SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/576

Karar No

2024/1278

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/576 Esas

KARAR NO: 2024/1278

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/12/2023

NUMARASI: 2021/588 Esas, 2023/917 Karar

DAVANIN KONUSU: İstirdat

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket tarafından, Davalıya borcu karşılığında 2 adet 6.300-USD değerli kambiyo senedi verildiğini, Borç karşılığında ödemeler yapıldığını, yapılan ödemelerin borç tutarından daha fazla olduğunu, Borçtan daha fazla yapılmış olan ödemenin hesaplanarak geri ödenmesini, Davalı tarafından yapılan kötü niyetli, haksız haciz ve uygulamalar nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstirdat davasının şartlarının oluşmadığını, Davacı tarafın, davalı tarafa bir plastik enjeksiyon makinesi satmak istediğini, makine bedelinin davacıya gönderildiğini, ancak davacının makineyi teslim etmediği gibi parayı da iade etmediğini, daha sonra yaptığı ödemeler neticesinde davacı tarafın halen borç bakiyesi bulunduğunu, Davacı tarafın elden ödeme yaptığı iddiasının doğru olmadığını, Davacı tarafın haksız haciz nedeniyle manevi tazminat isteminin haksız ve hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesini 2015/733E, 2018/669 Karar sayılı, 30/05/2018 tarihli ilamında; "1-Haksız ihtiyati hacizde fazla ödemeden dolayı davacının manevi tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine, 2-9.000,00 TL maddi tazminatın 09/07/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine... "şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZİN KARARI:Dairemizin 27/05/2021 tarih ve 2018/3536 Esas, 2021/1053 karar sayılı ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta; takibin dayanağı iki adet farklı vadeli 6300'er USD bedelli bono olup bilirkişi raporunda ve ek raporda faiz, vekalet ücreti, harç ve masraflara ilişkin hesaplamanın neye dayalı olduğu, hangi oranların, Tarifenin ve tarihlerin esas alındığı açıkça belirtilmediğinden rapor istinaf denetimine elverişli değildir.Bu durumda yabancı para borcuna ilişkin başlatılan takip yönünden yapılan ödemelerin tarihleri ve bonoların vadeleri dikkate alınarak fazla ödenmiş paranın olup olmadığı,Yargıtay 12. HD'nin 2015/3963 K. 2015/6110 T. 17.3.2015 ilamı ve yine Yargıtay 12.HD E. 2010/12694 K. 2010/25531 T. 2.11.2010 ilamında belirtildiği üzere ödeme veya icra emri tebliğinden önce yatırılan paradan tahsil harcı alınmayacağı dikkate alınarak denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken yetersiz rapora göre ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davacının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin istinaf istemine gelince; davalı yanca bonoya dayalı takip başlatılarak haciz işlemi uygulandığı, davacının kendi iddiasına göre bonoya konu borcun kısmen haciz işleminden sonra ödendiği dikkate alındığında manevi tazminat koşulları oluşmamış olmakla bu yöndeki istemin reddi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 md gereğince kaldırılmasına" şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2021/588E, 2023/917 Karar sayılı, 18/12/2023 tarihli ilamında; "-Davacının Manevi tazminat talebinin REDDİNE,-Davacının İstirdat davasının Kabulü ile, 9.000,00TL nin 09/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece raporlar arasında çelişkileri gidermeksizin ve dava artırım ve talep bölümünü açıklatmaksızın karar verildiğini, Dava dilekçesinde 3.500USD fazla gösterilerek alınan ihtiyati haciz talebi şeklinde belirtildiğini, mahkemenin dolar cinsinden fiili ödemeye göre karar tesis etmesi gerektiğini, ayrıca son bilirkişi raporuna göre karar verecek idiyse bu konuda talep artırım için süre vermesi gerektiğini, Kök raporda alacağı TL karşılığı 18.195,96 TL bulunmuşken, ek raporda farklı bir hesaplama ile 09.07.2015 de fazla ödenen miktarı 13.338,82 TL olarak bulunduğunu, Bu anlamda müvekkilinin alacağı harç düşeceği için daha fazla çıkması gerekirken daha az hesaplandığını, Kök raporda belirlenen alacak kalemleri üzerinden harcın ve buna göre diğer ferilerin düşmesi gerektiğini ve hesaplamaların dolar cinsinden yapılması gerektiğini, Müvekkilinin haksız bir şekilde yaşadığı olaylar, ödediği fazla miktarlar ve gördüğü zararlar sebebiyle manevi tazminat isteminin kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Davanın istirdat davası olarak kabulünün hatalı olduğunu, cevaba cevapta sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilmiş ise de, İİK 72 md şartları oluşmadığını, İstirdat davasının açılabilmesi için borçlu tarafından icra tehdidi altında icra dosyasına yapılmış bir ödemenin bulunması gerekirken ödeme emri tebliğinden önce ve icra dosyasına değil uygulanan haciz sonrası alacaklı vekiline yapılan ödemeler olduğunu, (Yargıtay 19.HD 2013/7480 E. 2013/11923 K. 26.06.2013 T., Yargıtay 11. HD 1996/299 E. 1996/689 K. 05.02.1996 T.) dava İİK 72 maddesi gereği açılmış istirdat davası olmayıp sebepsiz zenginleşme davası olduğundan davada salt icra dosyasına bağlı olarak fazla ödemenin hesaplanması mümkün olmadığını, sebepsiz zenginleşme olup olmadığının icra dosyasından bağımsız olarak taraflar arasındaki genel borç alacak ilişkisine göre belirlenmesi gerektiğni, Hukuki nitelendirme hakime ait olsa da mahkemece gerekçede davanın neden istirdat olarak kabul edildiğinin açıklanması gerektiğini,Davaya ve icra takibine konu ihtilafın davacı ile müvekkili arasında gerçekleşen makine satımından kaynaklandığını, Davacının müvekkiline 38.500 USD değerinde plastik enjeksiyon makinesini satmak istediğini, müvekkilinin ürün bedelini davacı şirket hesabına göndermişse de makineyi teslim etmediği gibi ödenen parayı da iade etmediğini, takibe kadar 25.551 USD banka üzerinden ödediğini ve 6.300 USD tutarlı 15.05.2015 ve 25.06.2015 tarihli bonoları düzenleyerek müvekkiline verdiğini, Bu hesabagöre icra dosyasına ödenen 12.600 USD ile beraber davacı müvekkiline toplam 38.151 USD ödeme yapmış olup halen 399 USD borcu bulunmakta olduğunu, Davacının 15.05.2015 tarihli bonoya istinaden 21.05.2015 tarihinde 3.500 USD ödediği kabul edildiğinde bu sefer davacının müvekkiline 3.899 USD borcu kalacağını, bozma öncesi 2015/733 E. Sayılı dosyadan alınan 19.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterleri incelenmiş, davacının tüm ödemeler düşüldükten sonra dahi kendi kayıtlarında müvekkiline 3.895 USD borçlu olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiş olduğunu, sebepsiz bir zenginleşmenin bulunmadığını, 19.04.2017 tarihli raporda belirtildiği üzere davacının kendi kayıtlarında müvekkiline 3.985 USD(2,68x3.985=10.679,80 TL) borçlu olduğu sabit olduğunu, davacı ise huzurdaki davada 9.000 TL'nin iadesini talep ettiğinden davanın reddi gerektiğini, Mahsup taleplerinin değerlendirilmemesinin yerinde olmadığını, İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep edilmesine rağmen talep hakkında karar verilmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, Manevi tazminatın reddine ilişkin ilk hüküm BAM kararında yerinde görülmekle davacının istinafının ise reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE Dava, fazla ödendiği iddia olunan paranın iadesi ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı yanca alacağa konu senetler yönünden 30/06/2015'te ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığı, 08/07/2015 Tarihinde borçlu adresine hacze gidildiği, ödemelerin de haciz tarihinden sonra yapılan ödemeler olduğu anlaşılmaktadır. Hukuki nitelendirme hakime ait olup ödemeler icra dosyasına yapılmamış ise de, davacının fazla tahsil iddiasının esasen sebepsiz zenginleşmeye dayandığı dikkate alındığında davalı vekilinin usule ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacının maddi tazminat istemi 9000TL'ye ilişkin olup yargılama sırasında talebin artırılmadığı, mahkemenin re'sen süre veremeyeceği, davalı mahsup definde bulunmuş ise de mevcut delil duruma göre iş bu uyuşmazlık yönünden takas mahsup koşullarının oluştuğunun sabit olmadığı anlaşılmakla mahkemece davacının maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür.Davacı, dava dilekçesinde Türk Lirası üzerinden talepte bulunduğundan mahkemece yabancı para üzerinden karar verilmemesinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf istemi de yerinde değildir.Dairemizin önceki kararında da değinildiği üzere manevi tazminat koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine yönelik kararda da hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında "teminatın iade edilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı" yönünden herhangi bir hüküm yer almamıştır. Yargılama sırasında hükmolunan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebin tedbir kararını veren ilk derece mahkemesince incelenmesi gerektiği, HMK 341/1 maddesi gereğince davacının bu yöndeki isteminin İstinaf aşamasında incelemeyeceği dikkate alındığında bu yöndeki davalı istemi hakkında Dairemizce karar verilmemiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalıdan alınması gereken 614,79TL harçtan, peşin alınan 154,00TL ve 253,60TL harcın mahsubu ile bakiye 207,19TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/07/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

dairemizdavanınistinafsonrareddinedereceİstirdatistanbuldosyakonusugerekçeesastandairemizinnumarasımahkemesininhükümkararından

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim