İstanbul BAM 16. HD 2023/1666 E. 2024/399 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2023/1666
2024/399
5 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1666 Esas
KARAR NO: 2024/399
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/07/2023
NUMARASI: 2017/24 Esas - 2023/136 Karar
DAVA: Denkleştirme Tazminatı, Kar Kaybı Alacağı, Manevi Tazminat
KARŞI DAVA: Markaya Tecavüz Nedeniyle Haksız Rekabetin Tespiti ve Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 11/09/2013
KARŞI DAVATARİHİ: 23/10/2013
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA:Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile iki adet tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, davalının Kadıköy ... Noterliği‘nin 12/09/2012 tarihli ve ... yev. numaralı ihtarname ile davalının yapıştırıcı teknolojileri, yapı kimyasalları ve yapıştırıcılar iş birimine ait portföyde bulunan ürünlerin muadillerini piyasaya arz etmek amacıyla yerel üretim yapıldığı, davalının ürünlerine rakip ürünler satıldığı, davalının ürettiği ürün isimleri ile benzerlik gösteren alternatif "..." isimli ürünü pazaralayarak haksız kazanç elde edildiği iddiasıyla sözleşmenin fesh edildiğini, Antalya .... Noterliği’nin 26/09/2012 tarihli, ... yevimye numaralı ihtarname ile davalıya cevap verildiğini, CR 167 ürününün deneme amacıyla başka firmalara fason olarak davalı tarafça ürettirilip kendilerine gönderildiğini, denemelerin olumlu sonuçlanması üzerine "..." olarak piyasaya sürüldüğünü, ürünü kendilerine davalının gönderdiğini, feshin haksız olduğunun bildirildiğini, davacının Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/139 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, alınan bilirkişi raporu ile davalının sahte olarak üretildiğini iddia ettiği ürünlerin bizzat ... tarafından fason olarak üretilmekte olduğunun ikrar edildiği, davalının sözleşmeyi haksız olarak fesh ettiğinin kanıtlandığını, davacının davalıya yetkili olduğu bölgede önemli bir müşteri portföyü kazandırdığını, müvekkilinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar kaybı yaşadığını, şimdilik 10.000,00 TL denkleştirme (portföy) tazminatı, 10.000,00 TL kar kaybı, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 70.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacı-karşı davalı ile 01/01/2012 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ancak davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkiline ait ürünlerin muadillerini ürettiğini ve piyasaya arz ettiğini, bu nedenle Kadıköy ... Noterliği’nin 12/09/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, müvekkili şirkette uzun süre çalışan ... ’ün müvekkiline ait "..." markalı su yalıtım ürünüyle ilgili arge çalışmaları sonucunda üretilen "..." isimli ürünle ilgili tüm teknik detaylara ve bilgilere vakıf olduğunu, bu kişinin 29/02/2012 tarihinde iş sözleşmesini fesh ettikten sonra davacı-karşı davalı şirketin kardeş şirketi olan ... Tic. A.Ş.‘nde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, ... şirketi tarafından da danışman olarak çalıştırıldığını, davacı-karşı davalının ... ile işbirliği yaparak müvekkilinin üretmeyi planladığı "..." isimli ürünü üretmeye başladığı, ürünün başarılı olması üzerine adını "..." olarak değiştirdiğini, Tuzla’da yapılan incelemede "..." isimli ürünün müvekkiline ait depoda bulunmadığının anlaşıldığını, öte yandan müvekkili tarafından üretilmeyen ... kodlu ürünün, müvekkiline ait "..." markası kullanılarak "..." ibaresi ile satışa sunulduğu, "..." isimli ürünlerin de müvekkili tarafından piyasaya sürülmeden önce davacı-karşı davalı ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, "..." kodlu ürünler müvekkilinin portföyünde olmadığı halde müvekkiline ait ürünlermiş gibi piyasaya sunulduğunu, müvekkilinin "..." kodlu ürünün kod numarasının ... olarak değiştirildiğine dair iddiayı kanıtlayacak bir delil bulunmadığını, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nde yapılan delil tespitine ve rapora itiraz ettiklerini, "...-T 4 Kg" adlı ürünün ... tarafından talep edilmesi nedeniyle tek seferlik olarak ithal edildiğini, ...’in üründen mennun kalmaması nedeniyle iade alınarak üretici firmaya teslim edilmek üzere müvekkiline ait depoda muhafaza edilirken delil tespitinin kötü niyetle yapıldığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesinden dolayı manevi tazminat ve portföy tazminatı koşullarının mevcut olmadığını, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in davacının ürettiği "..." ve "..." isimli ürünlerin bayiiliği için sözleşme imzaladığını, bu ürünlerin benzerini üreterek piyasaya sürmesi nedeniyle bayiilik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacı şirkette 10 yıl çalışan ...'ün çalıştığı dönemde "..." ürün gamında "..." isimli bir ürün geliştirildiğini, rekabet etmeme sözleşmesi imzalandığını, görevine son verildikten sonra davalı ... şirketinin kardeş şirketi olan ... şirketinde çalışmaya başladığını, "..." ürünün aynısı olan "..." isimli ürünü üretmeye başladıklarını, yine "..." isimli ürünü ... ürettiğini ve "..." ibaresi ile satışa sunulduğunu, "...", "..." isimli ürünlerin de müvekkili tarafından piyasaya sürülmeden önce davacı-karşı davalı ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, sözleşmenin feshedilerek davalının borcuna karşılık teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, müvekkili şirketin çalışanını ayartmak suretiyle müvekkili tarafından üretilen ürünlerin muadillerini üreten ve pazarlayan, henüz daha müvekkilinin ürün listesinde bulunmayan ürünlere ilişkin teknik bilgileri usulsüz bir şekilde edinerek üreten ve müvekkili adına tescilli "..." markasını kullanarak piyasaya süren, bayiilik sözleşmesi feshedilmesine rağmen "..." ibareli panonun kullanılmaya devam etmek suretiyle müvekkilinin ticaret unvanını ve markasını haksız şekilde kullanan davacı-karşı davalı ... ve davalı ... ’nın ve dahi müvekkilinin "..." ibaresi ile iltibas yaratacak şekilde unvanını değiştiren ...’in mezkur fiillerinin TTK’nun 54 ve devamı hükümleri uyarınca haksız rekabt/haksız fiil ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’ye aykırılık teşkil etmesi sebebiyle; karşı davanın kabulü ile mezkur haksız rekabetin ve kanuna aykırılığın tespitine, men’ine, ref’ine, hüküm özetinin Türkiye’de yayın yapan bir gazetede masrafı karşı davalı ve diğer davalılardan alınmak üzere 1 kez ilanına, söz konusu marka hakkının ihlali ve haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması amacıyla şimdilik 400.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın bayiilik sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka iskonto faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ... ve diğer davalılar ...Yapı ve ...’ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davanın konusuna göre görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olduğunu, davalı-karşı davacının sözde haksız rekabet oluşturan fiilleri 12/09/2012 tarihinden önceki dönemde öğrenmesine rağmen karşı davanın 23/10/2013 tarihinde açıldığını, karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... ile bir iş ilişkisine girilmediğini, davalı-karşı davacının ürünlerini ... isimli firmaya fason olarak ürettirdiğini, üretici tarafından ... isimli firma aracılığıyla ürün adı ve koduyla birlikte davalı-karşı davacı firmaya teslim edildiğini, davalı-karşı davacı firma Alman menşeli bir firma olduğundan fason olarak ürettirdiği ürünlerin henüz Almanya’dan kodu gelmediğinden bu ürünlere bayilere gönderirken fason malzemenin ambalaj ve türüne benzer formda olan, fakat kendi portföyündeki mevcut farklı ürünlere ait isim ve kodlarla fatura ettiğini, müvekkilinin bu ürünleri faturada belirtilen farklı isimlerle değil, ürünün üzerinde yazılı gerçek isimleriyle muhasebe sistemine işlediğini, kataloglarında da bu isimlere yer verdiğini, müvekkilinin ticari kayıtları incelendiğinde bu ürünlerin isimlerinin el yazısıyla düzeltilip kaydedildiğinin görüleceğini, yani ürün isimlerindeki farklılıkların müvekkilinin taklit ürün satışı yapmadığını, ... tarafından gönderilen ürünlerin farklı isimle fatura edilmesinden kaynaklandığını, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/139 D.İş sayılı dosyası ile dava konusu ürünlerin davalı-karşı davacı tarafça başka firmalara fason olarak ürettirildiğinin tespit edildiğini, yine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/6412 Soruşturma sayılı dosyasında davalı-karşı davacının taklit olarak üretildiğini iddia ettiği "..." isimli ürünün davalı-karşı davacıya ait depoda çok sayıda bulunduğunun tespit ve rapor edildiğini, ... ile ... şirketi arasında fason üretime ilişkin mail yazışmalarının mevcut olduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararına karşı davalı-karşı davacı tarafça yapılan itirazın Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih ve 2017/24 Esas - 2023/136 Karar sayılı kararıyla; "... Asıl davanın çözümü için öncelikle karşı davanın çözümlenmesi gerekir. Davacı-karşı davalı tarafça, davalı-karşı davacıya ait ürünlerin formüllerinin ele geçirilerek "...." markalı ürünlerin fason üretiminin ve satışının yapıldığı, ayrıca sözleşme feshedilmesine rağmen "..." markasının kullanıldığı iddia edilmişse de, toplanan deliller, marka tescil kayıtları, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’ının 2012/64122 soruşturma sayılı soruşturması sonucunda verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, Tuzla Sulh Hukuk Mhakemesi’nin 2012/139 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/254 Esas sayılı davasıyla ilgili İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/4807 Esas, 2021/1396 Karar sayılı kesinleşmiş kararı, tanık anlatımları ile davacı-karşı davalının taklit ürün satışı yaptığının, "..." markasını kullandığının ve davalı-karşı davacının ürün bilgilerini haksız olarak ele geçirmek suretiyle üretim yaptığının kanıtlanamadığı, karşı dava dilekçesinde davacı-karşı davalı tarafça fason olarak üretildiği iddia edilen bazı ürünlerin davalı-karşı davacının Tuzla’daki depolarında mevcut olduğunun tespit edildiği, sözleşme feshedildikten sonra 15/07/2013 tarihinde davacı-karşı davalı şirketçe devralınan dava dışı ... Tic. Ltd. Şirketi’nin 31/01/2012 tarihinde ticaret unvanını "..." olarak değiştirdiği ve bu ibarenin davalı-karşı davacının "..." markası ile benzer olduğu tespit edilmişse de, dava dışı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin davacı-karşı davalı tarafça marka olarak kullanıldığına dair dosyada bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Toplanan deliller, tanık anlatımları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile; davalı-karşı davacının ürün satışı yapıldığı iddiasıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi feshettiği, gerek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’ının 2012/64122 soruşturma sayılı soruşturması sonucunda verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/139 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti, gerkese İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/254 Esas sayılı davasıyla ilgili İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/4807 Esas, 2021/1396 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile davacı-karşı davalının taklit ürün satışı yapmadığının ve sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacı-karşı davalının T.B.K.'nun 123 vd. maddeleri gereğince müspet veya menfi zararını isteyebileceği, alınan ve aynı yönde görüş bildirilen 07/08/2020, 13/10/2020, 10/10/2022 ve 22/03/2023 tarihli tarihli bilirkişi raporları ile davacı-karşı davalının sözleşme süresinde davalı-karşı davacıdan aldığı komisyon toplamının, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ticari faaliyette bulunamadığı 111 günlük süreye oranlanlarak yapılan hesaplama sonucunda 146.150,20 TL gelirden mahrum kaldığının tespit edildiği, bu mahrum kalınan kâr hesaplamasının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmakla, bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı-karşı davalı ayrıca denkleştirme (portföy) tazminatı da talep etmiştir. TTK'nın 122. maddesinde denkleştirme tazminatı talep koşulları belirlenmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin de tek satıcılık sözleşmesi olduğu, bu nedenle koşulları varsa denkleştirme tazminatı talep edilebileceği, alınan bilirkişi raporları, dosya kapsamında incelenen taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile; davacı-karşı davalının özellikle ...Şirketi ile ... Tic. Ltd. Şirketi’ni davalı-karşı davacıya müşteri olarak kazandırdığını iddia ettiği, bu iki şirkete sözleşmenin feshinden sonraki dönemde davalı-karşı davacı tarafça "..." markalı hiç bir ürün satışının bulunmadığı, "..." markalı ürünlerden ise toplam 334.359,00 TL tutarında satış yapıldığı, oysa sözleşme süresince "..." markasıyla yapılan satış tutarının toplam 6.469.129,50 TL olduğunun tespit edildiği, sözleşme boyunca yapılan toplam satış tutarının yaklaşık %5’i kadar olan satışların davalı-karşı davacı için önemli bir menfaat düzeyinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin yalnızca 21 ay kadar devam ettiği, ayrıca davalı-karşı davacının alanında bilinirliği yüksek olan "..." markasının da bu satışlara etkisinin yadsınamayacağı, bu nedenlerle TTK’nun 122. maddesindeki koşulların mevcut olmadığı, bu şirketler dışında davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya başkaca müşteriler kazandırdığına ve davalı-karşı davacının bu müşterilerden davacı-karşı davalının çalışmaları ve çabaları sayesinde sözleşmenin feshinden sonra da yüksek ciro elde ettiğine dair iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle davacı-karşı davalıya denkleştirme tazminatı ödenmesine karar verilmesinin hakkaniyete uygun olamayacağı anlaşılmakla, davacı-karşı davalının denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davacı-karşı davalı tarafça sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle manevi tazminat da talep edilmişse de, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haksız fesh etmesinin davacı-karşı davalının kişilik haklarına tecavüz teşkil etmediği, bu nedenle manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, manevi tazminat talebinin de reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Portftöy tazminatına haklılık kazandıran husus; sözleşmenin ... tarafından haksız bir şekilde sona erdirilmesi nedeniyle bayi olan ... artık ... ürünlerinin teslim edilememesi ve bunun sonucunda da bayi olan ... sözleşme süresince bayilik veren ...'in markasına alıştırmış olduğu müşteri çevresini zorunlu olarak yitirmesi olduğunu, bu kapsamda ... hakkaniyet gereği portföy tazminatına hak kazandığını, ancak mahkemece bu husus gözetilmeden portföy tazminatı talebimizin reddinin usule aykırı olduğunu, Mahkemece ... ... tek satıcı olduğu bölgede faaliyetlerini durdurup durdurmadığının araştırılmadığını, bu husus araştırılarak ...'in faaliyetlerini durdurduğu tespit edilirse; ... faaliyetlerini durdurması bir zorunluluktan kaynaklanmıyorsa bu durumda ... hakkaniyet gereği portföy tazminatına hak kazandığının kabulünün gerekeceğini,Tek satıcı olan ... sözleşme kapsamındaki bölgede ...'in dilediği gibi yararlanabileceği bir müşteri portföyü oluşturmuş olup, mahkemece yalnızca ... ... ürünleri sattığı kişilerin incelenmesi hatalı olup portföy tazminatına ilişkin ... tarafından ...'in tek satıcı olduğu bölgeye yapılan tüm satışlarının incelenmesi gerektiğini, Mahkemece ...'in somut olarak önemli bir menfaat elde edip etmediğinin araştırılmasının hatalı olduğunu; portföy tazminatında önemli olan ...'in objektif manada önemli menfaat sağlayabilecek olması ve ...'in sözleşmeyi haksız şekilde feshi nedeni ile acente olan ...'in bu menfaatten yoksun kalması olduğunu, Bilirkişi raporları kapsamında da müvekkilin portföy tazminatı alacağının bulunduğuna kanaat getirildiği halde mahkemece hukuka aykırı gerekçelerle portföy tazminatı talebimizin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... 480.584,00-TL denkleştirme tazminatına hak kazandığının sabit olduğunu, Mahkemece sözleşme ilişkisinin bütününe, sözleşmenin sona ermesi nedenlerine, tarafların kusurlarının olup olmadığına, sözleşme ilişkisinin süresi ve müşteri çevresindeki gelişmeler gibi nedenler çerçevesinde bilirkişi raporları kapsamında somut olayın şartlarının değerlendirilmesi gerekirken; ...'in kusurlu şekilde sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği ve müvekkil tarafından önemli menfaat elde edilecek müşteri çevresi oluşturulduğu halde portföy tazminatı talebimizin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece manevi tazminat talebimizin reddine karar verilmesinin de usule aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemenin portföy tazminatının reddine ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararlarının isabetli olduğunu, Mahkemenin müvekkil şirket’in markasının izinsiz kullanılması ve bu surette ... tarafından sahte ürün satışı yapıldığı iddialarının reddine ilişkin kararının hatalı olduğunu,Karşı davada ihtilaf konusunun, Fesih İhtarnamesi'nde Sözleşme'nin fesih sebebi olarak gösterilen ...'e ait ... kodlu ürünün sahtesi olarak ... tarafından ... kodlu bir ürünün üretilmesi ve ... müşterilerine satılması hususunun vaki olup olmadığı olduğunu,... ile olan istihdam ilişkisinin sona ermesini takiben, ...'in bayii olan ... ve ... kardeş şirketi olan ... şirketi nezdinde fiilen çalışmaya başladığını, buna ilişkin delillerin de dosyada olduğunu, ... , ... nezdindeki istihdamı süresince görevi gereği ... kodlu ürün hakkında vakıf olduğu tüm teknik bilgiyi ve üretim sırlarını ... aktararak bu ürünün sahtesini üretmek ve bu ürünün kodunu da, ...'in ürün portföyünde olan ... kodlu ürün ile iltibasa yol açacak şekilde ... olarak belirlemek suretiyle, söz konusu sahte ürünü ...'in ... ibareli markasının iltibasa sebep olacak bir ürün kodu ile taklit ederek, ...'in ... markası ve müşteri nezdindeki güveninden yararlanmayı amaçladığını, ...'in ... kodlu ürününün sahtesi olan ... kodlu ürünü, birbirleri ile kardeş şirket olan ... tarafından üretilip satıldığını,... Yapı'nın ticaret unvanını, ...'in tescilli markası ... ile iltibasa yol açacak şekilde "..." olarak değiştirmesini takiben, ... de ... ayrılmış olmasından, ..., ... ve ... Yapı'nın ... aleyhine haksız rekabet teşkil eden eylemlerine yönelik planlamalarını ... bağı olarak geliştirdiğinin anlaşıldığını, Davacı/karşı davalı ...'e ait faturaların, ... ... kodlu ürünün satışını yaptığını açığa çıkardığını, söz konusu satış eylemini tevsik eden faturaların, 23.10.2013 tarihli asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinin (14) numaralı ekinde yer aldığını,... tarafından yürütülen iç soruşturma sırasında, şirket nezdinde "Tüketici ve ... Yapıştırıcılar Türkiye ve Yakın Doğu Müdürü" olarak görev alan ...'in rızası ile verdiği ifadede; ... ... ürünlerini taklit ettiğini tespit ettiğinin ve bu konuda ... ile görüştüğü zaman da ... bunu inkar etmediğinin anlaşıldığını,Soruşturma dosyası kapsamında ifade vermiş olan, ...'in bölge satış sorumlusu ... ifadesinde, ... ve ... ortakları ... ile ... bir üretim tesisi kurduğunu, bu tesiste üretim yapılarak ürünlerin ... dağıtım için getirildiğini, üretilen bu ürünlerin ambalajsız olduğunu ve üzerlerinde herhangi bir marka olmadığını, bu ürünlerin üzerine ... ... isimli marka etiketlerinin basıldığını belirtmiştir. Bu ifadeden hareketle, davacı/karşı davalı ... ... kodlu ürünün üretimini yaptığı, ... kendi çalışanının görgüye dayalı tanık beyanı ile de desteklendiğini, Davacı/karşı davalı ... kod ürünün ...'in ürün gamında olduğunu ve bu ürünün ... ... tarafından tedarik edildiğini iddia etmiştir. Ne var ki, ... kodlu ürün ... in ürün listesinde bulunmadığını, dosyaya sunulan ...'e ait faturalarda görüleceği üzere, bu faturaların hiçbirinde ... kodlu ürün yer almadığını, Yine Davacı/karşı davalı ...’in Tuzla Sulh Mahkemesi’nin 2012/139 E. sayılı dosyası (“Tespit Dosyası”) ile yaptırmış olduğu delil tespiti neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunda ... kimya işletmesinde ... kodlu bir ürüne ilişkin olarak hiçbir bulguya rastlanmadığının tespit edildiğini, Davacı/karşı davalı ... 'Faturalandırma prensipleri ile bağdaşmayan ve özellikle de ... gibi uluslararası bir şirketin asla yanından geçmeyeceği atipik bir faturalandırma sistemi' iddialarının yerinde olmadığını; ...'in fason olarak ürettiği ileri sürülen bir ürünü, bu ürüne ambalaj ve türü itibariyle benzeyen bir başka ürün adı altında fatura ettiği iddiasının, tamamen mesnetsiz ve afaki bir beyan olduğunu,Davacı/karşı davalı ..., ... kodlu ürünün ... tarafından fason olarak üretildiğinin, Tespit Dosyası'ndan alman bilirkişi raporunda yer alan, ... çalışanı ... ifadesi ile açığa çıktığını ileri sürmüş iseler de; bu kişinin ifadesinin kendisine imzalatılmamış olması nedeniyle beyanının doğruluğunun kabul edilemeyeceğini,Ayrıca ... kodlu ürünün ... tarafından fason olarak üretildiğinin, ... isimli şirket ile ... yetkilileri arasında geçen yazışmalar ile ortaya çıktığını ileri sürülmüş ise de; soruşturma dosyası kapsamında ifade vermiş olan ve ... Türkiye Satış Müdürü ... ifadesine göre "... kodlu ürünü, ... isimli şirkete fason olarak ürettirmektedir ve bu ürünlerin ambalajını ise, ... isimli şirkete yaptırmaktadır. Ancak davacı/karşı davalı ..., daha sonraları ...'i devre dışı bırakarak ... isimli şirketten fason olarak üretilen ürünleri temin etmekte ve ardından ürünlere ...'e ait sahte ambalaj etiketlerini (... yazan ambalajları) basarak, bu ürünlerin satışını gerçekleştirmektedir." ... kodlu ürünün ... tarafından hiçbir zaman üretilmediği, davacı/karşı davalının talebi üzerine tek seferlik ithal edildiği, ... üründen memnun kalmaması üzerine de üretici şirkete teslim edilmek üzere ...'in deposunda muhafaza edildiği ve Tespit Dosyası kapsamında yapılan keşifte de bu amaçla muhafaza edilen ürünün tespit edildiğini, Bu ürünün ... tarafından hiçbir zaman üretilmediği veya fason olarak da üretilmediği. ...'in ürün garnında yer almadığı ticari defter ve kayıtlar üzerinde kesin olarak tespit edilebileceğini,Ancak yargılama süresince alınan sayısız bilirkişi raporlarında, bilirkişilerin, yukarıda zikrettiğimiz bütün delillerin dosyaya tarafımızca sunulmuş olmasına rağmen, dosyada Davalı/Karşı Davacıya ait ... ve ... ibareli markalı ürünlerin satıldığı konusunda herhangi bir delile rastlanmadığı gerekçesiyle bu iddiaların yersiz olduğu kanaatine vardıklarını, bu sebeple de yargılama boyunca tanzim edilen her bilirkişi raporuna defaatle sürekli olarak aynı açıklamaları yaptıklarını, Mahkemenin yoksun kalınan kar talebinin kabulüne ilişkin kararının hatalı olduğunu; dava konusu olayda davacı/karşı davalı ...'in söz konusu eylemlerinin Sözleşme'nin derhal feshi için haklı sebep teşkil ettiğini, bu durumda, davacı/karşı davalı ... kendi eylemleri neticesinde Sözleşme'nin feshinin ihbar süresi tanınmaksızın derhal gerçekleşmesine sebebiyet verdiğinden kendisine Sözleşme'den doğan fesih ihbar süresinin tanınmamış olmasından dolayı uğrayacağını iddia ettiği kar kaybının tazminini de talep edemeyeceğini,Dosyada tarafımızca sunulan deliller ve davacı/karşı davalının iddialarına somut bir dayanak göstermemesi kapsamında davacı/karşı davalının müvekkil markasını izinsiz kullanması ve sahte ürün satışı gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, bunun da sözleşmenin feshini haklı kıldığını, bu doğrultuda mahkemenin yoksun kalınan kar tazminatına hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava; asıl davada bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı, kâr kaybı ve manevi tazminat; karşı davada ise marka hakkının ihlali ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "ASIL DAVA YÖNÜNDEN: Davanın KISMEN KABULÜNE, 146.500,00 TL kâr kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, -Davacı karşı davalının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN: Davanın reddine," karar verilmiştir. Hüküm her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek ve asıl dava yönünden istinaf istemi bulunmadığından, inceleme karşı dava ile sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 01/01/2012 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, ancak davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davalı-karşı davacıya ait ürünlerin muadillerini ürettiği ve piyasaya arz ettiği gerekçesiyle sözleşmenin davalı - karşı davacı ... Tic. A.Ş.tarafından Kadıköy .... Noterliği’nin 12/09/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği; davacı -karşı davalı ... Tic. Ltd.Şti'nin bu feshin haksız olduğundan bahisle asıl davada denkleştirme (portföy) tazminatı, kâr kaybı ve manevi tazminat isteminde bulunduğu; davalı -karşı davacı ...Tic. A.Ş.'nin ise, feshin haklı olduğunu savunarak, karşı davada kendilerine ait markayı taşıyan ürünlerin karşı tarafça haksız olarak taklit edildiğinden bahisle bahisle davacı- karşı davalının marka hakkının ihlalinin ve haksız rekabetinin tespiti önlenmesi durdurulması ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul Anadolu 19. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 22/05/2014 tarihli duruşmada, adına karşı davada dava açılan ... Ltd. Şti. ve ... Tic. Ltd. Şti’ne yönelik olan karşı davanın asıl davadan tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verildiği, bu davalılar yönünden tefrik edilen dosyanın ... Esas numarasına kaydedildiği, 2014/247 Karar sayılı kararla davanın usulden reddine karar verildiği ve kararın 18/09/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Karşı davada "Davalı -karşı davacı ...Tic. A.Ş.'ye ait ürünlerin formüllerinin ele geçirilerek "..." markalı ürünlerin fason üretiminin ve satışının yapıldığı, ayrıca sözleşme feshedilmesine rağmen ... markasının kullanıldığı" iddia edilmişse de; mahkemece toplanan deliller, marka tescil kayıtları, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’ının 2012/64122 Soruşturma sayılı dosyası, Tuzla Sulh Hukuk Mhakemesi’nin 2012/139 D.İş sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamıyla "Davacı-karşı davalı ... Tic. Ltd.Şti'nin taklit ürün satışı yaptığı, ... markasını kullandığı ve davalı-karşı davacı ... Tic. A.Ş.'ye ait ürün bilgilerini haksız olarak ele geçirmek suretiyle üretim yaptığının kanıtlanamadığı anlaşıldığından mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Mahkemenin yukarıda açıklanan kabulü uyarınca, davacı-karşı davalı ... Tic. Ltd.Şti'nin taklit ürün satışı yapmadığının ve buna bağlı olarak sözleşmenin davalı - karşı davacı ...Tic. A.Ş. tarafından haksız olarak feshedildiğinin sabit olması karşısında; davacı-karşı davalının müspet veya menfi zararını isteyebileceği, mahkemece alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları ile "Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ticari faaliyette bulunamadığı 111 günlük süreye oranla yapılan hesaplama sonucunda" davacı-karşı davalının 146.150,20 TL gelirden mahrum kaldığının tespit edilmesi nedeniyle mahrum kalınan kâr olarak bu bedelin hüküm altına alınması yerindedir. Davacı - karşı davalının denkleştirme (portföy) tazminatı isteminde bulunduğu; taraflar arasındaki sözleşmenin de tek satıcılık sözleşmesi olduğu, bu nedenle koşulları varsa denkleştirme tazminatı talep edilebileceği, ancak alınan bilirkişi raporları, dosya kapsamında incelenen taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ve tüm dosya kapsamı ile; TTK 122. maddesindeki koşulların mevcut olmadığı, davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya başkaca müşteriler kazandırdığına ve davalı-karşı davacının bu müşterilerden davacı-karşı davalının çalışmaları ve çabaları sayesinde sözleşmenin feshinden sonra da yüksek ciro elde ettiğine dair iddianın ispatlanamadığı anlaşıldığından; mahkemece davacı-karşı davalının denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir. Davacı-karşı davalı tarafça "Sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle" manevi tazminat da talep edilmişse de; davalı-karşı davacının sözleşmeyi haksız fesh etmesinin davacı-karşı davalının kişilik haklarına tecavüz teşkil etmediği, bu nedenle manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından; taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı-karşı davalıdan alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 539,70 TL harçtan mahsubu ile artan 112,10 TL harcın talebi halinde davacı - karşı davalıya iadesine, 3-Davalı-karşı davacıdan alınması gereken toplam 10.435,00 ( 10.007,40 + 427,60) TL harçtan, peşin alınan toplam 2.771,70 (2.501,85 + 269,85) TL harcın mahsubu ile bakiye 7.663,30 TL harcın davalı - karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39