İstanbul BAM 16. HD 2023/1058 E. 2024/171 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2023/1058
2024/171
5 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1058 Esas
KARAR NO: 2024/171
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/12/2022
NUMARASI: 2021/657 Esas - 2022/736 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 05/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, alacaklıyı müvekkilin tanımadığını, aralarında hiçbir alacak borç ilişkisinin olmadığı gibi ticari bir ilişkilerinin de olmadığını, bonoların müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle düzenlendiğini, her iki bonoda da mevcut yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, bonoların müvekkili tarafından düzenlenmediğini, ayrıca bono metnindeki yazıların da müvekkili tarafından yazılmadığından ve bono olarak düzenlenen belgede alacak nedeni nakden ve matbu olarak düzenlendiğini, maddi gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin hiçbir ilişkisi olmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki alacağın dayanağı bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti ile bonoların iptaline, takip alacaklısına takip konusu bonolardan dolayı, borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, davalının takibi yapmakta haksız ve ağır kusurlu olduğunu bu nedenle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAİREMİZ KARARI: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2020 tarih ve 2020/8 Esas - 2020/8 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05/11/2021 tarih ve 2021/1858 Esas - 2021/1905 Karar sayılı ilamı ile; "... davacının işbu davadaki talebi, menfi tespit istemine ilişkindir. TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Menfi tespit davaları bu kapsamda değerlendirilemez. Yani, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin karar gerekçesi bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına." karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2021/657 Esas - 2022/736 Karar sayılı kararıyla; "...mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine konu borçlu olarak bulunduğu 2 adet bonodaki imzaya itiraz etmesi nedeniyle ilgili kurumlardan celbedilen davacıya ait imza asılları, davacı taraftan alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu bonolardaki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı ...'in eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ve ATK Fizik İhtisas Kurulunun 16/11/2022 tarihli raporu ile dava ve takip konusu konusu bonolardaki imzanın davacı ...'in eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla, düzenlenen raporlar denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınmış olup, davacı tarafça davalıyı tanımadığı ve ticari ilişkisinin bulunmadığına yönelik itirazda bulunmuşsa da kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilmekte olup mücerretlik ilkesi gereğince temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olup dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığına yönelik ispat yükü davacıya ait olmakla, davacının iddiasını kambiyo senedine dayanması nedeniyle yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, borcunun bulunmadığı veya ödendiğine dair davacı tarafça yazılı delil sunulamadığı anlaşılmakla davanın reddine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Her iki bono yönünden alacak nedeni nakden ve matbu olarak düzenlenmiş olup maddi gerçeği yansıtmadığını, müvekkilimin hiçbir ilişkisi olmadığı alacaklıdan nakit alması söz konusu olmadığı gibi, bono da düzenleyip vermediğini, Davada imza yönünden inceleme yapılmış ancak çelişkili raporlar dosyaya sunulduğunu, Mahkemece bono yönünden çelişkili raporlar giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, öncelikle bono yönünden tüm ayrıntıların ve yazıların incelenerek rapor alınması gerektiğini, bonolar üzerindeki imzalarda çelişkinin açıkça görüldüğünü, Kıbrıs'ta yaşayan ve Türkiye'de hakkında verilmiş hapis cezaları bulunan davalının aslında dosya ile bir ilgisi de olmadığını, davalıya tebligat yapılmasına rağmen dosyaya cevap vermediği gibi alacak ile hiçbir şekilde ilgilenmediğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının takibe konu 05.01.2014 tanzim - 01.10.2014 vade tarihli 77.550 USD bedelli ve 01.02.2014 tanzim - 01.05.2014 vade tarihli 1.000 USD bedelli iki bononun keşideci borçlusu olduğu, davacının bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan 25/04/2022 tarihli bilirkişi ... raporunda, "...senette, borçlu ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının, ... isimli şahsın elinden çıktığı mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmiştir." görüşünün bildirilmesi üzerine mahkemece yeniden rapor aldırılmasına karar verilerek dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 16/11/2022 tarihli raporu ile; "... inceleme konusu senetlerdeki borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu." sabit olmuştur. Davaya ve takibe konu bonolardaki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edilmesi karşısında; davacının bonolar kapsamında davalıya borçlu olmadığını veya ödediğini yazılı delillerle ispat etmesi gerekirken, dosyaya bu hususların ispatına yönelik delilin sunulmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20