İstanbul BAM 16. HD 2023/957 E. 2024/251 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2023/957
2024/251
6 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/957 Esas
KARAR NO: 2024/251Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2023
NUMARASI: 2023/128Esas, 2023/307 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo senedine dayalı)
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin öz ağabeyi olup müvekkilinin Almanya'da ikamet etttiğini, davalı tarafça müvekkilinin el ürünü olmayan 10/05/2013 tediye tarihli 120.000 EURO bedelli senedin tanzim edilerek, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus olmak üzere icra takibi yapıldığını, müvekkilinin işbu icra dosyasından İstanbul'a dönüş yaptıktan sonra 16/09/2014 tarihinde haberdar olduğunu, icra dosyasından gönderilen tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin ve borca itiraz amaçlı İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2014/670 esas sayılı dava dosyası açtıklarını, müvekkilinin mernis kaydının ödeme emri adresi olduğu gerekçesi ile esasa girmeden davalarının reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte müvekkili tarafından böyle bir senedin ne karşılığı verildiğini ispat yükünün davalıda olduğunu, özel bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, grafolog ... senetteki imzanın müvekkili eli ürünü olmadığı kanaatine vardığını, davanın kabulü ile, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senedin iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı taraftan alacağı nedeniyle 2014 yılında .... İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosyada takip başlatıldığını, İstanbul Anadolu 1. İcra Mahkemesi'nde 2015/663 esas numaralı dosyasında hem usulsüz tebligat hem de borca ve imzaya itiraz edildiğini, yapılan yargılama sonrasında davanın reddine hüküm oluşturulduğunu ve lehlerine karar verildiğini ancak Yargıtay'ın kararı bozduğunu ve mahkeme yeniden yargılama yaparak ve yine davanın reddine karar verdiğini, icra mahkemesinde yapılan yargılama sonrasında imzanın davalı tarafa ait olduğunun tespit edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: "...İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 10/05/2013 vade tarihli, 120.000 Euro bedelli lehtarı ..., keşidecisi ... olan 18/02/2012 keşide tarihli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Senet bedelinin %20'si olan 72.696,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." karar verilmiştir. DAİREMİZİN KARARI: ".. Usul yönünden yeni Yasa kurallarının derhal uygulanması kuralı esas ise de; 5235 sayılı Kanun'daki düzenleme; mahkemenin Yasaya uygun teşekkülüne, mahkemenin görevine ilişkin olup görev yönünden dava tarihinin esas alınması gereklidir. Anılan husus kamu düzenine ilişkin olmakla HMK 355 maddesi gereğince re'sen dikkate alınarak kararın bu yönü ile kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının re'sen dikkate alınan sebeplerle HMK 355, 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf isteminin incelenmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "... dosyamız arasına alınan İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/663 esas sayılı dosyasında dava konusu senette yer alan imzanın sahteliğinin incelendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna istinaden ... imzaya itirazının reddine karar verildiği, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dava konusu senetteki davacı imzasının üstten kopyalama metodu ile oluşturulduğu ve imzanın davacıya ait olmadığı yönünde görüş mütalaa ettiği, alınan rapordaki tespitin İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/663 esas sayılı dosyasında alınan raporla çelişmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporda; dava konusu senedin altındaki imzanın referans imza hatlarının takibi ile yapılmış bir işlem olması nedeniyle ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği yönünde görüş beyan ettiği, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapor ile 17/06/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda senetteki imzanın üstten kopyalama metodu ile oluşturulduğu hususunun tespit edildiği, hayatın olağan akışı içerisinde kimsenin kendi imzasını kopyalama metodu ile atmayacağı hususu göz önüne alındığında imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki 17/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar etmek gerektiği, senet altındaki imzanın sahte olması nedeniyle davacının 10/05/2013 vade tarihli, 120.000 Euro bedelli lehtarı ..., keşidecisi ... olan 18/02/2012 keşide tarihli senetten dolayı borçlu olmadığı, takibe konu senette davalının alacaklı/lehdar olduğu, imzanın davacıya ait olmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğunun kabulü gerekeceği, bu nedenle bunu bilerek icra takibine girişen davalı alacaklının davacı-borçlu aleyhine takip yapmakta kötü niyetli olduğu ve İİK'nın 72/5 maddesinde düzenlenen asıl alacak miktarının davanın açıldığı tarihteki Türk Parası karşılığı üzerinden %20 kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması gerektiği..." gerekçesi ile neticeten; "...1.Davanın KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 10/05/2013 vade tarihli, 120.000 Euro bedelli lehtarı .., keşidecisi ... olan 18/02/2012 keşide tarihli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-Senet bedelinin %20'si olan 72.696,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ve davalının kardeş olduğunu, davacının zaman zaman müvekkilinden borç para aldığını, borca karşılık 120.000Euro bedelli bonoyu müvekkiline verdiğini, raporların aleyhe geldiğini, raporda karbon izinin kopyalanarak imza taklidi yapıldığı şeklinde görüş bildirildiğini, istinaf mahkemesine 07.09.2021 Tarihli belgenin sunulduğunu, bu belgede davacının 120.000Euro aldığını ve buna karşılık bir adet 120.000EUro bedelli senet vereceğini beyan ettiğini, bu belgenin borç ikrarı niteliğinde olduğunu, Davacının yaşlı olup imza atarken elinin titrediğinin, yavaş ve titrek imza attığını, davacıya ait yeterli imza toplanmadığını, 07.09.2021 Tarihli belge ile birlikte son bir rapor daha alınmasının talep edildiğini ancak mahkemenin bu yöndeki talep hakkında herhangi bir karar vermediğini belirterek bu nedenlerle dosyada 0.09.2023 tarihli belge ile birlikte incelenmesi için ATK ya gönderilmesini, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; üç kişilik grafolog bilirkişi heyetinden alınan raporda dava konusu bonodaki imzanın üstten kopyalama metodu ile oluşturulmuş bir imza olduğu, davacı eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olup itiraz üzerine ATK'dan alınan raporda da keşideci imzasının kopya mahiyetinde imza olduğu, üzerinden mavi mürekkepli kalem ile gidilmiş olduğu, üzerinden geçme işlemini gerçekleştiren şahsa atfedilebilecek tanı unsurları içermediği, imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Davalı vekili istinafında, yeterli evrak toplanmadığını ileri sürmüş ise de; bu yönde delil süresi içinde herhangi bir delil bildirmemiştir. Dosyanın istinafa ilk gelişi aşamasında sunulan adi yazılı belge 14.02.2012 tarihli olup bu delil de süresinde sunulmadığı gibi davacı vekili bu yönde muvafakatinin olmadığını açık olarak belirttmiştir. Her iki bilirkişi raporunun aynı yönde olduğu, takibin kambiyo senedine dayalı olarak başlatıldığı da dikkate alındığında mahkemenin imza incelemesi talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermesinde usule aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerkemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 24.829,30-TL harçtan, peşin alınan 6.210,00-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 18.619,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20