Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/950
2024/1467
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/950 Esas
KARAR NO: 2024/1467 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 16.04.2024
NUMARASI: 2024/46 E. ARA KARAR
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde; müvekkili ...'nin ekonomik büyümede ve kalkınmada etkin bir rolü olduğu her fırsatta dile getirilen, gayrimenkul sektöründe yıllardır faaliyet gösteren, hem ulusal hem de uluslararası alanda deneyim sahibi olan, yurt içi ve yurt dışında konut, ofis, otel, alışveriş merkezi ve eğitim kurumu gibi birçok projenin müteahhitlik ve gayrimenkul geliştirme işlerini gerçekleştiren tanınmış ve bir kalite sembolü haline gelmiş bir marka olduğunu, müvekkili .şirketin ulaştığı bu tanınırlık düzeyi nedeniyle marka hakkından haksız bir yararın sağlanmasının ve ayırt edici karakterinin zedelenmesinin önüne geçilmesi saiki ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “...”, “.. .”, “... ”.., “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “..”, “... ...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” markalarını tescil ettirdiğini, 2006’dan bu yana faaliyet gösteren müvekkili şirketin, kendi şirket unvanını 11.05.2007 tarihli 6806 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil ettirdiğini, müvekkili şirket ile aynı iştirak konusuna sahip olan davalı ... tarafından, ticaret unvanında "..." ibaresinin kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından Ankara .... Noterliğinin 28 Aralık 2023 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderilerek tecavüzün durdurulması, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalı yanın cevabi ihtarnamelerine karşılık müvekkili şirketin 17 Ocak 2024 tarihinde, Ankara .... Noterliği vasıtasıyla ... Yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek, yine davalı yana karşı iyiniyet göstergesi olarak "..." ibaresinin ticaret unvanından kaldırılmasını, unvansal ve markasal olarak kullanılmaya devam edilmemesini, unvansal ve markasal olarak bütün yayınlardan kaldırılmasını ihtar ettiğini, davalı yanın, müvekkili şirketin tüm iyinetli gayelerini boşa çıkararak müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markasını kullanmaya devam ederek, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz fiilini sürdürdüğünü, davalı yanın, tüketiciler nezdinde davalı taraf ve müvekkili şirket arasında idari yahut ekonomik bir bağlantı olduğu hususunda ilişkilendirmeye sebep olduğunu, müvekkili şirkete duyulan güveni, itibarı ve müvekkili şirketin inhisarı hakkını zedelediğini, müvekkili şirket tarafına yapılan haksız ve hukuka aykırı somut saldırıları bertaraf etme çabası ile davalı yana bildirimde bulunduğunu, Sınai Mülkiyet Kanununun 159/1. maddesi uyarınca, telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması adına yargılamanın sonuna kadar davalı şirket tarafından "..." markasının reklam ve tanıtımlar dahil olmak üzere her şekilde kullanımının ihtiyati tedbir niteliğinde durdurulmasına, davalı yanın müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, men’ine, davalı yanın ticaret unvanının terkinine ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 16/04/2024 tarihli 2024/46 E. sayılı ara kararıyla; "...Dava konusu somut olayda davacı ve davalı Markaları karşılaştırıldığında aynı sektörde oldukları fakat davalı taraf kullanımında davacı taraf markalarında esas unsur olan “...” ibaresi öne çıkacak şekilde değil, “...” ibaresi öne çıkacak şekilde kullanıldığı, bu kullanımın davacı markasından farklılık yaratmakta ve iltibasa sebep olmayacağı bu sebeple yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu durumun alınan raporla da sabit olduğu anlaşıldığından yaklaşık ispatın yerine getirilmediği..." gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına gerekçe yaptığı 16/04/2024 tarihli delil tespiti bilirkişi raporunun kendilerine ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair kararla birlikte tebliğ edildiğini, rapora itiraz etme haklarını kullanamadıklarını, bu durumun müvekkilinin hak arama hürriyeti, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini,Bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Anayasa'ya, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucunda hazırlandığını, bilirkişilerin yalnızca davalının internet sitesi üzerinde inceleme yaptıklarını, sosyal medya hesaplarında bile inceleme yapmadıklarını, İhtiyati tedbirin bütün şartlarının oluştuğunu, davalının müvekkiline ait marka ile karışıklığa neden olacak derecede benzer olan markayı kullanmaya devam ettiğini, hatta 08/01/2024 tarihinde 36, 37 ve 42. sınıflarda tescili için marka başvurusu yaptığını, Davalı yanın "... İnşaat Tic. Ltd. Şirketi" olan ticaret unvanının 18/05/2011 tarihinde "... ve Tic. Ltd. Şirketi" olarak değiştirildiğini, faaliyet alanının müvekkilinin faaliyet alanı ile aynı olan inşaat sektörü olduğunu, müvekkilinin "..." markasını tescilli olduğu 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda ilk kullanan ve markaya ayırt edicilik kazandıran şirket olduğunu, öncelik hakkına sahip olduğunu, Müvekkilinin markasının bir hizmet markası olduğunu, davalının markasını hizmet için tanıtımlarında kullandığında müvekkilinin markası ile iltibasa neden olduğunu, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin marka değerini ve potansiyelini kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, Google arama motorunda "..." ibaresi arandığında davalının yanı sıra müvekkili şirketin de görsellerinin çıktığını, davalının bu haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, Davalının marka başvurusunun müvekkili tarafından ihtarname gönderildikten sonra yapıldığını, müvekkili tarafından başvuruya itiraz edildiğini, ancak başvuru işlemlerinin halen devam ettiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalının kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil etmesi sebebiyle müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasının kaçınılmaz olduğunu, tüm ihtarlara rağmen markayı kullanmaya devam eden davalının tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkemenin 16/04/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına, yargılamanın sonuna kadar davalının "..." markasını reklam ve tanıtımlar dahil olmak üzere her şekilde kullanmasının ihtiyati tedbir niteliğinde durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut marka tescil kayıtları incelendiğinde;... tescil numaralı "..." markasının 09, 16, 35, 36, 41, ve 42. sınıflarda, ...numaralı "...+Şekil" markasının 19, 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 19, 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda,... numaralı "...+Şekil" markasının 19, 35, 36, 37, 42 ve 43. sınıflarda,... numaralı "... " markasının 09, 16, 35, 40, 41 ve 42. sınıflarda,... numaralı ""... Şekil" markasının 35, 26, 37 ve 42. sınıflarda,...numaralı "...Şekil" markasının 36, 37 ve 42. sınıflarda,... numaralı "... Şekil" markasının 36, 37 ve 42. sınıflarda, numaralı " ..." markasının 42, 37, 36 ve 35. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 36, 37, 42 ve 35. sınıflarda, ... nnumaralı "... Şekil" markasının 36, 37, 42 ve 35. sınıflarda, ... numaralı "... " markasının 36 ve 37. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 36 ve 37. sınıflarda,... numaralı "...Şekil" markasının 36 ve 37. sınıflarda,... numaralı "...' +Şekil" markasının 36 ve 37. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda,... numaralı "... Şekil" markasının 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda,... numaralı "... +Şekil" markasının 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 36, 37, 42 ve 35. Sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda, ... numaralı "... Şekil" markasının 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda,... numaralı "..." markasının 37. Sınıfta davacı adına tescilli oldukları,Davalının ise 08/01/2024 tarihli, ... başvuru numaralı marka tescil başvurusu ile "..." markasının 36, 37 ve 42. Sınıflarda tescilini talep ettiği tespit edilmiştir. Mahkemece, delil tespiti sonrası alınan bilirkişi heyet raporunda; "...davacı şirket adına tescilli “...” esas unsurlu tescilli markaları olduğu, ... başvuru numaralı “...” ŞEKİL markası için Davalı “...” adına 08.01.2024 tarihinde 36,37,42.sınıflarda marka tescil başvurusu yapıldığı,27.02.2024 tarihinde ... nolu bültende yayınlandığı, 04.03.2024 tarihinde yayına çıkan markaya itiraz edildiği, marka tescil sürecinin devam ettiği, davacı ve davalı Markaları karşılaştırıldığında aynı sektörde oldukları fakat davalı taraf kullanımında davacı taraf markalarında esas unsur olan “...” ibaresi öne çıkacak şekilde değil, “...” ibaresi öne çıkacak şekilde kullanıldığı, bu kullanımın davacı markasından farklılık yaratmakta ve iltibasa sebep olmayacağına" dair görüş bildirdikleri görülmüştür.
G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ticaret unvanının terkini davasıdır. Mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ile davalının kullandığı "..." markası ile davacının markalarının esas unsuru olan "..." ibarelerinin iltibasa neden olmayacağına dair görüş bildirildiği, dosyada bilirkişi raporu ve marka kayıtlarından başka bir delil bulunmadığı, bu nedenle bu aşamada ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık olmadığı, yargılama sırasında davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazlarla, yeni delillerin elde edilmesi ve talep halinde ihtiyati tedbir talebi hakkında her zaman mahkemece değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/09/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15