İstanbul BAM 16. HD 2022/1421 E. 2024/526 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1421
2024/526
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1421 Esas
KARAR NO: 2024/526
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/01/2022
NUMARASI: 2017/1304 Esas - 2022/13 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin konu takibe borcu olmadığını, bononun sahte olduğunu ve imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesi ile İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/736 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, müvekkilinin bonoyu incelediğinde bonodaki imzanın kendisine ait olabileceğini, ama geçmişte aynı zamanda öz kardeşi olan davalıya aile şirketindeki veya kişisel banka işlemlerini takip etmesi için verdiği üzerinde banka adı, altında imzası olan kağıtların kesilerek ve boşluklara bilgisayardan çıktı alınarak hileli bir şekilde bono oluşturulduğunu gördüğünü, bononun hem sahte olduğunu, hem de bono dışında da müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, ayrıca konu ihtilafta sahte bir şekilde senet oluşturulması sebebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/107515 Soruşturma sayılı dosyasında davalı aleyhine soruşturmanın devam ettiğini, davalının açıklandığı üzere boş kâğıtlardan birinde isim ile başlık kısmı arasındaki boşluk bir bono imişçesine 13.06.2014 tanzim, 13.06.2014 ödeme tarihli olarak 520.000,00 TL bedel ile doldurulduğunu, bononun davalıya verildiğini iddia olunduğu tarihte müvekkili ile davalı arasında çok büyük ihtilafların mevcut olduğunu, davalı, takyidatlı olarak bilabedel şekilde vekil ile kendisine devredilen tapunun devir tarihini tanzim tarihi olarak düzenleyerek sahte bonoya geçerlilik kazandırmaya çalıştığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, bono üzerindeki nakden kaydının kurgusal olduğunu, davanın kabulüne ve konu bononun sahte olduğunun tespiti ile müvekkilinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki sahtelik iddiasına konu bononun borcun kaynağı olduğu takipte hem sahtelikten, hem de esas borç ilişkisi ile sair nedenlerden borçsuz olduğunun tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış bulunan işbu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilin babası ile birlikte 03.11.2004 tarihinde ”İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Sok.” adresindeki taşınmazı satın aldığını, taşınmazın büyük bir kısmı müvekkili tarafından ödendiğini, fakat müvekkilinin o tarihte eşiyle aralarında sorun yaşamaları ve boşarıma aşamasına gelmeleri sebebiyle taşınmaz kız kardeşi olan davacı üzerine yapıldığını, müvekkilin kız kardeşine güvenmiş olmasına rağmen davacı tarafından söz konusu taşınmazın tapusu müvekkilinin üzerine yapılmadığını, davacı ve eşinin aile şirketinin borçlarını ödemek adına yüklü miktarda kredi çektiklerini, bedeli müvekkili tarafından ödenen söz konusu taşınmazı müvekkilinin haberi olmadan ipotek gösterdiğini, davacı ve eşi ... kurmuş oldukları ... ve ...Unvanlı aile şirketlerinin borçlarını ödeyemeyince sırf |borçlardan kurtulmak adına Üsküdar 3. Aile Mahkemesinin 2010/214 Esas, 2010/308 Kararı ile muvazaalı bir şekilde anlaşmalı olarak boşandığını, 2010 yılında boşanmış olmalarına rağmen hala birlikte yaşamaya devam ettiklerini, davacı eşiyle ortak hareket ederek söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığını bildiği halde 01.04.2010 tarihli boşanma protokolü gereği eşine devredilmesini talep ettiğini, müvekkili aile konutu olarak kullandığı söz konusu taşınmazı üzerine almak istediğinde tapuda taşınmaz üzerinde ... Anonim Şirketi lehine 520.000,00 TL bedelle 1. dereceden ipotek tesis edildiğini öğrendiğini, müvekkilin davacıdan bedelini ödediği ve aile konutu olarak kullandığı taşınmazı haberi olmadan gösterdiği ipotek bedelini ödemesini istediğini, bunun üzerine davacı, 160.000.00-TL karşılığında evin tapusunu verebileceğini, ipotek borcu içinde senet vereceğini söylediğini, davacı ve eşi ... 13.06.2014 tarihinde 160.000.00 TL (yüzaltmışbin) karşılığında tapuda davacı ve eşinin ortak avukatları Av. ... tarafından taşınmazın müvekkile satışını gerçekleştirdiklerini, ipotek borcuna karşılık da 3 yıl vadeli 520.000.00 TL (beşyüzyirmibin) bedelli dava konusu bono davacı tarafından müvekkile babaları huzurunda verildiğini, evin devir tarihiyle senedin verildiği tarihe bakıldığında aynı gün düzenlendiğini, evin tapusunun üzerinde 520.000.00 TL'lik ipotek bedeli olduğu görüleceğini, davacı ve eşinin banka tarafından ipotek borcu bildirildiğinde borcu ödemeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine müvekkili söz konusu taşınmazın banka tarafından satışını durdurmak için bankayla anlaşma yoluna gitmiş, 2015 yılı Şubat ayında 293,172.00 TL bedel ödeyerek ipoteği kaldırmak zorunda kaldığını, 2015 yılında davacı ve eşi birlikte hareket ederek müvekkilinin aile konutu olarak kullandığı taşınmazı, boşanma protokolu gereği eşine devrettiğinden bahisle, müvekkile karşı tapu iptali ve tescili davası açtığını, İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/241 E, 2017/271 Karar sayılı dosyası ile davacı ve eşinin muvazaalı olarak boşandığı birlikte hareket ettiği tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, davacı 3 yıl boyunca müvekkiline olan ipotek borcunu ödemediği için müvekkili 16.06.2017 tarihinde davacıya İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile 520.000,00-TL'sı bono bedeli ile ilgili olarak kambiyo senetlerine konu ödeme emri gönderdiğini, davacı imzaya itiraz etmişse de Mahkeme huzurunda bono üzerindeki ad-soyad ve imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar (kötü niyet) tazminatı, hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2017/1304 Esas - 2022/13 Karar sayılı kararıyla; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tarafların kardeş olduğu, aile şirketindeki veya kişisel banka işlemlerini takip etmesi için verdiği üzerinde banka adı yazan kağıtlardan imzası olan kısımların kesilerek boşlukları bilgisayar vasıtasıyla doldurulması şeklinde hileli bir şekilde bono tanzim edilmesi nedeniyle açılan menfi tespit davası sonucu ATK 23.07.2019 tarihli raporu uyarınca davacının iddia ettiği hususun tespitinin yapılamadığı, taraflar kardeş olup aralarında senet verilmesi nedeniyle ve davalı tarafın muvafakat etmemesinden dolayı tanık dinlenememesi, davacının imzasının kağıtlardan kesilerek bilgisayar ortamında sahte bir şekilde senet düzenlendiği iddiası ispat edilemediğinden açılan davanın reddine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Dosyada yeterli bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davalı senetteki nakden kaydını talil etmesine, ipotek kaynaklı olduğunu belirttiği alacak iddiasını da ispat edememesine ve kendisinin bulunduğu alacak iddiasından dahi çok daha fazla bir tutar üzerinden, teminat bonosu olduğunu ifade ettiği bono ile icra takibi başlattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekli iken dava ıspat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğunu, Huzurdaki dosyada senede dair araştırılması gerekli temel vakıaların; "Senedin açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı (davalının iddiası aksi yöndedir), Yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, İmza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, Yazı ve imza yaşının tespiti, İmza üzerine ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" olduğunu,Bu hususlar Adli Tıp Kurumu'nun bilirkişi raporlarında yeterli şekilde incelenmemiş, salt senedin matbu-mutad senetlerden olmadığı, alt ve üst forme kesim olmayan senedin geniş kenar uzunluğunun A4 kağıdı ile uyumlu olduğu (yani senedin alt ve üstten bir A4 kağıdından kesilerek oluşturulduğu) tespit edilmiştir. Yine, el yazısı ile bilgisayar yazısı arasında çakışma olmasa bile, el yazısı üzerinde bilgisayar mürekkebinden sıçrama olup olmadığı iddiamız hususunda senet yüzeyinde muhtelif yerlerde noktasal toner partiküllerinin olduğu tespit edilmiştir. Yani, imzalı boş kağıt üzerine senet yazdırıldığı yönündeki iddiamız bir manada sübut bulmuştur. Yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, yazı ve imza yaşının tespiti, imza üzerine ısıl işlem olup olmadığı ise incelenemediğini, Bu kapsamda, iddia konusu hususların yeterli bir şekilde irdelenmesi için Emniyet / Jandarma Kriminal Laboratuvarlarında (veya yetkin diğer laboratuvarlarda) ihtilaf konusu irdelenmesi gereken vakıa ve sorulara ayrı ayrı cevapların verildiği bir bilirkişi raporu alınmasını veya ihtisas sahibi bir bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınmasını ve akabinde davanın kabulünü talep ederiz. Senetteki nakden kaydının talil edilmesi, ispat yükünün davalı tarafa geçmesi ve davalının alacak iddiasını ıspat edemediğine dair beyanlarımızın değerlendirilmediğini, alacak iddiasını ıspat edemeyen davalıya karşı işbu davamızın kabulünün gerektiğini,Dava konusu sahte bono üzerinde "nakden" kaydı bulunduğunu, davada hem sahtelik iddiası, hem de böyle bir borcumuz bulunmadığı iddiasına dayanıldığını, davalının borcun kaynağı olarak İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/736 E. sayılı dosyasında müvekkile borç verdiğini iddia ederken, huzurdaki dosyad bononun davalıya müvekkilce bilabedel olarak belediye rayici harca esas gösterilerek devredilen taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına esas olarak verildiğini, huzurdaki dosyada ikinci cevap dilekçesinde ise bu tutara ek olarak 160.000,00 TL olarak tapu devrinde ödeme yaptığını, bu ödemelere esas olarak bonoyu aldığını iddia ettiğini, Aynı davalı İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/241 E. Sayılı tapu iptali ve tescil dava dosyasında taşınmazının gasp edildiğini, dolandırıldığını iddia etmekte ve böyle bir bonodan hiçbir surette bahsetmediğini, Davalı taraf Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/298 E. Sayılı dosyasında derdest olan davada "hakkı yendiği, ödeme yapılmadığı, aile şirketleri için borçlandırıldığı ve borca karşılık bono verildiğini" iddia ettiğini, cevaba cevap dilekçesinde ise bononun ipotek bedeli karşılığında olduğu beyan ettiğini, Neticede; bono üzerindeki nakden kaydını talil edip, herhangi bir borç verilmediğini ikrar eden davalının; kendi açıklamalarında dahi sahte bononun teminat bonosu olduğunu ikrar ettiğini, buna göre ispat yükünün yer değiştirdiğini,Yine ipoteğin kaldırılması için 285.000-TL bedel ve 8.172-TL tahsil harcı davalı tarafından değil, ... tarafından ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hesabına "25.02.2015 trh. Sözleşme gereği ...a a" açıklaması ile ödendiğini, müvekkilin ipotek yahut ipotek fek bedelinin ödenmesinden sorumluluğu bulunmadığını, Bu nedenle halen bono sahte olmakla birlikte alacağın varlığı iddiası açısından yazılı delil ile ispat yükü davalıya ait olup, mevcut iddia-delilleri ile ispat mümkün olmadığından her hâlükârda davamızın kabulü gerektiğini,HMK. 203/1-a maddesindemi senetle ıspat yasağının istisnalarının sayıldığını; Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerin tanıkla ispat edilebilir ve tanık dinlenmesi için davalının muvafakatine gerek bulunmadığını, davalı ile müvekkilin de öz kardeş olmasına rağmen tanık dinlenmediğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili (katılma yoluyla) istinaf dilekçesinde; "Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesi ve cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebimiz olmasına rağmen, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini; bu nedenle mahkeme kararına bu yönüyle itiraz ederek, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Mahkemece 5.100 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak Avukatlık Ücreti Tarifesi hükümleri uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğin." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
DELİLLER: Adli Tıp Kurulu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 23/07/2019 tarihli raporun incelenmesi sonucu; inceleme konusu yapılan senedin matbu mutad senetlerden olmadığı, alt ve üst kesimi forme kesim olmayan senedin geniş kenar uzunluğunun A4 kağıdı ile uyumlu olduğu ancak söz konusu senette silindi, kazıntı yapıldığını gösterir bulgu ve mürekkepli kalem ile yazılmış isim yazısı ve imza ile bilgisayar ve ekipmanı vasıtasıyla oluşturulmuş yazılar arasında çakışma bulunmadığından sunulan husus doğrultusunda daha ileri bir tespit yapılamadığı şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından, "İspatlanamayan davanın reddine." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, beyaza attığı imzanın sahte bir şekilde senet haline getirildiğini, davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacının menfi tespit talebi "Davacı tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız olarak ele geçirilerek, sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalıdır. Mahkemece bu konunun araştırılması için aldırılan Adli Tıp Kurulu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 23/07/2019 tarihli raporunda ileri bir tespitin yapılamadığı görülmüştür. Anılan raporun yeterli olmadığının kabulüyle mahkemece "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte (İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü veya benzeri bir kuruluş aracılığıyla) bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı istinafı yönünden bu aşamada inceleme yapılmaksızın, davacı istinafının kabulü ile gerekli yargısal işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/01/2022 tarih ve 2017/1304 Esas - 2022/13 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 5-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 6- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 127,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 347,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18