Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/1055
2024/1411
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1055 Esas
KARAR NO: 2024/1411
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/22 Esas - 14/05/2024 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin yemek ve restoran sektörünün önde gelen kuruluşlarından bir tanesi olduğunu, TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, ancak hal böyle iken, davalı yan müvekkili şirkete ait markanın neredeyse bire bir aynısı olan "..." isimli bir marka yaratarak, müvekkili şirketin markasının yer aldığı sınıfta, müvekkili şirketin sektöründe ve işletmesinin bulunduğu bölgede kullanma çabasına girdiğini, müvekkili şirket ile hiçbir bağlantısı olmayan davalı yanın, müvekkili şirkete ait markayı "..." ismi ile kendi adresinde izinsiz kullanması müvekkil şirket aleyhine marka tecavüzü oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, kullanımların tedbiren durdurulmasını, davalı yanca kullanılan, müvekkil şirkete ait markaları içeren bütün materyallere, iş mahsullerine, ürünlerine, tabelasına, İnternet vasıtasıyla yapılanlar dahil, her türlü tanıtım ve reklam ürünlerine ve sair vasıtalara ve tabelasının indirilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve söz konusu kullanımların bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ibaresinin restoran ve yemek hizmetinde sık kullanılan bir kelime olup ayırt edici özelliğinin olmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, Dava konusu işletmenin 22.11.2019 tarihinde öz dayısı olan davacıdan devraldığını, tabelayı dahi dayısının kendisinin yaptırdığnı, davacının 2019 da işletmeyi isim hakkı ile birlikte devrettiğini, 22.11.2019 tarihli ticaret sicil gazetesi incelendiğinde davacının kendisinin şu anki adresinden İkitelli ... BLok no. ... adresine taşındığının görüleceğini, işletmenin para karşılığı ismi ve müşteri ile devralındığını, o tarihte davacıya 450.000TL ödediğini, ödenen senetlerin mahkemeye sunulacağını, tanıklarının olduğunu, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, davanın usulden de reddi gerektiğini, davacının iddiasını ispatı gerektiğini, cevap dilekçesi alınmadan alınan raporu kabul etmediklerini, davacının ... markası için yaptığı başvurunun TPMK da reddedildiğini, ... numaralı davacı marka başvurusunun "yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması" hizmetleri yönünden çıkarılarak tescil edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 14.05.2024 Tarihli ara kararında; "....Davalı vekili de duruşmadaki beyanları ile, söz konusu iş yerinin mevcut tabelası ile birlikte bizzat davacı tarafından 2019 yılında müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin bedelini ödediğini, kullanımın önceki kullanım ve hakka dayalı olduğunu, tedbirin koşullarının oluşmadığını beyanla talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamı deliller, davacı tarafın marka tescil başvuru tarihi ve dolayısıyla koruma başlangıç tarihi ile davalı tarafın fiili kullanıma başlama tarihine göre bu aşamada ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığından talebin REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkilinin yemek ve restoran sektörünün önde gelen kuruluşlarından bir tanesi olup uzun yıllardır hazır yemek sektöründe hizmet verdiğini birden çok şubesi olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli olan; "...", " ..." ve "..." markaları tümüyle müvekkiline ait olduğunu, "...","..." ve "..." markaları için ise tescil başvuruları yapılmış ve işbu markalarda koruma altına alınmış olduğunu, Davalı yanın "..." isimli bir marka yaratarak kullanmasının marka tecavüzü ve haksız rekabet olduğunu, Müvekkili şirketin davalı yana, tescilli markasının kullanılması, tüketiciye sunulması ve ticari amaçla kullanılmasına ilişkin hiçbir şekilde muvafakat ya da izin vermediğini, taraflar arasında herhangi bir iş ilişkisi de bulunmadığını, Markaların benzeri olup olmadığının tespitinde orta düzeyde tüketici üzerinde bıraktığı intiba esas alınacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, 2001/4502 E., 2001/6197 K. Sayılı kararı, Y 11. HD 26.01.2007 T., 2006/13229 E. 2007/884 K. sayılı kararının dikkate alınmasını, "..." ibareli markaları üzerindeki her türlü hak ve yetkiler münhasıran müvekkili şirkete ait olduğunu, kullanımın aynı sınıfta olduğunu, müvekkili şirketin zararının telafisi güç olacak şekilde arttığını, bilirkişi raporunda iltibasın tespit edildiğini, tedbir koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME Mahkemece tensiben marka vekili bilirkişi ...'dan alınan raporda neticeten; davacını ... ibareli ... numaralı 43 sınıfta tescilli markası ile davalının ... ibareli işyeri tabelası ve kullanım karşılaştırıldığında kullanımların kısmen benzer olduğu, aynı hizmet sınıfında kullanıldığı ve iltibas oluşacağı yönünde görüş bildirmiştir. TPMK yazı cevabında göre davacının en eskisi ... numaral ... ibareli markası 43.sınıfta " yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması" alt sınıfını kapsar şekilde tescilli olup ... numaralı ... ibareli markası 10.06.2022 den itibaren 43 sınıfta davacı adına tesicllidir. Davalı yan taraflar arasındaki 2021 vade tarihli bono suretlerini sunmuştur.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni refi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Somut uyuşmazlıkta; davalı yanın savunması, mevcut delil durumu itibarı ile iddia yargılamayı gerektirdiğinden davacı yanın ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddi yerinde görülmüş, ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15