SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/853

Karar No

2024/1287

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/853 Esas

KARAR NO: 2024/1287 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/12/2023

NUMARASI: 2021/272 E. - 2023/256 K.

DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini

DAVA TARİHİ: 26/08/2021

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... oyuncu olarak yer aldığı "..." isimli sinema eserinin 28.08.2018 tarihinde vizyona girdiğini, filmin vizyona girmesinden sonra, davalı ... tarafından da müvekkilinin mali haklarına ilişkin rızası ve onayı bulunmamasına rağmen www...com'yerli/... isimli sitede yayınlandığını ve halen yayında olduğunu, bu kapsamda karşı yan ile müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ve eserin yayınladığı platformdan kaldırılması talepleri ile arabuluculuk görüşmesi başlatıldığını, ancak bu görüşmelerin anlaşma ile sonuçlanmadığını, film çekimlerine başlamadan önce filmin yapımcılığını üstlenen dava dışı üçüncü kişi tarafından filmin çekimleri sona erdikten sonra müvekkiline ödeme yapılacağının taahhüt edildiğini, müvekkilinin oyuncu olarak rolünü icra ederek üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, filmin tamamlanmasından sonra müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu filmin müvekkilinin mali haklarının kullanımına ilişkin rızası ve tasarrufu olmadan, davalı tarafa ait internet platformundan yayınlanmaya başlandığını, bu kapsamda müvekkilinin uğramış olduğu zararın giderilmesi ve tecavüzün sona erdirilmesi sebebiyle huzurda bulunan davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu beyan ederek, FSEK m.68'e göre yazılı izin alınmadan yayınlanan esere ilişkin, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL, yayımlanma tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte karşı yandan tahsiline, müvekkilinin mali haklarına karşı devam eden ihlalin sonlandırılması için tecavüzün ref'ine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla FSEK m.70 uyarınca karşı yanca temin edilen karın taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin dava konusu diziyi izinsiz kullanmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı tarafın dava dilekçesinde de yapımcı kuruluş olarak belirttiği ... Anonim Şirketi arasında Lisans Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile ... Anonim Şirketi'nin, yayın haklarına sahip olduğu tüm içerikleri 22.06.2020 tarihinden itibaren 2 yıl süreyle müvekkili şirkete lisanslamayı kabul ve taahhüt ettiğini, davacı taraf, ilgili filmin müvekkil şirkete ait platformda kendi rızası dışında yayınlandığı bilgisini edindiğini belirtmiş olup, mezkur sözleşme incelendiğinde davacı tarafın iddia ettiği tarihlerde müvekkili şirketin dava konusu film üzerinde lisans sahibi olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin lisans haklarını devralırken basiretli bir tacir olarak ilgili film üzerinde hak sahibi olduğunu belgeleyen kurum ile sözleşme akdettiğini, lisans sözleşmesinde sözleşme konusunun "lisans süresi boyunca bölge dahilinde lisanslı servislerde iletim yöntemleri ile iletmek, yayınlanmak üzere, gösterim sayı sınırlaması olmaksızın sözleşmede belirtildiği şekilde lisans alan tarafından lisanslanması ve kullanılması" şeklinde belirlendiğini, söz konusu lisans sözleşmesi incelendiğinde; müvekkili şirketin ilgili filmleri izinsiz kullanmadığının açıkça görüleceğini, dava konusu dizi yönünden davanın ... Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin davaya konu olan "..." filmine ait lisans haklarını ... Anonim Şirketi ile 22.06.2020 tarihinde imzaladığı Lisans Sözleşmesiyle almış olduğunu, sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere, davanın ihbar edilmesini talep ettikleri ve Lisans Sözleşmesinde lisans veren konumunda olan ... Anonim Şirketi'nin, sözleşmede "Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda ve diğer ilgili mevzuatlarda öngörülen bağlantılı haklar da dahil olmak üzere tüm fikri haklarla ilgili olarak eser sahiplerinin ve bağlantılı hak sahiplerinin herhangi bir talepleri olması halinde ve açılacak hukuk veya ceza davalarında bütün yükümlülüğün ve sorumluluğun kendisine ait olacağını ve davalara müdahil sıfatı ile dahil olacağını" beyan ve taahhüt ettiğini, yine aynı şekilde umuma iletimden ötürü doğabilecek tüm sorumluluğun ... Anonim Şirketi'ne ait olduğunu ve hak sahipliği iddia edebilecek tüm kişilere karşı muhatabın kendisinin olduğunu beyan ve taahhüt ettiğini, bunlardan dolayı esasen hak sahipliği iddiasının muhatabının da müvekkili şirket değil, davanın ihbarını talep ettikleri ...Anonim Şirketi olduğunu ileri sürerek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.

MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin tarihli E. - K. sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler mahkememizce yerinde bulunmuş olup, her ne kadar davacı yan bilirkişi raporunda bilirkişilerin salt oyunculuk alacağı üzerinden değerlendirme yapıldığını beyan etmiş ise de; alınan raporlarda lisans sözleşmelerinin tamamının incelendiği, eser işletme belgesinde Ortak Yapım Sözleşmesinden filmin ortak yapımcısının ... Ltd. Şti ile ... olduğu, TME şirketi ile diğer ihbar olunan şirketin sonrasında lisans sözleşmesi yaptığı, lisans alan ... şirketinin ise dava konusu film için davalı şirket ile sözleşme yaptığı ve anılı sözleşme ile davalının davaya konu olan "..." filmine ait lisans haklarını ... Anonim Şirketi ile 22.06.2020 tarihinde imzaladığı Lisans Sözleşmesiyle aldığı, Mezkur sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere ... Anonim Şirketi, sözleşmede 'Fikir ve Sanat Eserleri kanunu'nda ve diğer ilgili mevzuatlarda öngörülen bağlantılı haklar da dahil olmak üzere tüm fikri haklarla ilgili olarak eser sahiplerinin ve bağlantılı hak sahiplerinin herhangi bir talepleri olması halinde ve açılacak hukuk veya ceza davalarında bütün yükümlülüğün ve sorumluluğun kendisine ait olacağını ve davalara müdahil sıfatı ile dahil olacağını' beyan ve taahhüt etmiştir. Yine aynı şekilde umuma iletimden ötürü doğabilecek tüm sorumluluğun ... Anonim Şirketi'ne ait olduğunu ve hak sahipliği iddia edebilecek tüm kişilere karşı muhatabın kendisinin olduğunu beyan ve taahhüt etmiştir. Bunlardan dolayı esasen hak sahipliği iddiasının muhatabının davalı şirket olmadığı sabit olup, bilirkişi raporunda salt oyunculuk ücreti anlamında davalının sorumluluğu olmadığı yönündeki tespit esasen FSEK 68 ve 70. Madde kapsamındaki tazminat ve alacak istemlerini de kapsamakta olup ayrıca yukarıda da değinildiği üzere davalının 3. Kişi konumunda olması, TBK 49. Madde kapsamında da sorumluluğuna gidecek mahiyette de delil sunulmaması hasebiyle davalıya somut olay yönünden husumet tevcih edilemeyeceği sabittir. Anılı sebeple davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; işbu dava konusu “...” filminin başrollerinden olan müvekkilinin söz konusu filmde icracı sanatçı sıfatını haiz olduğunu, ... yapım şirketi ile müvekkili arasında herhangi bir mali hakların devrine ilişkin sözleşme bulunmamasına rağmen ... şirketinin, dava konusu filmin lisans hakkını ve buna bağlı olarak müvekkilinin mali haklarını ... şirketine lisans verdiğini, ... şirketinin de, işbu filmin lisans haklarını davacı şirkete devrettiğini, ancak müvekkilinin ne davacı ile ne de dava dışı film yapımcısı ... şirketi ile FSEK uyarınca mali hak devrine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşmesi bulunmadığını, müvekkiline icra ettiği oyunculuk karşısında oyunculuk ücretinin ödenmediğini, rızası olmaksızın mali haklarının devredilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan, Yargıtay'ın tarafların edimlerini yerine getirmiş olması koşuluyla icracı sanatçının mali haklarını devretmiş olduğunun kabul edileceği yönündeki içtihadının, ... şirketinin davacı icracı sanatçıya ücretini ödemediğinden uygulanamayacağını, dolayısıyla davacı icracı sanatçıdan mali haklarını devralamamış film yapımcısından lisans alan ... şirketiyle lisans sözleşmesi yapmış olan ... şirketinin, davacının icrasını içeren filmi kendi dijital platformunda yayınlamasının davacının FSEK md. 80'de düzenlenmiş olan yayma ve umuma iletim haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu,Taraflarınca hem dava, hem de delil dilekçesinde dayanılmış olan tanıklarının ilk derece yargılaması boyunca dinlenmemesi ve bu şekilde hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilen savunma hakkının ihlalini oluşturduğundan, mahkeme hükmünün kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunun, 1 numaralı başlık altında açıkladıkları sebepler göz önüne alınmadan hazırlandığından ve HMK md. 279 gereğince hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirme içerdiğinden hatalı ve yanlış olduğunu, böyle bir bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin ve taraflarının ek bilirkişi raporu talebinin reddedilmesinin işbu mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirdiğini, Mahkemenin ... ile ... arasındaki sözde lisans sözleşmesinin bir hükmünü gerekçe göstererek davacının, ... şirketinden herhangi bir talepte bulunamayacağına karar verdiğini, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği, davacının taraf ve haberi olmadığı bu sözleşmenin hükümlerinin kendisini bağlamadığını, davacının davalı tarafından mutlak hakkının ihlal edildiğini ve ihlal edene karşı talepte bulunmasının en doğal hakkı olduğunu belirterek, açıklanan nedenler ve re'sen dikkate alınması gereken hususlar doğrultusunda; istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2021/272E., 2023/256K. Ve 20.12.2023 tarihli hukuka ve yasaya aykırı olarak verilmiş olan kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Davaya konu "..." isimli sinema filminin eser işletme belgesi incelendiğinde; yapımcıların ... A.Ş. ve ... Tic. Ltd. Şirketi, yapım yılının 2018, bağlantılı hak sahiplerinin ..., yönetmenin ... , özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarının ... olduğu tespit edilmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan "Lisans ve Aracılık Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde; 18/06/2020 tarihinde ... A.Ş. İle ... A.Ş. Arasında imzalandığı, sözleşme ekinde yer alan filmlerle ilgili lisans haklarının ...A.Ş. Tarafından ... A.Ş.'ne verildiği, ek listenin ikinci sırasında "... " isimli filmin de yer aldığı tespit edilmiştir.Davalı tarafından dosyaya sunulan "Lisans Sözleşmesi" incelendiğinde; davacı şirket ile ihbar olunan ... A.Ş. arasında 22/06/2020 tarihinde imzalandığı, sözleşme ekinde yer alan filmlerle ilgili lisans haklarının ... A.Ş. tarafından davalı şirkete verildiği, ek listenin ikinci sırasında "..." isimli filmin de yer aldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., TV ve sinema uzmanı ... ve radyo, tv ve reklam uzmanı ve oyuncu ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı ile filmin ortak yapımcıları arasında bu filmin yapımı hususunda bir ilişkinin olmaması, film yapımcısının haklarının, onun eser sahibinden ve/veya icracı - sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralarak filmin ilk - tespitini gerçekleştirmesiyle doğması, film sinemalarda gösterime girdikten sonra filmin dijital platformda yayını için sözleşme yapması dikkate alındığında davacı ile ortak yapımcılar arasındaki oyunculuk yapılmasına ilişkin ilişkide üçüncü kişi konumunda olduğu, TBK 49/2 anlamında kötüniyetli veya ahlaka aykırı bir fiil icrasına ilişkin dosyada herhangi bir delilin de bulunmadığını, davacı ile filmin ortak yapımcıları arasında sözleşme yapılmasa bile bahsi geçen Yargıtay'ın kararlarında belirtildiği üzere filmin tespitinin yapılmasının mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını ve internet yayınlarını kapsadığı da dikkate alındığında sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince ortak yapımcıların davacıya ödemeleri gereken oyunculuk ücretinden sorumluluğunun olup olmadığı hususundaki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

G E R E K Ç E: Dava, davacının oyuncu olarak yer aldığı ve 24/08/2018 tarihinde vizyona giren "..." isimli sinema eserinin, davacının izni ve onayı olmaksızın davalı yanca internet üzerinden yayınlandığı ve FSEK’ten kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiği iddiasıyla, FSEK’in 68. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.000,00 TL maddi tazminatın ve FSEK’in 70. maddesi uyarınca tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı yanca elde edilen karın davacıya verilmesi ve tecavüzün refi davasıdır. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının, davaya konu edilen "..." isimli sinema filminde oyuncu (icracı sanatçı) olarak yer aldığı taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Davacı, oyunculuk ücretinin ödenmediğini ve FSEK’ten kaynaklanan mali haklarını yapımcı şirkete devretmediğini, bu nedenle yapımcı şirketle lisans sözleşmesi yapan ... A.Ş. ile lisans sözleşmesi yaparak filmi televizyon platformunda yayınlayan davalı şirketin mali haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir. FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur. Davacı ile davanın ihbar edildiği film yapımcısı ... Şirketi arasında icranın tespitine ve söz konusu "..." adlı sinema filmine ilişkin yazılı bir sözleşme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği sinema filminin 2018 yılında gösterime girdiği ve sinemalarda gösterildiği davacı tarafça da açıkça beyan edilmiş, bu durum dosya kapsamıyla da tespit edilmiştir. Davacıya filmle ilgili oyunculuk ücretinin yapımcı şirket tarafından ödendiği tespit edilememişse de, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, sinema filmine ilişkin olarak davacının edimini yerine getirdiği, filmin sinemalarda gösterime girmesine herhangi bir itirazda bulunmadığı ve davanın ihbar edildiği yapımcı ... Anonim Şirketi aleyhine bu konuda bir dava da açmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5846 sayılı FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca sinema filminin ilk tespitini yapan yapımcının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır. Aksi kararlaştırılmadığı sürece, film yapımcısı şirket, gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme yetkisine sahiptir. Yine, aynı şekilde davacı ile yapımcı şirket arasında yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "..." adlı sinema filmiyle ilgili davacının bu tespite izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle, söz konusu sinema filminin gösterim haklarını film yapımcısı şirketten sözleşme ile devralan ihbar olunan ... A.Ş.’den yine yazılı sözleşme ile devralan davalı şirkete ait TV platformunda gösteriminin davacının FSEK’ten kaynaklanan mali haklarına tecavüz teşkil etmediği, davacının oyunculuk ücretini ayrıca yapımcı şirketten talep etme haklarının saklı olduğu, dava konusuna göre tanık dinlenmesinin sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TazminiFikiresastankararistinafTecavüzünKaynaklananistanbulÖnlenmesiVeHaklaraEserimahkemekararıdelillerRef'i,SahipliğindenSanatdosyabaşvurusucevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim