SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/872

Karar No

2024/1282

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/872 Esas

KARAR NO: 2024/1282

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/11/2023

NUMARASI: 2023/406 Esas, 2023/755 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın 2010 yılında davalı ... ve eşi ... ile ... adlı arkadaşı aracılığıyla tanıştırıldığını, ... müvekkili ve vefat eden eşine ... ve ... adlı kafe kioskları şeklinde frenchise sistemi kurduklarını ve bu ... frenchiselerden aylık en az 2.500 TL gelir garantisi sağladıklarını, kendisinin de 3 adet kafe kiosku alarak sisteme dahil olduğunu belirtiğini ve bu sayede müvekkili ve eşini bu işe yatırım yapmaya ikna ettiğini, davalı ... ve eşi ... müvekkili ve eşine ... Limited Şirketi adı altında kurdukları şirket bünyesinde "..." markası adında taşınabilir fincan şeklinde kiosk kafeler yaptıklarını ve her bir kafe kioskunun tanesinin 55.000 EURO bedelle franchise verdiklerini, bu işin çok iyi bir yatırım olduğunu söylediklerini, davalı ve eşi ... müvekkili ve müteveffa eşine yaptıkları sunumlar ile ... adlı portatif kafelerde kahve-çay bilimum meşrubat türü içecek ve hızlı kolay satılabilir tatlı ve tuzlu yiyecek ürünlerini satarak ayda en az 2.500 TL gelir elde etme taahhüdünde bulunduklarını ve bu görüşmeler neticesinde müvekkilinin ve müteveffa eşi ... ile franchise sözleşmeleri imzaladıklarını, bunlar üzerine müvekkili ve eşi 4 adet ... alarak her biri için 55.000 Euro karşılığı Türk lirası ödediklerini, sürece bu şekilde başlayan müvekkilinin ve eşinin beklentilerinin hiçbir şekilde karşılanmadığını, yatırımcı franchise sistemi bağlamında her ay aylık müvekkili ve eşine bu kioskların kazançlarından net 2.500 TL ödeneceğini sözleşme kapsamında taahhüt ve vaat edilmişken, sürece dahil edildikleri gün itibariyle bu sözleşme şartları hiçbir zaman gerçekleşmemiş olduğunu ve taraflarına hiçbir ay sözleşme taahhütlerinin yerine getirilmediğini, müvekkili ve eşinin uğramış olduğu maddi zararın 220.000 EURO ile sınırlı kalmadığını, davalı ve eşinin müvekkili ve eşine artık bu sistemin bir parçası olduklarını zincirin daha da büyümesi için sermaye yaratmaları gerektiğini, kendilerinin de bu işten karlı çıkabilecekleri vaatleri ve inancıyla kurdukları ... Ltd. Şti. şirketi adına ve hesabına, müvekkili ve eşinin malvarlıklarını ipotek ettirmek ve bankadaki oldukça yüklü paralarına bloke koydurmak suretiyle farklı bankalardan krediler kullanmalarını sağladıklarını, müvekkili ve eşinin daha sonra zorluklar içerisinde çekilen bu kredileri ödemek zorunda bırakıldığını, daha sonrasında şirketin iflas aşamasına geldiğini ve bu paraları geri ödeyemeyeceklerini beyan edip müvekkili ve eşini imzaladıkları sözleşme kapsamında ödemiş oldukları franchise bedellerini ve bankalara borçlandırmış oldukları tutarları müvekkili ve eşini ödeme yapmak zorunda bıraktıklarını, tüm bu süreçlerden sonra davalı ... ve eşi ... müvekkili ve müteveffa eşi ... ile bir araya geldiğini ve müvekkilim ve eşinin uğramış olduğu tüm maddi zararları kabul ederek ve ödeyeceklerine inandırarak aralarında 30.10.2012 tarihli bir protokol imzaladıklarını, bu protokolün 3 nolu maddesi gereğini müvekkilinin yerine getirdiğini, bu protokole istinaden müvekkili ... adına 6 adet her biri 360.000 TL bedelli toplam 2.160.000 TL olacak şekilde senet düzenlediklerini, müvekkilinin tüm bu süreçlerden sonra davalı ... ve davalı şirketin avukatı ile whatsapp üzerinden iletişime geçtiğini ve ödeme yapmalarını istediğini, bunun karşılığında kendisine çok az bir tutar ödeyebilecekleri beyan edilince müvekkiliinin bu iletişimi de kestiğini ve sonrasında hukuki süreci başlatma kararı aldığını, tüm bu sebeplerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-TL alacak için borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-TL alacaklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi ile birlikte davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanca talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, dosyaya dayanak olarak sunulan sözleşmenin 30.10.2012 tarihli olduğunu ve üzerinden 12 yıl geçtiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu ticari ilişkinin tarafının dosyaya bizzat davacı yanca sunulan Franchıse sözleşmesinden görüldüğü üzere ... olduğunu, davacı anılan ticari ilişkinin tarafı olmadığı gibi müvekkili ...'ın da borçlu ya da yüklenen tarafı olmadığını, davacının ... mirasçısı olarak talepte bulunduğu kabul edilse dahi bu kez da zorunlu dava arkadaşlığı gereği, davanın tüm mirasçılarla birlikte açılması gerektiğinden tek başına davacı sıfatı bulunamayacağını, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, dosyaya sunulan Franchıse sözleşmesi de taraflar arasında akdedilmediğinden husumet itirazında bulunduklarını, dava dışı ... arasında ... isimli şirket kuruluşu ile başlayan ortaklığın, dava dışı yatırımcılarla desteklenen ve kurulduğu dönemde ülkenin ticari hayatında parlak çıkış olarak görülen Hotspot işletmelerinin faaliyeti ile devam ettiğini, davacı mirasbırakanı ve ticari ilişkinin asıl tarafı olan ... ve davalı eşi ve kendi üzerine şirtetin %25 hissesini satın aldığını, ... şirketinin ticari hayatta hızla parlaması ve yükselmesi karşılığında hisselerinin oranını %50'ye çıkarttığını, hem ülkede baş gösteren ekonomik kriz hem de kimi yüklenicilerin ve ortakların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle başlatılan çalışmalar ekonomik dara girme riski ile karşı karşıya kaldığını, bu esnada ... kanser hastalığına yakalanması ve tedavisinin de zorlu ve masraflı olması karşısında davadışı ... ve ... arasında varılan uzlaşı neticesinde, ... ve eşinin adına alınan şirket hisselerinden kaynaklanan ticari riskin azaltılması için, bir dayanışma örneği sergilenerek, ekonomik zorluğu müvekkilinin ve dava dışı ... üstlenmesine karar verildiğini, bu karar neticesinde ... ve davacı ... üzerlerindeki hisseleri devrettiğini, iyi niyetle başlayan ve ... ve ailesinin ticari bir risk almasını ve borçluların onlara yönelmesini engellemek için yapılan bu devir ile başlayan sürecin maalesef ... hayatını kaybetmesi üzerine kötü niyetli olarak müvekkili karşısına yeni maddi talepler olarak çıkarıldığını, ... ve ... şirketlerine hizmet sağlayan ve asıl yatırımın merkezi olan 3. kişi ortakların iflas etmesi sonucu, ... ve ... şirketleri de zor bir döneme girdiğini, bu süreçte dava dışı müteveffa ... ve ... bir araya gelerek, ... ekonomik risk almaması ve borçlardan sorumlu tutulamaması için ... elindeki hisselerin geri alınması böylece şirketten doğacak herhangi bir borç olması halinde tüm riskin sadece ... ve ... tarafından üstlenilmesi yönünde ticari hayatta eşine az rastlanır bir destek örneği sergilendiğini, şirketlerin tüm borçları vergi, SGK, personel tazminatları ve yükümlülükleri ve tasfiyeye ilişkin tüm süreçler ve borçların müvekkili ve ... tarafından sözleşmeye uygun olarak ödendiğini ve şirketlerin bu sayede tasfiye sürecine girebildiğini, müvekkili ve dava dışı ... kurulan bu şirketler nedeniyle hiç kimsenin borç altında kalmadan ticari hayatına devam edebilmesi için 2.500.000 TL den fazla şirketlere ait borcu şahsi olarak kapattığını ve taraflar arasında ilişkinin son bulduğunu, ... ve ailesinin hiç bir risk almadan projeden çıktıklarından anılan senetler de takibe konmayarak unutulduğunu ve işlevsiz bırakıldığını, ticari ilişkinin tarafları olan ... ve ... aralarında varılan anlaşmaya uygun davrandığını, bu nedenle de sözleşmelerin asıl tarafı ... tarafından hayatta bulunduğu 10 yıl boyunca ne müvekkilinden ne de ... bu protokol dayanak gösterilerek bir talepte bulunmadığını, eşinin de adına düzenlenen senetlerin takibe konmasına izin verilmediğini, ... hayatını kaybetmesi sonrası eşi olan davacı kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamak amacı ile tasfiye olan ticari ilişkin kayıtlar ile yeniden talepte bulunduğunu, ... oğlu ... da müvekkilleriyle sürdürülen tüm ticari ilşkinin tanığı durumunda olduğunu, davacı ...'ın ... başkaca belgelerini de alacak varmışcasına takibe koymak istediğini, ancak zorunlu dava arkadaşı olduğu, diğer mirasçıların bu haksızlığa izin vermek istemediklerinden icra işlemelerine devam edemediğini, anılan protokolün ... ve eşi davacı ...'ı şirket borçlarından kurtarmak ve ileride ortaya çıkacak risklerden kurtarmak amacını taşıdığı bizzat hazırlanan protokol içeriğinden anlaşıldığını, protokolde açıkta ... riski olarak 174.240 TL yazıldığını, davacı ve müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğu ve protokol ile bir alacak belirlendiği kabul edilse dahi, bu bedelin protokolle belirlenen miktarı aşamayacağı da açık olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ne bir ticari ilişki ne de borç bulunmadığını, protokolde de belitildiği üzere davacı ... ve ailesi olarak tasfiyede yer aldığını, müvekkillerince şirketlerin üstlendiği tüm borç kapatılarak şirketler ve imzacı taraflar arasındaki ilişkinin tasfiye edildiğini davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....Davacı tarafça açılan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddi ile, Mahkememizin görevsizliğine," Şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... vekili istinaf isteminde özetle; davacının frachise sözleşmesinin tarafı olmadığını, Davalının davacı ile arasında borç alacak ilişkisi doğuracak bir borç alacak ilişkisi olmaıdğını, davacının dava ehliyeti olmadığı gibi müvekkiline de dava yöneltemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, davanın esastan da reddi gerektiğini belirterek görevsizlik kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.

DELLİLLER: 28.09.2010 Tarihli ... FRANCHİSE SÖZLEŞMESİ( ... Bayiliği Genel Hak Sahipliği ve İŞletme Esasları) incelendiğinde; franchise verenin ... Ltd ŞTi, Franchise alanın ... olduğu, sözleşmenin konusunun düzenlendiği 1.maddeye göre; "İŞ bu sözleşme ... markası altında faaliyet gösteren "... " nın hangi esaslarla franchise sistemin işletileceğini ve operasyonel faaliyetlerin nasıl yürütüleceğinin düzenlendiği, ... adı altında açılan kupa şeklindeki özgün ... kiokslarında üretilen veya satışa sunulan ürünlerin bayilik, işletme ve hak sahipliği hakkında taraflar arasındaki yükümlülükleri içerdiğine yer verilmiştir.30.10.2012 Tarihli Protokol başlıklı belgede; ... Ltd Şti ve hissedarı ... ve müşterek borçlu ve kefil sıfatı ile eşi ... ile ... ve ... ailesi arasındaki ilişkinin düzenlendiğine yer verildiği, prtokolde 360.000TL bedelli 30.11.2014', 30.12.2014, 31.01.2015, 28.02.2015, 30.03.2015, 30.04.2015 vadeli senetlere yer verildiği, delil olarak sunulan 31.12.2012 tarihli senetlerde keşidecinin ... müşterek müteselsil kefilin ..., lehtarın ... olduğu görülmektedir.Protokolün 3.maddesinde ; "borçlunun tüzel kişiliği olan her iki şirketinin (....ŞTi ile ... şti) hissedarı olan ... tam protokolün imzalanması ve alacak senetleri alınması ile aynı anda hisselerinin borçlunun göstereceği ikişiye devreder." şeklinde düzenlenmiştir.Delil olarak sunulan 10.10.2012 Tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesi incelendiğinde; hissesini devredenin ..., hisse devralanın ... olduğu , ...Ştindeki hissenin devrine ilişkin olduğu, 30.10.2012 Tarihli ortaklar kararının da sunulduğu anlaşılmaktadır.

GEREKÇE:Davacı, vefat eden eşi ile davalı şirket arasında franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye dayalı olarak 4 adet 55.000'er Euro bedelli ... kiokslarını satın aldıklarını, franchise verenin edimini yerine getirmediğini, davalıların tüm maddi zararı kabul ederek protokol imzaladıklarını ve 6 adet 360.000TL lik senet verdiklerini, müvekkilinin protokol gereği noterde şirket hisse devri yaptığını, davalıların ise ödeme yapmadıklarını, kambiyo senedinin yazılı delil başlangıcı olduğunu belirterek şimdilik 25.000TL zararın ödenmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Somut uyuşmazlıkta davacının alacak iddiası; franchise sözleşmesi nedeni ile uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin protokol ve her biri 360.000TL bedelli 6 adet senede dayalı olup bonodan kaynaklanan davaların mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, bononun zamanaşımına uğradığı ve yazılı delil başlangıcı olduğu yönündeki iddianın da dayanak protokol ve limited şirket hisse devir sözleşmesi ile birlikte asliye ticaret mahkemesince çözümlenmesi gerektiği dikkate alındığında mahkeme görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin sebepler ile kısmen kabulüne, kararın kaldrıılmasına, davalının husumete ve esasa ilişkin istinaf istemleri ilk derece mahkemesince değerlendirilecek olmakla sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih, 2023/406 Esas - 2023/755 Karar sayılı kararının HMK 355, 353.1.a.3 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalı ...'a iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 175 TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınakonusutaraflarınözetisavunmalarınındellilleristinafdereceistanbuliadesinemahkemesinindüşünüldükararıkısmenistemigereğifranchiseAlacakdosyaiddianumarasısözleşmesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim