İstanbul BAM 16. HD 2022/1222 E. 2024/420 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1222
2024/420
6 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1222 Esas
KARAR NO: 2024/420
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2022
NUMARASI: 2020/729 Esas 2022/438 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Silivri İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takip dayanağı olan bono fotokopisi incelendiğinde, takibe konu bonodaki imzanın ve yazıların davacı ...'e ait olmadığının görüldüğünü, müvekkilinin eski eşinin baskısı ve davalının tehditi sonucu icra hukuk mahkemesine yaptığı imza itirazından vazgeçtiğini ileri sürerek, davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, icra takibinin talikine, davalının icra takıbini haksız ve kötü niyetli yapmış olması nedeni ile takıp çıkış mıktarı olan 104.624,66 TL 'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazmınatına ve %10 para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın davaya konu senet ve buna bağlı ödeme emrinin kendisine 10-11 ay önce tebliğ edilmiş olmasına rağmen tamamen sükut ettiğini, aleyhine tasarrufun iptali davası açıldıktan sonra davaya cevap süresinin bitiminden bir gün önce alelacele savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tarafın imzasının daha önceki imzaları ile büyük benzerlik gösterdiğini, bu nedenle imzanın davacıya ait olduğunun düşünüldüğünü savunarak davanın reddine, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere hesaplanacak icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; imza inkarına dayalı menfi tespit davasında, davacının icra takibine konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, grafolog bilirkişi tarafından yapılan incelemesi sonucu davaya konu takip dayanağı keşidecisi ..., kefili ..., lehdarı ... olan, 01/10/2019 ödeme ve 01/04/2019 düzenleme tarihli, 100.000,00-TL bedelli senetteki imzanın davacı ...'ün eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, mutlak def'i olan imzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının Silivri İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde: dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; -Davalının icra takıbini haksız ve kötü niyetli yapmış olması nedeni ile takıp çıkış mıktarının %20'si üzerinden kötü niyet tazmınatına ve %10 para cezasına mahkum edilmesi gerekirken, mahkemenin şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, -Davalı tarafın baştan itibaren alacaklı olmadığını bildiği halde, senetleri takibe koyarak kötü niyetini ortaya koyduğunu, bu nedenle alacaklının kötü niyetli oluduğu açık olduğu halde, kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde: cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; -Mahkemenin uyuşmazlık konusunun yalnızca imzanın davacıya ait olup olmadığından ibaret olduğu kabulü ile hareket ettiğini, maddi hakikati yargılamanın hiçbir aşamasında sorgulamadığını, -Davacının, imzanın kendisine ait olduğu yönünde bir başka mahkemede açıkladığı beyanının kendisini bağlayıcı olduğunu, davacının bir başka mahkeme önünde senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmişken, bu davada bunun aksini ileri sürmesinin iyi niyet-dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını,-Davacının Bakırköy CBS 2020/87730 no'lu soruşturma dosyası kapsamında vermiş olduğu imza örnekleri incelendiğinde, dava konusu senet üzerindeki imza ile davacının imzalarının çok benzer olduğunu, -Davacının senedin imzacısına yani yetkisiz temsilcisine icazet verdiğini, bu icazet hem mahkeme içi ikrar hem de ödeme emri tebligatına itiraz etmeyerek ortaya çıktığını,-Davacının eski kocası ...'ın tanık olarak dinletme delilinin yok sayıldığını, -Bakırköy CBS 2022/42813 soruşturma numarası ile derdest olan şikayetin incelenmediğini, -Dilekçelerinde anlatmış oldukları hususların doğruluğunun ortaya çıkması için, davacı asilin isticvap edilerek dava konusu edilen vakıalar kapsamında sorgulanmasını talebiplerinin yok sayıldığını, -Dava dilekçesindeki talep doğrultusunda Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak davacının dava dışı ...'a vekaletname verip vermediğinin sorulmadığını, ileri sürerek derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı, davaya konu bonodaki avalist imzasının kendisine ait olmadığı iddiasıyla, Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/415 E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz etmiş, daha sonra davacının avukatı olan Av. ..., söz konusu icra mahkemesine verdiği 02/01/2020 tarihli dilekçesinde; "müvekkilinin yaşamış bulunduğu ekonomik ve psikolojik sıkıntılar nedeniyle imzanın kendisine ait olmadığını tam olarak hatırlayamadığı için imzanın kendisine ait olmadığını düşünmüş fakat daha sonra takibe konu senet altında ki imzanın kendisi tarafından atıldığını hatırlamıştır." şeklindeki beyanı ile imza inkarından feragat etmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, söz konusu feragatin davacının eski eşinin baskısı ve davalının ölüm tehditleri nedeniyle yapıldığını, savcılığa şikayette bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının icra hukuk mahkemesine yaptığı itirazdan vezgeçtiğini beyan etmesine ve icra hukuk dosyasının Uyap sistemi üzerinden celbedilmesine rağmen, ilk derece mahkemesince davacının vekili aracılığıyla icra hukuk mahkemesine verdiği dilekçe ile imzanın kendisine ait olduğu kabul ettiğine dair beyanı hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması usule aykırı bulunmuştur. Somut olayda, bilirkişi incelemesinde imza incelemesi için emsal imza olarak sadece ... Bankasına ait 20/04/2018 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ile ...'a ait Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi celbedilmiş olup; ...'a ait Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin de tarihi anlaşılamamıştır. Kabule göre, davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın karara bağlanması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından öncelikle davaya konu takip dayanağı bonoya ilişkin olarak, davacının vekili aracılığıyla Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/415 E. Sayılı dosyasına yaptığı imza incelemesinden feragat dilekçesindeki imzanın davacıya ait olduğu yönündeki beyanı üzerinde durularak, bu hususta davacının savcılık şikayeti de dikkate alınarak, söz konusu beyanın geçerli ikrar niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi; ikrarın geçerli olmadığı kanaatine varılırsa, uyuşmazlığın çözümü için, resmi kurumlardan davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, ATK Fizik İhtisas Dairesi veya grafolog bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf itirazları ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2022 tarih ve 2020/729 Esas 2022/438 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Davalı vekilinin sair itirazları ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf peşin harcının talebi halinde taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 69,60 TL (istinaf yargılama giderinin sadece davalı avansından karşılandığı anlaşılmakla, 1/2 oranında) 34,08 TL'sinin davacıdan alınarak ,davalıya verilmesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39