SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/268

Karar No

2024/1290

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO 2024/268 Esas

KARAR NO : 2024/1290 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/12/2023

NUMARASI : 2022/88 E. - 2023/234 K.

DAVANIN KONUSU: Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli)

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kimya sektöründe çalıştığını, davalının da aynı sektörde olup, haksız rekabet teşkil eden eylemleri olduğunu, davalı ...'ın da davalı şirketin genel müdürü olduğunu, davalı yanın müvekkilinin eski bir çalışanı vasıtasıyla müvekkiline ait Ar-Ge merkezinde uzun süredir çalışma yaptığı "kumaş yıkamada geri boyama önleyici olarak kullanılan çapraz yapılı, suda dispers olabilen poliesterleri" ismiyle TPE nezdinde 2015 09393 numaralı patent tescil başvurusunu gerçekleştirdiği ürün formülasyonunu elde edip kullanıma başladığını, ayrıca müvekkilinin yatırım ve araştırma faaliyetlerine katlanmadan davalının ürünleri ucuza mal ettiğini belirterek, davalıların haksız fiillerinin tespitine, menine, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin merkezinin Uşak'ta olması nedeniyle Uşak mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca davalı şirketin adı “... Kimya San. Ve Tic.Ltd.Şti” olup husumet itirazlarının olduğunu, haksız rekabetin de bulunmadığını, müvekkilinin 2007-2012 arasında ürününü "polyester dispergatör yumuşatıcısı" olarak üretip sattığını, bu ürünü modifiye etmek suretiyle şuan üretip sattığı ürünü elde ettiğini, müvekkilinin deneme yanılma yoluyla AR-GE çalışması yaptığını, "kimyatürk.net" sitesinde bulduğu formüllerin yenilendiğini, davacının patent başvurusu yaptığını ama sonucunun daha netleşmediğini, müvekkilinin itirazını bildireceğini, kaldı ki ürünün ilk olarak ABD’de ... isimli şirket tarafından kullanıldığını, ayrıca kimyasal bileşenlerinin aynı olup olmadığının belli olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.

MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/05/2019 tarihli 2016/145 E. -2019/255 K. sayılı kararıyla; "...dosyanın tedbir isteminin incelenmesi için istinaf aşamasındayken, BAM 16.HD tarafından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporlarda yapılan karşılaştırmalı analiz sonucunda incelemesi yapılan ürünlerin bire bir aynı olduğu bu durumda davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle; Davacının 2015/09393 B sayılı patentten doğan haklarına davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına" karar verilmiştir.

KALDIRMA KARARI: Dairemizin 31/03/2022 tarihli 2019/2383 E. - 2022/560 K.sayılı kararıyla; "...Davacı adına incelemesiz patent başvurusu yapıldığı, yargılama sırasında tescil işlemlerinin tamamlandığı, davacı adına tescili yapılan patentinin ürün patenti olduğu, davacı adına koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davacı tarafın tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Dairemizce üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporda ürünün kimyasal analizinin yapılması gerektiğinin beyan edildiği anlaşılmakla, Dairemizce davacı tarafça dosyaya sunulan davacı ve davalıya ait ürün numunelerinin karşılaştırmalı olarak TÜBİTAK'tan analiz raporu alınmıştır. Dosyaya davacı tarafça İTÜ Kimya Metalurji Fakültesi öğretim üyeleri tarafından sunulan teknik raporun da sunulduğu ve raporda ürün numunelerinin karşılaştırıldığı sonuç olarak ürün numunelerinin birebir aynı olduğu ve istemin teknik özellikleri bakımından patent hakkına tecavüz oluştuğu beyan edilmiştir. Davalı tarafça analiz raporu davalıya tebliğine rağmen ürün numunesinin kendisine ait olmadığı yönünde bir itiraz ileri sürülmemiş ve analiz raporuna itirazda bulunulmamış, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi ile dosyanın karara çıkarıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmışsa da; dosya kapsamında davalı ürün numunesinin davacının patentine tecavüz edip etmediği yönünden rapor alınmadığı anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir yönünden 6100 Sayılı HMK 389. Madde gereğince ve 551 Sayılı KHK 151 ve devamı maddeleri gereğince yaklaşık ispat koşulları geçerli olmakla birlikte, yargılamanın esası yönünden karar verebilmek için, davalı ürün numunesinin, sunulan analiz raporu da dikkate alınarak davacının patentinin bağımsız istemi ile korunan unsurları taşıyıp taşımadığının tespiti yönünden, Kimya Fakültesi öğretim üyelerinden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden ayrıca rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde rapor alınarak yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 1.FSHHM'nin 19/12/2023 tarihli 2022/88 E. - 2023/234 K. sayılı kararıyla; "...Toplanan deliller, patent tescil dosyası, davacı yanca sunulu deliller bu kapsamda İTÜ Kimya Mühendisliği bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan 04.10.2018 tarihli analiz sonuçları, Tubitak tarafından yapılan 13.11.2018 tarihli labarotuar analiz sonuçları, davacı şirketçe yaptırılmış olan analiz sonuçları ve Kaldırma kararı sonrasında Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporları bir bütün olarak taraf iddia ve savunmaları ile birlikte incelendiğinde; Davaya konu TR 2015 09393 numaralı incelemesiz patentin 1 adet bağımsız ve ona bağlı 5 adet bağımlı toplam 6 adet istemi, bulunmaktadır. Söz konusu 2015 09393 numaralı incelemesiz patent belgesi ana isteminde , poliesterin özelliği; poliesterdeki polietilen glikol miktarı ağırlıkça % 51 -85 ve mol olarak % 6 - 9.9 aralığında olması, ağırlıkça % 0.1-4.0 aralığında çapraz bağ oluşturacak zincir uzatıcı içermesi şeklinde tanımlanmıştır. İTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi Raporu'nda bu tanımda belirtilen malzemelerin fonksiyonel gruplarını tespit için Katı numunelerin FTIR (Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi) analizleri yapılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen tanımlayıcı piklerin tamamen örtüştükleri, inceleme konusu davacı taraf ürünü ile davalı taraf ürününün aynı fonksiyonel gruplara sahip oldukları, aynı özellikleri taşıdıkları tespit edilmiştir. Tubitak Kimyasal Teknoloji Enstitüsünden alınan analiz raporunda iki ürünün FTIR ve TGA (Termal Gravimetri Analiz) sonuçları verilmektedir. TGA numunede sıcaklığa bağlı olarak meydana gelecek ağırlık kayıplarını tanımlamaya yarayan bir test biçimidir. TGA analiz sonucu; “numunenin ağırlıkça ilk kaybının % 1,7 oranında nem, % 94,4 oranında organik ve/veya polimerik malzeme ve % 3,9 İnorganikdolgu maddesi içerdiğini göstermektedir” şeklinde tanımlanmıştır. FTIR analizi teknik raporuna göre analizi yapılan ürünün polietilenglikol ve ester yapısında yardımcı malzemelerin karışımı olduğu ve patentin ana İsteminde bulunan, poliesterin özelliği; poliesterdeki polietilen glikol miktarının ağırlıkça % 51-85 tanımını desteklemektedir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 551 sayılı KHK hükümleri, dava konusu patente ilişkin belgeler teknik olarak HMK 266 madde kapsamında hükme dayanak olarak alınan son bilirkişi raporu ile incelendiğinde; davalı ürününün dava konusu olan TR 2015 09393 B sayılı patentin ana isteminde tariflenen ürünün özelliklerinin örtüştüğü ,keza davalı ve davacı ürünlerinin benzer olduğu ve davacının incelemesiz patent belgesinden kaynaklı patent hakkına tecavüz oluştuğu" gerekçesiyle "davacının 2015/09393 B sayılı patentten doğan haklarına davalı yanca gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına" karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın her iki davalıya birlikte yöneltildiğini, ancak davalı müvekkili ...'ın olayla ilgisi bulunmadığını, hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, dosyada aleyhine bir delil de bulunmadığını, bu nedenle ... hakkındaki davanın reddi gerektiğini,Müvekkillerinin haksız rekabette bulunmadıklarını, kendi ürünlerini geliştirerek sattıklarını, Mahkemece müvekkilleri aleyhine verilen kararın müvekkilleri aleyhine haksız rekabete neden olacağını, ... alınan numunelerin davacı şirketin çalışanı ... tarafından 17/04/2014 tarihinde "Numune ve MSDS Güvenlik Bilgi Formu" ile birlikte müvekkili şirkete ait iş yerine bırakıldığını, müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin iş yerinde söz konusu ürünün imalatında kullanılan hiçbir ham maddenin bulunamadığını, müvekkilinin bu ürünü imal ettiğine dair tek bir delil dahi olmadığını,Müvekkilinin davacı şirketle hiçbir ilişkisi olmadığını, bu nedenle çalışanlarından henüz AR-GE aşamasında olan dava konusu ürünle ilgili bilgileri ele geçirmesinin de söz konusu olmadığını, sözü edilen eski çalışanların tanık olarak dinlenmesi halinde bu hususun aydınlanacağını, AR-GE çalışmaları devam eden bir ürünün henüz nihai bir formülü ve reçetesi bulunmadığından, açılan davanın mantık hatalarıyla dolu olduğunu,Müvekkilinin 2007 ile 2012 yılları arasında "polyester dispergatör yumuşatıcısı" olarak üretip sattığı ürünü modifiye etmek suretiyle halen üretimini yaptığı ürünü elde ettiğini, bu ürüne 2012 yılında ulaştığını ve modifiye sürecini tamamen "kimyatürk.net" gibi internet sitelerinden bulduğu formüllerle oluşturduğunu, davacının patent başvurusunun ise 2015 yılı olduğunu, zamanlamaya göre bu davayı müvekkilinin açması gerektiğini, Kimyasal ürünlerde, üründen formüle gitmek mümkün olmadığından, dava konusu ürün ile müvekkilinin ürettiği ürünün aynı olup olmadığının tespit edilemeyeceğini, her iki ürünün aynı amaca yönelik olarak kullanılmasının ürünlerin aynı olduğunu göstermeyeceğini, bu ürünü Dünyada ilk kez ...isimli şirketin kullandığını, davacının tüm dünyada kullanılan ve bilinen bu ürünü kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, Dosyaya delil olarak sunulan Yargıtay kararlarının dava ile ilgisi bulunmadığını, faydalı modele ilişkin kararlar olduklarını, dava konusu ürünün tamamen kimyasal bir ürün olduğunu ve müvekkilinin ürünü ile davacının ürününün aynı olup olmadığının tespit edilemeyeceğini belirterek, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sair nedenler de nazara alınarak her iki davalı müvekkili yönünden de İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 19/12/2023 tarihli, 2022/88 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; 29/07/2015 başvuru tarihli TR 2015 09393 B başvuru numaralı "Kumaş Yıkamada Geri Boyama Önleyici Olarak Kullanılan Çapraz Yapılı, Suda Dispers Olabilen Poliesterler" başlıklı patent belgesinin, incelemesiz patent belgesi olarak 22/05/2017 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve koruma altında olduğu, başvurunun yayın tarihinin 21/04/2016 tarihli olduğu, buluş açıklamasının "Buluş, kumaş yıkamada geri boyama önleyici olarak kullanılması için geliştirilen kısmi çapraz yapılı, suda dispers olabilen poliesterler ile ilgili olup, özelliği; ağırlıkça % 0,1-4.0 oranında çapraz yapı oluşturacak zincir uzatıcı olarak polimellitik dianhidrit ve mol olarak % 6.0-9.9 aralığında ve ağırlıkça %51-85 aralığında polietilen glikol içermesi ile karakterize edilmiştir." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu TR 2015 09393 numaralı incelemesiz patentin 1adet bağımsız ve ona bağlı 5 adet bağımlı toplam 6 adet İstemi bulunduğu, söz konusu 2015 09393 numaralı incelemesiz patentin 1 numaralı bağımsız isteminin; "Buluş, kumaş yıkamada geri boyama önleyici olarak kullanılması için geliştirilen kısmi çapraz yapılı, suda dispers olabilen poliesterler ile ilgili olup, poliesterin özelliği; poliesterdeki polietilen glikol miktarı ağırlıkça % 51-85 ve mol olarak % 6.0 - 9.9 aralığında olması, ağırlıkça % 0.1-4.0 aralığında çapraz bağ oluşturacak zincir uzatıcı içermesi ve

Poliesterdeki Polietilen glikol mol % si

  1. 1kg Poliesterdeki Polietilen Glikol Mol Sayısı :N

2.1kg Poliesterdeki Dikarboksilik Asit Mal Sayısı :K

  1. 1 kg Poliesterdeki Diğer Dioller Mol Sayısı :D

% N= (N) * 100/ (N+K+D) formulüne göre hesaplanması ile karakterize edilmesidir. " şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Tedbire yönelik istinaf incelemesi sırasında Avrupa Patent Vekili bilirkişi, Tekstil Mühendisi Bilirkişi ve Öğretim Üyesi Bilirkişi'den oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 16.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu edilen TR 2015/09393 numaralı tescilin patentlenebilirlik kriterlerinin karşılanıp karşılanmadığı incelenmeden, incelemesiz patent sistemine uygun olarak tescil edilmiş incelemesiz bir patent belgesi olduğunun görüldüğü, dava dosyasında mevcut mübrez ürün örneğinin incelenmesi suretiyle tecavüz incelemesinin, ürünün kimyasal yapısının ancak test yapılarak tespitinin mümkün olduğunu, dava dosyasında tescil edilen istem ve tecavüz ile suçlanan ürün arasında istemin teknik özellikleri bakımından 551 Sayılı KHK'nun 83.maddesi bağlamında bir suçlama veya savunmanın görülemediği, buradan hareketle herhangi mesnetlendirilmiş bir tecavüz durumunun olmadığı değerlendirilmesini yaptıklarını beyan etmişlerdir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/400 Esas sayılı dosyasına davacı vekili tarafından 11/10/2018 tarihinde sunulan İTÜ Kimya Fakültesinden alınmış uzman mütalaasında; incelemesi yapılan ürünlerin birebir aynı oldukları, istemin teknik özellikleri bakımından patent hakkına tecavüz durumunun oluştuğu, ... A.Ş. üretimi ürüne ait mevcut bir patent bulunduğundan, bu ürünün koruma altında olduğu ve patent sahibinin belgelendirilmiş izni olmadan üretimin yapılamayacağı şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/400 Esas sayılı dosyasında; TÜBİTAK Kimyasal Teknoloji Enstitüsünden alınan analiz raporunda (FTIR ve TGA analizleri); FTIR analizi sonucunda, numunenin polietilenglikol ve ester yapısında yardımcı malzemelerin karışımının esasta olduğunun belirlendiği, TGA analizi sonucunda numunenin ağırlıkça %1.7 oranında nem, %94.4 oranında organik ve/veya polimerik malzeme ve %3.9 oranında inorganik dolgu maddesi içerdiğinin tespit edildiği yolunda görüş bildirildiği, ayrıca grafiklerin de yer aldığı görülmüştür. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; raporlarında ayrıntılı değerlendirmelerini yaptıkları İTÜ Kimya- Metalurji Fakültesi ve Tubitak Kimyasal Teknoloji Enstitüsü laboratuar çalışmaları sonucu yazılan her iki teknik raporla tanımlanmış ürünün ve dava konusu olan TR 2015 09393 B sayılı patentin ana isteminde tariflenen ürünün özelliklerinin örtüştüğü kanaatine varıldığını, davalı ve davacı ürünlerinin benzer olduğunu ve incelemesiz patent belgesinden kaynaklı patent hakkına tecavüz oluştuğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdikleri anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E :Dava, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalılar vekili, davalı ...’ın hiçbir ticari faaliyeti olmadığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmişse de, haksız fiilden dolayı müdür veya müdürlerin genel hükümlere göre, şirketler ise TTK hükümlerine göre sorumlu olabileceği, patenete tecavüz sebebiyle sorumluluk davasının haksız fiili ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi, birlikte de açılabileceği, davalı şirketin genel müdürü olması nedeniyle davalı ...’ın haksız fiil teşkil eden patente tecavüz eyleminden davalı şirketle birlikte sorumlu olacağından, davalılar vekilinin husumete ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karara karşı davalılar vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine Dairemizce, davalı ürün numunesinin, sunulan analiz raporu da dikkate alınarak davacının patentinin bağımsız istemi ile korunan unsurları taşıyıp taşımadığının tespiti yönünden, Kimya Fakültesi öğretim üyelerinden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden ayrıca rapor alınması gerektiği belirtilerek kaldırılmış olduğu, ancak Mahkemece kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait ürün numunesinin davacının patentinin bağımsız isteminde koruma altına alınan tüm unsurları barındırıp barındırmadığına dair denetime uygun şekilde inceleme ve açıklama yapılmadığı, yalnızca bağımsız istemde yer alan poliesterdeki polietilen glikol miktarının ağırlıkça % 51-85 aralığında olduğunun belirtildiği, bağımsız istemde bunun yanı sıra polietilen glikolün mol olarak % 6.0 - 9.9 aralığında olup olmadığı, ağırlıkça % 0.1-4.0 aralığında çapraz bağ oluşturacak zincir uzatıcı içerip içermediği ve bağımsız istemde yer verilen formüle uygun olarak üretilip üretilmediğine dair bir açıklama ve tespit yapılmadığı anlaşılmıştır. Ancak; davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; "Bu ürünü Türkiye'de ve dünyada bir çok şirket üretmektedir. Bizim şirketimiz patent hakkından habersiz olarak bu ürünün muadilini çalışmış ancak maliyet olarak yüksek olduğu için üretmemiştir. Şirketimiz, tarafımızda bulunan numuneyi Çin'den ithal etmiştir. Şirketimizde kesinlikle ve kesinlikle bu ürün üretilmemektedir. Davacı ile yaşadığımız bu hukuki ihtilaftan daha doğrusu patent hakkından haberdar olduktan sonra da üründen ithal yolla numune toplamayı da bıraktık. Ürünün üretimi tarafımızca hiç yapılmadığı gibi ithal olarak numune toplamayı da sonlandırdık. Bizim geliştirmeye çalıştığımız ürün %100 pet geri dönüşümünden oluşan beyaz formda bir ürün olup zincir uzatıcı özelliği yoktur. Ancak tarafımızdan alınan numuneler kendi üretimimiz olmayıp, davacının numune olarak gönderdiği ve Çin'den gelen numunelerdir. Yukarıda belirttiğimiz gibi ürünle ile ilgili patent hakkından haberdar olunca biz ürünle ilgili numune toplama, ürün geliştirme vs (imalat asla olmadı) faaliyetlerini sonlandırdık. Nitekim iş yerimize tespite gelindiğinde, sadece numune olabilecek kadar ürün bulunmuş alınmış ancak tüm iş yeri didik aranmasına rağmen ürün üretiminde kullanılan hiçbir ham maddeye rastlanmamıştır. Davacının ürünle ile ilgili fikri ve sınai haklarının tümüne saygı duyuyor, her türlü ihlalden kaçınıyoruz. Davacının ürün üzerindeki her türlü hakkına saygımızı davacı ve Yüce Mahkemeye arz ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu, bilirkişilerin davalıdan alınan numunenin davacı adına tescilli patentin koruma kapsamında kaldığına dair görüşlerine itiraz etmediği, yalnızca bu numunenin müvekkilleri tarafından üretilmediği, ve Çin’den ithal edildiğine dair itirazda bulunduğu, ancak cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında bu yönde bir itirazda bulunmadığı, kaldı ki davaya konu ürün Çin’den ithal edilse dahi ticari amaçla ürünün elinde bulundurulması, satışa sunulması veya satış için teklifte bulunulmasının da patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, bu nedenlerle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 97,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuesastantübitakkararistinafİstemli)(TecavüzünistanbulPatentkaldırman+k+dsonrasımahkemekararıTespitidelillerdosyabaşvurusucevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim