SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/776

Karar No

2024/1288

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/776 Esas

KARAR NO: 2024/1288 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/03/2024

NUMARASI: 2021/527 E. - 2024/317 K.

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 6361 Sayılı Kanun kapsamında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince dava dilekçesinde belirtilen ... ilçesi, ... Mahallesinde kain ... ada 5 nolu parsel üzerinde bulunan toplam 25 adet bağımsız bölümlerin davalıya finansal kiralama yolu ile kiralandığını, davalı şirketin, finansal kiralama sözleşmesinden doğan kira bedelleri ile temerrüt faizini vadesinde ödememesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle sözleşmeye konu taşınmazların boş olarak müvekkiline iadesine ve taşınmazlar üzerinde bulunan kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin belli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağı, davacı tarafından eksik harcın tamamlanması gerektiğini, dava dışı ... A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 53. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, söz konusu yetki sözleşmesinin HMK 17.md göre geçerli olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki muvazaalı sözleşme gereğince müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, müvekkili şirkete ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, sözleşmeye kefil olan ... tebliğ edildiğine dair dosyada tebliğ belgesinin bulunmadığını, bu nedenle alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, davacı şirket ile grup şirketi olan ... Bank A.Ş.’ne pek çok teminat verilmesine rağmen, ipotekleri fek etmemesi ve finansal kiralama uhdesindeki mülkleri serbest bırakmaması nedeniyle müvekkilinin büyük zararlara uğradığını ve zararların halihazırda devam ettiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YETKİSİZLİK KARARI: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 tarihli 2020/663 Esas- 2021/111 Karar sayılı kararıyla; "...finansal kiralama sözleşmesi kapsamında taşınmazların mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğu, taşınmazların boş olarak aynen iadesinin taşınmazın aynîna ilişkin bir ihtilaf olarak değerlendirilemeyeceği (Yargıtay 5. HD 2020/7667-9622 EK sayılı ve Yargıtay 19. HD 2016/9510 Esas 2017/2268 karar sayılı ilamında yer alan üye ...'ın muhalefet şerhinde belirtildiği üzere), dolayısıyla taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesinin HMK 18.md kapsamında geçerli olduğunun mahkemece kabul edildiği,taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen finansal kiralama sözleşmesinin 53. Maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olarak belirlendiği, HMK 18.md gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı tarafın süresinde yetki itirazında bulunduğu" gerekçesiyle; "davalı tarafın yetki itirazının KABULÜ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili İstanbul ATM'ye gönderilmesine.." karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.

İSTİNAF KARARI: Dairemizin 24/05/2021 tarihli 2021/859 E. - 2021/1046 K.sayılı kararıyla; "... 6100 sayılı HMK’nın 12. maddesinde, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoymaya ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Dava , 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun hükümlerine dayalı olarak açılmış, finansal kiralama konusu taşınmazların davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi ve taşınmazların tapu kaydında bulunan kiralama şerhinin kaldırılması talep edilmiştir. Dava, davacıya ait mülkiyet hakkının kullanılması niteliğinde olduğundan, bununla ilgili taleplerin gayrimenkullerin bulunduğu yer mahkemesi olan, davanın açıldığı Bakırköy mahkemelerinde görülmesi gerekir ( benzer bir davada Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 21/03/2017 tarihli 2016/9510 Esas-2017/2268 Karar sayılı kararında da talebin ayni hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğu ve HMK 12. Maddesi gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu belirtilmiştir) HMK 18/1 maddesi gereğince "kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamayacağı" da, göz önüne alınarak mahkemenin davalı tarafın yetki itirazının reddine karar vererek yargılamaya devam etmesi gerekirken, yetki itirazının kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, resen gözetilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya kaldığı yerden devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin dava şartlarına ilişkin istinaf sebepleri mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden bu aşamada incelenmemiş, davacı vekilinin davalı tarafa disiplin para cezası verilmesine ilişkin talebinin koşulları bulunmadığından reddine" karar verildiği görülmüştür.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2024 tarihli 2021/527 Esas- 2024/317 Karar sayılı kararıyla; "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalı tarafından ödenmesi gereken kira borcunun ödenmediği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/01/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere davalı tarafın ödenmemiş kira borcunun 2.271.086,28-EURO olduğu, borcun ödenmesi için davalı tarafa usulüne uygun ihtarname çekildiği, verilen 60 günlük süreye rağmen borcun ödenmediği, bu nedenlerle 6361 Sayılı Kanunun 31 ve 33.maddesi gereğince feshedilen sözleşmeye konu taşınmazların davacı tarafa aynen iadesi ile taşınmazlar üzerinde bulunan finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak; 1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, dava konusu; ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M1 Blok, 13.Kat, 74 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M1 Blok, 18.Kat, 92 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M2 Blok, 5.Kat, 24 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M2 Blok, 7.Kat, 41 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M2 Blok, 9.Kat, 51 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M2 Blok, 10.Kat, 62 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ....Parsel, M2 Blok, 13.Kat, 82 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M2 Blok, 14.Kat, 83 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, M2 Blok, 14.Kat, 84 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ....Parsel, M2 Blok, 14.Kat, 85 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, Zemin.Kat, 8 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, 2.Kat, 24 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, 3.Kat, 26 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, 5.Kat, 47 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, 8.Kat, 66 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, 13.Kat, 108 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, N Blok, 16.Kat, 119 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, P1 Blok, 1.Kat, 4 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, P2 Blok, 4.Kat, 15 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, P2 Blok, 4.Kat, 17 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, .... Parsel, P2 Blok, 5.Kat, 20 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, .... Parsel, P3 Blok, 5.Kat, 25 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, R Blok, Zemin.Kat, 1 BB ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada,.... Parsel, R Blok, Zemin.Kat, 2 BB Toplam 24 taşınmazın davalı tarafından davacıya aynen İADESİNE, tapu kayıtlarında yer alan finansal kiralama şerhinin KALDIRILMASINA," karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı Müflis .... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin tebligata ilişkin değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, müvekkiline noter ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, Mahkemenin müvekkilinin tebligatın usulüne uygun olmadığına dair itirazının “çelişkili davranış yasağına aykırılık” olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, usulsüz tebligata dayanılarak müvekkilinin temerrüde düşürüldüğünün kabul edilemeyeceğini, Yerel mahkemenin yapılan tebligatın usulsüz olduğunu kabul etmesine rağmen, Yargıtay kararına atıfla tebligatın usulünce yapıldığına dair değerlendirmede bulunmasının mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, Tebligatın yapıldığı ... isimli kişinin müflis şirketin çalışanı olup olmadığı, tebligatı almaya yetkili olup olmadığının araştırılmadığını,Tebligat işleminin 7201 sayılı tebligat Kanununa ve Tebligat Kanunun 12 ve 13. Maddelerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, ...’un müvekkili şirketin çalışanı olmadığı gibi, evrak almaya da yetkili olmadığını,Yerel mahkemenin sözleşmenin kefili dava dışı ... açısından yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığını değerlendirme dışı tutmasının hukuken hatalı olduğunu,Temerrüt koşulunun gerçekleşmesi için sözleşmeni tüm taraflarına ihtarnamenin tebliğ edilmesi gerektiğini, oysa yapılan tebliğlerin kefil açısından da geçersiz olduğunu, temerrüt koşulunun gerçekleşmediğini, zira kefile tebligat yapılması halinde borcun ödenebileceği ve sözleşmenin devamının sağlanabileceğini, Mahkemenin buna ilişkin beyan ve itirazlarını dikkate almadığını, gerekçeli kararda da değerlendirme dışı bıraktığını, bu durumun adil yargılanma haklarının ihlali olduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun da eksik ve hatalı olduğunu, denetime elverişli olmadığını, rapora itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, Dosyaya sundukları hukuki mütalaa incelendiğinde; alınan bilirkişi raporunun davanın esasını aydınlatmak bakımından yeterli olmadığı gibi, Mahkemenin bilirkişi ara kararını da karşılamadığının anlaşıldığını, yalnızca mali kayıtlarla ilgili değerlendirme yapıldığını, finansal kiralama hukuku konusunda değerlendirme içermediğini,Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. ...’dan aldıkları hukuki mütalaa incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olarak kurulmadığı, lex commissoria yasağına aykırılık teşkil ettiği, bu hali ile kesin hükümsüz nitelikte olduğunun anlaşıldığını, Mahkemenin sözleşmeyi geçerli kabul etmesinin de hatalı olduğunu, Mahkemece bu konuda yeniden rapor alınması ve uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine ilişki taleplerini kabul etmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu,Davacının taleplerinin, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından ve yasada belirlenen süre gerçekleşmediğinden, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansal Şirketler Kanunun hükümlerine aykırı olduğunu, Dava dışı ... A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi gerektiği halde, davanın ihbarı ve hatta davaya dahil edilmesi taleplerinin Mahkemece reddedilmesinin de hatalı olduğunu, Davanın çözümü için .... A.Ş.’nin de defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, zira taraflar arasında Finansal kiralama sözleşmesi imzalanmadan önce grup şirketi ... A.Ş. lehine dava konusu taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, Dava dışı şirket ile davacı şirketin diğer alacaklıların zararına olacak şekilde ve müvekkilinin zor durumundan yararlanarak, işbu taşınmazları önce satın alınmış gibi gösterip, daha sonra da Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiralama gerçekleştirdiklerini, Yerel Mahkemece taleplerinin kabulü sonrasında yapılacak kapsamlı incelemelerde; ... Grubunun gerçekte bir sat-geri kirala işlemi yapmayı düşünmediği halde, sadece kendi durumunu sağlamlaştırmak adına üçüncü kişilere karşı müflis şirketi görünüşte bir işlem yapmaya zorlayarak mutlak muvazaaya yol açtıkları ve neticesinde bu sebeplerle; gerçekleştirilen işlemin geçersiz olduğu ve de taraflar arasında hüküm doğurmayacağı görülebilecek iken, bu yöndeki taleplerinin değerlendirmeye alınmamasının, bu maddi gerçekliğin anlaşılamamasına ve ortaya çıkarılmamasına neden olduğunu,Yerel Mahkemenin, takas ve mahsup beyanlarını ve taleplerini dikkate almamasının hukuken hatalı olduğu gibi, müflis şirket tarafından ikame edilen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/783 Esas sayılı, dava dosyasının neticesini beklemesi gerekirken, anılan davanın neticesi beklenmeden hüküm tesis etmesinin de hukuken hatalı olmasının yanı sıra maddi gerçekliğin anlaşılamamasına neden olduğunu, Davacı ve dava dışı şirketin iş ve işlemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlara yönelik açılan bu davada müvekkilinin zarara uğradığının ve alacaklı olduğunun belirtildiğini, davanın halen devam ettiğini,Davalı şirketin iflas işlemelerinin Bakırköy ... İflas Dairesi’nin ... İflas dosyasında devam ettiğini, davacı tarafın, her ne kadar işbu davası ile sözleşme kapsamındaki taşınmazların istirdatını talep etmiş ise de, iflas müdürlüğüne dava sonrasında alacak kaydı başvurusunda bulunduğunu, bu hali ile davacı tarafın, ifanın biçimini değiştirdiğini, bu haliyle de davacı taraf "ifa biçimini değiştirmiş olduğundan" davasının reddi gerektiğini, Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde; genel olarak bilirkişi raporuna atıfta bulunulduğu ve taraflarınca beyan edilen hususların gerekçeli kararda tartışılmadığının görüldüğünü, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, gerekçeli kararda yalnızca bilirkişi raporuna atıfta bulunulduğunu, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini beyan ederek, arz ve izah edilen nedenlerle birlikte dava dosyasına sunulan tüm beyan ve de taleplerini de tekrarla, ayrıca re'sen dikkate alınacak hususlar değerlendirildiğinde; duruşma taleplerinin kabulüyle, Yerel Mahkemenin anılan kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi incelendiğinde; Kiralayanın ... A.Ş., kiracının ... Tic. A.Ş. olduğu, 04/07/2018 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... parselde kayıtlı davaya konu edilen 25 adet taşınmazın kiralandığı tespit edilmiştir. Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/917 Esas, 2021/311 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davalı şirket hakkında 30/03/2021 tarihinde 30/03/2021 günü saat: 14:24 itibariyle iflasına karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/4795 Esas, 2022/3503 Karar sayılı ve 22/06/2022 tarihli kararı ile onandığı tespit edilmiştir.Dosyada mevcut tapu kayıtları incelendiğinde; taşınmazların davacı şirket adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazlar üzerinde finansal kiralama şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin tespiti için alınan 09/06/2023 tarihli raporda; taşınmaların toplam değerinin 35.185.000,00 TL olduğuna dair görüş bildirilmiş, Mahkemece eksik harç davacıya tamamlattırılmıştır.İlk derece mahkemesince Prof. Dr. ...'dan alınan 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı ... A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarına göre, davalı (iflas nedeniyle ) Tasfiye Halinde ... A.Ş.'den 2.071.580,48 Euro alacaklı olduğu, Davalı (iflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarına göre 30/03/2021 tarihi itibariyle davacı .,. A.Ş.'ye 18001988 no'lu Sözleşmeden 2.271.086,28 Euro borcunun olduğu,Tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davaya konu finansal kiralama sözleşmesi ödeme planına göre ödenmemiş kira taksitlerinin bulunduğu,Sayın Mahkemece taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların davacı alacaklıya teslimi konusunda karar verilmesi halinde, bilirkişi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... tarafından dosyaya sunulan raporda Finansal Kiralama Sözleşmesin konu 24 adet taşınmazın dava tarihi olan 28/09/2020 itibari ile toplam pazar değerinin 35.185.000,00 TL olarak takdir edilmiş olduğu..." yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/783 Esas sayılı dava dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde; davacının (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi, davalıların ... Anonim Şirketi ve ... A.Ş. olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalılardan ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete 2013 yılından beri muhtelif krediler kullandırıldığını ve bu kredilerin büyük çoğunluğunun müvekkili şirket tarafından geri ödendiğini, davalılardan ... A.Ş.'nin ...'ın %100 iştiraki olduğunu ve bu kuruluşun tamamen ... A.Ş. kontrolünde olduğunu, kullanılan krediler karşılığında müvekkili tarafından o anki kredi miktarlarının çok üzerinde değerde gayrimenkullerin teminat olarak bankaya verildiğini, müvekkili şirketin 1948 den beri inşaat işleriyle uğraştığını, iştigal konusu dahilinde 3.kişilere ürettiği gayrimenkulleri satan müvekkili şirketin, satılan gayrimenkullerin bedeli tamamen tahsil edilmeden bu gayrimenkulleri finansal işlemlerinde teminat olarak kullandığını ve bedeli ödenen gayrimenkullerin tapu devrini bu aşamada 3.kişilere yaptığını, davalılara dönem dönem tapu devri yapılması gereken 3.şahıslara ait gayrimenkullerin bildirildiğini ve ayrıca ek teminatlar da sağlandığını, ancak davalıların bu tür gayrimenkullerin gerçek sahipleri olan müşterilerine ipotekleri fek etmemek suretiyle takyidatlardan ari olarak devrini engellemekte olduğunu, 2018 yılında ... A.Ş'nin hakkını kötüye kullanmak suretiyle alacaklarını kendince sağlama almak ve diğer muhtemel alacaklılarından korumak adına ipotekle temin ettiği gayrimenkullerin büyük bir kısmının şirket tarafından sat-geri kirala finansal modeli kisvesi altında ... A.Ş.’ ye devrini temin ettiğini, davalıların kanuna ve sözleşmelerine aykırı fiilleri ile geçersiz sözleşmeleri uygulamaları sonucunda davacı şirket müşterileri/tüketicilerin davalılar aleyhine büyük miktarda muhtelif davaları ikame ettiklerini, açılan bu davalarda teminatların paraya çevrilmesinin, devredilmesinin tedbiren durdurulduğunu, davalı bankaya teminat olarak verilen gayrimenkullerin davalı banka yüzünden geliştirilememekte olduğunu ve müvekkilinin maruz kaldığı zararın her gün artmakta olup, telafisinin imkansız hale geldiğini, davalıların müvekkili şirkete karşı başlattığı kanuni takiplerin tedbiren durdurulması ve davalıların elinde mevcut gayrimenkul rehinlerinin teminatların paraya çevrilmesinin ve bu gayrimenkullerin ... A.Ş. tarafından 3.şahıslara devrinin tedbiren durdurulması gereği hasıl olduğunu bildirerek; dava neticeleninceye kadar mümkünse teminatsız olarak davalıların müvekkili şirkete karşı başlattığı kanuni takiplerin durdurulmasına, davalıların elinde mevcut gayrimenkul ipoteklerinin, rehinlerinin, teminatların paraya çevrilmesinin ve sahipliği ... A.Ş.’ de bulunan gayrimenkullerin devrinin tedbiren durdurulmasına, davalılardan ... A.Ş. ile müvekkili arasında münakit finansal kiralama sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkili şirketin tespit edilecek olan fazlaya dair zarar, ziyan ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalıların sözleşmeye ve mevzuata aykırı davranışı neticesi ile oluşan 1.000.000,00 TL zararın kanuni faizi ile davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini talep ettiği, davanın halen derdest olduğu tespit edilmiştir.

G E R E K Ç E:Dava, taraflara arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereğince kira borcunun kiralayan davalı tarafından ödenmediği ve sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla, kiralanan taşınmazların davacıya iadesi davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlık mal iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklandığından, TTK’nun 5/A ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, arabuluculuk dava şartına bağlı olmadığı tespit edilmiştir.Davalı vekilinin müvekkiline usulüne uygun olarak ihtarname tebliğ edilmediğine dair istinaf talebi incelendiğinde; davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin de Yakup Kun isimli aynı kişiye tebliğ edilmesine rağmen, bu tebligata ilişkin bir itirazlarının bulunmadığı ve süresinde davaya cevap dilekçesi sundukları, bu durumun çelişkili davranma yasağına aykırı olduğu anlaşılmakla, bu konudaki istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin Finansal Kiralama Sözleşmesinin kefili ... ihtarname tebliğ edilmediğine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; davanın konusunun finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalıya teslim edilen taşınmazların davacıya iadesi olup, Finansal Kiralama Sözleşmesinin kefili olan ... teslim edilen bir taşınmaz bulunmadığı gibi, kefaleti yalnızca kira bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğundan, sözleşmenin feshedileceğine dair ihtarnamenin kefile tebliğ edilmemiş olması, yalnızca kefil yönünden kira borcuyla ilgili temerrüdün gerçekleşmediği sonucunu doğuracağından, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi de yerinde bulunmamıştır.Davalı vekilinin davacı ile aralarında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerinin iptaline ilişkin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2020/783 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; 2020/783 Esas sayılı davada, finansal kiralama sözleşmelerinin geçersizliğinin iddia edildiği, yargılamanın halen devam ettiği, bu davada verilecek kararın işbu davanın sonucunu etkilemeyeceği, zira sözleşme geçersiz olsa dahi, sözleşmeye konu olan ve tapuda davacı şirket adına tescilli dava konusu taşınmazların davacıya iadesi gerekeceği, davalı sözleşmelerden dolayı zarara uğramışsa, zararının tazminini talep edebileceği kanaatine varılmakla, buna ilişkin istinaf talebi de yerinde bulunmamıştır.Bilirkişi raporunda finansal kiralama hukuku ile ilgili değerlendirme yapılmadığına ve raporun yetersiz olduğuna dair istinaf talebiyle ilgili incelemede ise; hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği konularda bilirkişi görüşüne başvuramayacağı, Finansal Kiralama Hukuku ile ilgili değerlendirmenin hakim tarafından yapılması gerektiği, bilirkişinin Finansal Kiralama Sözleşmesine göre davalının davacı tarafa ödemediği kira borcunun mevcut olup olmadığını tespit etmek amacıyla tarafların ticari kayıtlarını inceleyerek denetime uygun bir rapor hazırladığı, raporun davanın çözümü için yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.Dava dışı ... A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi gerektiğine dair istinaf talebi incelendiğinde; davacı şirket ile ... A.Ş. arasında irtibat mevcut olsa dahi, her iki şirketin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu, davanın konusunu oluşturan sözleşmenin davacı şirket ile davalı arasında imzalandığı, davaya konu taşınmazların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu, ... A.Ş. ‘nin sözleşmeyle ve taşınmazlarla ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki taraflarla zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan ... A.Ş.’nin sonradan davaya dahil edilmesinin de usulen mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu konudaki istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve alınan bilirkişi raporu ile; davalının Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca davacıya ödemesi gereken kira paralarını süresinde ödemediği için sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği, sözleşmeye konu taşınmazların davacıya iadesi gerektiği, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin tümden reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince Davalı Müflis ...Tic.AŞ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 2.403.487,35 TL nispi harçtan, peşin alınan 600.872,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.802.615,35 TL eksik harcın Davalı Müflis ....Tic.AŞ'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak;Davalı müflis şirketi tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitineyetkisizlikMalınkonusuesastankararistinafkabulüneistanbuliadesine(TicariSatımakaldırmasonrasıkaldırılmasına"İstirdatmahkemekararıİadesi)delillerKonukabulüdosyayetkisizliğinebaşvurusucevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim