SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/940

Karar No

2024/1483

Karar Tarihi

27 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/940 Esas

KARAR NO: 2024/1483

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/01/2024

NUMARASI: 2023/673 Esas - 2024/22 Karar

DAVANIN KONUSU: Yargılamanın Yenilenmesi

KARAR TARİHİ: 27/09/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı ... vekili 11/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararın önce İstanbul BAM 16.Hukuk Dairesi'nin 2019/5 Esas, 2021/517 Karar sayılı ilamı akabinde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/1706 E, 2023/3937 Karar sayılı kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, davacı tarafın İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nde verilen mahkumiyet kararını gerekçe göstererek müvekkilinin alacaklısı olduğunu, icra takibi sebebi ile davacının müvekkiline bonodan kaynaklı borcun olmadığına karar verildiği ve söz konusu takibin durdurulduğunu, Mahkemenin davayı kabul kararına dayanak yaptığı İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet kararının ortadan kaldırıldığını ve müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini belirterek, mahkemenin aleyhlerine verdiği kararın dayanağı olan kararın kalkması ve mahkemenin verdiği kararın tamamen değiştirecek nitelikte bir durum ortaya çıktığını belirterek yargılamanın yenilenmesini talep ettiği ve İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/276 Esas, 2018/258 Karar sayılı kesinleşen kararının infazı ile birlikte İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki hacizler kalkacağından ve bu taşınmazların 3.kişilere devredilmesi neticesinde alacaklarının tahsili mümkün olmayacağından, mahkemece verilen 2017/276 Esas, 2018/258 Karar sayılı kararın icrasının durdurulması hususunda tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 tarih ve 2023/673 Esas - 2024/22 Karar sayılı kararıyla; "Davacı tarafından mahkememizde açılan menfi tespit davasında dava konusu edilen senet aslının davalı ...'nın avukatı tarafından imza incelemesi yapılmak üzere ibraz edilmemesi, senedin A4 kağıdına yazılı olarak düzenlenmesi ... tarafından ipotek karşılığı ve vermiş olduğu borçların teminatı olarak senet alındığı iddiasına rağmen ...'ya verilen ipoteğin senet bedelinin çok altında bir miktar olması, ... tarafından davacı ve dava dışı ...'a borç verildiğine dair herhangi bir belgenin olmaması , 5.000.000-USD gibi yüklü bir miktardaki senedin 1.000-TL lik kısmının haricen ödendiği iddiası ile icra dosyasından geri alınması ve geçimini Türkiye'de bir bayanının yanında hizmetli olarak çalışarak sağlayan yabancı uyruklu davalı ...'ya bu kadar yüklü bir miktarda senedin verilmesinin ve bu miktarda yüklü bir paranın elden nakit olarak verilmesinin hayatın olağan akışında mümkün olmaması sebebiyle menfi tespit davasının kabulüne, davacının bu senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş olup, TBK.nun 74.maddesi kapsamında hukuk hakiminin ceza mahkemesindeki beraat kararı ile bağlı olmadığı da dikkate alındığında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek HMK 375.maddesinde sayılan hiçbir koşulun gerçekleşmediği anlaşıldığından yargılamanın iadesi talebinin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından borçlular hakkında kambiyo senedi ile takip başlatmıştır. Alacağın tahsili amacıyla mal varlığına hacizler koyulmuş, tasarrufun iptali davaları açılmış, borçlu davalının tüm malvarlığını muvazaalı olarak başkalarının üzerine geçirmiş, icra dosyasının boşa çıkması uğruna kötüniyetli olarak hareket edilmiş, İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/190 Esas, 2016/217 Karar Sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verilmiş, olağanüstü Kanun Yolu müracaatları sonucunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/05/2023 tarih, 2018/15-263 Esas, 2021/229 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı bozulmuş ve yerel mahkeme tarafından beraat kararı verilmiş olması sebebiyle menfi tespit davasının her aşamasında ceza mahkemesi kararı gerekçe olarak kullanıldığından müvekkilinin adil yargılama hakkı hem de mülkiyet hakkı kapsamında ihlal edilmiş olmakla yargılamanın iadesi (yenilenmesi) talep edildiği bildirilmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin aslı olmayan tekrardan ve hukuka aykırı gerekçelerden ibaret olması, davanın her açıdan ele alınarak verilen gerekçeli yerel mahkeme ilamına uyulması gerektiğinden hukuka aykırı tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/276 Esas, 2018/258 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda;"...İst 5 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/196 E 2016/217 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi senet aslının davalı ...'nın avukatı tarafından mahkemeye ibraz edilmemesi senedin A4 kağıdına yazılı olarak düzenlenmesi ... tarafından ipotek karşılığı ve vermiş olduğu borçların teminatı olarak senet alındığı iddiasını rağmen ...'ya verilen ipoteğin senet bedelinin çok altında bir miktar olması ... tarafından davacı ve dava dışı ...'a borç verildiğine dair her hangi bir belgenin olmaması, 5.000.000-USD gibi yüklü bir miktarda senedin 1.000-TL lik kısmının haricen ödendiği iddiası ile icra dosyasından geri alınması ve geçimini Türkiye'de bir bayanının yanında hizmetli olarak çalışarak sağlayan yabancı uyruklu davalı ...'ya bu kadar yüklü bir miktarda senedin verilmesinin ve bu miktarda yüklü bir paranın elden nakit olarak verilmesinin mümkün olmaması karşısında davalıların ve dava dışı ...'nın fikir birliği içerisinde dolandırıcılık kastı ile hareket ettikleri, eylemlerinin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs aşamasında kaldığı, davacının bu senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığı, İİK nun 72/5 maddesindeki şartlar gerçekleşmemiş olduğundan davacının tazminat talebinin reddi gerektiği, yargılama sırasında icra dosyasına 90.920,42-TL nin davacı tarafından yatırıldığı, bu kadar miktar açısından davanın İstirdada dönüştüğü..." gerekçesiyle Davacının davasının kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen 30/10/2012 vadeli 5.000.000-USD bedelli senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, İcra dosyasına yatırılan 90.920,42-TL nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, tazminat taleplerinin REDDİNE karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 2019/5 Esas, 2021/517 Karar sayılı 11/03/2021 tarihli ilamında; davalı ...'ın tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/1706 Esas, 2023/3937 Karar sayılı 21/06/2023 tarihli ilamı ile temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verilmiştir. İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/543 Esas, 2014/345 Karar sayılı dosyasında; ...'nun katılan olarak yer aldığı, ... ve davalı ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması kamu kurum ve kuruluşları ve tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçlarından yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda; Davalı ... ve davalı ...'nın nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı mahkumiyetlerini eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeni ile cezalarında indirime gidilmesine, açığa imzanın kötüye kullanılması sonucunda sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılıp haklarında hüküm kurulduğundan aynı eylemden dolayı sanıklar hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, kararın Yargıtay 23.Ceza Dairesi'nin 21/03/2016 tarih ve 2016/3186 numaralı kararı ile bozulduğu, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/190 Esas ve 2016/217 Karar sayılı dosyasından verilen direnme kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 11/04/2017 tarih, 2017/14220 Esas ve 2017/9061 karar sayılı ilamı ile onandığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu karara itiraz edildiği, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/05/2021 tarih 2018/15263 Esas, 2021/229 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.Ceza Dairesi'nin onama kararının kaldırılarak sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hükümlerin bozulmasına karar verildiği, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/466 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasına devam olunduğu görülmüştür.İst 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/190 Esas, 2016/217 Karar sayılı dosyasındaki direnme gerekçesinde; "...Sanık ... ile katılan ...'nun suç tarihi öncesinde aralannda şirket ortaklığı olduğu, bu hususun her iki tarafça da kabul edildiği, aralarında geçimsizlik ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu ortaklığın bozulduğu, olay tarihinde sanıklardan ... tarafından katılan ... ve sanık ... ile ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığı, katılan ... tarafından takipten hemen sonra icra dairesine yapılan müraacatla takibe konu senet üzerinde 3 kişilik uzmanlık sertifikaları olan bilirkişilerce rapor hazırlattırıldığı, bu rapora göre de senet metninin bilgisayar ortamında hazırlandığının, çıktısının katılan ... adına atfen atılı imza bulunan boş A4 kağıdı üzerine bilgisayarda basılması ve akabinde ... adına borçlu imzasının atılması ile düzenlenmiş olabileceğinin değerlendirildiği, bunun üzerine sanıklar ... ve ... vekili tarafından Dr. ... tarafından rapor hazırlattırıldığı bu rapora göre de, daha önceki 21.05.2013 tarihli raporda tespit edilen bulgulardan yola çıkılmak suretiyle belge üzerinde atılı bulunan imzaların metin yazılarının öncelik ve sonralık ilişkisinin tespit edilemeyeceğinin bildirildiği, Cumhuriyet Savcılığınca senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere senet aslı istenmiş, senet aslının alacaklı vekili Av. ...'a teslim edildiğinin bildirilmesi üzerine, ...'ın celbi için yazılar yazılmasına rağmen elde edilememiş, ayrıca mahkememizce de sanıklara sorulduğunda senet aslının kendilerinde olmadığını bildirildiği, Sanık ... tüm savunmalarında katılan ... ile birlikte olay öncesinde ortaklığı olduğunu, ancak senedin bizzat ... tarafından düzenlendiğini, onun ve kendisi tarafından imzalanarak ...'a verildiğini, sahte olarak düzenlenmediğini bildirmiş, sanık ... da kardeşi sanık ...'nın beyanını doğrulamış, bu senedi ekonomik sıkıntı ve borç içinde olan katılan ... ve kardeşi ...a dairelerini satıp nakit olarak para vermesi ve bir arsasını ipotek etmesi sonucu katılandan aldığı ve gemi ticareti ile uğraştığından aldığı mal karşılığı ... isimli ...'nın eşine ciro yoluyla verdiğini, kendisinin de mağdur durumda olduğunu sânık ... ise senedin dolaşımı konuşunda bilgi sahibi olmadığını, sadece eşi ...'in sanık ...'dan senedi alıp gelmesini söylemesi nedeniyle senedi ...'dan aldığını bildirdiği, Tarafların anlatımları ve toplanan tüm delillerden, katılan ... ile sanıklardan ...'ın olay öncesine davalı şirket ortağı oldukları,"ancak olay öncesinde şirket ortağı oldukları ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında aralarında anlaşmazlık olduğu ve çeşitli davalar bulunduğunu bildirmesi nedeni ile aralarının iyi olmadığı, iş yerinde yapıldığı iddia edilen hırsızlık nedeni ile ifadesi alınına şirket çalışanı ...'nün hazırlık aşamasındaki beyanında olayın 27/05/2012 tarihinde gerçekleştiği işyerine ... tarafından zorla girildiğini ve bir takım evrakların olmadığını, belirtildiği, bulunduğunu bildirmesi nedeniyle aralarının iyi olmadığı, iş yerine sanık ... tarafından zorla girildiğinin ve bir kısım evrakların olmadığının" belirtildiği görülmüştür. Yargıtay Ceza Kurulu'nun 2018/15263 Esas , 2021/229 Karar sayılı bozma ilamında;"... ''...Ceza yargılamasının amacının, hiç bir kuşkuya yer bırakmaksızın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğundan hareketle, sanıklar hakkındaki yargılamanın temelini katılanın boş olarak imzaladığı kağıdın sanık ... tarafından ele geçirilip doldurulması suretiyle sonradan oluşturulduğunu iddia ettiği ve sanık ... tarafından icra takibine konu edilen suça konu senedin oluşturması ve söz konusu senedin katılan tarafından boş bir kâğıt iken mi yoksa düzenlendikten sonra mı sanık ... ile birlikte imzalanıp imzalanmadığının ve sanıklar tarafından hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilip katılanın imzası dışındaki yazıların ve sanık ...'ya ait imzanın sonradan mı eklenip eklenmediğinin sanıklara atılı suçların sübutuna etkili nitelikte olması birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle suça konu senet aslını en son elinde bulundurduğu anlaşılan Av. ...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp dinlenilmesi, Av. ... ve icra müdürlüğü görevlileri hakkında suç duyurularının akıbetlerinin araştırılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi hâlinde soruşturma dosyasının, kamu davası açılması hâlinde ise yargılama dosyasının getirtilerek incelendikten sonra bir örneğinin dosya arasına alınması, ... Motorlu Araçlar şirketince bankadan alınan kredilerin teminatı olarak sanık ...'e ait gayrimenkul üzerinde 09.01.2009 tarihinde banka lehine tesis edilen ipotek işleminin akıbetinin araştırılması, katılan vekilinin şikâyet dilekçesine eklediği örnek banka talimat yazılarının asıllarının temin edilmesi, tanıklar ... ve ...'in duruşmaya çağrılarak katılanın şirket işlerinde kullanılması amacıyla daha sonra doldurulmak üzere kendilerine imzalı boş kâğıtlar bırakıp bırakmadığının sorulması, suça konu senedin temin edilmesi hâlinde senedin katılan tarafından boş bir kâğıt iken mi yoksa düzenlendikten sonra mı sanık ... ile birlikte imzalanıp imzalanmadığı veya katılanın imzası dışındaki yazıların ve sanık ...'ya ait imzanın sonradan mı eklenip eklenmediğinin, senetteki imzanın katılanın eli ürünü olup olmadığının ve ayrıca daha önce bankaya teslim edilen diğer talimat yazıları ile benzer şekilde düzenlenmiş olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması usul ve kanuna aykırıdır...'' denilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/15-263 Esas, 2021/229 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda, İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/466 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda; "... Av. ...'ın tanık sıfatıyla alınan yeminli beyanında, müvekkili olan sanık ... tarafından kendisine verilen bir senedi icra takibine koyduğunu, senet aslını da icra dairesine verdiğini, bilahare senedi müvekkilin talebi üzerine icra dairesinden teslim aldığı ve senedi müvekkile ibraname imzalatarak teslim ettiğini, senet aslı kendisinde olmadığını, bu senedi müvekkili ...'ya teslim ettiğini, savcılık aşamasında bu senet istendiğinde senedin kendisinde olmadığını, bu konuda hakkında İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/171 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava bulunduğunu, halen derdest olup, orada da benzer savunma yaptığı, İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/171 Esas sayılı dava dosyası celp edildiği, sanık Av. ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davasının açıldığı ve davanın derdest olduğu, her ne kadar sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına yönelik kamu davası açılmış ise de, sanıkların yargılamanın hiç bir aşamasında suçlamayı kabul etmedikleri anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozma ilamında maddi gerçeğin açığa çıkarılması için suçun sübutuna etkili nitelikte olduğu belirtilen ve yargılamaya konu olan senedin aslını temin etmeye yönelik yapılan araştırmada, tanık Av. ... beyanında senedin sanık ... da olduğunu, hakkında bu olay sebebiyle görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu belirtmiş, sanık ...'nın yabancı uyruklu olması ve adresinin değişmesi nedeniyle sanığa ulaşılamamış ve sanık müdafine senedi ibraz etmesi için süre verilmiş, sanık ... müdafii ise müvekkiline ulaşamadığı için senedi temin edemediğine dair yazılı beyanda bulunmuş, bu nedenle senedin temini mümkün olmamıştır. Senedin temin edilememesi nedeniyle müflis ... Bankasından bozma ilamında belirtilen banka talimat yazıları ve sanıkların imzaları arasında, imza ve yazıların sanıkların eli ürünü olup olmadığına dair mukayese yaptırılması mümkün olmadığından ve müflis ... Bankasının TMSF'ye devri nedeniyle belgelerin temininde aksamaların yaşandığı bilindiğinden banka talimat yazıları istenilmemiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. suça konu senet temin edilemediğinden senedin kim tarafından doldurulduğu hususunun açıklığa kavuşturulamaması ve banka talimatları ile senet ve sanıkların imzaları arasında mukayese yaptırılamaması, dinlenen tanık beyanlarının görgüye ilişkin anlatımlarının olmadığı gibi sanıkların suça konu senedi gerçeğe aykırı doldurduğuna dair bilgilerinin olmadığını beyan etmiş olmaları, ayrıca katılanın bu şekilde imzaladığı bütün senetlerden haberinin olması ve kendisinin hazırladığının tanık anlatımları ile ispat edilmesi, katılana yönelik olarak suça konu olabilecek bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda şüphe hasıl olması ve iddiayı destekleyici başkaca herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle müştekinin baştaki beyanın soyut kaldığı hukuki ve vicdani kanısına varılmıştır. Bu itibarla sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair savunmalarının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmalarına yeter mahiyette kesin ve inandırıcı somut delil elde olunamadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine .." karar verilmiştir.

GEREKÇE: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, ilk derece mahkemesine sunduğu dilekçe ile önceki dosya üzerinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş ise de Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HMK 375.vd md sınırlı olarak düzenlenmiş olup davacının ileri sürdüğü İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesini kararı kesinleştiği belirtilmiş ise de mahkemesine yazılan müzekkereye verilen yazı cevabında kararın temyiz edildiği kesinleşmediği davacı yanın diğer ileri sürdüğü sebeplerin yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabulünün mümkün olmadığından davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf isteminin 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuesastanistinafreddinedereceistanbulgerekçeYargılamanınkararıdelilleristemiistinafadosyahükümYenilenmesinumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim