İstanbul BAM 16. HD 2022/690 E. 2024/476 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/690
2024/476
11 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/690 Esas
KARAR NO: 2024/476 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2018
NUMARASI: 2017/51 E. - 2018/141 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin TPMK nezdinde asıl ibaresi "..." ve " ... şekil" olan birçok markanın sahibi olduğunu ,ayrıca "..." ibaresinin kurum nezdinde tanınmış marka olarak kabul edildiğini, 09/03/2017 tarihinde İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2017/36990 soruşturma sayısı ile İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünde davalı ... TİC. LTD ŞTİ tarafından 28/02/2017 /... tarih ve serbest dolaşma giriş beyannamesi ile gümrük işlemlerine tabi tutulan metal parfüm kutuları üzerinde "..." markasına rastlanması üzerine soruşturma başlatıldığını, İstanbul Anadolu 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 10/03/2017 tarih ve 2017/1322 D.iş sayılı kararı çerçevesinde Savcılığın el koyma kararını reddettiğini, soruşturmaya konu ürünlerin çok fazla (11.252 adet ) olması sebebi ile huzurdaki davayı açtıklarını, davaya konu ürünler üzerine tedbir uygulanması gerektiğini, aksi takdirde davaya konu ürünlerin piyasaya sürülmesiyle halk sağlığını tehdit edici durumun meydana geleceğini, bu sebeple ilgili metal kutular üzerinde tedbir kararı verilmesini, markaya tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespitine, durdurulmasını , önlenmesini ve ivedilikle imhası ile harç masraf ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ... bakımından husumet bulunmaması sebebi ile davanın ... açısından usulden reddini, davanın açıldığı mahkeme bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, daha önceden tedbir kararının İstanbul Anadolu 3 Sulh Ceza Mahkemesinin 2017/1322 D.iş kapsamında reddedildiğini, redde karşı yapılan itiraz sonucunda İstanbul Anadolu 4 Sulh Ceza Hakimliğinin el koyma kararını reddettiğini, davacının ürünler hakkında hızlı imha kararının hukuken yerinde olmadığını, alınan bilirkişi raporunda ürünlerin imhası hakkında herhangi bir görüş bulunmadığını, sadece bir değerlendirme yapıldığını, bu değerlendirmeyi de ... Çalışanının yaptığını, alınan bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, davacı delillerine dayanan bir rapor olduğunu, hızlı imha konusunda karışıklığa sebep verecek düzeyde iltibasa yol açıp açmadığı, taklit ürünler olup olmadığının, Savcılık tarafından verilecek inceleme kararı ve ürünleri inceleyecek uzman bilirkişi tarafından tarafsızca verileceğini, davacının kamu sağlığı ile ilgili beyanlarının SMK ile alakalı olmadığını, sırf bu iddiaya dayanarak hızlı imha taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, ürünlerin boş kutular olduğunu, içerisinde esans dahi bulunmadığını, bunun kamu sağlığıyla ilgili olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin iş çevresinde saygın bir firma olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları olduğunu belirterek, davalılardan ... açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanattaysa davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 17/04/2018 tarihli 2017/51 E. - 2018/141 K. sayılı kararıyla; "...-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Davalıların davacı şirket adına tescilli timsah şekil markası ile "..." markasını 11.250 adet deodorant kutusu üzerinde kullandığı anlaşılmakla markadan kaynaklanan haklarına TECAVÜZÜN TESPİTİNE, -Haksız rekabetin tespiti talebinin REDDİNE,-İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı ... Ticaret A.Ş.nin deposunda bulunan deodorant kutularındaki timsah şekli ve ... ibaresinin hüküm kesinleştiğinde masrafı davalılardan tahsil edilerek SİLİNMESİNE, -Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu deodorant kutularının metal olmaları ve 11.252 adet olmaları nedeniyle kutuların imhası yerine "..." ibaresinin silinmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Dava, davalıların haksız rekabet teşkil edilen eylemlerinin tespit edilmesine ilişkin olmasına rağmen Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığını, bilirkişi raporu ile davalıların haksız rekabet olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında iş ilişkisi varmış gibi "..." ibaresinin müvekkiline ait marka ile birlikte kullanıldığını, TTK'nun 55/1-a-4. maddesi uyarınca başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alındığını, ancak mahkemece bu konuda araştırma yapmadığını belirterek, mahkemece verilen davanın kısmen kabul, kısmen ret kararın bozulmasını ve talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....şirketi ve ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin marka hakkına tecavüz etmediklerini, raporda da tespit edildiği üzere iltibasın söz konusu olmadığını, bilirkişinin aksine görüşünün kabul edilemez olduğunu, dava konusu ürünler ile davacının ürünlerinin tamamen farklı olduklarını, Mahkemece kutular üzerindeki "..." markasının silinmesine karar verilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, kutuların ...Tic. A. Ş. tarafından imal edilerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkili tarafından da fasonu yapılıp yurt dışına gönderileceğini, müvekkilinin markadan haksız yarar sağlama durumunun söz konusu olmadığını,Müvekkili tarafından üretilmeyen kutular üzerindeki markaların davacı lehine silinmesine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kutuların boş olduklarını, bu nedenle sağlığa zararlı olduklarının iddia edilemeyeceğini belirterek, yeniden inceleme yapılarak, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "... şekli" markasının 25, 28. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 03, 08, 09, 12, 14, 16, 18, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32 ve 33. sınıflarda, 132198 numaralı "... şekli" markasının 03, 05, 08, 09, 12, 14, 16, 18, 22, 23, 24, 25,26, 27, 28, 32 ve 33. sınıflarda, ... numaralı "... şekli" markasının 18, 24 ve 25. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 03, 08, 09, 12, 14, 16, 18, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32 ve 33. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının markasının tanınmış marka olarak da tescil edildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi'nce alınan 06/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacının ... dosya numarasıyla kayıtlı "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, Davalı ...TİC.LTD.ŞTİ firmasının, davacının tanınmış "..." ve tescilli "... şekil" markalarını metal ambalaj üzerinde kullanmasıyla marka hakkına tecavüz fiili içerisinde olduğunu, davalı ...TİC.LTD.ŞTİ firmasının "lacoste " ve "timsah şekil" markalarının kendine ait olduğu veya asıl marka hasibiyle aralarında ticari ilişki bulunduğu izlenimini yaratarak haksız rekabet eylemi içerisinde bulunduğunu, davalı ...' ın ürünler üzerinde veya dosyada mübrez evrak kapsamında davayla konu ürünlerle ilgili herhangi bir ilişkisi bulunmaması sebebi ile ne marka hakkına tecavüzüne, ne de haksız rekabet eylemleri içerisinde bulunmadığını, ürünlerin hızla imza konusunda SMK m. 149 f.1-f bendi gereği " üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası " denilmekle daha önceki bilirkişi raporunda belirtilen ürünler üzerinde markaların silinmesinin mümkün olması sebebi ile hızla imha konusunda takdirin mahkemeye ait " olduğuna dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, davaya konu taklit olduğu iddia edilen ürünlerin imhası davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekilince istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.Davalılar vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; gümrük işlemine tabii tutulduğu ve davacı şirkete ait olduğu tespit edilen metal deodorant kutuları üzerinde davacı adına bu sınıfta tescilli ve tanınmış marka olan "..." ve "... şekli" markalarının mevcut olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf da bulunmadığı, davalılar vekili metal kutuların şekillerinin davacıya ait ambalajlardan farklı olduğunu iddia etmişse de, davacıya ait ve 03. sınıfta tescilli markaların deodorant kutuları üzerinde kullanılmış olmasının ve bu ürünlerin gümrük işlemine tabii tutulmasının SMK’nun 29/1-c maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ürünleri satın alacak ortalama tüketici kitlesinin bu ürünleri davacıya ait orijinal ürünler ile karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, bilirkişi raporunda da aynı şekilde görüş bildirildiği, marka sahibi davacının SMK’nun 149/1-f maddesi uyarınca markaya tecavüz teşkil eden ürünlerin üzerlerindeki markanın silinmesini talep edebileceği, bu nedenlerle Mahkemece marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve dava konusu deodorant kutuları üzerindeki davacıya ait markaların silinmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının reddine dair karara karşı istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, mahkemece davalıların davacı adına tescilli markaları deodorant kutuları üzerinde kullanmaları eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin davaya konu ürünlerin imhasına ilişkin istinaf talebi incelendiğinde; Mahkemece davacının hızlı imha talep ettiği ve hızlı imha koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle imha talebinin reddine, ürünler üzerindeki markaların silinmesine karar verilmiştir. SMK’nun 149/1-f maddesi uyarınca ürünler üzerindeki markanın silinmesi mümkün değilse imhasına karar verileceğinin düzenlendiği, bilirkişi tarafından ürünler üzerinde yapılan incelemede markaların silinebileceğinin tespit edildiği, bu nedenle ürünlerin imhası talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 28,50 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 14,25 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 32,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 16,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 11/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39