Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/1021
2024/1405
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1021 Esas
KARAR NO: 2024/1405
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/03/2024
NUMARASI: 2024/27 Esas, 2024/46 Karar
DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzden Kaynaklanan Tazminat İstemli
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin ilk teknik üniversitesi olan itü'nün adı, mühendislik ve mimarlık öğretimi ile özdeştiğini bilim, teknoloji ve sanatta, uzmanlığı ve yaratıcılığı ile uluslararası lider bir üniversite olmak vizyonu ile hareket ettiğini müvekillerinin marka ve logosu herkesçe bilindiğini resmi web sitede sergilendiğini müvekillerinin ... tescil mumarası ile tescil ettirdiğini İTÜ kelimesinin müvekkillerinin marka kısaltması olarak yaygın şekilde kullanıldığını İTÜ sembolünün ve Üniversite'ye ait arı sembolü olarak kullanıldığını davalının "..." adlı projede müvekkillerinin marka değerini ihlal ettiğini markasının davalının ... adlı projede “türkiye deprem yönetmeliği (tbdy-2018) esasları doğrultusunda depreme dayanıklı yapılar olarak hesaplanıp üretildiğini ... Üniversitesi tarafından onaylandığını tanıtım yaparak projede yer alan gayrimenkullerin satışında müvekkillerinin marka değerini haksız şekilde kullandığını ve https:/...com/rapor.pdf adresinde yer alan görselde müvekkillerinin marka değerini ihlal ettiğini davalının marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiillerinin tespit edilmesini tecavüz teşkil eden her türlü fiilin (internet sitesi, sosyal medya hesapları, yazılı ve görsel her türlü içerik) durdurulmasını maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiştir.-İlk derece mahkemesince 13.02.2024 Tarihli duruşma ara kararı ile; dava dilekçesindeki tazminat talepleri esas dosyadan tefrik edilerek iş bu dosya üzerinden incelenmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu dava konusu konut projesinin mevcut durumu ve taşıyıcı sistem güvenliği hakkında davacı tarafından teknik rapor düzenlenmesi talep ettiğini ve davacının döner sermaye işletmeleri müdürlüğü’ne ödeme yaptığını. müvekkillerinin 04.08.2016 tarihinde sözleşme ile “...” projesinin müteahhitliği üstlendiğini ve bu kapsamda imalatlar gerçekleştirdiğini yapılan imalatlar sonrasında müvekkillerinin ... inşaat fakültesi dekanlığı’na başvuru yaparak projede yer alan mevcut binaların durumu ve taşıyıcı sistem güvenliği hakkında teknik rapor düzenlenmesi için başvuru yaptığını. başvuru dilekçesini ... rektörlüğü yazı işleri müdürlüğü’ne 21.02.2023 tarih ve ... kayıt numarası ile teslim edildiğini. bu kapsamda davacı rektörlüğüne rapor bedeli olarak 26.550,00-tl ödendiğini dava konusu kullanım kanunda sayılan tecavüz hallerinden herhangi birini teşkil etmediğini tazminat talep edilebilmesi için marka hakkına tecavüz fiilinin gerçekleşmesinin yanında aynı zamanda marka hakkı sahibinin zarara uğraması gerektiğini ancak dava konusu olayda davacının herhangi bir zararı bulunmadığını bu sebeple davacının huzurdaki davada öne sürdüğü tüm beyan, iddia ve taleplerin tamamına itiraz edildiğini kabul etmemekte ve davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının öncelikle usulden, netice olarak ise esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Yargıtayın birçok kararla sabitlenmiş görüşüne göre; yığılma içerir davalarda birtakım talepler arabuluculuk kapsamında değilse, arabuluculuk kapsamında olan taleplerin de zorunlu arabuluculuğa tabii olmadığı yönünde olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4851E. 2020/2732K. Sayılı ilamı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2020/933 K. 2020/5776 Sayılı ilamı, 10.02.2020 tarih ve 2019/3048 – 2020/1093; 17.02.2020 T. ve 2020/197-2020/1578 kararları bu yönde olduğu gibi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2022/1129E. 2023/4285K. sayılı 10.07.2023 tarihli güncel kararında aynı yönde karar verildiğini, istinaf mahkemesinin de aynı yönde kararlar verdiğini, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi, E: 2021/680, K: 2021/761 sayılı 09.04.2021 tarihli kararının da aynı yönde olduğunu, Davacı müvekkil ile davalı şirket arasında sözleşmesi ilişkinden kaynaklı alacaklara yönelik açıldığı, konuya ilişkin içtihatlar uyarınca talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekirken taleplerin tefrik edilerek arabuluculuk dava şartı yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refix maddi ve manevi tazminat istemleri ile açılmış ilk derece mahkemesince tazminat istemi asıl davadan tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının miktara tabi olmaması halinde, yani HMK 110. maddesi anlamında bir dava yığılması olması ve talepler arasında da HMK 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir. (Bknz. aynı yönde Y.11HD, 2022/1129 E, 2023/4285K, 10.07.2023 Tarihli kararı; Y.11.HD'nin 2019/3048E, 2020/1093K, 10.02.2020 Tarihli kararı; ve 2020/197-2020/1578, 17.02.2020 Tarihli kararları, Dairemizin 2023/743E, 2023/889K, 08.06.2023 Tarihli kararı ). Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, SMK kapsamında markaya tecavüz oluşturan fiilin tespiti ve tecavüzün ortadan kaldırılması talepleri yanında, maddi ve manevi tazminat taleplerini de ileri sürdüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince tazminat talepleri tefrik edilerek uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355, 353.1.a.4, 6 maddeleri gereğince kaldırılması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2- İlk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 355, 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, -Yargılamaya devam olunmak üzere, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 362 TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15