tasarımların da sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... markasının tescilli sahibi olduğu, taraf markaları üzerinde yapılan incelemede, davacının ... markasının ... numarası ile 28/08/2014 tarihinden itibaren tanınmış marka olarak tescil edildiği, yani davaya konu davalı adına tescilli ... numaralı marka tescili başvurusundan önce tanınmış marka statüsünü kazandığı, taraf markalarının aynı sektörde, ortak olarak 04. ve 37. sınıflarda tescilli olduğu, aynı tüketici gurubuna hitap ettiği bu nedenle markalar arasında sınıfsal olarak benzerliğin mevcut olduğu, bu nedenle davacının tanınmış ... markasının tescilli ve kullanım şeklinde görülen "O" harfine bitişik üç yatay çizgi olduğu ve bu çizgilerin ... işareti olarak bilindiği ve markanın bu işaretle birlikte bir bütün olarak kullanıldığı ve tüketici nezdinde de bu şekilde yer ettiği, ... işaretinin davacının tanınmış markasına yönelik çağrışım yaptığı ve esasında ... işaretinin de bir bütün olarak ... ibaresiyle kullanılması nedeniyle tanınmış işaret olarak tescil edildiği, davalının davaya konu ... markası da "N" harfinden önce 3 yatay çizgi şeklinde tescil edildiği ve kullanımların da bu şekilde olduğu, bu haliyle davacının tanınmış markasının benzer olduğu, her iki markanın da ... ibaresi ile bitmesi ve gerekse kelimelerin başında yer alan ... işareti nedeniyle bir bütün olarak değerlendirildiği, gerek görsel, gerek fonetik gerekse kompozisyon yönünden benzer olduğu, taraf markaları arasındaki bu benzerliğin davacının tanınmış ... markasının ve ... işaretinin ayırt ediciliği yüksek bir marka olması nedeniyle zarar verebileceği gibi davalının davaya konu marka tescilinin, davacının tanınmış markasından esinlenmiş bir şekilde tescil edildiği gibi yine davacının markasında yer alan sarı ve mavi renklerin kullanıldığı bu şekilde bir bütün olarak düşünüldüğünde, davalı markasının davacı markası ile iltibasa yol açacağı ve markanın ayırt edici karakterine ve itibarına zarar verebileceği anlaşıldığından davacının tanınmış markasına dayalı olarak hükümsüzlük talebinde haklı olduğu ve bu yönü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları yönünden ise; 6769 Sayılı Yasanın 155/1. maddesi uyarınca, tescilli marka savunmasının tecavüz davalarında daha önce tescil edilmiş markalara karşı ileri süremeyeceği, davalının davaya konu ... + ... işaretini benzin istasyonlarında, tabelalarda, web sitesinde vs. kullandığı, kullanımın taraf markaları ile aynı mal ve hizmetleri kapsadığı ve aynı sektörde olduğu, aynı toplum kesimine hitap ettiği dikkate alındığında yukarıda belirtilen hükümsüzlük talebine ilişkin gerekçeler ile davalı ve davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin mevcut olduğu, dosya içerisine sunulan delillerde davalı tarafından Instagram sayfasında davacının televizyonlarda yayınlanan reklamların aynısının ... ibaresi ... yapılmak suretiyle kopyalandığı ve kullanıldığı yine davacı markasının mavi fon üzerine sarı olarak ... yazılı şekilde kullanılırken davalının ise sarı 3 yatay çizgi ve mavi renkle ... yazılmak suretiyle markayı kullandığı, davalının bu kullanımları da dikkate alındığında 6769 Sayılı Yasanın 29. Maddesi uyarınca davacı tanınmış markasının toplum nezdinde ulaştığı itibarından faydalanmaya yönelik eylem niteliğinde olduğu anlaşıldığından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, bu yönüyle de davacının davasında haklı olduğu; Tasarım yönünden ise; davacı tasarımlarının TPMK nezdinde tescilli olması ve tescilin halen geçerli olması karşısında bu hukuki korumalardan yararlanabileceği, mahkememizce talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporları ve mahkememiz esasında aldırılan bilirkişi raporları incelendiğinde, tasarım incelemelerinin yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı bu nedenle mahkememizce hükme esas alındığı, buna göre davacıya ait tescilli ..., ... ve ...numaralı çoklu tasarımlar ile davalı akaryakıt istasyonlarında kullanılan tasarımların benzer olarak değerlendirildiği, davalının bu kullanımlarının 6769 Sayılı yasanın 48/a maddesi uyarınca tasarımın aynısını ve belirgin şekilde benzerini kullanmak suretiyle tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından ayrıca davalının gerek marka tescili ve kullanımı gerekse benzin istasyonlarındaki fiili kullanımlar ile internet sitesindeki görseller bir arada değerlendirildiğinde, davacıya ait tanınmış marka ve ürünlerinin taklidi olarak değerlendirildiği ve bu eylemlerin dürüstlük kuralına aykırılık ve başkalarının iş ürünlerinden haksız yararlanmaya yönelik haksız rekabet eylemi de teşkil ettiği, bu şekilde davalı tarafından davacının tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına karar vermek gerektiği, davacı vekili tarafından kötü niyetli tescil iddiasına da dayanıldığı anlaşıldığından bu yönde yapılan değerlendirmede ise davacı ... markasının tanınmış marka olması, marka üzerinde marka ile bir bütün olarak kullanılan ... işareti ve markanın kullanıldığı sarı ve mavi renklerin marka ile özdeşleşmesi, markanın faaliyet gösterdiği alanın akaryakıt sektörü olması nedeniyle çok büyük bir toplum kesimine hitap ettiği, bu nedenle davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tanınmış ... markasından haberdar olamamasının mümkün olmadığı, davalı marka tescili ve fiili kullanımları bir arada değerlendirildiğinde davalı markasının davacı markasının ayırt ediciliği ve tanınmışlığından faydalanmaya yönelik olarak yapıldığı yönünde mahkememizce kanaat oluştuğu bu nedenle davalı markasının kötü niyetli olarak tescil edildiği, kötü niyetin hiçbir şekilde korunamayacağı anlaşıldığından kötü niyetli tescil nedeniyle davaya konu ... numaralı davalı ... markasının tescilli olduğu tüm sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği bu şekilde davanın tümden kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; "Dava konusu ‘’...’’ ibareli marka, diğer davalı ... A.Ş. adına kayıtlı iken, müvekkil şirkete devrolduğunu, söz konusu markanın tescil aşamasında davacı taraf adına vekili tarafından yapılan itirazın TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, Davacı tarafından bu karara karşı Yayıma İtirazın Yeniden İncelenmesi başvurusunda bulunulduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararı ile itirazın reddedildiğini, söz konusu red gerekçelerinin esasen somut olayda davanın dayandırıldığı iddiaları da fazlasıyla karşıladığını, Davacı, dava konusu ... markası içerisinde N harfi yanında yer alan ve birbirine paralel üç adet sarı çizgiden oluşan şeklin davacıya ait ‘’...’’ markasında yer alan o harfi ile bütünleşik ‘’...’’ isimli işarete benzer olduğundan bahisle müvekkil şirkete ait markanın kötüniyetli olarak tescil edildiği iddiasında ise de; şekil objektif bir gözle bakıldığında süsleme amaçlı ve dekoratif olarak markaya eklenmiş olup, markanın asli unsuru niteliği taşımadığı gibi, bir bütün olarak bakıldığında ... ibaresinin önüne geçmediğini ve marka bütünlüğünün baskın öğesini oluşturmadığını, Kaldı ki müvekkil şirkete ait ‘’...’’ markası beyaz zemin üzerine mavi renkli olarak tescil edilmiş olup, davacıya ait ‘’...’’ markası ise lacivert zemin üzerine sarı renkli olarak tescil edildiğini, kullanılan harflerin büyüklüğü, fontu ve karakterleri de farklı olup, bu iki marka arasında benzerlikten söz edilemeyeceğini, Lacivert ve mavi renkler arasında benzerlik hususunda tereddüt oluşması ihtimalinde ise; davacı tarafın markası dışında renklere ilişkin olarak ayrıca bir tescili bulunmadığını, genel kabul edilen görüşe ve Yargıtay’a göre, bilinen ana renklerin bu halleri ile kullanılmasının ayırt edici nitelikte olmadığını, Müvekkil şirkete ait istasyonlarda kullanılan kurumsal kimlik renkleri arasında lacivert yer almamakta olup, salt sarı rengin –üstelik de davacının kullanım şeklinden farklı olarak- kullanılmasının da davacı taraf markası aleyhine haksız rekabet oluşturmayacağını, Mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak aldırılan bilirkişi raporları da gösterilmiş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı, HMK’nın 266. maddesi ve genel mevzuat açısından hâkimin hukukî sorunlarda bilirkişiye başvurmasının mümkün olamayacağını, Anayasanın 138. maddesi gereğince hukuka uygun olarak hüküm verme işinin münhasıran hâkimin işi olduğunu, Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi hukuki bir konu olduğundan bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağını, aksine davranışın yukarıda açıklanan yasal mevzuata aykırılık oluşturacağı." beyanı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE:Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KABULÜ ile; -Davalı adına tescilli ...numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden Hükümsüzlüğüne ve Sicilden Terkinine, -Davalı eylemlerinin davacının ... numaralı tanınmış markasına ve davacı adına tescilli ..., ... ve ... numaralı tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, davalının ...+şekil kullanımlarının tüm bayilerinide kapsayacak şekilde yasaklanmasına, ...+Şekil markasını içeren her türlü tabela, basılı evrak, iş yeri malzemesi vs. Malzemelerin kaldırılmasına ve kullanımına son verilmesine, bu ürünlere el konulmasına, davalı adına tescilli ...comtr alan adının İptali ile, ... Petrol isimli instagram, twtır v ve Facabook sayfalarının kapatılmasına, -Davalının totem ve kanopi kullanımlarının yasaklanmasına, ihlal yaratan bu kullanımların tüm bayileri de kapsayacak şekilde kullanılmasının yasaklanmasına ve kaldırılmasına" karar verilmiştir. Hüküm davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının ... numara ile tescilli tanınmış ... markası ile yine ... ve ... işaretli esas unsurlu çok sayıda tescilli markanın ve ..., ... ve ... numaralı çoklu endüstriyel tasarımların sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... markasının sahibi olduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile; taraf markalarının aynı sektörde, ortak olarak 04. ve 37. sınıflarda tescilli olduğu, aynı tüketici gurubuna hitap ettiği bu nedenle markalar arasında sınıfsal olarak benzerliğin mevcut olduğu, bu nedenle davacının tanınmış ... markasının tescilli ... işaretinin davacının tanınmış markasına yönelik çağrışım yaptığı, davalının davaya konu ... markası da "N" harfinden önce 3 yatay çizgi şeklinde tescil edildiği ve kullanımların da bu şekilde olduğu, bu haliyle davacının tanınmış markasının benzer olduğu, her iki markanın da ... ibaresi ile bitmesi ve gerekse kelimelerin başında yer alan ... işareti nedeniyle bir bütün olarak değerlendirildiği, gerek görsel, gerek fonetik gerekse kompozisyon yönünden benzer olduğu anlaşıldığından davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. SMK 155.maddesi uyarınca, tescilli marka kullanımı tecavüz davalarında önceki hak sahibine karşı savunma olarak kullanılamayacaktır. Yukarıda açıklandığı şekilde taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespit edilmiş olması ve davacıya ait tescilli tasarımına da tecavüz edildiğinin tespit edilmesi karşısında, mahkemece marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin varlığı gerekçesiyle davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi de yerinde olmakla; davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın Davalı ... San. Tic. A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18