İstanbul BAM 16. HD 2022/1213 E. 2024/421 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1213
2024/421
6 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1213 Esas
KARAR NO: 2024/421
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/03/2022
NUMARASI: 2019/450 Esas 2022/117 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağından ötürü 10/08/2009 keşide tarihli bonoya dayanarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattıklarını, ancak borçlu davalının senedin devir ve temlikinin yapılamayacağı gerekçesiyle takibe kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, takibin durması neticesinde davalının davacı aleyhine bono tutarı ve ferileri kadar sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL'ye vaki itirazın iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinie karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu senedi taşınmaz satın aldığı dava dışı ... Tic. AŞ'ye kredi başvurusu sonuçlanana ve satış işlemleri bitinceye kadar kapora olarak verdiğini, satış bedelinin ödenmesinden sonra senedi istemesine rağmen dava dışı şirketin senedi kaybettiğini beyan ederek vermediğini, daha sonra davacının usulsüz cirolarla elde ettiği senede dayanarak icra takibi başlattığını, dava konusu olan senedin adi senet hükmünde olduğunu, cironun adi belge üzerinde yapıldığını, bu nedenle davacının alacaklı sıfatına sahip olmadığını, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda görevsiz mahkemece alına bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 10/08/2009 vade tarihli olan bonoya karşı davacının TTK 732 uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepte bulunduğu, davacının talebini süresinde ileri sürdüğü, davalının davacı aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmediğini kanıtlaması gerektiği, davalının dava dışı şirketten 380.000-TL karşılığında bir taşınmaz satın aldığı, satış bedelinin ödenmesi için dava dışı şirkete 185.000 Euro bedelli çek ibraz ettiği, ayrıca ... Bankası'ndan konut finansmanı kredisi çektiği, davalının yaptığı bu ödemelerin taşınmaz satış bedelini fazlasıyla karşıladığı, dava dışı şirketin defterlerinde yer almayan senedin hangi gerekçe ile diğer şirkete ciro edildiğinin tespit edilemediği, aradan uzun bir süre geçtikten sonra kıymetli evrak vasfını yitiren senedin gecikmeli olarak işleme konulmasının hayatın olağan akışına aykırı oduğu, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmediği, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Müvekkilimizin, dava konusu senette lehtar olan dava dışı şirketten olan alacağının gerçek bir alacak olduğunu, davalının dava dışı lehdar ile olan sözleşmesel ilişkiyi kabul ettiğini, -Davalının senetteki imzalarını da inkâr etmediğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olup dava dışı şirketten alacağı karşılığında aldığı, kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve kendisine ciro edilen dava konusu senet nedeniyle alacağını almak için takip yaptığını, -Davalının senet düzenleyip vermekle borcunun varlığını kabul ettiğini, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir kayıt da bulunmadığını, huzurdaki dava, genel manada alacak davası olduğunu, temel ilişkinin de taşınmaz alım satımı söz konusu olduğunu, kambiyo senedinden bağımsız, genel alacak zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, alacak zamanaşımı süresinin dolmadığını, davalının imza inkârında bulunmadığı da ortada iken, davalı tarafın satın aldığını belirttiği taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri belirlenmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, davalının isticvap edilmediğini, ve yeterli inceleme yapılmadığını, -Davalı tarafın senet metnindeki imzayı inkar etmemesi, senede karşı zamanaşımı itirazında bulunmaması da gözetildiğinde, dava konusu senedin "yazılı delil başlangıcı" hükmünde olduğunu, müvekkil ile davalı tarafın aralarındaki ileri sürülen temel ilişkiden dolayı alacaklı bulunduğu tanık dahil her türlü delille ispatlayabileceğini, -Davalı borçlu takip konusu senede karşı zamanaşımı itirazında bulunmamış ve huzurdaki davaya da süresi içinde cevap vermemiştir. Takip dosyasına yapılan itirazda da, davalının zamanaşımı itirazında bulunmadığını, -Senedin, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarında olup olmamasının tek başına haklılık ve haksızlık değerlendirilmesine konu olamayacağını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; -Davacının adi belgeye dönüşmüş senedi, sadece iyiniyetli 3. kişi-alacaklı sıfatını kazanıp haksız tahsilat uğruna ve dava dışı 3 şahsın defter kayıtlarında gözükmeyen sözde alacağına karşılık olmak üzere, muvazalı ve kötü niyetli olarak ciro işlemiyle aldığını, -İtirazın iptalini talep eden davacının, inkar tazminatı talebinde bulunup ve muhakeme neticesinde davanın reddi cihetine gidilmesi halinde davacının kötüniyetine bakılmaksızın ve davalının bu konuda bir talebi aranmaksızın yerel mahkeme hakimliğinin davalı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmetmesinin yasa ve yerleşmiş içtihatlarımız gereği olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde netice-i talep bölümünde, TTK 732.maddesi kapsamında göre sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, TTK 732.maddesi uyarınca açılan davada akdi ilişkiye dayanılması mümkün olmadığı gibi, takip dayanağı bonoda davalının keşideci, davacının hamil konumunda olduğu, bu nedenle davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmasının da mümkün olmadığı, lehdar olan dava dışı şirket kayıtlarında davalının herhangi borcu görünmediğinden, ispat yükü üzerinde olan davalının sebepsiz zenginleşmediğini de ispat ettiği, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek için davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatının gerektiği, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraftan alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70- TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9- TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı taraftan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 346,90TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39