Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/933
2024/1450
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2024/933 Esas
KARAR NO:2024/1450
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:01/02/2024
NUMARASI:2022/42 Esas, 2024/14 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:26/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın ... başvuru numaralı markasını tescil ettirdiği gibi tescil edilen emtialarda ciddi olarak kullanmadığını, söz konusu davalarda ispat külfetinin karşı tarafa ait olduğunu bu nedenle davalı tarafın var olan kullanımını mahkemeye sunması gerektiğini beyan ederek, davalının .... başvuru numaralı markasının 6769 sayılı kanunun 9. maddesi gereğince davalı yanca markanın ciddi kullanıma konu edilmemesi nedeni ile tüm emtiaları bakımından aynı yasanın 26. Maddesine göre iptali karar verilmesi ile sicilden terkinini karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu müvekkiline ait markanın 30/11/2015 tarihinde tescil edildiğini, 2018 yılından itibaren markaya ait ürünlerin satışının yapılmaya başlanıldığını, .... markasına ilişkin yapılan satışların ticari defter kayıtlarından görülebileceğini, ürün kataloglarında bu markaya ilişkin ürünlerin reklamlarının yapıldığını, davalının amacının rakip firma olarak bu markanın müvekkil şirket tarafından kullanılmasına engel olmak olduğunu savunarak, davaın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde 02/12/2013 başvuru, 30/11/2015 tescil tarihli .... numaralı "..." ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu, markanın kullanıldığının ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça delil olarak reklam ve tanıtım amaçlı hazırlandığı beyan edilen broşür ve kataloglar ile faturaların sunulduğu, dosyada bilirkişi raporu alındığı, faturalar incelendiğinde faturalarda marka kullanımı yönünden satışı yapılan ürünler yönünden "...." ibaresinin kullanıldığı, SMK'nun 9/2-a maddesinde markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması halinde markanın kullanıldığının kabul edileceğinin düzenlendiği, davalıya ait markanın üç harften oluşan "...." ibaresi olduğu, bu ibarenin tamamının markanın ayırt edici unsuru olduğu, bu ibarenin sonunda bulunan t harfinin çıkarılması ile kullanımının markanın ayırt edici unsuru değiştirilmeden kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, yine yukarıda belirtildiği şekilde davalı tarafça broşür ve kataloglar sunulmuş ve broşür ve kataloglardaki ürün görsellerinde "..."aresi bulunmakta ise de bu broşür ve katalogların her zaman düzenlenebilecek nitelikte oldukları, markanın ürünlerde fiilen kullanıldığının davalı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı "....." ibareli markanın iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında ileri sürdüğü savunmalarını tekrar ederek, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ... markasının satışının yeterli görülmesi gerektiğini, ... satışı ile ilgili tüm faturaları sunduklarını, bu faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin ... markasıyla ilgili satış geliştirme çabalarının hep olduğunu ve devam ettiğini, sunulan delillerden, faturalardan, kataloglardan ayrıca şirketin yapmış olduğu satışlardan; müvekkili şirketin markayı kullandığının ortada olduğunu, tüm deliller birlikte değerlendirilmeden, eksik delillerle hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: İlk derece mahkemesince 14/05/2024 tarihli ek karar ile; ... Müdürlüğünce yazılan yazı cevabında,.... iş emir numaralı işin istinaf başvuru dilekçesi olmadığı, 04/04/2024 mahkeme dosyasına gider avansı ve harç yatırma işlemi olduğunun bildirildiği, HMK'nın 345. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin tebliğden başladığı, gerekçeli kararının taraf vekillerine 31/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından gerekçeli istinaf dilekçesini vermediği, 04/04/2024 tarihinde istinaf harçlarının ve gider avansının yatırıldığı, gerekçeli istinaf dilekçesinin iki haftalık yasal süre dolduktan sonra 02/05/2024 tarihinde sunulduğu, davalı vekilince yasal süresi içinde sunulmuş gerekçeli istinaf dilekçesi bulunmadığından davalı vekilinin 02/05/2024 tarihli istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 346/1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
EK KARARA KARŞI İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; istinaf dilekçesini 04/04/2024 tarihinde.... iş emri ile gönderdiklerini ve harçlarını yatırdıklarını, ancak harç ve giderler sistemde görünmesine rağmen istinaf dilekçesinin UYAP'ta görünmediğini, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığının kabulü gerektiğini, mahkemenin eksik harç yatırılmasında olduğu gibi, istinaf harcı yatırıldıktan sonra şekilde sistemsel bir hata olabileceği düşünülerek, kendilerine istinaf dilekçesinin gönderilmesi için muhtıra düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkini talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince14/05/2024 tarihli ek karar ile; davalının istinaf dilekçesinin iki haftalık yasal süre dolduktan sonra verildiği gerekçesiyle, davalı vekilinin 02/05/2024 tarihli istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davalı vekilinin istinaf işlemlerinin tamamını UYAP sistemi üzerinden yaptığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesini iki haftalık yasal süre dolduktan sonra 02/05/2024 tarihinde sunduğu, YHGK'nın 2019/736 E- 2022/497 K.sayılı kararı ve Yargıtay'ın 1983/7 E- 1984/3 K.sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda, şayet istinaf dilekçesinin ilgilisi tarafından daha sonraki bir tarihte mahkeme kalemine verildiği belgelendirilmiş ise, istinafın o tarihte yapılmış sayılacağı, davalı vekilinin istinaf dilekçesini 04/04/2024 tarihinde .... iş emri ile gönderdiklerini ileri sürdüğü, ancak ....Müdürlüğünce yazılan yazı cevabında, .... iş emir numaralı işin istinaf başvuru dilekçesi olmadığı, 04/04/2024 mahkeme dosyasına gider avansı ve harç yatırma işlemi olduğunun bildirildiği, dolayısıyla davalı vekilinin istinaf dilekçesini iki haftalık yasal süre geçtikten sonraki bir tarih olan 02/05/2024 tarihinde verdiğinin UYAP sistemi ile sabit olduğu, davalı vekilinin iki haftalık yasal süre içinde istinaf harç ve giderlerini yatırdığı, ancak istinaf dilekçesini kendi kusuru ile sunmadığı, tüm istinaf işlemleri davalı vekili tarafından Uyap sistemi üzerinden yapıldığı için bu hususta mahkeme kaleminin bir kusurunun bulunmadığı, bu durumda istinaf tarihinin de dilekçenin sunulduğu 02/05/2024 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, istinaf işleminin taraf işlemi olduğu, taraflarca getirilme ilkesi uyarınca mahkemenin istinaf dilekçesi sunmak üzere taraflara süre vermesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin ek karara karşı yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin 14/05/2024 tarihli ek karara karşı istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15