SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1240

Karar No

2024/1567

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1240 Esas

KARAR NO: 2024/1567

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/67, 28/05/2024 T.li duruşma ara kararı

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 10/10/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... no. ile tescilli ... ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin kiracı sıfatıyla faaliyet gösterdiği eski adresin malikinin davalı şirket olup, davalı şirketin halihazırda bu adreste (... Mah. ... Cad. ... Apt. No: ...Bakırköy/İstanbul) müvekkili ile aynı/benzer alanda faaliyet gösterdiğini ve ... markasını birebir tescil edildiği şekliyle izinsiz kullanmakta olduğunu, bu markayı kullanarak ...com’da satılık araba ilanları verdiğini, danışman olarak şirket müdürü (... şirketinin eski müdürü) ...’ın adıyla ilanlar vererek araba alım satımı yaptığını, yine ... uzantılı kullanılan com adresinin dahi davalıların kullanımında olduğunu, davalı ...’ın müdürlük görevinin sona ermesi üzerine yürüttüğü görevine ilişkin davacıya ait bilgileri teslim etmediğini, şirket müdürlüğünün sona ermesinden ortalama 2/3 yıl öncesine kadar davacının tüm portföyünü uhdesine ve hakim hissedar olduğu davalı şirkete haksız rekabet oluşturacak şekilde aktardığını ve nemalandırdığını, davalı tarafın müvekkili şirketin marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete sebep olduğunu ileri sürerek, markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespitin yapılmasını ve haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesini tedbiren talep etmiştir. Aleyhe tedbir istenen davalılar vekili duruşmadaki beyanları ile dilekçelerini tekrar ettiklerinİ, TTK 395 maddesi şirkete borçlanma yasağına ilişkin olduğunu, olay ile bir ilgisi olmadığını, taraflar arasında inhisari lisans sözleşmesi düzenlendiğini, bunun esas sebebinin de davacı şirketin ilgili dönemde yetkilisi olan aslen şirketin sahibi olan kardeşler arasındaki bir takım işlerin yürütülmesi maksadıyla ortaklık sıfatının verildiği şuandaki davacı şirketin yetkilisi bugün kötü niyetli olarak ilgili marka koruma markasına sahip olduğunu söylemiş ise de, gerek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu özellikle hak sahibi gerçek kişi ya da şirketin hakkını arayabilmesi maksadıyla emsal kararlar verdiğini, bu hususa ilişkin de gerek 556 Sayılı KHK, gerekse de SMK nispi ret sebepleri ve madde 9 hükmü özellikle gerçek hak sahibinin tespiti yönünden alınacak kararla marka korumasının kaldırılacağını öngördüğünü, mevcut aslen yetkili avukattır ve avukatlık görevini ifa ettiğini, mevcut markanın müvekkil tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ve hak sahibi olduğuna dair bilirkişi raporunda da ifadelerin mevcut olduğunu, özellikle ilgili marka aynı adreste uzun yıllardır müvekkil tarafından kullanıldığını, bu hususa ilişkin tarafımızca Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/116 Esas sayılı dosyayı kapsamında sınai mülkiyet kanunu kısmi ret madde 9 hükümleri gereği dava ikame edildiğini, davacının asıl amacının kötü niyetli şekilde mevcut markanın müvekkil tarafından kullanılmasının engellenmesi olduğunu, mahkemece tedbir kararı verdiği takdirde davanın esasını etkileyecek nitelikte bir karar olacağını, mahkemece bu hususta teminat gösterebileceği gibi mahkemece takdir edeceği bir usule de uygun hareket etme noktasında da müvekkilinin rıza gösterdiğini, ancak marka hakkı kullanıma dair tedbir kararı verilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya ve Yargıtay görüşüne aykırı olduğunu, tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 28/05/2024 T.li kararında; "...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları , taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça dayanılan lisans sözleşmesinin geçerliliğinin yargılama sırasında değerlendirilmesi gerektiği gibi, davacı tarafça dayanılan marka hükümsüzlüğüne dair Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/116 Esas sayılı dosyası gözetilerek taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinin gözetilmesi bakımından SMK'nun 159/2-c bendi uyarınca davalı tarafça davacının muhtemel zararlarına karşılık takdiren 2.000.000,00 TL nakti veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde davalı tarafça davacı adına tescilli "..." ibareli markanın kullanımının terkinine, durdurulmasına..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davalı vekilinin duruşmadaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, Davacı şirketin 2010 yılında unvan değişikliğine gitmeden önce ...Ltd Şti ismi ile faaliyette bulunduğunu ve kurucunun şu an itibarı ile şirket müdürü olan ... olduğunu, davalının iddiasının aksine işlerin yürümesi için verilen bir ortaklık söz konusu olmadığını, İnhisari Lisans sözleşmesinin geçerli olmadığını, çift temsil kuralı gereği TTK 395 md de dikkate alındığında sözleşmenin geçersiz olduğunu, şirket unvanında dahi markasını kullanan müvekkili şirketin bedelsiz-süresiz şekilde marka hakkını devretmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olacağını, Davalı yanca ciddi kullanım olmadığı iddia edilerek açılan davada Bakırköy 2 FSHHM 2024/116 E sayılı dosyasında tedbir talebinin yerinde olarak reddedildiğini, Markanın müvekkiline ait olduğunu belirterek öncelikle ara kararın kaldırılarak markanın kullanımının durdurulmasını, aksi halde teminat tutarı az olduğundan teminatın artırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili katılmalı istinaf isteminde özetle; Mahkeme tarafından belirlenen teminat tutarının fahiş ve afaki olduğu, teminatın indirilmesini talep ettiklerini, Markanın müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığına ve hak sahibi olunduğuna dair dosyada rapor olduğunu, Davacı şirketin yetkilisinin aslen avukat olduğunu, davacının herhangi bir zarara uğramasının söz konusu olmadığını, İnhisari lisans sözleşmesinin geçerliliği için sözleşmede çift imza bulunmasına hukuken gerek olmadığını, çift imza kuralının ise borçlandırıcı işlemler ve borçlanma yasağına ilişkin getirilmiş bir kural olduğunu, Markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, markanın hükümsüzlüğü için Bakırköy 2 FSHHM de dava açıldığını, Davada zamanaşımının geçtiğini, marka tescilinin 09.08.2018 de yapıldığını, bilirkişinin tespit ettiği üzere 01.12.2014 tarihinde ve 16.11.2023 tarihinde ... kullanımının aktif faaliyete konu edildiğini, bu hususun davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, davacının da bu hususların tamamına vakıf olduğunu, Davacı markayı 5 yılı aşkın süredir kullanmadığından gerçek hak sahibi olmadığını belirterek davacının istinaf isteminin reddini, teminatın indirilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE Dava markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin 28/05/2024 Tarihli ara kararına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; ... ibareli marka davacı şirket adına tescilli ise de, davalı yanca lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının iddia edildiği, markanın hükümsüzlüğü için davalı yanca dava açıldığı dikkate alındığında mevcut delil durumuna göre hak ve menfaat dengesi dikkate alınarak ters teminata hükmedilmesi yerinde olup markanın kullanıldığı hizmet sınıfı, dosyadaki bilgi ve belgelere göre teminat tutarı da yerinde görülmekle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin ve davalı vekilinin katılmalı istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.10/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkafshhmTecavüzdenkonusuesastanKaynaklanan)istinafreddinedereceHakkınaistanbulgerekçeMarkamahkemesinindüşünüldükararıgereğidosyanumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim