SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2023/1879 E. 2024/356 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1879

Karar No

2024/356

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1879 Esas

KARAR NO: 2024/356 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/10/2023

NUMARASI: 2022/361 E. - 2023/225 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan bu yana tasarım , üretim ve satış alanında faaliyet gösteren, alanının tanınan ve güvenilir tasarımcı mimarlarından biri olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirdiği iç tasarım faaliyetleri çerçevesinde Bursa ilinde yeni açılacak olan restauranta ait olmak üzere iç mekan ve marka oluşturmaya yönelik davalılardan teklif aldığını, davalılardan ... ve ... ile yapılan "İç Mekan Ve Kurumsal Kimlik Tasarım ve Uygulaması Ajans ve Şirket Sözleşmesi" gereği ... Projesi" olarak adlandırılan iç mekan tasarımı ve markası projesi uyarınca, açılacak olan belirli sayıdaki restaurantlarda uygulanacak görsel iç mekan tasarımı ve kullanılacak olan markaya ilişkin çalışma yapıldığını, mali hakları kullanma yetkisinin tamamen müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin, proje kapsamında dava konusu "..." markası üzerindeki gerçek marka hakkı sahibi olduğunu ve iş bu ibarenin müvekkilince yaratıldığını, müvekkilinin yaptığı proje uyarınca "..." isimli markayı oluşturduğunu ve tüm marka ve mali hakları müvekkiline ait olmak kaydıyla projeyi davalıya teslim ettiğini, ancak davalının projeye ait ücreti ödemediğini, sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek, hem proje kapsamında müvekkilince oluşturulan markayı ve hem de proje uygulamasını haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin rızası dışında kullandığını, davalının ayrıca söz konusu markanın tescili amacıyla Türk Patent Enstitüsüne tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının kötü niyetli eylemlerine devam ederek dava konusu oluşturan proje kapsamına dahil olan ve müvekkilince oluşturulan “...” ibaresini marka olarak ... sayı ile adına tescil ettirdiğini iddia ederek, davalılar adına tescilli ... sayılı “...” ibareli markanın öncelikle müvekkiline devrini, bu mümkün olmadığı takdirde ise söz konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

CEVAPLAR: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." markasını yarattığına dair iddiasının gerçek dışı olduğunu, söz konusu ibarenin dava konusu olan ... sayılı marka olmayıp, müvekkiline ait olan ... sayılı marka tescili olduğunu, davacının iddiasına dayanak dava konusu marka üzerinde hak sahipliği sağlamasının mümkün olmadığını, davacının dava konusu markanın tescilli olduğu 30 ve 43. Sınıflarda hiçbir faaliyet ve markasal kullanımı olmadığı halde gerçek hak sahipliği iddiasınının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müvekkilinin işbu dava konusu markanın tescilli sahibi (%50) olup, dava konusu edilen "..." ibaresinin ilk defa dava konusu markanın kök markası olan ... tescil sayılı "..." ibareli marka olduğunu, kök markanın 16/11/2001 tarihinde tescil edildiğini, söz konusu tescilin halen geçerli ve müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davacının bu marka veya ibare üzerinde herhangi bir hak sahibi olması mümkün olmadığını, davacının dayandığı sözleşme incelendiğinde de 2007 yılında yapıldığı, yani "..." ibaresinin ilk kez tescil edilmesinden 6 yıl sonra yapıldığının anlaşılmakta olduğunu ve bu nedenle dava konusu markanın davacı tarafından yaratıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2019 tarihli 2017/574 E. - 2019/395 K. sayılı kararıyla; "...rapor, dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli olduğundan, itibar edildiği, buna göre, dava konusu marka görselinin davacının davalı için tasarladığı, ancak sözleşme ile mali haklarını devretmediği, marka tasarımının davalı tarafça birebir aynı şekilde tescili söz konusu olduğundan, bu haliyle davacının gerçek hak sahibi olduğu, hükümsüzlüğe ilişkin talebin kabulü gerektiği, ancak davalının önceki tescili nedeniyle "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı tescili söz konusu olduğundan, markanın devri için aranan koşullar oluşmadığından, markanın devrine dair talebinin yerinde görülmediği" gerekçesiyle; "davacının davasının hükümsüzlük yönünden KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne" karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili istinaf etmiştir.

KALDIRMA KARARI: Dairemizin 08/11/2022 tarihli 2020/1756E. - 2022/1897K.sayılı kararıyla; "...Marka hükümsüzlüğü davasının, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 25/3 maddesi gereğince "dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı" açılacağı düzenlendiğinden, bu husus taraf teşkili olup mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki tescil belgeleri, TPMK'dan celp edilen kayıt ve bilirkişi raporunda davaya konu markanın online görüntüsünün sunulduğu kayıtlardan markanın tam olarak kim/kimler adına kayıtlı olduğu anlaşılamadığından, Dairemizce TPMK'na müzekkere yazılarak, davaya konu markanın tescil kaydı ve devir sözleşmeleri getirtilmiş, marka sahiplerinden olan davalı ...'ın yargılama sırasında marka üzerindeki hakkını, ... Ltd. Şti.'ne devrettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporunda yer alan tescil kaydı dikkate alınmaksızın, davacı vekiline HMK 125. Maddeye göre seçim hakkı hatırlatılarak, devreden tarafla davasından vazgeçerek, markayı devralan kişiye karşı davaya devam edip etmeyeceğinin yada devreden tarafa tazminat davası olarak devam edip etmeyeceğinin sorulması , davacının seçimine göre usuli işlemlere devam edilmesi gerekirken, davalı ...'ın marka üzerinde mülkiyet hakkı kalmamasına rağmen, taraf sıfatı kalmayan davalı huzurunda yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca mahkemenin kabulüne göre de, kararın gerekçesiz olduğu, bilirkişi raporunun sonuç kısmının tekrar edildiği, HMK 297/1-c maddesine uygun şekilde kararın gerekçelendirilmediği, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olup, resen dikkate alınacak hususlardan olduğu göz önüne alınarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair sebepler incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı vekilinden seçimi sorularak, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2019 tarihli 2017/574 E. - 2019/395 K. sayılı kararıyla;"...6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/6 hükmüne göre “ Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir'. Bu hüküm aynı zamanda 6769 sayılı Yasada hükümsüzlük sebebi olarak belirtilmiştir. 6769 sayılı Yasanın 25/1 hükmüne göre; “5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Tescil başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 8/5 madde hükmü de bu doğrultudadır. Görüldüğü üzere davacının davalı ve önceki eşi için tasarladığı ancak sözleşme ile mali haklarını devretmediği marka tasarımının davalı tarafından birebir aynı şekilde kullanımı söz konusu olup her ne kadar ... sözcüğüne dayalı olarak davalının tescilli markası söz konusu olmakla birlikte bu ibarenin davacının tasarladığı şekliyle tescilinin davacının mali haklarının ihlali sayıldığından, davacının davalı adına tescilli ... sayılı "..." şekil markasının hükümsüzlüğüne yönelik davasının kabulü gerekmiştir. Markanın bir payının davadan önce, bir payının ise davadan sonra davalılara devredilmiş olması, davacının bu hakkını bertaraf etmeye yönelik olduğundan, sonradan devralan davalılar yönünden de dava kabul edilmiştir. Diğer taraftan davacı taraf her ne kadar davaya konu markanın kendisine devrini talep etmiş ise de ... ibaresinin ... tescil sayısı ile davalı adına kayıtlı olduğu dikkate alındığında davalının ... ibaresi üzerinde önceye dayalı tescilli hak sahipliği söz konusu olduğundan davacının bu ibarenin tasarımını yapması ve tasarımın marka olarak tescili talebinde bulunması halinde davalının önceye dayalı kullanımının söz konusu olması nedeniyle davaya konu uyuşmazlık yönünden markanın devri koşullarının oluşmadığından bu talep yönünden dava kabul edilmemiştir. Bu itibarla; -Davacının davasının hükümsüzlük yönünden KABULÜNE, dava konusu ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, " karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı ... ( ...) vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yargılamanın her aşamasında halen İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/156 Esas sayılı dosyasında devam eden ve ... tescil numaralı marka ile davaya konu 2012 104503 tescil numaralı markanın müvekkilinin verdiği vekalet görevinin eski eşi ... tarafından kötüye kullanılması suretiyle ... şirketine yaptığı Beyoğlu ... Noterliği'nin 13/07/2018 tarihli, ... Yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesinin iptali, markanın %50 hissesinin gerçek hak sahibi olan ... adına tescili davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri halde markanın hak sahipliğini ve davada taraf teşkilini değiştirebilecek olan davanın bekletici mesele yapılmasına dair taleplerinin kabul edilmediğini, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, "..." ibaresinin 16/11/2001 tarihinde ... tescil numarası ile tescil edildiğini ve halen müvekkili adına tescilli olduğunu, 2012 tescili yapılan marka ya da 2007 yılında yapıldığı iddia edilen proje ile il defa davacı tarafından tasarlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, ... tescil numaralı markanın bir seri marka olduğu, asıl kök markanın müvekkili adına tescilli ... tescil numaralı ..." ibareli marka olduğunu, Bu markanın davacının tasarım iddiasından çok daha önce hem tescil edildiği, hem de kullanıldığının sabit olduğunu, bu durumun 2007 yılındaki internet yayınında da tespit edilebildiğini, gerek kırmızı rengin, gerekse markanın yazı tipografisinin markanın önceki kullanımındaki esaslı unsurlar olduklarını, Bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında müvekkilinin önceki kullanımı kabul edilmişken markanın hükümsülüğü değerlendirmesi yapılmasının kabul edilemeyeceğini, Davacının dayandığı sözleşme ilişkisinin doğuracağı borcun yalnızca hizmet bedeli olup, marka hukuku anlamında müvekkiline ait olan marka üzerinde bir hak sahipliği ya da hükümsüzlük sonucu doğurmasının mümkün olmadığını, Davacının davasını dayandırdığı SMK'nun 6. maddesinin davacının iddiasını değil, müvekkilinin hak sahipliğini doğruladığını, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; dava açıldığı tarihte ... sayılı "...+şekil" ibareli markanın, 30 ve 43. sınıflarda 14/12/2012 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalılar ... ve ... adına kayıtlıyken, yargılama sırasında 13 Temmuz 2018 tarihinde ...'ın %50 payını davalı ...'ne devrettiği tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan ... tescil numaralı marka tescil kaydı incelendiğinde; kadın başı figüründen oluştuğu ve 30 ve 43. Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan ... tescil numaralı "..." markasının 30, 40 ve 43. sınıflarda davalılar ... ve ... adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan 22/08/2007 tarihli İç Mekan ve Kurumsal Kimlik Tasarımı ve Uygulanmasına Ajans ve Şirket Sözleşmesi incelendiğinde; ...-... ile ...-... arasında imzalandığı, davacının davalıya ait mekanlarda kullanılmak üzere bir kısım mekan ve marka tasarımlarını hazırlama borcunu üstlendiği, tasarım haklarının kime ait olacağına dair sözleşmede bir açıklık bulunmadığı tespit edilmiştir.Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/234 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalıların TPMK ve ... oldukları, davacının ... tescil numaralı markasına ve davalı ...'ın 2010/44399 başvuru numaralı marka tescil başvurusunda yer alan tasarımın kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak marka tesciline yaptığı itirazın reddine dair verilen YİDK kararının iptalini talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda davalı ... tarafından tescil başvurusu yapılan ... tescil numaralı marka başvurusunda yer alan tasarımın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 30/06/2017 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/156 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine markada pay sahibi olan ...'ın payının devrine ilişkin öne alım talebi ile dava açıldığı, yine birleşen 2018/486 Esas sayılı dosyalarında ise aynı markadaki pay devri yönünden davacı ... tarafından vekaletin kötüye kullanıldığından bahisle marka devrinin iptali ve yeniden tescili istemiyle dava açıldığı, dosyanın derdest olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi marka ve FSEK uzmanı ...'den alınan 11/06/2019 tarihli raporda; "...grafik eserlerin güzel sanat eseri olarak, FSEK himayesinden faydalanabilmesi için, estetik niteliğe sahip olmaları ve sahibinin hususiyetini taşıması gerektiği, davaya konu logo tasarımında tasarımın bilgisayar yazı fontlarına göre oluşturulan herhangi bir hususiyet içermeyen, estetik niteliği haiz olmayan alelade logo olması nedeniyle, logonun FSEK anlamında eser vasfını haiz olmadığı, buna mukabil FSEK 84. Madde çerçevesinde korunabilecek iş ürünü olabileceği ve tescilsiz tasarım olarak TTK 54. Madde anlamında haksız rekabet hükümleri ile korunabileceği, logonun davacı ile davalı arasındaki sözleşme çerçevesinde fikri haklarının davalıya devri hususunda sözleşmede hüküm bulunmadığı, SMK 6/6 maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markasının, davacı logosu ile iltibas ihtimali bulunduğu, davacının mali haklarının ihlalinin söz konusu olduğu..davacının davalı için tasarladığı, ancak sözleşme ile mali haklarını devretmediği marka tasarımının davalı tarafından birebir aynı şekilde kullanımının söz konusu olduğu, her ne kadar "..." sözcüğüne dayalı olarak davalının tescilli markası söz konusu olmakla birlikte, bu ibarenin davacının tasarladığı şekliyle tescilinin davacının haklarının ihlali sayılabileceği, bu nedenlerle davacının davalı adına tescilli ... sayılı "..." şekil markasının hükümsüzlüğü talebinin yerinde sayılabileceği, diğer taraftan davacı her ne kadar davaya konu markanın müvekkiline devrini talep etmiş ise de, söz konusu ibarenin ... sayı ile davalı adına kayıtlı olduğu dikkate alındığında, davalının "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı tescilli hak sahipliği söz konusu olduğundan, davacının bu ibarenin tasarımını yapması ve tasarımın marka olarak tescili talebinde bulunması halinde, davalının önceye dayalı kullanımının söz konusu olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlık yönünden markanın devri koşullarının oluşmadığı" belirtilmiştir.

G E R E K Ç E: Dava, marka tescil kaydının iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün olmazsa hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davada taraf ehliyeti dava şartlarından olup, resen dikkate alınması gerekir. Davaya konu markanın %50’sinin sahibi olan davalı ...’ın yargılama sırasında hissesini daha sonra HMK’nun 125. maddesi uyarınca davanın yöneltildiği ... Ltd. Şirketi’ne devrettiği, davalı ...’ın marka üzerinde hak sahipliğinin bu şekilde sona ermesine ve dava yeni malike yöneltilmesine rağmen, Mahkemece bu devrin davacının hakkını bertaraf etmeye yönelik olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın da kabulüne karar verildiği, HMK’nun 125. maddesinde davanın açılmasından sonra, davalı taraf dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacının davasına devralan kişiye karşı devam edebileceği, bu takdirde davanın davacı lehine sonuçlanması halinde, dava konusunu devreden ile devralanın yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş olup, devir işleminin kötüniyetle yapılması halinde devreden hakkında açılan davanın da kabul edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı ...’ın markadaki hissesini devir işlemini davacının hakkını bertaraf etmek için yaptığına dair de dosyada bir delil ve iddia da mevcut değildir. Buna rağmen mahkemece dava konusu markada mülkiyet hakkı bulunmayan davalı ... hakkında da marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne karar verilmesi usule uygun olmamıştır. Marka hükümsüzlüğü davası yalnızca markaya tescille sahip olan hak sahiplerine karşı açılabileceğinden, ayrıca davalı ...’ın marka devri sözleşmesinin iptali için devam eden İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/156 Esas sayılı davası da mevcut olmakla, taraf teşkili için bu davanın sonucu da sorularak, marka hissesinin devrine ilişkin sözleşme iptal edilmiş ve davalı ... yeniden marka üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olarak taraf sıfatını kazanmış olduğunun kabulü halinde; kabule göre de; Ankara’daki davanın konusunu oluşturan tasarımın bu davanın konusu olan tasarım olup olmadığının tespiti için davalı ...’ın ... tescil numaralı marka tescil başvuru evrakı ile davacının ... tescil numaralı markasının, davalıların ...tescil numaralı markasının tescil kayıtlarının TPMK’dan istenerek incelenmesi, davacı tasarım hakkına dayandığından yalnızca marka uzmanı bilirkişiden alınan bilirkişi raporu davanın çözümü için yeterli olmayacağından, davaya konu markada yer alan yazı tasarımı ile davalılar adına 2001 yılında başvurusu yapılan ... tescil numaralı markadaki yazı tasarımının benzer olup olmadığına dair tasarım uzmanı bir bilirkişinin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden bu konuda rapor alınarak değerlendirme yapılması için ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtilen şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı ... (...) vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 355 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince, BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 10/10/2023 tarihli 2022/361 E. - 2023/225 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı ... (...) tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 160,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkakaldırılmasınakonusuKaynaklanan)kararistinafkabulünebakırköyHükümsüzlüğündenistanbulMarkasınaîkaldırmasonrasımahkemekararıdelillercevaplarhaklarfikridosyabaşvurusuhukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim