SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2023/997 E. 2024/164 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/997

Karar No

2024/164

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/997 Esas

KARAR NO: 2024/164

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/12/2022

NUMARASI: 2019/580 Esas - 2022/1047 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 05/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile 06.01.1990 tarihinden itibaren yedek parça ve yetkili servis sözleşmeleri olduğunu, 31.08.2007 tarihinde yedek parça bayilik sözleşmesi ve yetkili servis sözleşmesi yapıldığını, Kadıköy ...Noterliği'nin 02.02.2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 31.08.2007 tarihli yetkili servis sözleşmesinin 2 yıl süre içerisinde gerekli düzenlemeler yapılmaz ise fesih edileceğinin ihbar edildiği, Kadıköy ...Noterliğinin 08.10.2013 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yetkili servis sözleşmesinin 08.02.2014 tarihi itibarı ile fesih edileceğinin ihtar edildiği, Kadıköy ... Noterliği'nin 18.07.2014 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yedek parça bayilik sözleşmesinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 yıl sonra hüküm ve sonuç doğuracağı ve yedek parça bayilik sözleşmesinin fesih edileceğinin ihtar edildiği, gerekli yatırımlar yapıldığı halde davalı şirketin haksız tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih ettiğini, açıklanan nedenlerle 5.000,00 TL denkleştirme tazminatı, 5.000,00 TL kar kaybı ile 5.000,00 TL karşılanmayan yatırım maliyeti ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ağır Ticari Araç Yetkili Servis ağını rekabetçi seviyede belirlenmiş yeni standartlar çerçevesinde yeniden yapılandırmaya karar verildiğini, 2012 yılı itibarı ile tüm servisler için fesih sürecinin başlatıldığını, davacının yetkili servis sözleşmesinin 2014 yılı şubat ayında fesih edildiğini, davacı şirkete 02.02.2012 tarihinde tebliğ edilen ihbarname ile 2 yıllık fesih ihbar öneli uygulandığını, olağan fesih kapsamında makul bir fesih öneli tanınması halinde tarafların sözleşmeyi diledikleri tarihte feshetmeleri hakları bulunduğunu, davacı şirketin denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmadığını, yetkili servislere münhasır bir hakkın tanınmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının karşılanmayan yatırım iddialarına ilişkin ileri sürmüş olduğu arsa alımı ve bu arsaya ilişkin projenin davalı şirketçe hazırlanarak gönderilmesini talep etmelerini kesinlikle kabul etmediklerini, bu iddiaların gerçek olmadığını, davacı şirketin yedek parça satış sözleşmesinin devam ettiğini, yedek parça bayilerinin yeniden yapılandırılması kararı alındığını ve beklentilerini bayiler ile paylaşıldığını, davacı şirket tarafından yedek parça bayilik sözleşmesi için başvuru yapılmadığını, bunun üzerine 18.07.2014 tarihli ihbarname ile 1 yıllık fesih öneli tanınarak fesih edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

DAİREMİZ KARARI: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2014/2585 Esas - 2016/607 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/11/2019 tarih ve 2017/3155 Esas - 2019/2495 Karar sayılı ilamı ile; "... davalı yanın istinaf başvurusun reddine; davacı yanın sözleşme hazırlığı ve sözleşme kurulacağı inancı ile yaptığı giderlerle ilgili olarak eksik inceleme ile karar verilmiş olması ve bu nedenle de manevi tazminatın bunun sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi gerekeceği kabul edilerek, istinaf başvurusunun sadece bu iki tazminat kalemi yönünden kabulü ile kararın tümüyle kaldırılmasına ve yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2019/580 Esas - 2022/1047 Karar sayılı kararıyla; "... tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan tüm deliller, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 16.Hukuk Dairesinin 15/11/2019 tarih 2017/3155 esas 2019/2495 karar sayılı ilamı ve alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; istinaf kaldırma kararı gereğinden olmak üzere mahallinde keşif yapılarak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup alınan teknik raporda davacı şirketin sözleşmenin yapılacağı inancıyla yapılmış olan herhangi bir gider veya yatırımının bulunduğu iddiasının kanıtlamadığı tespit edilmesi karşısında, davacının karşılanmayan yatırım maliyetlerine ilişkin tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının sözleşmeyi hukuka uygun olarak feshettiği, feshin hakkın kötüye kullanımı niteliği taşımadığı, bu nedenle davacının kişilik haklarının zarar görmesinin söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından, davacının manevi tazminat talebinin de reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Taraflar arasındaki 1990 tarihinden itibaren kurulmuş fiili, hukuki ilişki gözardı edilerek, sadece 2007 yılında yapılmış sözleşme hükümlerine dayanılmasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin; "taraflar arasında 31.08.2007 tarihli ... Yedek Parça Bayilik Sözleşmesi ve 31.08.2007 tarihli 'Yetkili Servis Sözleşmesinin' imzalanmış olduğunu, sözleşme ilişkisinin 2007 yılına dayandığından davacı şirketin talepleri ancak bu kapsamda olabileceği” şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğunu, Dosyadaki somut delillerden, 31.08.2007 tarihinde imzalanan sözleşmelerin, 4054 sayılı rekabetin korunması hakkında kanun ve bu kanununa dayanılarak Rekabet Kurulu tarafından çıkarılan 2005/4 sayılı tebliğ hükümlerine göre davalı şirket tarafından NİTELİKSEL BAYİLİK sisteminden NİCELİKSEL SİSTEME dönüş için Rekabet Kurumundan MUAFİYET alınmasına yönelik hazırlatılan ve bir bayiler toplantısında ve tek nüsha tüm bayilere dayatma suretiyle imzalattırılan bir sözleşme olduğunu, 31.08.2007 tarihli sözleşmenin mevzuata göre düzenlenmesinin yasal bir mecburiyet olduğunu, bunun Müvekkilimiz açısından da geçerli olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, zira; 4054 sayılı RKH Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan mevzuatla; davacının dağıtım sisteminin önemli bir kısmını ya da tamamını yeniden düzenlenmesini öngören bir zorunluluk şartı getirilmediğini, davacının yetkili servis ağının tamamını veya önemli bir kısmını yeniden yapılandırmayı subjektif nedenlerle gerekli görmesi (tercih etmesi) bunu keyfi olarak sözleşmenin yenilenmesine veya feshine bağlamasının yasal mesnetten yoksun olduğunu, Davalı şirketin, anlaşmayı keyfi olarak bir süre vererek feshi ihbarda sona erdirmesi rekabet hukuku yönünden mümkün olmadığı halde ve somut delillere rağmen bu konunun irdelenmemesi, karşılanmaması açıkça hukuka aykırı olduğunu, 4054 sayılı Rekabet Kanunu ve Motorlu Taşıtlar için getirilen 2005/4 sayılı tebliğ hükümleri ile “Sağlayıcı ile Yetkili Servis arasında yapılan anlaşmalarda sağlayıcının anlaşmayı keyfi olarak bir süre vererek feshi ihbarla sona erdirmesini engellemek" için; “Bu bildirimde gerçek feshin sebeplerini detaylı objektif ve şeffaf olarak gerekçesini içerecek biçimde açık ve yazılı olarak bildirme yükümlülüğü” getirildiğini, 02/02/2012 tarihli fesihte gösterilen gerekçeler sözleşmenin feshini haklı göstermediğini, Kanunda veya sözleşmede davalının dağıtım sisteminin önemli bir kısmını ya da tamamını yeniden düzenlenmesini öngören bir zorunluluk şartı getirilmediğini, davalının, fesih ihbarnamesinde belirttiği gerekçenin objektif, detaylı ve şeffaf bir sebep olmadığını, 06/01/1990 tarihinden itibaren Motorlu Taşıtlar Sektöründe şimdiye kadar getirilen her düzenlemeye paralel olarak, davalı tarafça (2001, 2006, 2011 yıllarında olduğu gibi ) her 5 yılda bir getirilen aynı nedenlerle yeniden yapılanma talepleri, müvekkil şirket ve davalı servis ağına dahil Yetkili Servis + Yedek Parça bayileri tarafından karşılanmış olduğu, dolayısıyla ihtarnamede gösterilen fesih nedeninin başka tedbirlerle giderilebileceği veya giderilmesi olanağının bulunduğu dosya münderecatı ile sabittir, Davalı ...’ın Türkiye çapında oluşturduğu dağıtım ağı içersinde yer alan bayilerini gösterir şema, Davalı ... Türkiye çapında oluşturduğu dağıtım ağı içerisinde yer alan bayilerine bölgesel bir alanda tek başına faaliyet göstermek üzere birer yıllık tanzim ettiği YETKİ BELGELERİ, TANIK BEYANLARI ve her 5 yıllık dönemde yeniden yapılanma adı altında istediği şartlarda tip projesine uygun kurumsal yatırım talepleri ile bunlara uymayanlara YETKİ BELGESİ verilmemesi gibi FİİLİ uygulamalar dikkate alınmadan BK 20 ve devamı maddelerine aykırı olarak; MÜVEKKİLİMİZİN menfaatlerine aykırı sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı hükümler taşıyan 31.08.2007 tarihli sözleşmeler yazılmamış sayıldığından, sadece bu hükümsüz addolunan şartlara göre hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, Sözleşmenin feshi dürüstlük kurallarına ve sözleşme şartlarına uygun olmadığını; davalı ... 02.02.2012 tarihli Fesih İhbarnamesinde belirtilen Kurumsal kimlik şartlarını karşılayan firmalar ile sözleşmelerin “İmza Edileceği”nin açıkça yazılı olduğunu, burada şarta bağlı bir taahhüt bulunduğunu, Davalı ... bu beyanı ile; tek taraflı yenilik doğuran bir işlemin hukuki sonuçlarını geri aldığını, ihtarname ile belirttiği fesihin doğurduğu hukuki sonuçları bertaraf ettiğini, dolayısı ile feshin bir şantaj olarak kullanıldığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu, Bu standartların dağıtım ağına yeni başvuracak şahıs ve şirketlerin karşılayacağı asgari koşullardan ibaret olduğunu, mevcut bayiler için nelerin değişmesi gerektiğinin bildirilmediğini, bilirkişilerce de standartlar yerinde incelenmediğini, sadece kayıtlar üzerinde müvekkilimizin davalı ile olan son (5) yıllık cirosu incelenme ile yetinildiğini, Acentelik sözleşmesi dışında benzer sözleşmelerin sona ermesi durumunda da denkleştirme tazminatı talebinin söz konusu olabileceğini, T.T.K. 122/5 maddesinde; "Bu hüküm hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır." hükmü getirildiğini, o halde denkleştirme tazminatının sadece acente tarafından istenebileceği yolundaki iddia; yasanın lafzına, yerleşik uygulamaya ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, Nitekim 19. HD 04.05.2000 gün ve 1999/7724 E ve 2000/3470 K sayılı kararında; "Tek satıcılık sözleşmesinin haklı nedenlerle feshi haricinde sözleşmede öngörülen veya makul bir sürede feshi halinde müşteri çerçevesini kaybeden veya ekonomik bakımdan güç durumda kalan tek satıcının bu nedenle tazminat isteyebileceğini" kabul ettiğini, Öğretide; "davacı, davalı firmanın ürettiği marka, tip ürünlerin Bölge Yapılanması içinde pazarda tanıtarak bu markanın yayılmasına katkıda bulunmuştur. Bir şekilde müşteri çerçevesini tamamen ve önemli ölçüde genişleten Tek satıcı (bayiinin) sözleşmenin haklı bir neden haricinde sona erdirilmesi durumunda, kendisine münasip bir tazminat ödenmesi hakkaniyet gereği olduğu"nun kabul edildiğini, Nitekim Yargıtay 11. HD.’nin ekli 28.04.2016 gün 2015/10648 E. 2016/4842 K. kararında tek yetkili bayilik ilişkisinde sözleşmenin yenilenmemesi halinde (olağana fesih) denkleştirme talebi kabul edildiğini, Davalı tarafın istinafa cevap dilekçesinde örnek olarak sunduğu kararların olayımızda uygulama alanı olmadığını, bir ürünün pazarlaması ile kamyon ticari araçların yedek parçalarının pazarlanması ve yetkili servis hizmetleri ile kıyaslanmasının mümkün olmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

DELİLLER: Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/10/2022 tarihli raporda özetle; davalı şirketin fesih hakkını kötüye kullanmadığı, ne var ki, davacının yeni sözleşme imzalanabilmesi için davalının belirttiği şartları yerine getir ispatlaması halinde, sözleşmenin kurulacağına güvenerek yaptığı masrafları (menfi zararını) talep edebileceği, davacının TTK. m. 122 çerçevesinde denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerimiz aynen muhafaza edilmekte olup, teknik ve mali açıdan gerek davacı şirketin incelenen ticari kayıtlarında, gerekse davacı yanca bu yöndeki iddialarını kanıtlamaya yönelik olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamış olup, davacı şirketin, sözleşmenin yapılacağı inancıyla yapılmış olan herhangi bir gider ve/veya yatırımının bulunduğu iddialarını kanıtlayamadığı, davacının manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olabileceğine dair rapor tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.

GEREKÇE: Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı denkleştirme tazminatı, kâr kaybı, karşılanmayan yatırım maliyeti tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından; "Davanın reddine" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin davanın reddine dair 01/11/2016 tarih ve 2014/2585 Esas - 2016/607 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/11/2019 tarih ve 2017/3155 Esas - 2019/2495 Karar sayılı ilamı ile; "... davacı yanın sözleşme hazırlığı ve sözleşme kurulacağı inancı ile yaptığı giderlerle ilgili olarak eksik inceleme ile karar verilmiş olması ve bu nedenle de manevi tazminatın bunun sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi gerekeceği kabul edilerek, istinaf başvurusunun sadece bu iki tazminat kalemi yönünden kabulü ile kararın tümüyle kaldırılmasına ve yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine." karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkemece aldırılan bilirkişi raporları ve toplanan tüm deliller ile; davalı şirketin fesih hakkını kötüye kullanmadığı, ne var ki, davacının yeni sözleşme imzalanabilmesi için davalının belirttiği şartları yerine getir ispatlaması halinde sözleşmenin kurulacağına güvenerek yaptığı masrafları (menfi zararını) talep edebileceği, teknik ve mali açıdan gerek davacı şirketin incelenen ticari kayıtlarında gerekse davacı yanca bu yöndeki iddialarını kanıtlamaya yönelik olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından davacının "Sözleşmenin yapılacağı inancıyla yapılmış olan herhangi bir gider ve/veya yatırımının bulunduğu" iddialarını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmeyi hukuka uygun olarak feshettiği ve feshin hakkın kötüye kullanımı niteliği taşımadığı, bu nedenle davacının kişilik haklarının zarar görmesinin söz konusu olmadığından manevi tazminat şartlarının da bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınyetkikonusuesastanKaynaklanan)beyanlarınitelikselbelgeleriistinafreddinedereceistanbulgerekçemahkemesibayilikdairemiznicelikselmüvekkilimizinkararımuafiyetfiilidelilleristemibelgesiSözleşmesindenAlacakdosyasistemehükümnumarası(Acenteliktanıkcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim