Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/665
2024/1297
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/665 Esas
KARAR NO: 2024/1297 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/01/2024
NUMARASI: 2023/194 E. - 2024/12 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait olan ... Tic. Ltd. Şirketi'nde 20/02/2019 tarihinde yapılan istihkaklı cebri icra baskısı neticesinde alacaklı vekili tarafından bir protokol ve bu protokole istinaden 106.000,00 TL bedelli senedin alındığını, kameralar önünde yapılan haciz ve hazırlanan protokolde kötü niyetli olarak haciz gününün ertesi olan 21/02/2019 tarihi ve bonoya keşide tarihi olarak 21/02/2019 tarihinin yazıldığını, istihkaklı olan haciz işlemlerinde dava açılmasının engellenmesi adına davalı vekili avukat tarafından bir gün sonrasının keşide tarihi olarak yazıldığını, kötü niyetli davranan ve dosyaya şahsileştiren vekil hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı başta olmak üzere gerekli yerlere şikayetler yapıldığını, haciz günü tutanağa geçirilmeksizin A4 kağıt üzerinde düzenlenerek 20/02/2019 tarihinde 30.000,00 TL, protokolde yazıldığı için ihtirazi kayıtla 05/03/2019 tarihinde 16.000,00 TL, yine ihtirazi kayıtla 19/03/2019 tarihinde 50.000,00 TL, 02/04/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla 50.000,00 TL ödendiğini, cebri icra baskısı ile 96.000,00 TL'nin ödendiğini, İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesinde 2019/294 Esas numarası ile istihkak davasının süresi içinde açıldığını, açılan dava neticesinde davacılara ait olan şirketin borçlu şirket ve yetkilisinden bağımsız bir şirket olup, aralarında hiçbir hukuki bağ olmadığının görüleceğini, davalı ... A.Ş. ile davacılar arasında imzalanmış herhangi bir kredi sözleşmesi veya herhangi bir borçlu olduklarına dair davalı banka nezdinde hiçbir kayıt bulunmadığını, davalı banka vekilince davacılardan ... , ... ve ... şirketinde haksız bir şekilde istihkaklı haciz gerçekleştirdiklerini, davalı banka borçlusu olan ... Tic. Ltd. Şirketi'nin sahibinin ... olduğunu, davalı bankanın müşterisi olan ... Ltd. Şirketi ve yetkilisi hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ... Esas sayılı takiplerinin başlatıldığını, borçlu olan ... borcundan dolayı davacıların şirketinde istihkaklı haciz yapılarak muhafaza baskısı altında davacıları ve şirketin avukatı olan ...'i dahi haksız bir şekilde borçlu haline getirdiğini beyanla, davacıların borçlu olmadığının tespitine ve bu nedenle cebri icra baskısı ile alınan senedin iptaline, takdir edilecek teminat karşılığında günü gelmemiş olan bonolar için teminatlı/teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldıkları 146.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının istirdat davası niteliğinde olduğunu, ancak olayda istirdat davasının şartlarının mevcut olmadığını, İİK'nun 72. maddesine göre istirdat davasının açılabilmesi için, öncelikle bir icra takibinin bulunması ve istirdadı istenilen paranın da icra tehdidi altında ödenmiş olmasının şart olduğunu, davacılar hakkında başlatılmış bir icra takibinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davacıların huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacıların borcu üstlendiklerini, uyuşmazlık konusu bononun ... borcuna istinaden kayıtsız şartsız ödeme vaadiyle verildiğini ve vadesinde bononun borçluları tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiğini, iddia edilen tehdit ve baskının davacılar tarafından uygulandığını, haciz işlemine engel olunmak istendiğini, bunun üzerine mahalle polis çağrıldığını, davacılar tarafından bono üzerinde yer alan tanzim tarihinin kötü niyetli olarak 21/02/2019 şeklinde yazıldığı ileri sürülmüş ise de, bu hususta kötü niyetli olunmadığının, keza mahalde hazır bulunan ve bonoyu imzalayanlar tarafından da bu yanlışlığın fark edilmediğinin açık olduğunu, bilindiği gibi bonoda imza olmadan resmi evrak niteliğini haiz olmadığını, davacılar tarafından kıymetli evrak niteliğine kavuşturulan belgedeki eksikliklerden davalının sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, her ne kadar borçlu ile davacılar arasında bağlantı olmadığı iddia edilmekteyse de, ...'nun davacı şirketin kurucusu olduğunu, ayrıca haciz zaptında da sabit olduğu üzere borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunduğunu, daha önceki haciz zaptında da görüleceği üzere yine borçlu şirketin yetkilisine ait evrakların bulunduğunu, borçlu şirketin kurucusu ...'nun davacı şirketin de kurucularından olmasının, haciz adresinin borçlu şirketin eski faaliyet adresi olması, tarafların aynı iş kolunda faaliyet göstermesi gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile borçlu arasında organik bağ olduğunun anlaşıldığını beyanla, haksız ve yasaya aykırı davanın reddini, davacılar aleyhine takip konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarihli 2019/186 E. - 2021/124 K. sayılı kararıyla; "... Ticaret Sicil Kayıtları incelendiğinde, Aralık 2015 tarihli ticaret sicili gazetesinde görüldüğü üzere ... mevcut 200.000TL hissesini ... devrederek ortaklıktan ayrıldığı, haciz tarihinden 5 yıl kadar önce asıl borçlu ... davacıların şirketinden ayrılmış olduğu, daha sonra ... 19 Ocak 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinden anlaşıldığı üzere dava dışı ... Ltd Şti'ni kurduğu, tüzel kişiler arasında organik bağın tespitinde; şirketler arasında para transferlerinin gerçekleştirilmiş olması, ticaret sicil kayıtlarından şirketlerin hakim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının aynı olması, şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri, şirketlerin faaliyet alanlarının aynı olması gibi kriterlerin bulunduğu, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde belirtilen kriterler üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde, davacı şahısların birbirleriyle ilişkili olup olmadığı hususuna dair dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, takip borçlusu şirket ile davacı şirket arasında ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olmadığı, aynı adreste faaliyet göstermedikleri, şirket ortaklarının aynı olmadığı, bu itibarla dava dışı borçlu ...Tic Ltd Şti ile davacılar arasında organik bağ bulunmadığı, dava konusu bononun haciz baskısı altında düzenlendiği, yine haciz baskısı altında ödeme yapıldığı, davacıların 05/03/2019 vade tarihli 166.000TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadıkları, dava devam ederken ödeme yapılmasının nedeni ile davanın yasa gereği istirdat davasına dönüştüğü, davacıların işbu bonoya ilişkin olarak yapılan toplam 196.000,00TL ödemeyi davalıdan talep edebileceği" gerekçesiyle; "Davanın KABULÜ ile davacının davalıya ödemiş olduğu 196.000,00 TL' nin ödeme tarihlerine göre 30.000,00 TL' si yönünden 20/02/2019 tarihinden, 16.000,00 TL' si yönünden 05/03/2019 tarihinden, 50.000,00 TL' si yönünden 19/03/2019 tarihinden, 50.000,00 TL' si yönünden 02/04/2019 tarihinden, 50.000,00 TL' si yönünden 20/04/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verildiği görülmüştür.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 10/03/2023 tarihli 2021/1179 E. - 2023/458 K.sayılı kararıyla; "... dosyanın mahkemece istihkak davasının sonucu beklenerek yargılamaya devam edilmesi ve davacı tarafın tüm taleplerinin değerlendirilerek karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine" karar verildiği görülmüştür.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2024 tarihli 2023/194 E. - 2024/12 K. sayılı kararıyla; "... Takip borçlusu .... Şirketi ile davacılar arasında organik bağ bulunmadığı, dava konusu bononun haciz baskısı altında düzenlendiği ve haciz baskısı altında ödeme yapıldığı kanaatine mahkememizce varılmış olup davalı tarafça davacılar ile dava dışı borçlu arasında muvazaa bulunduğu ileri sürülmekle istihkak davasında verilecek kararın bu davanın sonucunu etkileyeceği anlaşılmakla davacılar tarafından İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/294 Esas sayılı dosyasında açılan istihkak davasında, mahkemenin 25/11/2021 Tarihli, 2021/876 karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla davanın kabulü ile 21/02/2019 keşide tarihli 05/03/2019 vade tarihli 166.000 TL bedelli bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, 196.000 TL'nin 30.000 TL sinin 20/02/2019 tarihinden, 16.000 TL sinin 05/03/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 19/03/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 02/04/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 19/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, organik bağ ve muvazaa iddiaları yargılama neticesinde tespit edildiğinden davalının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmakla davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve yargılama sırasındaki beyanlarını tekrarla, takip dosyasının tarafı olmayan davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, üçüncü kişinin alacaklıya istirdat davası açamayacağını, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini,İstirdat davası açma koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, istirdat davasının şartlarından birinin geri verilmesi istenilen paranın icra takibi sırasında cebri icra tehdidi altında ödenmiş olması olduğunu, takip henüz kesinleşmeden yapılan ödemelerin cebri icra tehdidi altında yapıldığının kabul edilemeyeceğini,Somut olayda dava konusu haczin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya borçlusu ... Tic. Ltd. Şirketi aleyhine gerçekleştirildiğinden, takip borçlusu olmayan davacıların haciz baskısı altında olduklarının, bu nedenle ödeme yaptıklarının ileri sürülemeyeceğini, Davacılar İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadıklarından kendilerine karşı haciz baskısı yapılmasının söz konusu olmadığını,Kaldı ki, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 78. Maddesinde de; "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir" şeklinde düzenleme gereğince, davacıların yapmış oldukları ödemeyi geri isteyemeyeceğini belirterek, açıklanan nedenler ve resen tespit edilecek nedenlerle; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/194 Esas, 2024/12 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular ...Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine Beşiktaş ... Noterliğinin 12/12/2018 tarihli ...yevmiye numaralı kat ihtarnamesine dayanarak, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2019 tarihli 2019/149 D.İş Esas-2019/149 D.İş Karar sayılı kararı ile borçlu şirket yönünden 126.018,37 TL, borçlu ... yönünden 117.998,38 TL borç yönünden ihtiyati haciz kararı alındığı, 04/01/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine 1.600,00 TL gayrinakit risk alacağı, ... nolu kredi için 4.865,62 TL asıl alacak ve ferileriyle toplam 5.532,12 TL ve 19.142,80 TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte 21.376,70TL üzerinden 16/01/2019 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, 28/01/2019 tarihinde davacıların şirket ortağı olduğu ... Şirketinin adresine hacze gidildiği, hazır bulunan ... adreste ... Şirketinin faaliyet gösterdiğini, ... şirketin eski ortağı olup, ortaklıktan ayrıldığını, malların kendilerine ait olduğunu beyanla, istihkak iddiasında bulunduğu, alacaklı vekilinin organik bağ iddiasıyla haciz işlemi uygulattığı, malların yediemin sıfatıyla ... bırakıldığı anlaşılmıştır. İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesince istihkak iddiası üzerine, 15/02/2019 tarihli kararıyla takibin devamına, istihkak iddia eden 3. kişinin 7 gün içerisinde istihkak davası açmasına karar verdiği, 20/02/2019 tarihinde ... adresine haciz ve muhafaza talebiyle tekrar gidildiği, haczedilen malların yediemin olarak adreste bırakıldığı anlaşılmıştır.Davacılar, dava dışı ... ve davalı banka arasında düzenlenen 21/09/2019 tarihli protokol incelendiğinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosya kapsamında 05/03/2019 vade tarihli 166.000,00 TL bedelli davacıların ve dava dışı ... borçlu, davalı bankanın alacaklı olduğu bir adet bono alındığı, 16.000,00 TL için 05/03/2019, 50.000,00 TL için 19/03/2019, 50.000,00 TL için 02/04/2019 ve 50.000,00 TL için 20/04/2019 tarihinde ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, işbu bononun kayıtsız ve şartsız bir ödeme taahhüdünü içeren bir kambiyo senedi olduğunu ve bu protokol kapsamında kayıtsız şartsız bono miktarınca borcun borçlu tarafça ödeneceğinin yazıldığı, altında davacıların ve dava dışı ... borçlu olarak imzalarının yer aldığı tespit edilmiştir.Alacaklı vekili ile borçlu vekili Av. ... arasında düzenlenen 21/02/2019 tarihli ek protokolde, her iki icra dosyası ile ilgili 22/02/2018 tarihinde başvurulması halinde istihkak kabul protokolü yapılacağının kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.Protokol kapsamında düzenlenen bono incelendiğinde; 21/02/2019 tanzim, 05/03/2019 vade tarihli 166.000,00 TL bedelli, alacaklısı davalı banka, borçlularının ..., ... ve ... olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan makbuz başlıklı belgeden; icra dosya numaralarının bulunduğu makbuz ile 30.000,00 TL ödendiği anlaşılmıştır.Dosyada bulunan banka ödeme dekontları incelendiğine; ... tarafından ... hesabına 21/02/2019 keşide tarihli karşılığında 05/03/2019 tarihinde 16.000,00 TL, 19/03/2019 tarihinde 50.000,00 TL ve 20/04/2019 tarihinde 50.000,00 TL'nin ihtirazi kayıtla ödendiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince bilirkişi SMMM ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Dr ... oluşan heyetten alınan 14/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların kurucu ortakları incelendiğinde bu şahısların birbiriyle ilişkili olup olmadığı hususunda dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanamadığını, takip borçlusu şirket ile davacı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olmadığını, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde Aralık 2015 tarihinde ticaret sicil gazetesinden görüldüğü üzere, asıl borçlu ...'nun mevcut 200.000TL hissesini ... devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ... 19 Ocak 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinden anlaşıldığı üzere ... Ltd Şti'yi kurduğunu, her iki şirketin faaliyet konularının benzer olduğunun tespit edildiğini belirtmişlerdir. İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesinde 2019/294 Esas, 2021/876 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ... Tic. Ltd. Şirketi, davalıların ... A.Ş., ...Limited Şirketi, ... olduğu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından talimatla 28/01/2019 ve 20/02/2019 tarihlerinde davacının mallarının haczedilmesiyle ilgili istihkak davası açıldığı, yapılan yargılama sonrasında, davanın kabulüne, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile 28/01/2019 ve 20/02/2019 tarihlerinde konulan hacizlerin kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 11/07/2023 tarihinde kesinleştiği tespit dilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava; üçüncü şahıslar tarafından açılan menfi tespit ve istirdat istemli davadır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin, davacıların icra takibinde taraf olmamaları nedeniyle işbu davayı açamayacakları ve davanın aktif husumet nedeniyle reddi gerektiğine dair istinaf talebi, Dairemizin 10/03/2023 tarihli 2021/1179 E. - 2023/458 K. sayılı kararıyla reddedildiğinden, bu konuda yeniden inceleme yapılmamıştır.Davalı vekilinin diğer istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; davacıların iş yerinde yapılan haciz sırasında imzalandığı her iki tarafın da kabulünde olan protokolde davacılar tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, daha sonra banka aracılığıyla yapılan ödemelerde ihtirazi kaydın ileri sürülmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/01/2024 tarihli 2023/194 E. - 2024/12 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın REDDİNE,Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-İlk derece yargılaması yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın daha önceden ödenen toplam 3.347,19-TL harçtan mahsup edilerek fazla ödenen 2.919,59 TL harcın talepleri halinde davacılara İADESİNE,-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.360,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,-Davalı tarafça yapılan 265,00 TL tebligat ve posta yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, -Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinden üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 200,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.369,40 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52