SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2023/1759 E. 2024/370 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1759

Karar No

2024/370

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1759 Esas

KARAR NO: 2024/370

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/10/2018

NUMARASI: 2017/309 Esas - 2018/318 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Dairemizin 02/02/2022 tarihli 2019/1503 E.- 2022/131 K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 12.10.2023 tarihli 2022/2154 E. - 2023/5829 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ülkemizin önde gelen firmalarından olduğunu krema, çikolata ve çikolata kaplamalı ürünler, reçel, marmelat kurutulmuş meyve ile endüstriyel meyve ve çikolata ürün yelpazesini gün geçtikçe zenginleştirerek tüketicilere sunduğunu, 29,30 ve 32 numaralı emtia sınıfında tescilli "..." markasını ... numaralı tescil belgesi ile 25.10.1995 tarihinde tescil ettirdiğini ve 2015 yılında 10 yıl süre ile haklarını yenilediğini, davalı tarafından kullanılan "..." markasının açık bir şekilde müvekkili şirketin usulüne uygun tescil edilen "..." markasını taklit etmek suretiyle ve birebir aynı mal ve hizmetler üzerinde kullanarak tescilli markaya tecavüz ettiğini ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının markasının müvekkilinin markası ile semantik, fonetik özellikleri anlamında benzer olduğunu, her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, bu nedenle "..." yazılı ürünlerin üretiminin, ambalajlanmasının, stoklanmasının, satılmasının, dağıtılmasının, önerilmesinin, sipariş alınmasının veya başka bir suretle ticaret mevkiine konulmasının, ithal ve ihraç, yurtiçi ve yurtdışı satışa sunumunun, ilanlara ve reklamlara konu yapılmasının ve bütün bunlara girişilmesinin ve hazırlık yapılmasının ve her türlü kullanımının önlenmesine ve mevcut kullanımların toplanarak muhafaza altına alınmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve buna ilişkin Talebimizin karşı tarafa tebliği halinde delillerin saklanıp yok edilmesi ihtimali olduğundan öncelikle karşı tarafa tebligat yapılmaksızın taleplerinin evrak üzerinden incelenmesine, ilgili tedbir kararının işbu dava konusu malların ithalat ve ihracatının önlenmesi amacıyla tüm gümrük müdürlüklerine tebliğine, ihtiyati tedbir talepleri yerinde görüldüğü takdirde hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesine. müvekkili şirketin "..." markasını iltibas oluşturacak şekilde kullanımı sonucu ortaya çıkan haksız rekabet durumunun ve marka tecavüzünün hükmen tespitine, haksız rekabetin men' ine, bu ürünlerin satışından elde edilen kazancın, itibar tazminatı talep etme ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yapılacak bu tespit sonucunda müvekkili şirket markası üzerindeki hakların ihlali ve sonucunda oluşan haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak; davalının, müvekkili şirket ile iltibas yaratacak nitetikte olan "..." ibaresini ve ya benzerini, şeklini, tescilli "..." markasında kullanılan renk, dizayn ve kompozisyonun aynını yahut benzerini gerek ürünler ve ambalajlar gerekse ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt ve faturalar ve sair her türlü ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesine, davalının, müvekkili şirket ile iltibas yaratacak nitelikte olan "..." ibaresinin veya benzerinin yazılı olduğu ürünün üretiminin yurt içinde veya yurt dışında satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının önlenmesine, internetten yayınların ve satışın durdurulmasına ve mevcut yayınların kaldırılmasına, iltibas edilen ürün davalı tarafça üretilmekte ise üretimin durdurulmasını, ithal edilmekte ise satıcı bilgileri ile davalı tarafça verilen sipariş ve teslim edilen ürünlerin imhasına ve davalı taraftan satıcı bilgilerinin sorulmasına, üzerinde ambalajın yahut iltibasa yol açacak ürünün şeklinin herhangi bir biçimde görüntüsü bulunan davalı yanın ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıt, fatura ve diğer tüm ticari evrakların bulundukları yerden toplatılarak muhafaza altına alınmasına ve imhasına, dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesinin ardından masrafları davalı yanca karşılanmak suretiyle hükmün Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

TALEP ARTTIRIM; Davacı vekili 17/07/2018 tarihli dilekçesi ile, HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.500,00 TL'nın tahsilini talep etmişlerse de, bilirkişi raporu ile müvekkilinin uğradığı kazanç kaybının 4.364,39 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle, yoksun kalınan kazanç kaybını 864,39 TL olarak arttırdıklarını beyanla, 4.364,39 TL'nın dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kesinlikle "..." adlı ürünleri ve reçelleri üretmediğini, piyasaya sürmediğini ve satışını da yapmadığını, müvekkilinin kendisine ait ve TPE nezdinde tescilli olan markalarıyla üretim, satış ve pazarlama yapan, ihracat kalitesi çok yüksek bulunan ve piyasalarda uzun sürelerden beri tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin "..." vb. gibi markalar ile çalıştığını, müvekkilinin İsrail'de bulunan bir firmaya kendi tescilli markaları ile ürünler ihraç etmişse de, İsrail'den söz konusu ihraç edilen bazı malların iade edildiğini ve iade edilen bazı malların arasında üzerinde "..." yazılı kavanozların da bulunduğunun görüldüğünü, yani müvekkilinin davalı şirketin iş yerinde bulunan "..." markalı kavanozların, müvekkiline İsrail'den iade gönderilen malların içinden çıkan ambalajlar olduğunu, kaldı ki "..." ve "..." kelime markaları arasında karışıklığa ve iltibasa yol açabilecek bir durum olmadığını, davacı tarafın iddiaları tamamen gerçek dışı olduğu için davacının hiçbir zararı da olmadığını savunarak, bu nedenle davacı tarafın davasının, tedbir talebinin ve davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30.10.2018 tarihli 2017/309 E. - 2018/318 K. sayılı kararıyla; "Somut olayda davaya konu ... isimlerinin arasında benzerlik olduğu her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi, her iki ibarenin fonetik benzerliği açısından ayırt edici karakterini zedeleyebileceği ve tüketicilerin karşısında iltibasa yol açabileceği kanaatine varıldığı, alınan d.iş raporundaki davalı üretimhanesinde tespit edilen 444 adet üründe ''...'' markalı ürünü bulunduğu ve Gaziantep İl Tarım Müdürlüğünün 16.11.2017 tarihli ürün ihraç talep listesi karşısında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü’nden gelen yazı cevabı uyarınca; yapmış olduğumuz sorgulama neticesinde adı geçen firmanın “...” markalı ürünlerin ihracına ilişkin herhangi bir bilgi kaydına rastlanmamıştır.” denmesinin sebebinin ihracata konu faturada ürün markasının belirtilmediğinin anlaşıldığı ve davalı adına tescilli markanın olmayışına dair tespitler dikkate alınarak davalının itirazları yerinde görülmeyerek dosya kapsamı ve deliller ışığında söz konusu kullanımın markaya tecavüz olup başkasına ait işaret ve unvanın benzer şekilde kullanılması haksız rekabet olduğu" gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile, davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanım sonucu ortaya çıkan haksız rekabet ve markaya TECAVÜZÜN TESPİTİNE VE HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE, 2-... ibaresinin İlan, reklam, ambalaj, afiş her türlü tanıtım malzemesi, fatura ve ticari evrak üzerinde kullanımının önlenmesine, 3-... ibaresinin yurt içinde veya yurt dışında dağıtımının, ithalinin ve ihracının önlenmesine, internet satışının ve yayınlarının kaldırılmasına, 4-Reklam, Aşif, fatura,Logo broşür, kartvizit ve tanıtım evrakına el konulmasına, kaldırılmasına, imhasına, 5-Hükmün kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde ilanına, 6-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile ıslah talebi ile arttırılan 4.364,34 TL maddi tazminat talebinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURULARI: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; talepleri üzerine TPMK'dan celp edilen kayıtlardan "..." ön eki ile başlayan ve "..." iabresini içeren çok sayıda markanın tescilli olduğunun anlaşılmasına rağmen mahkemece değerlendirilmediğini. -Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından yazılan cevabi yazıdan, müvekkilinin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarındaki ihracatlarında, "..." ibareli ürünlerin ihracına ilişkin her hangi bir kayda rastlanmadığının bildirildiğini, bunun "..." markalı ürünleri üretmediği ve ihraç etmediğini gösterdiğini, bilirkişi raporunda da "..." markalı faturaya, gümrük çıkış beyannamesine rastlanmadığını bildirilmesine rağmen, faraziyeye dayalı olarak hesaplama yaptığını. -Gaziantep İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne yapılan başvuruların ihraca konu ürünlerin gıda sağlık sertifikalarının alınması ve gıda güvenliğinin sağlanması için olup, ürünlerin fiilen ihracat yapılmadıkça, satılmadıkça ve bunlar ihracat beyannameleri ile ispat edilmedikçe hukuksal değerinin bulunmadığını. -Marka vekili ve hukukçu bilirkişilerden rapor alınmasının hatalı olduğunu, bu kişilerin uzmanlıklarının bulunmadığını, "Kelime Markaları", "Sözel Markalar" ya da "İşitsel Markalar" arasında benzerlik denetimi ve karşılaştırmasının Türkçe veya Yabancı Dil ile ilgili (Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türkçe Eğitimi gibi ya da İngilizce ve benzeri Latin dillerinde) üniversitelerin dört yıllık lisans bölümlerinde öğrenim ve eğitim görmek ve bu dallardan birisini bitirmek gerektiğini, mahkemenin rapor aldığı bilirkişi heyetinin hukukçu marka vekili, mali müşavir ve kimya mühendisinden oluştuğunu, her iki markanın aynı olmadığını, markaların "..." ön eki ile başlamalarının her iki marka arasında tüketiciler nezdinde iltibasa ve karışıklığa yol açmayacağını.-Davacının davasını ispatlayamadığını, sadece delil tespiti raporuna dayandığını, boş kavanozların üzerinde yazılı "..." yazısı ile hiçbir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını.-Davacının "..." markası ile "..." markası arasında ne marka hukuku bakımından ve ne de haksız rekabet hukuku bakımında iltibas ve karışıklık oluşturacak durum bulunmadığını, aralarında aynı hece ile başlamak dışında işitsel benzerlik olmadığını, yabancı kökenli olan "... (meyve)" kelimesinden reçel markası türetmenin davacının tekelinde olmadığını, her iki kelimenin ... -dan sonra gelen kısımlarının birbirlerinden kolaylıkla ayırt edilebildiğini, sadece "...-" ile başlayan TPE nezdinde 576 adet marka ve içinde "..." geçen onbeş adet tescil bulunduğunu, çoğunda bizzat reçel üretim ve pazarlamasının da bulunduğunu. -Müvekkilinin "..." yahut "..." markaları ile üretim, satış, tanıtım ve pazarlama yaptığının ispatlanamadığını, marka tecavüzü ve taklidinin bulunmadığını, davalı adına tescilli başka markalar bulunduğunu.-Davacının kazanç kaybının da bulunmadığını.-Davaya konu işyerinde bulunan kavanozların müvekkiline ait olmadığı konusunda bilgi sahibi tanıkları bulunmasına ve dinletmek istemelerine rağmen tanıklarının mahkemece dinlenmediğini, işyerinde bulunan kavanozların, müvekkilinin bilgi ve rızası dışında, İsrail'den gönderilen iade edilen ambalajlar arasından çıktığını.-Bilirkişilerin mahkemenin talimatı dışına çıkarak delil topladığını, beyanla mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde ve davalı istinaf dilekçesine cevabında; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, bilirkişilerin uzmanlık alanlarına yönelik beyanlarının yerinde olmadığını, davalının ürettiği reçeller üzerinde kullandığı ibarenin tüketici nezdinde müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, her iki markanın "..." ile başladığını, devamında "..." ve "..." harflerinin geldiğini, söylenişlerinin vurgu yönünden oldukça benzer olduğunu, toplam harf sayısının aynı ve aynı tip üründe reçel üzerinde kullanıldığını, Mersin Gümrük Müdürlüğü'nün cevabi yazısının basit bir bilgisayar sorgusuna tabi tutulması sonucu ortaya çıktığını, marka bilgileri sisteme girilmemesi nedeniyle sonuç çıkmadığını, Gaziantep Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün GGBS Ekran Görüntüleri ile Mersin Gümrük Müdürlüğü yazı cevabı ekindeki 2015-2016 tarihli beyanname listeleri birlikte incelendiğinde, davalının İsrail'e ihracat yaptığının görüldüğünü beyanla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ancak müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın, gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere hükmedilen 4.364,39 TL'dan çok daha fazla olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporundaki miktar üzerinden bedel arttırım yoluna gitmişlerse de, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davası açmaları nedeniyle kararın hükmedilen tazminat yönünden kaldırılarak, müvekkilinin zararının yalnızca 11 adet üründen ibaret olmadığının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilerek, zararlarının yeniden bilirkişilerce hesaplanmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 02/12/2021 tarihli 2019/296 E.- 2021/2050 K. sayılı kararı ile; ".. davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; maddi zararının hükmedilen 4.364,39 TL'dan çok daha fazla olduğunu ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, ibraz ettiği 17.07.2018 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, talebini 4.364,39 TL olarak sınırladığından, ıslah talebinde hukuki yararının bulunmadığı, Davalı vekili yargılamada ve istinaf dilekçesinde, markaların benzer olmadığını, "..." ibaresinin İngilizce meyve anlamında olduğu, reçel ürününün de içeriğinin meyveden oluştuğu, gelen kayıtlardan "..." ön eki ile başlayan markaların çoğunlukla 29 ve 30. sınıflarda tescilli olduğu, bu ekin yanına başka ekler getirilerek, meyve esaslı içecek ve yiyecek emtialarında tescil edildiği ve "..." ibaresinden türetilen markaların zayıf marka olduğu, davacının da "..." ibaresinden türetilen "..." ibaresini tescil ettirdiği, zayıf ibarenin başka eklerle türetilerek kullanılmasına katlanmak zorunda olduğu, davalı tarafça kullanılan "..." ibaresinin üç harfinin davacı markasından farklı olduğu gibi kullanım şekli itibarıyla da iltibas bulunmadığı, mahkemece bilirkişi raporundaki iltibasa yönelik hatalı tespite itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. YARGITAY BOZMA KARARI: Yargıtay 11.HD'nin 14.09.2023 tarihli 2022/1453 E. - 2023/4961 K.sayılı ilamıyla; "...Dava konusu "..." markası için tescil veya başvuru söz konusu değildir. Bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere "..." markası siyah zemin üzerine beyaz puntolarla, "..." ibaresi ise yine siyah zemin üzerine italik beyaz harflerle yazılmış olup her iki ibare aynı hece ile başlamakta, görsel olarak birbirine benzediği gibi işitsel olarak da benzemekte ve her ikisi de meyve kelimesini çağrıştırmaktadır. Davalının kullandığı ibare ile davacının markası arasında benzerlik ve ortalama tüketici tarafından iltibas söz konusu olup davalının kavanozlar üzerinde kullanım itibariyle de davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde kullanımı olduğu nazara alındığında markaya tecavüz eyleminin gerçekleştiğinin kabulü ile diğer taleplerin buna göre değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi" doğru görülmediği açıklanarak kararın bozulmasına karar vermiştir. Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili dosyaya mazeret dilekçesi sunarak, dilekçesinde bozma ilamına uyulmasını, yokluğunda karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise duruşmada dairemiz kararında direnilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; davacı, şirketin "..." markası ile iltibas oluşturacak şekilde davalı tarafından "..." markasının kullanımı sonucu ortaya çıktığı iddia olunan haksız rekabet durumunun ve marka tecavüzünün tespiti, haksız rekabetin meni, bu ürünlerin satışından elde edilen kazancın maddi tazminat olarak davalıdan tahsili davasıdır. TPMK'dan gelen kayıtlardan, ... numaralı "..." markasının 29, 30, 32. sınıflarda ve ... numaralı "..." markasının 29,30, 32,35. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları, halen tescillerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/56 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda; aleyhinde tespit istenen dosya davalısı ... ürettiği ileri sürülen "..." markalı reçel ambalajı ile davacıya ait "..." markalı reçel ambalajı açısından yapılan incelemede, tespit mahallinde, üretimhanenin arka tarafında üzerinde herhangi bir ibare yazılı olmayan koliler içerisinde toplam 37 adet kutu ve her bir kutuda 12 adet olmak üzere 444 adet kavanoz bulunduğu, ürünler üzerinde siyah zemin üzerine beyaz harflerle "..." ibaresinin yazılı olduğu, reçel kavanozlarının kapak kısmında ve önyüz üzerinde "..." markasının yazılı olduğu ve meyve resimlerinin bulunduğu, 1-2 kavanozda sadece kapak kısmında markanın yazılı olduğu, tespit isteyen taraf adına kayıtlı 164419 tescil numarası ile kayıtlı "..." markasının, her iki şirketin de aynı iş kolunda faaliyet göstermesi hususu da nazara alındığında, her iki ibarenin de fonetik benzerliği açısından ayrıt edici karakterini zedeleyebileceği ve orta seviyedeki bilinçli tüketici kitlesi gözünde karıştırılma ihtimali olabileceği yolunda görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile alınan bilirkişi raporunda; davalı firmanın faturalarında marka belirtmediğini, Gaziantep İl Tarım Müdürlüğü "Gıda ve Yem Şubesi Müdürlüğü" tarafından 16/11/2017 tarihli yazısı ile davalı firmanını 25/08/2015 tarihinde "..." markasıyla 11 kalem ürün için ihracat başvurusunda bulunduğu, ekran görüntüsünde 28.512 kg "..." markalı ürünlerin ihracata konu edildiği, bu ürünlere ait Gümrük Çıkış Beyannamelerinin firmadan temin edilmediği, bu nedenle kazanç kaybı hesabında bu veriler esas alınarak, davalının iltibasa konu "..." markası ile yapmış olduğu 28.512 kg reçelin satış değeri dikkate alındığında, davacının iltibasa konu ürünler nedeni ile uğradığı kazanç kaybının 4.364,39 TL olduğu yolunda görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Davalının "..." ibareli ürünlerinin yurtdışına çıkışına ilişkin tüm ihracat kayıtlarının gönderilmesi için Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne yazı yazıldığı, gelen cevabi yazıdan, adı geçen firmaya ait ihracat beyannamelerinin bilgi sistemlerinde yaptıkları sorgulama neticesinde, "..." markalı ürünlerin ihracına ilişkin herhangi bir bilgi kaydına rastlanmadığı yönünde bilgi verildiği görülmüştür. Mahkemece TPMK'ya müzekkere yazılarak "..." ön hecesi ile başlayan marka tescil kayıtları celp edilmiş, 29. sınıf, 30. sınıf ve farklı sınıflarda tescilli ve müddet olan marka kayıtlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerinde düzenlenmiştir. 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Somut olaya incelendiğinde; tespit dosyası ile davalıya ait üretimhanenin arka tarafında, üzerinde herhangi bir ibare yazılı olmayan koliler içerisinde toplam 37 adet kutu ve her bir kutuda 12 adet olmak üzere 444 adet kavanozun bulunduğu, ürünler üzerinde "..." ibaresinin yer aldığı belirlenmiş, davalının bu ibareyi davacının "..." markasının tescilli olduğu "reçel" ürünleri üzerinde kullandığı anlaşılmıştır. Davacının "..." markası 25.10.1995 tarihinde davacı adına tescil edilmiş, davalının ise "..." ibareli tescilli markasının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Davalının, davaya konu "..." markası tescilli olmadığı gibi, tescili için başvurusu da mevcut değildir. Her ne kadar davalı tarafça "..." ön eki ile başlayan pek çok markanın tescilli olduğu ve meyve içeren ürünler için davacının markasının zayıf marka olduğu savunulmuşsa da, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacıya ait "..." markasının siyah zemin üzerine beyaz puntolarla, davalının kullandığı "..." ibaresinin ise yine siyah zemin üzerine italik beyaz harflerle yazılmış olup, her iki ibarenin de aynı hece ile başladıkları, görsel olarak birbirine benzedikleri gibi, son hecelerindeki vurgu nedeniyle işitsel olarak da benzedikleri ve her ikisinin de meyve kelimesini çağrıştırdığı, markalar arasındaki tek benzerliğin "..." ön eki olmadığı, davalının kullandığı ibare ile davacının markası arasındaki benzerlik nedeniyle markanın hitap ettiği ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davalının kavanozlar üzerindeki "..." ibaresini kullanım şeklinin de, davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde olduğu, maddi tazminatın davalı tarafça ihraç edildiği Gaziantep İl Tarım Müdürlüğü Gıda ve Yem Şubesi Müdürlüğü'nün kayıtları ile tespit edilen 28.512 kg. ürün üzerinden hesaplandığı, farazi bir hesaplama yapılmadığı, bilirkişilerin konusunda uzman oldukları, bilirkişi raporlarının somut olaya ve denetime uygun olduğu, davalının iş yerinde bulunan kavanozların kendilerine ait olmadığını ispat edecek bir delil sunamadıkları, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; davacı taraf maddi zararlarının hükmedilen 4.364,39 TL'dan çok daha fazla olduğunu ileri sürmüşse de, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilinin süresinde sunduğu 17.07.2018 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, talebini 4.364,39 TL olarak sınırladığı, mahkemenin taleple bağlı kalarak maddi tazminata hükmetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının maddi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinde bulunmasında hukuki yararının mevcut olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin de usulden reddine karar verilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve kazanılmış haklar korunmak suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,3-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30.10.2018 tarihli 2017/309 E. - 2018/318 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2,3maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a-Davanın kabulü ile, davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanım sonucu ortaya çıkan haksız rekabet ve markaya TECAVÜZÜN TESPİTİNE VE HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE, ... ibaresinin ilan, reklam, ambalaj, aşif hertürlü tanıtım malzemesi, fatura ve ticari evrek üzerinde kullanımının önlenmesine,... ibaresinin yurt içinde veya yurt dışında dağıtımının, ithalinin ve ihracının önlenmesine, internet satışının ve yayınlarının kaldırılmasına, d-Reklam, afiş, fatura,logo, broşür, kartvizit ve tanıtım evrakına el konulmasına, kaldırılmasına, imhasına, e-Hükmün kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde ilanına, f-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile ıslah talebi ile arttırılan 4.364,34 TL maddi tazminat talebinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İlk derece yargılaması yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 427,60 TL ilam harcından, 29,20 TL peşin harç ve 45,10 TL ıslah harcının mahsubu ile, 353,30 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan, 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davacı vekili tarafından yapılan 62,70 TL dava ilk masrafı, 320,00 TL tebligat-tezkere ve 2.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.982,70 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi'nce ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf ve temyiz yargılaması yönünden; a-Davalı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davacı yandan alınması gereken 298,13 TL nispi istinaf harcından peşin alınan 74,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 223,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-İstinaf aşamasında yalnız davacı avansından çıkış olduğu anlaşılmakla, 116,00 TL teb.müz.posta giderinin 1/2 oranında 63,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 397,80 TL temyiz başvuru harcı ile 185,00 TL teb.müz.posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmışsa da, her iki tarafın aleyhine karar verilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi'nce ilgili tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitineusuldenkonusuistinaftecavüzünİstemli)reddinebozma(TecavüzünistanbulrekabetindeğerlendirilmesigerekçeMarkabaşvurularıhaksızdairemizmahkemekararıTespitiyargıtaytalepönlenmesinearttırımdelillerindosyanumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim