Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/1189
2024/1568
10 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1189 Esas
KARAR NO: 2024/1568
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2024
NUMARASI: 2023/2 Esas, 2024/119 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve İnş. San. A.Ş. müvekkili firma ... Klima ile olan ticari alış veriş nedeniyle olan borçları için müvekkilİ firma emrine ... Bankası’na ait 17.02.2022 basım tarihli ... seri nolu, 100.000,00 TL bedelli 30.06.2022 keşide tarihli çek düzenleyerek müvekkili firmaya teslim ettiğini, ilgili çekin ibraz tarihi geldiğinde müvekkili firma tarafından ... Bankasının Sultanbeyli Tem Şubesine ibraz süresi içerisinde ibraz edilmiş olmak üzere 28.02.2022'de teslim edildiğini, ancak çekin keşidecisi ... ve İnş. San. A.Ş.’nin yetkilisi çek ödeme tarihi geldiğinde müvekkiline durumlarının sıkışık olduğunu, çek bedelini o an için son ödeme günü olan 10.07.2022’ye kadar ödeyemeyeceklerini, karşılıksızdır işlemine tabi tutulmaması ve çek sicili bozulmaması için çekin takastan geri çekilmesini rica ettiklerini, çek bedelini bilahare ödeyeceklerini bildirdiklerini, müvekkili firma da, tamamen iyi niyetli olarak, karşı tarafın da iyi niyetli olduğuna ve aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek isteklerini yerine getirmiş ve ... Bankasına sunulmuş olan çeki takastan geri çekmiş olduğunu, bunun akabinde keşideci firma çek bedeli olan 100.000,00 TL’yi “30 Haziran tarihindeki çeke istinaden” açıklaması ile 13.07.2022 tarihinde müvekkilinin hesabına EFT yoluyla ödemiş olduğunu, çek bedelinin ödenmiş olmasıyla müvekkili 18.07.2022 tarihinde bankadan çeki geri teslim aldığını, devamında keşideci firma çek bedelini ödediklerini, firmaları adına açıkta çek görünmemesini ve ticari işlerinde sıkıntı yaşamak istemediklerini, çek sorumluluk bedelini iade almak istediklerini, bu sebeplerle çeki bankaya iade edeceklerini söylemiş ve ilgili çekin kendilerine teslim edilmesini talep ettiğini, bedeli ödenmiş olan çek müvekkilince keşideci firmaya çekin bankaya teslim edileceği inancıyla -bu doğrultuda imzalı yazısı alınarak- teslim edildiğini, fakat çek teslim edilirken çekin arka yüzünde yer alan müvekkili ... Isıtma Sis. San. Tic. Ltd. Şti. adına olan cironun iptal edilmediğini, ibraz tarihi geçmiş, vadesi sona ermiş, bedeli ödenmiş bir çekin sahtecilik yoluyla yeniden piyasaya sürülerek kullanılması hayatın olağan akışına uygun olmadığını, keşideci firma 30.06.2022 olan tarihi 30.10.2022 şeklinde değiştirmiş olduğunu, ekte sundukları çek suretine göre tarih kısmının elle oynanarak değiştirildiği ve davalı firma ile keşideci firmanın kambiyo senedinde sahtecilik yaptığı açıkça görülmekte olduğunu, devamında keşideci firmanın sahtecilik ile keşide tarihini değiştirdiği çeki piyasaya sürmüş gibi göstererek davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti’ye cirolatmış ve ilgili çek 31.10.2022 tarihinde bu kez davalı ... Mühendislik firması adına ... Bankasına ibraz edilmiş olduğunu, karşılıksız işlemi yapıldığını, ... Mühendislik firması tarafından İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosyada takip başlatıldığını, davalı ... Mühendislik ile keşideci ... firmasının işbirliği içerisinde hareket ederek, takip konusu çek üzerinde keşide tarihini değiştirmek suretiyle sahtecilik yaptıklarını, cironun koptuğunu, davalının iyi niyetli yetkili hamil olmadığını ve takip yetkisi olmadığını, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının, davalı tarafın müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığının tespit edilmesini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın çekte bulunan imzasına ilişkin açık bir itirazı söz konusu olmadığını, hatta imzanın kendisine ait olduğuna dair açık kabulü olduğunu, davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, tanık dineltilmesine muvafakatlerinin de bulunmadığını, takibe konu edilen çek kambiyo vasfını haiz olup bankaca karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu, çekte herhangi bir tahrifat ya da sahtecilik söz konusu olmadığını, keşidecinin parafını içeren kambiyo senedi geçerli olduğunu, şahsi defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, imzaların istiklali ve mücerretlik ilkesi gereği davacının iddiaları taraflarını bağlayan hususlar olmadığını, davacı taraf takibin iptali istemi ile İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/895 Esas sayılı dosyası ile de dava açtığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, davanın esastan reddine, %20'den az olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Dava açıldıktan sonra dava konusu çekin dava dışı-keşideci tarafından ödenmesi sebebiyle eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. ...davacı taraf salt keşideci ile arasındaki ilişkiye dayanmamakta dava konusu çekin davalıya kendisi tarafından verilmediğini, keşideci ile davalının kötüniyetli ilişkisi kapsamında keşideci tarafından verildiğini beyan etmektedir. Ciro silsilesi gereğince davacının davalı ile aralarındaki şahsi defilerini (çekin geçerli bir borç ilişkisine dayanmadığını/verilmediğini) ve TTK 687/1-son gereğince keşideci ile davalı-hamilin kötüniyetini olduğunu ispatla dava dilekçesindeki hususları ileri sürebileceği değerlendirilmiştir. Çekte yer alan paraf ve imza keşideciye ait olduğundan keşide tarihinin değiştirilmesinin çekin geçerliliğine bir etkisi bulunmamaktadır. Dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alınarak aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiştir. Dosya kapsamında 13/07/2022 tarihli ... bank ödeme dekontu, İstanbul Anadolu CBS 2022/270830 soruşturma ... KYOK kararı ve dosya kapsamında yer alan dava dışı-keşideci şirket yetkilisi ...'ın 26/01/2023 tarihli ifadesi dikkate alındığında davacı iddialarına itibar edilmesi gerektiği, davacının iddiasını ispatladığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu, davanın devam etmesi halinde davanın kabul ile sonuçlanmasının gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesine karar verilmiş,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Davacının davaya konu çekte bulunan imzasına ilişkin hiçbir itirazı bulunmadığını, çekin diğer borçlu ... alındığını ve süresinde bankaya ibraz edildiğini, akabinde ...'a iyi niyetli iade edilirken cironun iptal edilmediğini ileri sürdüğünü, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığ'nın 2022/270830 soruşturma numaralı dosyasından KYOK verildiğini ve itirazın reddedildiğini, Davacı borçlunun temel borç ilişkisinden doğan defilerini senedi düzgün ciro zinciri ile ve iyiniyetle devralan müvekkili hamile karşı ileri süremeyeceğini, Keşideci yetkilisi ...'ın beyanlarının çeki iyi niyetli olarak elinde bulunduran hamil müvekkilini bağlamayacağı gibi davacının, müvekkilinin iyi niyetli olmadığı hususunda hiçbir ispatı bulunmadığını, Keşideci ile lehtarın işbirliği yaparak müvekkili aleyhine haksız dava açtıklarını, Cirosunu iptal etmeyen ve ciro silsilesinde bulunan cirantaların sorumluluğu devam ettiğini, herhangi bir iptal işlemi yapmamış olan borçlunun sorumluluğu da ortadan kalkmadığını, basiretli tacir gibi davranmak zorunda olan davacının, çekteki ciroyu unuttuğuna dayanarak menfi tespit davası açamayacağını, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/2E. - 2024/119K. Sayı ve 15.02.2024 tarihli kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkil aleyhine hükmedilmesi yönünden kaldırılmasını, Davacının dava açmakta haksız olduğu ve davanın devam etmesi halinde davanın ret ile sonuçlanması gerektiği de gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüketilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Davacı, çekin keşideci tarafından kendisine ödendiğini, ancak ciro iptel edilmeden keşideciye teslim edildiğini, çekin keşideci tarafından tekrar tedavüle konulduğunu belirterek menfi tespit talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekili istinafında; müvekkilinin davaya sebebiyet vermediğinden istinaf yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin müvekkili aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Çek bir ödeme aracı olup davacının iddiasına ilişkin somut delil sunmadığı, mahkemece hükme esas alınan soruşturmadaki beyanın davalıyı değil keşideciyi bağlayacağı, davacı şirketin yetkilisinin şikayeti yönünden yürütülen soruşturmada KYOK verildiği dikkate alındığında davacının aksi yöndeki iddiası ispatlanamadığından dava tarihi itibarı ile davalının davaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyecektir. Bu durumda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerekirken aksi yönde değerlendirme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri ile sınırlı ve kazanılmış haklar dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 15/02/2024 gün ve 2023/2 Esas, 2024/119 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,3- Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,-Alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile artan 1.280,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli olan ...Ü.T. 3/3 maddesine göre hesaplanan 30.00,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Mahkemece verilen 02.01.2023 tarihli tedbir kararının İİK 72/4 maddesi gereğince kararın kesinleşmesi halinde kaldırılmasına, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 260TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.429,40TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 30TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 10/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15