İstanbul BAM 16. HD 2023/1696 E. 2024/229 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2023/1696
2024/229
6 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1696 Esas
KARAR NO: 2024/229 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2023
NUMARASI: 2022/26 E. - 2023/187 K.
DAVA TÜRÜ: Tecavüzün Tespiti İstemli
BİRLEŞEN DAVA TÜRÜ: Tecavüzün Tespiti İstemli
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına TPMK'da ... tescil numaralı faydalı modelin tescilli olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin faydalı model hakkına tecavüzde bulunur şekilde taklit ürünler üretilip satışının yapıldığının tespit edildiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat hakları saklı tutularak, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, davalının haksız rekabet yoluyla ürettiği ürünlere, araçlara el konulmasına ve imhasına, kararın ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ürünün davacının faydalı modeli ile aynı olmadığını, davacı taraf adına tescilli olan faydalı model belgesinin yenilik özelliğine haiz olmadığını, davaya konu faydalı modelin dünyada ve Türkiye'de davacının başvuru tarihinden önceki tarihlerde başkaca firmalar tarafından uzunca bir süredir kullanılmakta olduğunu, bu nedenle davacı adına tescilli olan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talepli olarak Mahkeme nezdinde 2017/96 Esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN 2017/96 ESAS SAYILI DAVADA:
DAVA: Davalı-birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf adına tescilli ... sayılı tescilli "troplen uzatma hortumu" başlıklı faydalı model belgesinin yenilik özelliği bulunmadığını, uzun süredir dünyada ve Türkiye'de kullanıldığını, davalının müvekkili aleyhine Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/203 Esas sayılı davası ile müvekkilinin 2013 tarihli kataloğunda yer alan ürünlerle ilgili tazminat talepli tecavüz e haksız rekabet davası açtığını, katalog tarihi davalının ... numaralı faydalı modelinden daha önce olduğundan yeniliğini ortadan kaldırdığını belirterek, davalıya ait ... tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu davanın müvekkili aleyhine ... Esas sayılı tescilli faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabet iddiası ile Bakırköy 2 FSHHM' nin 2016/203 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davacı-birleşen davada davalı taraf vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... sayılı faydalı model belgesine konu buluşun yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan, sanayiye uygulanabilen ve müvekkiline has özgün bir buluş olduğunu belirterek, karşı tarafın haksız davasının reddini, birleştirme taleplerinin gerçeğe usul ve yasaya tamamen aykırı olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16.10.2018 tarihli 2017/360 E. - 2018/299K. sayılı kararıyla; "...asıl dava yönünden somut olayda, davalı tarafından satışı yapılan ve sayılı davacıya ait faydalı model kapsamında olup, söz konusu kullanımın ürünlerin satışının ve üretiminin gerçekleştirilmek suretiyle davacı taraf haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ve menine, birleşen dava yönünden davaya konu faydalı model belgesinin yenilik unsuru taşımadığı hususu sunulan delil ve belgelere göre ispat edilemediğinden yerinde olmayan davanın reddine" karar verildiği görülmüştür.Karar, davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 23/12/2021 tarihli 2019/525 E. - 2021/2171K.sayılı kararıyla; "...Davalı vekilinin delil listesinde, bilirkişiler tarafından veri tabanı üzerinde resen inceleme yapılmasının talep edildiği gibi, talep bulunmasa dahi FM belgeleri yönünden 551 Sayılı KHK 154. Madde ve 156. Madde hükmünde Türkiye'de ve dünyada mutlak yenilik koşulu aranmakla, teknik uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından Türkiye ve yurt dışında patent/Faydalı Model sicillerinde resen araştırma yapılarak yenilik unsuru bulunup bulunmadığının araştırılması mümkün olmakla, davalı itirazlarının değerlendirilmemesi ve 03/08/2018 tarihli davacı vekilinin dilekçesi ekinde sunulan dokümanların incelenerek rapor alınmaması yerinde görülmemiş, asıl ve birleşen dava yönünden eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporları ile karar verilmekle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ikinci bilirkişi heyetinden sunulan teknik araştırma ve ekindeki belgeler incelenerek birleşen davadaki hükümsüzlük istemi yönünden ek rapor alınması, kök raporda tecavüz incelemesi yapılmadığından, asıl davaya konu Faydalı Modele tecavüz iddiası yönünden de rapor düzenlenmesi istenilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarihli 2022/26 E. - 2023/187 K. sayılı kararıyla, "...Asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 19.06.2014 başvuru tarihli dava konusu faydalı modele konu buluş birbirlerine PVC yapıştırıcı ile yapıştırılmış halde PVC spiral hortum (7), troplen giriş bölümü (2), tahliye borusuna giriş bölümü (3) ve yapraklı contadan (4) oluşan ve küvet ve duş altlarında troplen, süzgeç vb ile ana gider arasında kirli suyun tahliyesi amacıyla kullanılan troplen uzatma hortumu ile ilgilidir. Toplam 3 istemden oluşan faydalı modelin 1 no.lu istemi buluşun en geniş kapsamıyla tanımlandığı bağımsız istem, 2-3 no.lu istemleri ise bu bağımsız isteme bağlı yazılmış bağımlı istemlerdir. Bir ürünün bir faydalı modelin kapsamında kaldığından bahsedilebilmesi için o üründe faydalı model istemlerinden en az birindeki unsurların aynen ya da eşdeğeriyle bulunması gerekir. Faydalı modelin en geniş kapsamlı isteminin ana istemi olduğundan hareketle, bu değerlendirmenin ana istem üzerinden yapılması pratik olacaktır. Zira bağımlı istemler bağlı oldukları istemdeki özellikleri de taşımak zorunda olduğundan ana isteme göre daha dar bir koruma kapsamına sahiptir ve ana istemdeki özelliklerin tamamını içermeyen bir ürünün bu ana isteme bağlı yazılmış bağımlı istemlerdeki özelliklerin tamamını içermesi teknik olarak mümkün değildir. Bu temel bilgiden hareketle olaya bakıldığında, dava konusu faydalı modelin kapsamında kalan bir troplen uzatma hortumundan bahsedebilmek için anılan hortumun birbirlerine PVC yapıştırıcı ile yapıştırılmış halde PVC spiral hortum (7), troplen giriş bölümü (2), tahliye borusuna giriş bölümü (3) ve yapraklı conta (4) unsurlarını aynen ya da eşdeğeriyle içermesi gerekmektedir. Tüm bu durumlar dikkate alındığında her halükarda 4 referanslı gösterilen yapraklı conta unsuru ile 3 referanslı tahliye borusuna giriş bölümü unsuru birbiri ile yapıştırılmış olmadığından istemdeki PVC bileşenlerin pve yapıştırıcı ile yapıştırılmış olması özelliğinin ve bunun bir doğal sonucu olarak da istemdeki özelliklerin tamamının davalı ürünü ile karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan davalı ürünü dava konusu faydalı modelin aynen/lafzi yolla koruma kapsamında kalan bir ürün değildir. Öte yandan sıkı geçme ve yapıştırıcı kullanma özellikleri iki parçayı birbiri ile tutturma işlevini yerine getirmekteyse de bu işlevi aynı şekilde gerçekleştirmedikleri (bir yöntemde uygun çapta parçaların sıkı bir şekilde içi içe geçmesi ile irtibat sağlanmaktayken, diğer yöntemde irtibat ekstra bir malzeme kullanımı ile gerçekleşmektedir) gerekçesiyle birbiri ile eşdeğer unsur olarak da değerlendirilemeyecektir. Bu nedenle anılan davalı ürünü dava konusu faydalı modelin eşdeğer yolla da koruma kapsamında kalan bir ürün değildir. Bu itibarla dosya kapsamı ile uyumlu son bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ürününün davacı faydalı modelinin koruma kapsamında olmadığından tecavüze ilişkin davanın reddi gerekmiştir. Davacı vekili, aynı zamanda haksız rekabete de dayandığından bu yönden yapılan değerlendirmede ise, her ne kadar iddia konusu ürünler arasında birebir olmamakla beraber görsel benzerlik olduğu görülse de gerek davacı gerekse davalı kendi imal ettiği/ettirdiği ürünleri, yine bizzat kendilerine ait markalar altında ticaret alanına çıkartmaktadır. Bunun doğal ve mantıklı sonucu da, davacı veya davalının ürününü almak isteyen bir potansiyel tüketicinin, ambalaj ve/veya ürün üzerindeki ayırt edici ya da tanıtıcı işareti markayı gördüğünde, ürünün hangi ticari teşebbüse ait olduğunu derhal anlayabilecek olmasıdır. Esasen uyuşmazlık konusu ürünün fiyatı, kullanım alanı, potansiyel tüketicilerin alım tercihlerini belirlerken gösterecekleri olası ihtimam, özen ve dikkatin derecesi düşünüldüğünde, normal bir tüketicinin satın almak istediği veya satın aldığı ürünün menşei konusunda yanılması ya da böyle bir tehlikeyle karşı karşıya kalması açıklanan olgular karşısında olası görülmemiştir. Bu anlamda TTK m. 1/(a)-4 koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak , davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden de davanın reddine, Birleşen davada dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğü yönünden yapılan değerlendirmede ise; Hükümsüzlüğü talep edilen ... faydalı model belgesinin yenilik incelemesinde, anılan belgenin başvuru tarihi 19.06.2014 tarihinden önceki bir zamanda kamuya açıklanmış delillerin dikkate alınması gerekmektedir. Yenilik incelemesinde tekniğin bilinen durumuna ait dokümanların / referansların tek tek değerlendirilmesi neticesinde, istemde yenilik kattığı iddiasıyla belirtilen bütün unsurların incelenen dokümanda / referansta yer almaması durumunda, bu istem olay ve tescil başvuru tarihi itibariyle yürürlükte olan 551 sayılı KHK'ya göre yeni olarak nitelendirilecektir. Bağımsız istemin yeni olarak değerlendirilmesi durumunda bu isteme bağlı yazılmış bağımlı istemlerin de yeni olduğuna kanaat getirilecek, şayet bağımsız istem yeni değilse bağımlı istemlerin de ayrı ayrı yenilik durumuna bakılması gerekecektir. Bu temel bilgiden hareketle davalı ürününün dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğü konusu ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre, dava konusu ... no.lu faydalı modelin dosya kapsamında yer alan tüm deliller üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde tüm istemleriyle yeni olduğu ve sanayiye uygulanabilir olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla hükümsüzlüğe dair davanın reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı-birleşen davada davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece alınan 22/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda; karşı yanca üretilen, aynı işlevsel nitelikte olduğu ürünün, ... tescil numaralı faydalı model belgesinin konusu "Traplen uzatma hortumu" ile genel görünüşü, biçim olarak arada küçük farklar dışında karıştırmaya neden olacak derecede benzer olduğu, dolayısıyla karşı tarafın müvekkiline ait faydalı modele tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, Yenilik konusunda ise; 11/05/2022 tarihli ve 10/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında karşı tarafça gösterilen 40 civarında resmi belgenin incelenmesi sonucunda müvekkilinin faydalı modelindeki tüm istemlerinin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu, hükümsüz kılınamayacağının tespit edildiğini, Ancak mahkemece hatalı olarak haksız rekabetin oluşmadığına karar verildiğini, ticari alandaki tatbikata tamamen aykırı olduğunu, haksız rekabete değin ürünün işaretinin (işaretin gerçek olmadığına dair çok sayıda haksız rekabet talepleri olduğu), gerçeği yansıtmasının her zaman mümkün olmadığını, tüketicinin yanılmasının mümkün olduğunu, bu sebeple Mahkemenin 2022/26 Esas, 2023/187 Karar sayılı kararının, işbu haksız rekabete dair kısmının bozulmasını ve kaldırılmasını talep ettiklerini, Birleşen davayla ilgili hükümsüzlük talebinin reddine dair verilen Mahkeme kararının ise onanmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı-birleşen davada davacı vekilinin katılma yollu istinaf dilekçesinde; birleşen davada davalıya ait faydalı modelin yenilik unsurunun mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, önceki kararla ilgili İstanbul BAM 16. HD'nin kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişilerin bu konuda resen araştırma yapmadıklarını, Davaya konu ... tescil numaralı faydalı modelin dosyaya sundukları ... Ürün Kataloğu (D1), ... (D2) ve ... (D3) dokümanları karşısında yenilik özelliğinin bulunmadığını, ... tescil numaralı faydalı modelin 1 numaralı istemindeki tüm unsurların 2013 yılında yayınlanan ... ürün kataloğunda mevcut olduğunu, D2 dokümanında yapraklı conta görünmese de, bu bileşenlerin birbirine bağlanmasında conta kullanımının on yıllardır bilinen genel geçer bir bilgi olduğunu, conta kullanımının ve PVC malzemeden üretilebileceğinin açıkça ifşa edildiğini, Yine D3 dokümanında yapraklı conta görünmese de, bu bileşenlerin birbirine bağlanmasında conta kullanımının on yıllardır bilinen genel geçer bir bilgi olduğunu, Faydalı modelin bağımlı istemlerinin de D1, D2 ve D3 dokümanlarında bulunduğunu, EPDM contanın ilk olarak ABD'de piyasaya sürülen bir malzeme olduğunu, EPDM malzemenin conta ya da yalıtım malzemesi olarak kullanımının son 50 yıldır bilindiğini, Türkiye'de sıhhi tesisat sektöründe çok uzun yıllardır beri bilindiğini, bu nedenle bu malzemenin istem 3 içeriğini yeni hale getirmesinin mümkün olmadığını, davaya konu faydalı modelin yenilik özelliği bulunmadığını, Asıl davada ise faydalı modele tecavüzün yanı sıra haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi de talep edildiği, her iki talep de reddedildiği halde müvekkili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkemece birleşen davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasına ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini, asıl davada ise müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... sayılı "troplen uzatma hortumu" başlıklı faydalı model belgesinin, 19/06/2014 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/22 D. İş sayılı dosyası incelendiğinde; tespit talebinde bulunan davacı ... Şirketi tarafından, davalı taraf ... Şirketi aleyhine 03/05/2017 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulduğu, davalı karşı tarafın, davacı talep eden adına tescilli Faydalı Model belgesine tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin, fason olarak üretildiğinin tespitinin istendiği, alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; hakkında faydalı model belgesi alınan ve TPE’den alınan Faydalı Model Belgesinde ...'de buluş yapan kısmında ... adının yer aldığı ve buluşun “Troplen Uzatma Hortumu" adı taşıdığı, PVC spiral hortum troplen giriş bölümü, tahliye borusuna giriş bölümü ve yapraklı contanın birbirine PVC yapıştırıcı ile yapışmış şekli olup, küvet ve duş altlarında troplen süzgeç vs. ile ana gider arasında kirli suyun tahliyesi amacı ile kullanılmakta olduğu yazıldığı, alınan numunede rengin gri olduğu, halbuki “...” adını taşıyan ve taklit olduğu iddia edilen ürünün renginin ise beyaz olduğunun görüldüğü, daha ayrıntılı inceleme için imalat kalıplarının ve faturaların incelenmesinin gerekeceği, ürünlerin spiral kısmının boylarının farklılık gösterdiği, giriş ölçülerinin TSE standardı olması nedeniyle aynı olduğu belirtilerek, ürünün birbirinin aynı olmadığı, benzer olduğu, bu benzerliklerin aynı standartları kullanma mecburiyetinden kaynaklandığı, ürünü taklit ettiği iddia edilen firmanın benzeri altı adet ürünün daha olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince ... Marka ve Patent vekili Yrd. Doç. Dr. ..., Endüstriyel Tasarım Uzmanı ... ve Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ...'tan alınan 22/08/2017 tarihli heyet raporunda; davacı tarafından üretilen "Troplen Uzatma Hortumu" buluşu ile ... tarafından üretilen "atık su boşaltma hortumu" olarak bahsedilen ürünün aynı işlevsel nitelikte olduğu, ... sayılı "Troplen Uzatma Hortumu" isimli faydalı model ile davalı ... tarafından üretilen ürünün genel görünüş biçimi olarak, aradaki küçük farklılıklar dışında karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve dolayısıyla davalı tarafından davacının faydalı model hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin oluştuğu görüşü beyan edilmiştir. İlk derece mahkemesince Bilgisayar Yüksek Mühendisi ..., Makina Mühendisi Marka Patent Vekili ... ve İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyesi Y.Doç.Dr. ...'tan oluşan heyetten alınan 28/05/2018 tarihli raporda; dosyaya sunulmuş olan kataloglar ve internet sitelerinde yapılan incelemede, ... sayılı "Troplen Uzatma Hortumu" buluş başlıklı faydalı model belgesinin istemlerinin, başvuru tarihi itibariyle yeni olmadığını ispatlayacak herhangi bir delile rastlanmadığı ve ... sayılı "Troplen Uzatma Hortumu" buluş başlıklı faydalı model belgesi istemlerinin, başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşıdığı ve hükümsüz kılınmasına gerek olmadığı görüşü beyan edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ettiği ve 03/08/2018 tarihli dilekçesi ekinde "Destek Patent" tarafından hazırlanan araştırma raporunu ve ekinde teknik dokümanlar ibraz ettiği, araştırma raporu içeriğinde yapılan araştırmada yurt içi dokümanlardan ... numaralı başvuru ve yurt dışı dokümanlardan ... numaralı başvurunun istenen sonuca yakın dokümanlar olabileceğinin bildirildiği, rapor ekinde farklı dokümanların da bulunduğu görülmüştür. Kaldırma sonrası ilk derece mahkemesince Bilgisayar Mühendisi ..., Makine Mühendisi ve Marka&Patent vekili ... ve Makine Mühendisi ...’tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/05/2022 tarihli ek raporda; ” Davacıya ait davalıya ... nolu “Troplen uzatma hortumu” buluş başlıklı faydalı model belgesi istemlerinin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşıdığı ve hükümsüz kılınmasına gerek olmadığı, 2016-203 Esas sayı dosyaya sunulan 22.08.217 tarihli raporun patent hukuku bakımından geçerli bir inceleme olmadığı, tecavüzle suçlanan ürün üzerindeki unsurlar ile FM in koruma kapsamı oluşturan istemlerde unsurların karşılaştırılmadığı, tecavüz konusunda hüküm kurmak için elverişli bir inceleme olmadığı, davalıya ait tecavüzle suçlanan ürünün davacının ... nolu “Troplen uzatma hortumu” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için laboratuvar incelemesi yapılması gerektiğine dair görüş bildirmişlerdir.Mahkemece aynı heyetten alınan 31/01/2023 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda, taraf vekillerinin rapora itirazları incelenerek, önceki raporda açıklanan görüşlerinde bir değişiklik bulunmadığına dair görüş bildirilmiştir. Mahkemece Sınai Mülkiyet Uzmanı Dr. ..., Marka ve Patent vekili ... ve Bilgisayar Mühendisi ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Asıl dava bakımından incelenen davalı ürününün davacıya ait ... no.lu faydalı model belgesinin koruma kapsamında olmadığı, birleşen dava bakımından dava konusu ... numaralı faydalı modelin dosya kapsamında yer alan tüm deliller üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde tüm istemleriyle yeni olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Asıl dava faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, birleşen dava ise faydalı modelin yenilik özelliği bulunmadığı iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasıdır. Mahkemece her iki davanın da reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle asıl davada davacı vekilinin istinaf talepleri incelenmiş, yalnızca asıl davada haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin reddi kararına karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan 10/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda davalının ürününün davacının ... tescil numaralı faydalı modelinin koruma kapsamında kalmadığına ve haksız rekabetin gerçekleşmediğine dair görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun davacı vekiline 15/07/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, araya adli tatil girmesi nedeniyle 08/09/2023 tarihine kadar uzayan rapora itiraz süresi içinde rapora itiraz etmediği, itiraz dilekçesinin süre dolduktan sonra 11/09/2023 tarihinde sunulduğu, asıl davada davalı lehine bu konuda kazanılmış hak doğduğu, davacının faydalı modelden kaynaklanan haklarına davalı tarafça tecavüz edilmediğine dair mahkeme kararına karşı istinaf yargı yoluna da başvurmadığı tespit edilmiştir. Haksız rekabet hallerinde Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiği düzenlenmiş olup, ayrıca TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafça davalının ... tescil numaralı faydalı modelinin koruma kapsamında kalan ürünlerin üretimini ve satışını yaptığı gerekçesiyle faydalı modele tecavüz edildiğinin ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitini ve önlenmesini talep ettiği, bu iddia dışından haksız rekabet oluşturacak başka bir iddiada bulunmadığı görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli, 2019/5189 Esas, 2022/1852 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davacının adına tescilli faydalı modelin koruma kapsamında kalan ürünleri üretip satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmakla, asıl davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Asıl davayla ilgili davalı vekilinin haksız rekabetin reddine karar verilmesi nedeniyle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı tarafın asıl davada davacı adına tescilli faydalı modelin koruma kapsamında kalan ürünün davalı tarafça üretilip satışa sunulması eylemiyle ilgili dava açtığı, haksız rekabet teşkil edecek başkaca bir eylemden söz etmediği, yukarıda belirtildiği şekilde Sınai Mülkiyet Kanunu ile korunan faydalı model haklarının ayrıca TTK’nun haksız rekabet hükümleriyle de korunamayacağı, bu nedenle asıl davada objektif dava yığılmasının söz konusu olmayıp tek bir dava açıldığı, davanın reddi nedeniyle davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesine hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.Birleşen davayla ilgili birleşen davanın davacısı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; istinaf taleplerinde davaya konu ... tescil numaralı faydalı modelin dosyaya sundukları ... Ürün Kataloğu (D1), ... (D2) ve ... (D3) dokümanları karşısında yenilik özelliğinin bulunmadığını iddia ettikleri görülmüştür. Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı faydalı modelin ilki bağımsız, ikisi bağımlı olmak üzere üç istemden oluştuğu, 1 Numaralı bağımsız isteminin 1- Buluşumuz “troplen uzatma hortumu” olup özelliği; temelde birbirlerine PVC yapıştırıcı ile yapıştırılmış halde PVC spiral hortum (7), troplen giriş bölümü (2), tahliye borusu giriş bölümü (3) ve yaprak contadan (4) oluşmasıdır.” şeklinde açıklandığı, İstem 2’nin “İstem 1'deki gibi “troplen uzatma hortumu” olup özeliği; tahliye borusuna giriş bölümü hortum bağlantı ucu (6) üzerinden PVC spiral hortuma (7) bağlı halde ve tahliye borusuna giriş bölümü dirseği (5) üzerinde konumlu yapraklı contaya (4) sahip tahliye borusuna giriş bölümü(3) içermesidir.” Şeklinde, İstem 3’ün “İstem 1'deki gibi “troplen uzatma hortumu” olup özelliği; PVC spiral hortuma (7) PVC spiral hortum bağlantı ucu (8) üzerinden bağlı olan ve bünyesinde EPDM kauçuk conta (9) barındıran troplen giriş bölümü (2) içermesidir.” şekline açıklandığı görülmektedir. Faydalı modellerin koruma kapsamları istemlerine göre tespit edilir. Buna göre bağımsız istemde korunan unsurların birbirlerine PVC yapıştırıcı ile yapıştırılmış halde PVC spiral hortum, troplen giriş bölümü, tahliye borusu giriş bölümü, ve yaprak conta olduğu anlaşılmaktadır. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 551 sayılı KHK’nın 165. maddesi uyarınca faydalı modelin hükümsüz kılınabilmesi için davaya konu faydalı modelin 19/06/2014 başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olması gerektiğinden, istinaf talebine konu edilen dokümanların tarihlerinin ve içeriklerinin incelenmesi gerekir. Birbiri ile uyumlu ve konunun uzmanı olan bilirkişilerin yer aldığı bilirkişi heyetlerinden alınan bilirkişi raporları ile; davalıya ait 2013 ürün kataloğunda (D1) yer alan ürünlerdeki spiral hortum, körüklü kısmın PVC malzemeden olduğuna dair bir bilginin tespit edilemediği, spiral hortumun troplen giriş bölümüne nasıl monte edildiğine, birleştirildiğine dair de bir bilginin mevcut olmadığı, ana istemde bu bağlantının PVC yapıştırıcı ile gerçekleştirildiğine dair açık bir daraltma söz konusu olduğunun tespit edildiği, D1 dokümanının davalının faydalı modelinin yenilik özelliğini ortadan kaldırmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. ... Amerikan patenti (D2) dokümanıyla ilgili yapılan incelemede; açıklanan yapılanmada en azından yapraklı conta unsurunun açıklanmadığının tespit edildiği, yenilik kırıcı olabilmesi için davaya konu faydalı modelin 1 numaralı bağımsız isteminde korunan tüm unsurları barındırması gerektiği, bu nedenle davalının faydalı modelinin bu doküman karşısında yeni olduğu kanaatine varıldığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. ... numaralı Amerikan patenti (D3) incelendiğinde de; dokümanda açıklanan yapılanmada yapraklı conta unsurunun, spiral hortum malzemesi ile parçaların birbirine PVC yapıştırıcı ile yapıştırılıp yapıştırılmadığı hususlarının açıklanmadığının tespit edildiği, bu nedenle 1 numaralı istemin bu doküman karşısında da yeni olduğu kanaatine varılmış, ana istem yeni olduğu için bu isteme bağlı yazılmış istemler de yeni olacağından dava konusu faydalı modelin tüm istemleri itibariyle bu dokümanlar karşısında yeni olduğuna dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Davaya konu faydalı modelin tarifnamesi incelendiğinde; buluş basamağı olarak küvet ve duşlardaki troplen çıkışlarında PVC’den mamul yekpare borular kullanıldığı, faydalı modelde ise EPDM contalı PVC hortum kullanıldığı, esneme özelliğine sahip olduğu, küvet tropilerine giren başlığın PVC’den mamul olduğu, içinde EPDM conta bulunduğu, bu başlığın PVC’den mamul spiral hortuma PVC yapıştırıcısı uygulanarak monte edildiği, bu montaj işleminde hortum başlığı eriyerek kaynadığından kuvvetli bir yapıştırma sağladığı, yine aynı yapıştırma mantığı ile dirsekli olan diğer tarafın da spiral hortuma yapıştırılarak monte edildiği, bu dirsek ile dışına monte edilen PVC yapraklı contanın birbirlerine yine PVC yapıştırıcı ile yapıştırıldığı, PVC contanın dışında değişik çaplarda yapraklar bulunduğu, ana gidere bağlanırken borunun ağız ölçüsüne göre değişik markalara uyum sağlamasının sağlandığı şeklinde açıklandığı, bu açıklamaya göre üründe açıklanan elemanların PVC ile yapıştırılmış olmasının, üründe PVC kullanılmasının ve yapraklı conta kullanılmasının buluş basamağı için önemli unsurlar oldukları, incelenen D1, D2 ve D3 dokümanlarında bu unsurların tamamının veya eşdeğerlerinin de mevcut olmadığının tespit edildiği, bu dokümanlar karşısında davaya konu ... tescil numaralı faydalı modelin yenilik unsurunun mevcut olduğu, bu nedenle birleşen hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Ayrıca bilirkişiler tarafından pek çok dokümanın incelenerek davaya konu faydalı modelle karşılaştırıldığı, bu nedenle bilirkişilerin resen araştırma yapmadıklarına dair istinaf talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmakla, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davanın reddine ilişkin istinaf taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı-birleşen davada davalı vekili ile davalı-birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Asıl davada Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 90,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 45,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Birleşen davada Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 100,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 50,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20