İstanbul BAM 16. HD 2022/1256 E. 2024/478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1256
2024/478
11 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1256 Esas
KARAR NO: 2024/478 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2022
NUMARASI: 2020/318 E. - 2022/88 K.
DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 26/11/2020
KARŞI DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü, Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali
KARŞI DAVA TARİHİ : 25/01/2021
KARAR TARİHİ: 11/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1988 yılında kurulmuş birçok global saat üreticisine ev sahipliği yapan global bir şirket olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde "..." markasının tescilli sahibi olduğunu ve kuruluşundan 2017 yılına kadar kullanmış olduğu ticaret unvanının da "....LTD" olmasının da "..." markasının müvekkili tarafından ortaya çıkarıldığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin öncelikli hak sahipliğini açıkça gösterdiğini, "..." markasının halihazırda Türkiye dahil yetmişten fazla ülkede bulunan ve uluslararası alanda her kesimden insanda büyük bilinirliğe sahip olan global ve tanınmış bir marka olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markada, açık olarak müvekkili şirkete ait "..." ibareli markanın kullanıldığını, bu marka kullanımının müvekkilinin markasının farklı bir serisi, alt veya üst sınıf başka bir markası olduğu yönünde intiba yarattığını, davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin tescilli markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının emtialarının birbirine benzemediğini, farklı sınıflarda tescilli olduklarını, davacının markasının İsviçre'de bir şehir adı olması nedeniyle zayıf marka olduğunu, markalar karşılaştırılırken bütün olarak incelenmeleri gerektiğini,müvekkilinin markasının görseli ile davacı marka görseli arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasında esas unsurun "..." olduğunun ortada olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, yalnızca marka benzerliğinin markanın kötüniyetli tescil edildiğini göstermeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin markasının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davacı markasının İsviçre'nin Romanshorn şehrinin telaffuz ediliş şeklinin birebir aynısı olduğunu, bir yer adı olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca coğrafi kaynak belirttiğinden SMK'nun 5/1-f maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, "..." markasının İsviçre'nin Romanshorn şehrinin telaffuz ediliş şeklinin birebir aynısı olmasına rağmen davacı-karşı davalının ürünlerinin Kore'de üretildiğini, bu nedenle tüketicilerin markayı gördüklerinde İsviçre'ye ait bir ürün sanarak yanılgıya düştüklerini, bu nedenle de davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini gerektiğini, ayrıca davacının bu markayı kanunda belirtilen süre içerisinde de kullanmadığını iddia ederek, öncelikle müvekkili aleyhine açılan asıl davanın reddini, davacının "..." ibareli markasının kullanmama nedeniyle iptalini ve davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarihli 2020/318 E. - 2022/88 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı deliller ve dosya kapsamıyla uyumlu görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava açısından; karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, tescilli oldukları emtia sınıflarının da aynı olduğu, markaların karıştırılabileceği, SMK m.6/1 kapsamında davalı markasının hükümsüzlük şartlarının gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının SMK m.6/4 ve SMK m.6/5 anlamında tanınmış marka statüsünün ispatı ve davacı markasının tanınmışlığının değerlendirilebilmesi açısından yeterli delil ibraz edilmemiş olup mevcut delillere göre davacı markasının tanınmış marka olarak kabulü mümkün olmamıştır. Davacının hak sahibi olduğu "..." markasının bir bütün olarak esas ve ayırt edici unsuru olan "..." kelimesinin davalı tarafça "..." şeklinde tescil ettirmesi karşısında tamamen davacı markasının uzun zamandan beri sektörde bilinirliğinden yararlanılmak amacıyla tescil ettirildiği, asıl markanın asli unsurlarının birebir tescil edilmiş olduğu, davalının davacı markasından haberdar olmadan tesadüfen aynı ibareyi tescil ettirilmesinin mümkün görülmediği değerlendirilmekle davalının dava konusu markayı tescil ettirmesinin SMK m.6/9 kapsamında “kötüniyetli tescil” olarak kabulü gerekmiştir. Davalı vekili davacının markalarının kullanılmadığını def'i yoluyla ileri sürmüş ise de davacının Türkiye de ki distribütörü aracılığıyla kol saati emtiasında yoğun ve ciddi bir şekilde kullanıldığı anlaşılmakla asıl davanın kabulüyle davalı adına olan markanın hükümsüzlüğüne, Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; kullanmama nedeniyle iptali talep edilen ... Tescil nolu “...” markasının; 14. sınıfta; “kol saatleri" emtialarında kullanılmakta olduğu, davacı/karşı davalı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan delillerin, ilgili sınıfta yer alan emtialar açısından hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasları sağladığı, marka sahibinin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek veya bu konumu sürdürebilmek için ciddi çabada bulunduğunu gösterdiği (kullanımın markadan kaynaklanan hakları sürdürmek amaçlı simgesel kullanım olmadığı) tespit edilmiş olmakla bu markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin karşı davanın reddine dair; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,
B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; 1-Dava konusu ... tescil nolu (... başvuru numaralı) marka karşı dava tarihinden önce müddet olduğundan bu marka yönünden karar verilmesine yer olmadığına,2-Davalı karşı davacının dava konusu ... (... başvuru numaralı) marka yönünden olan davasının REDDİNE," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı-k.davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin markası ile karşı tarafın markasının karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olmadıklarını, davacı-karşı davalının markasının "...+Şekil" ibarelerinden, müvekkilinin markasının ise "...." ibarelerinden oluştuğunu, müvekkilinin markasında hiç bir kelimeye vurgu yapılmadığını, müvekkilinin markasında "..." ibarelerinin de mevcut olduğunu,Davacı-karşı davalının markasının İsviçre'de bir şehir adı olması nedeniyle zayıf bir marka olduğunu,Tarafların markalarının farklı sınıflarda tescil edildiklerini, Davacı-karşı davalının markası kol saatlerinde tescilli olduğundan ve tanınmışlık iddiasında bulunduklarından markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını,Saat satın almak isteyen tüketicilerin çabuk karar vermeyen, bu konuda araştırma yapan tüketiciler olduklarını,Davacı-karşı davalının markasını Türkiye'de kullanmadığını, yalnızca markanın tanıtımının olduğunu, davacı-karşı davalının kullanımını kanıtlayamadığını,Davacı-karşı davalı markasının tanınmış marka olmadığını,Müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, yalnızca başka bir markaya benzer bir markanın tescil ettirilmesinin kötüniyetin varlığı için yeterli olmadığını, bu konunun başka unsurlarla desteklenmesi gerektiğini,Davacı-karşı davalının markasının bir yer ismi olması ve coğrafi kaynak göstermesi nedeniyle SMK'nun 25. maddesi atfıyla 5. maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, "..." markasının İsviçre'nin Romanshorn şehrinin telaffuz ediliş şeklinin birebir aynısı olmasına rağmen davacı-karşı davalının ürünlerinin Kore'de üretildiğini, bu nedenle tüketicilerin markayı gördüklerinde İsviçre'ye ait bir ürün sanarak yanılgıya düştüklerini, SMK'nun 5/1-f maddesi uyarınca halkı mal ve hizmetin kaynağı konusunda yanılttığından da hükümsüz kılınması gerektiğini, bu durum mutlak ret sebebi olduğundan 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağını, Davacı-karşı davalının iptali talep edilen markalarını Türkiye'de ciddi ve etkin bir şekilde kullandığını ispatlayamadığını, bu nedenle SMK'nun 26. Maddesi uyarınca markaların iptaline karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ; 24/12/1998 tescil tarihli, ... "...+Şekil" markasının 18. sınıfta davacı-karşı davalı adına tescilliyken yenilenmemesi nedeniyle 25/12/2018 tarihinde hükümsüz kaldığı,13/03/1998 tarihli, ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 14. Sınıfta "Kol saatleri" için davacı-karşı davalı adına tecsilli olduğu, 02/10/2015 başvuru, 31/08/2016 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın, 14. Sınıfta "Kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiası için davalı-karşı davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişiler marka uzmanları Dr...., Av. ... ve mali bilirkişi ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Asıl dava açısından; karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında, markaların karıştırılabileceği tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olmakla, işbu tespitler doğrultusunda, SMK m.6/1 kapsamında davalı markasının hükümsüzlük şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının SMK m.6/4 ve SMK m.6/5 anlamında tanınmış marka statüsünün ispatı ve davacı markasının tanınmışlığının değerlendirilebilmesi açısından dosya içinde yeterli bilgi ve delil yer almadığından bu konuda bir değerlendirme yapma imkanı olamadığı, mevcut duruma göre takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalının, dava konusu markayı tescil ettirmesinin SMK m.6/9 kapsamında “kötüniyetli tescil” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu,Karşı dava açısından; kullanmama nedeniyle iptali talep edilen ... Tescil No.lu “...” markasının 14. sınıfta; “kol saatleri” emtialarında kullanılmakta olduğu, davacı/karşı davalı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan delillerin, ilgili sınıfta yer alan emtialar açısından hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasları sağladığı, marka sahibinin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek veya bu konumu sürdürebilmek için ciddi çabada bulunduğunu gösterdiği (kullanımın markadan kaynaklanan hakları sürdürmek amaçlı simgesel kullanım olmadığı), tespit edilmiş olup, tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve iptal hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, ... tescil no.lu “...” markasının; mali inceleme kapsamında kullanımının olmadığı tespit edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle müddet olduğunun anlaşıldığı, mevcut durum itibariyle, bu marka açısından nihai hukuki değerlendirme ve iptal hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, Hükümsüzlük Açısından; davaya konu markaların, coğrafi işaret içermesi, ayırt edici niteliğe haiz olmaması ve kötüniyet nedeni ile hükümsüzlük taleplerine ilişkin şartların mevcut olmadığı, dava konusu markaların, tescil edildiği tarihten itibaren SMK m.25/6 kapsamında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra mevcut davanın açıldığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut olduğu, tespit edilmiş olmakla, tüm tespitlerine ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğuna dair görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Asıl dava; davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın SMK’nun 6/1, 6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, karşı dava ise; davacı/karşı davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markaların kullanmama nedeniyle iptali ve SMK’nun 5/1. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü taleplidir.Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davada ... numaralı marka müddet olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve iptali davasının reddine karar verilmiş, davalı-birleşen davacı vekili asıl ve birleşen davada verilen her iki karar karşı da istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı-karşı davacı vekilinin birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacı-karşı davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının SMK’nun 5/1-c maddesi uyarınca coğrafi kaynak gösteren veya SMK’nun 5/1-f maddesi uyarınca mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretlerden olmadığı, İsviçre’nin .... şehrinin adından farklı olarak yazıldığı, ayrıca 2011 yılından bu yana Türkiye’de kullanılmakla ayırt edicilik kazandığı, davacı-karşı davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiğinin davalı-karşı davacı tarafça ispatlanamadığı, buna ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, bu nedenlerle davacı-karşı davalının markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davacı-karşı davalının markasını karşı davacın açıldığı tarihten geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde saat emtiası için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığının da kanıtlandığı, kullanmama nedeniyle iptal koşullarının da mevcut olmadığı kanaatine varılmakla, davalı-birleşen davacı vekilinin birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davayla ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime uygun olduğu, bu nedenle mahkemece hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, tüm deliller toplanmış olmakla eksik incelemenin söz konusu olmadığı, davacı-karşı davalı adına tescilli ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı-karşı davacıya ait ... tescil numaralı "..." ibareli markanın da akılda kalacak esas unsurunun aynı kelime olduğu, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, davacı-karşı davalının markasının 14. sınıfta tescilli olduğu "Kol saatleri" emtiası ile davacı-karşı davalı adına, tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 14. sınıfta tescilli olduğu "Kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtialarından saat emtiasının aynı, diğer "Kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri" emtialarının ise tıpkı saatler gibi aksesuar olarak kullanılabilecek eşyalar olmaları nedeniyle bağlantılı oldukları, "Heykeller ve biblolar" için davacı-karşı davalının Türkiye’de tescilli markasının bulunmadığı, bu nedenle "Heykeller ve biblolar" dışında kalan emtialar için SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı-karşı davacının müvekkilinin markasının kötüniyetle tescil ettirilmediğine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı-karşı davalıya ait markanın saat emtiası için Türkiye’de bir süredir kullanıldığı, belli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı, davacı-karşı davalı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu marka tescil kayıtları incelendiğinde; davalı-karşı davacı taraf ve soyadı davalı-karşı davacı tarafla aynı olan ... isimli kişi tarafından “...” markasını “saat” emtiasını da içerecek şekilde tescil ettirdikleri, davacı-karşı davalının "..." markasının bir bütün olarak esas ve ayırt edici unsuru olan "..." kelimesini aynen içerecek şekilde davalı-karşı davacı tarafça "...” markasını tescil ettirmesinin, davacı-karşı davalının markasının uzun zamandan beri sektörde bilinirliğinden yararlanılmak amacını taşıdığı, davalı-karşı davacının davacı-karşı davalının markasından haberdar olmadan tesadüfen aynı ibareyi tescil ettirmesinin mümkün görülmediği, bu durumun davalı-karşı davacının kötüniyetle hareket ettiğini gösterdiği, SMK’nun 6/9. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu, bu nedenle davalı-karşı davacı adına tescilli ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davayla ilgili tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı (... başvuru numaralı) marka, birleşen dava tarihinden önce müddet olmakla, bu markayla ilgili birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamışsa da, bu konuda bir istinaf talebi bulunmadığından, bu hususa yalnızca işaret edilmekle yetinilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı-k.davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 11/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39