Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/802
2024/1211
26 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/802 Esas
KARAR NO: 2024/1211 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2023
NUMARASI: 2023/303 E. - 2023/635 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 26/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;13/04/2022 tarihinde Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ...Tal. sayılı dosyasından müvekkiline fiili hacze gelindiğini, söz konusu adresin müvekkili şirkete ait olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya borçlusuyla hiçbir alakası bulunmadığını, haciz esnasında müvekkil şirketin adresindeki bilgisayarda hukuka aykırı olarak arama yapılması sonucu bulunan çek fotoğrafı incelendiğinde icra dosyasının borçlusu ... emrine yazılan çekin keşidecisinin Sevilay Birinci olan çekin sebebinin, müvekkil şirketin bir kısım taşınır malları ...'ye ait inci albümden alınmış olmasından kaynaklandığını, ayrıca ... ait şahıs firmasının kuruluş tarihi de borçlu ...'ye keşide edilen 25/09/2018 tarihli çek de icra dosyasına konu 05/09/2020 tarihli senetten önce olduğunu ileri sürerek, 80.500-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ve munzam zararıyla ve faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosya borcunu öderken ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, davacının istihkak davası açma hakkına sahip olduğunu fakat süresinde açmadığı, borçlu ... adına 15.000-TL bedelli çekin haciz uygulanan adreste borçlu adına kıymetli evrak bulunduğunu, haciz mahallinde bulunan borçlunun lehtarı olduğu çekin 3. şahıs nezdinde bulunmasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, İİK.md.72 gereğince icra dosya borcuna istinaden yapılan ödemelere ilişkin ancak dosya borçlusu tarafından istirdat davası açılabileceğini savunarak, davacının icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmadığından, İİK.md.72 gereğince icra dosya borcuna istinaden yapılan ödemelere ilişkin ancak dosya borçlusu tarafından istirdat davası açılabileceğinden, bu eksiklik Aktif Husumet Yokluğu sebebi teşkil ettiğinden; HMK.md.115 gereğince açılan davanın usulden reddi, dava istirdat davası olduğundan zamanşımı nedeniyle davanın reddi, aksi halde sebepsiz zenginleşme davası dosya borçlusuna karşı açılacağından açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddini, aksi halde davanın esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının icra dosyasında borçlu olmadığı, İİK'nın 9 vd. maddeleri uyarınca icra dosyasında yapılan ödemelerin borçlu adına yapılmış sayılacağı, yapılan ödemenin dava dışı takip borçlusu tarafından istenmesi gerektiği, icra dosyasına yapılan bu ödeme ile davalının sebepsiz zenginleştiğinin de ileri sürülemeyeceğini, zira bu ödeme ile dava dışı borçlu borcundan kurtulan, sebepsiz zenginleşenin dava dışı borçlu olduğu, gerek istirdat talebi bakımından davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından gerekse sebepsiz zenginleşmeye dayalı, alacak talebi bakımından davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/3-80 E- 2022/107 K.sayılı; "Gelinen noktada, icra takibinin davacı şirket adına yapılmamış olması, başka bir deyişle davacının icra dosyasının borçlusu konumunda bulunmaması davanın istirdat davası olmaması yönünden ayırıcıdır. Çünkü yukarıda da izah edildiği üzere, istirdat davalarında icra takibinin borçlusu, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamı itibariyle, hacze gelinen adresin dahi asıl borçlu şirkete ait olmadığı, davacı şirkete ait olduğu, ödeme emri tebligatının dahi bu adrese yapılmadığı görülmektedir. Tüm bunlara rağmen, asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü açısından sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun tespiti önem kazanmaktadır.Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir." şeklindeki kararı doğrultusunda, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu kabul edilerek, uyuşmazlığın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Söz konusu YHGK kararından sonra Dairemizin 2024/272 E- 2024/541 K.sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu kabul edilerek, uyuşmazlığın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/07/2023 tarihli 2023/303 E. - 2023/635 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 1.169,40TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 285,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/06/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25