İstanbul BAM 16. HD 2022/669 E. 2024/353 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/669
2024/353
22 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/669 Esas
KARAR NO: 2024/353 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/12/2021
NUMARASI: 2021/207 E. - 2021/299 K.
DAVA: Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Hükümsüzlük, Tazminat
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1934 yılından beri "..." marka ve ticaret unvanı ile dünyada medikal sistemler, grafik sistemler, dijital kamera ve fotoğraf baskı ürünleri, endüstriyel ürünler üretimi ve pazarlamasını yapan büyük bir firma olan ... Türkiye'deki faaliyetlerini yürüten bağlı kuruluşu olup, ilgili faaliyet alanlarında "..." ibareli markaların Türkiye'deki hak sahibi olduğunu, "..." markasının sadece Türkiye’de değil, yurt dışında birçok ülkede tescilli tanınmış bir marka olduğunu, "..." kök markası yanında müvekkilinin ve ana kuruluş ...’ın “...” ibaresi içeren birçok farklı markasının TPE nezdinde tescilli olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tescilli markasının görsel ve işitsel olarak benzeri olan "..." markasını, aynı sektörde faaliyette bulunduğu işletmesindeki katalog, broşür, form, etiket ve benzeri materyallerde haksız bir şekilde kullandığını, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kullandığı markada yer alan "i" harfinin noktasının dahi davalı tarafından kasten kırmızı olarak belirlendiğini, davalının tescil başvurusu yaptığı "..." markasının yayınına müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, davalı şirketin sahibi ... müvekkili şirketin eski çalışanı olduğu, 17/10/2016 tarihinde bir ikale sözleşmesi imzalandığını ve müşteri yaratmaması ve rekabet etmemem yükümlülüğü düzenlendiğini, buna rağmen müvekkili şirketten edindiği bilgi birikimini ve müşteri portföyünü suistimal ettiğini ve tanınmış markasından yararlandığını, müşteri beyanla, davalının, Müvekkiline ait tescilli, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin HMK’nun 403. Maddesi uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın tespitine, davalının Müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelalarının sökülmesine, markanın her türlü yayın, hizmet ve mallar, ürünler, ambalajlar, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile internet alan adları da dâhil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanmasının önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, her türlü ürünün toplatılması için tedbir kararı verilmesine, hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalının kullanmakta olduğu “...” markasının hükümsüzlüğünün tespitiyle eğer tescil edilmişse TPE sicilinden terkinine, davalının bilirkişi marifetiyle tespit edilecek net kazancı üzerinden şimdilik 1.000,00 TI. maddi ve 10.000,00 TI. Manevi tazminata mahkum edilmesine, masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı en yüksek gazeteden biri ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 18/02/2020 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 163.200,52 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafları ve konusu aynı olan Bakırköy 1. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin 2018/430 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ikale sözleşmesinin ... ile imzalandığını, müvekkili şirket yönünden davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, marka tecavüzü iddiasının gerçekliğe aykırı, soyut ve mesnetsiz olduğunu, "..." markasının herhangi bir tanınmışlığı olmadığını, "..." markasının tamamen özgün bir marka olduğunu, "..." markasının ayırdediciliğinin bulunmadığını ve davacı şirketin zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarihli 2018/430 Esas- 2020/274 Karar sayılı kararıyla; " Davalı tarafça derdestlik itirazına dayanak yapılan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/975 Esas sayılı dosyasının tetkikinden aynı davacı tarafından, aynı davalı aleyhine aynı maddi vakıa ve sebeplere dayalı olarak dava dosyasındaki dava dilekçesinin netice-i talep kısmında (1) numara ile gösterdiği marka hakları tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, (2) numara ile gösterdiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, (5) numara ile gösterdiği, ilan talebine ilişkin kısmi yönünden aynı olduğunun anlaşıldığı...hükümsüzlüğü istenen davalı "..." markasının dava tarihi itibarıyla tescilli olmadığı,... "..." esas unsurlu markanın 27/10/2010 tarihinden beri davacı adına tescilli olup geçerliliğini koruduğu, bilirkişi raporunda ayrıntısıyla belirtildiği üzere davalının ticari evraklarında faturalarında etiket ve tabelalarında "..." işaretini davacı markasının tescilli olduğu emtia sınıfında markasal olarak kullandığı, bu kullanımın görsel,işitsel ve anlamsal olarak iltibasa sebep olduğu ve böylece davalı eylemlerinin SMK 7 ve 29 maddeleri anlamında davacı marka haklarına tecavüz teşkil ettiği...bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının elde ettiği kazancın ne kadarının marka kullanımı nedeniyle olduğu belli olmayıp, davalının elde ettiği gelirin büyük kısmı başka marka cihazın satışından elde edilmiş olması karşısında zorunlu olarak TBK'nun 50 ve 51 maddesinin verdiği takdir yetkisi ile tarafların ekonomik durumu ihlalin şekli ve süresi ve yukarıda değinilen hususların dikkate alındığı" gerekçesiyle; "Davacının dava dilekçesinin netice-i talep kısmında (1) numara ile gösterdiği marka hakları tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, (2) numara ile gösterdiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, (5) numara ile gösterdiği, ilan talebine ilişkin davasının derdestlik nedeniyle usulden REDDİNE,-Davacının dava dilekçesinin netice-i talep kısmının üç nolu bendinde belirtitği "Fujimedsis" markasının hükümsüzlüğe ilişkin talebi yönünden marka tescili olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,- Davacının marka haklarına tecavüz nedeniyle olan tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davalının davacı marka haklarına tecavüzü nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Karar, taraflarca istinaf edilmiştir.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 09/06/2021 tarihinde 2021/1048 E. - 2021/1188 K.sayılı kararıyla; "...6100 Sayılı HMK 114/1-ı maddesinde "Aynı davanın, daha önce açılmış ve halen görülmekte olmamasının" dava şartı olduğu ve mahkemece resen dikkate alınacağı düzenlenmişse de, davacı vekilinin 14/11/2019 tarihli duruşmada, görevsizlik kararının kesinleştiğini ancak henüz görevli mahkemeye gönderilmesi için başvuru yapılmadığını beyan ettiği göz önüne alınarak, mahkemece bu hususta araştırma yapılması gerekirken yapılmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemece, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/975 Esas- 2019/115 Karar sayılı dosyasının görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediğinin, davacı tarafça HMK 20. Madde gereğince istinaf başvurusunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilip edilmediğinin, davanın açılmamış sayılmasına karar verilip verilmediğinin araştırılması, karar verilmişse davacı vekiline kararın tebliğe çıkartılması için kesin süre verilerek tebliği sağlanarak, açılmamış sayılma kararının kesinleşip kesinleşmediği belirlendikten sonra derdestlik itirazının değerlendirilmesine (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/04/2018 tarihli 2016/10077 Esas-2018/2633 Karar sayılı kararı )karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek mahkeme kararı kaldırılmakla, bu aşamada davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarihli 2021/207 Esas- 2021/299 Karar sayılı kararıyla; "...Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacının hak sahibi olduğu "..." esas unsurlu markayla benzer şekilde "... " markasını kullanması şeklindeki eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının "..." veya "..." ibarelini taşıyan tabelalarının sökülmesine, bu ibareleri taşıyan her türlü yayın, hizmet ve ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar ile internet alan adları da dahil olmak üzere kullanmasının önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ihlal teşkil eden her türlü ürünün toplatılarak imhasına,-Davacının davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden marka tescilli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle bu talep yönünden davanın usulden reddine, -Marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece derdestlik itirazının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira diğer davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Mahkemenin gerekçesinin belirsiz olduğunu, hakkaniyete ve vicdana uygun olmadığını, maddi tazminatta muğlak, belirsiz durumun davacı lehine değil müvekkili lehine yorumlanması gerektiğini, müvekkilinin ticari kazancına etki eden ürünün ... markalı ürün olduğunu, maddi tazminatın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının ve davacının ürünlerinin kullanılmadığın göz ardı edildiğini, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, marka benzerliğinin müvekkilinin kazancına ve iş edinmesine ne kadar etki ettiğine bakılmadığını, müvekkilinin ihalelere katılarak iş aldığını, ihale şartnamesine göre ihalelerin verildiğini, bu şekilde yapılan alım satımlarda davacının markasının etkisi olmadığını, "..." markasının müvekkilinin gelirine etkisinin sıfır olduğunu, buna rağmen kazancının yarısı kadar maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Müvekkilinin kazancı ile davalının bilinirliği arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının incelenmediğini, davacının iş kaybı ve zararının bulunup bulunmadığının incelenmediğini, maddi zararın somutlaştırılmadığını, Müvekkilinin deneyimli bir mühendis olduğunu, müvekkilinin işlerini bu deneyimi ile aldığını, "..." markalı bir ürün satmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya içinde bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; 27/10/2010 başvuru, 06/01/2012 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 03, 37, 38 ve 41. Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacı şirketin 28/07/1989 tarihinde tescil edildiği, faaliyet konusunun "Cerrahi, tıbbi ve ortopedik alet ve cihazların toptan ticaretini yapmak, tadil metinlerinde yazılı olan diğer işler olarak tanımlandığı görülmüştür.Davalı şirketin ise 03/01/2017 tarihinde tescil edildiği, tek ortağının ve yetilisinin ... olduğu, faaliyet konusunun "....her türlü sağlık kuruluşlarının ihtiyaçları olan tıbbi cihaz ve yedek parçaları, laboratuvar malzemeleri, röntgen, tomografi, detektör, CR caset okuyucu sistemleri, Magnetik Rezonans, bilgisayarlı tomografi, sintigrafi alet ve benzeri malzemeleri, radyoloji ve nükleer tıp malzemeleri, cerrahi malzemeleri, atık malzemelerin toptan veya perakende alımını satımını yapmak, dağıtımını, ithalat ve ihracatını yapmak, servis ve bakım hizmetleri verilmesi, ayrıca bütün bunların aksam ve yedek parçalarının pazarlanması, alınıp satılması, imalatı, ithalat, ihracatı toptan veya perakende alımını satımını yaptırmak..." olarak tanımlandığı görülmüştür.Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/975 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafça ... ibareli ticaret unvanı ve markalarından kaynaklanan haklarına dayanarak, davalı aleyhine ... ibareli marka ve ticari unvan kullanımından dolayı, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi ile ticaret unvanı terkini davası açtığı, mahkemenin 29/01/2019 tarihli 2019/115 Karar sayılı kararı ile; "Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu tazminat davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, HMK 20.madde gereği kararın kesinleştiği tarihten 2 hafta içinde mahkememize başvuru yapıldığında dava dosyasının Bakırköy Fikri Sinaı Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine" karar verdiği ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Dairemizin 16/05/2019 tarihli 2019/1131 E. - 2019/133K. sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve kararın kesin olarak verildiği, mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine HMK'nun 20. maddesi uyarınca süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istenmemesi nedeniyle 19/08/2021 Tarih ve 2018/975 Esas - 2019/115 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 09/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince alınan 27/01/2020 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; marka hakkına tecavüz için gerekli iltibasın söz konusu olduğu, davalı eyleminin SMK uyarınca marka hakkına tecavüz ve bu suretle haksız rekabet oluşturduğu davalı markasının tanınmış marka olduğuna dair dosya içine delil olarak sunulan herhangi bir belge olmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, davalının ibraz edilen ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu ve davalının kuruluşundan dava tarihine kadar toplamda 163.200,52 TL vergi sonrası net kar elde ettiği belirtilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, davalının kullandığı “...” markasının davacıya ait ve tanınmış marka olduğu iddia edilen “...” esas unsurlu markalarla benzer olduğu iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, marka hükümsüzlüğü davasıdır. Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece marka hükümsüzlüğü davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer taleplerin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili aynı konuda Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/975 Esas sayılı davası nedeniyle derdestlik itirazında bulunmalarına rağmen itirazlarının reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf talebinde bulunmuşsa da, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafından süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği tespit edilmekle, aynı konuda görülen veya esastan karara bağlanan bir dava mevcut olmadığından, Mahkemece derdestlik itirazının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin esasa ilişkin diğer istinaf taleplerinin incelenmesinde; markaların benzerliği konusunda yapılacak incelemede, markaların hitap ettiği tüketici kitlenin bilinçli tüketiciler olup olmadığının da araştırılması, markalar bilinçli tüketiciye hitap ediyorsa karıştırılma ihtimalinin buna göre araştırılması gerekir. Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların tescil kayıtlarının dosya içine getirtilmediği, ayrıca davalının ticari faaliyetlerinin endüstriyel makineler niteliğinde olan tıbbi cihazların alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı ile bakım ve tamir hizmetleri olduğu, davalı tarafça açılan ihalelere katılarak ürün satışı yaptığının beyan edildiği, bilirkişilerden davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile davalının markayı kullandığı mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli tüketici olup olmadıklarına dair bilirkişiler tarafından görüş bildirilmediği, mahkemece bu konu araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği kanaatine varılmakla, davalı vekilinin esasa ilişkin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların tescil kayıtları TPMK’dan dosya içine getirtilerek, davalının ticari faaliyetlerinin endüstriyel makineler niteliğinde olan tıbbi cihazların alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı ile bakım ve tamir hizmetleri olduğundan, aralarında tıbbi cihaz sektöründen seçilecek bilirkişi ile marka uzmanının yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden davalının markayı kullandığı mal ve hizmetler ile davacının markasının tescilli olduğu aynı veya benzer mal ve hizmetlerin tüketici kitlesinin bilinçli tüketiciler olup olmadıkları, buna göre markaların karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığına dair yeni bir rapor alınarak, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 30/12/2021 tarihli 2021/207 E. - 2021/299 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği gibi yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59