SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1504

Karar No

2024/1206

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1504 Esas

KARAR NO: 2024/1206

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/02/2023

NUMARASI: 2021/288 Esas - 2023/50 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

KARAR TARİHİ: 26/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ibaresini taşıyan ticaret unvanı ve ... esas unsurlu markası ile tanınmışlık sağladığını, 19/05/2001 yılından beri "www...com" alan adını kullandıklarını, ... başvuru numaralı “...” markasının 37 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, inşaat hizmetleri alanında tanındığını, davalının ticaret unvanını 2004 yılından beri tescil ettirerek kullandığını, davalıya ait "www...com.tr" adlı internet sitesinde “...” ibaresini markasal olarak kullandığını, davalının ... başvuru numaralı, “... TEKNİKLERİ” ibaresi ile yaptığı marka tescil başvurusunun itirazları nedeni ile reddedildiğini, ticaret unvanı ve markasal kullanımın birbirinden farklı olduğunu, davalının ticari unvanını davacının markasına iltibas oluşturacak şekilde kullandığını, bu kullanımın 556 sayılı KHK ve TTK'ya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin ... numaralı markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı unvanı olan “... LİMİTED ŞİRKETİ"nin sicilden terkinine ve bu terkinin gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi unvanın “... ŞİRKETİ şeklinde ta'dil edilerek 16/03/2004 tarihinde tescil edildiğini, davacının ... başvuru numaralı "...+şekil" markasının 37 ve 42. sınıflarda tescilli hizmet markası olduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı “...” ibareli kendi marka başvurularının 06 ve 19.sınıfta mallar için olduğunu, farklı sektörlerde yer aldığını ve karışıklığa sebep olmayacağını, ticari unvanlarının davacı markasının tescilinden önce tescillendiğini, “...” ibaresinin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, marka başvurularının red edilmediğini, itiraz ettiklerini sürecin devam ettiğini, yetkinin Ankara Mahkemelerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 19/03/2021 tarih ve 2018/1428 E-2021/576 K.sayılı kararı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; bilişim uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalıya ait www....com.tr adresli internet sitesinde davaya konu genyapı markasının fiili kullanımlarının "... Ltd. Şti." , "... İnşaat" şeklinde olduğunun anlaşıldığı, ayrıca davalının sunduğu, 2004, 2006, 2008, 2010, 2012, 2014, 2016 tarihli faturalarda genyapı markasının fiili kullanımının ...+ şekil, 2018 tarihli faturalarda ...+ Şekil, şirket kaşesinde "... Ltd. Şti." şeklinde kullanıldığının görüldüğü, taraflara ait markasal kullanımların, markaların bütünü itibari ile bıraktıkları etki incelendiğinde, ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzerlik taşıdığı, her iki tarafın markalarının ayrı sınıflarda korunduğu ancak benzer sektörlerde ve alanlarda kullanıldığı, davalının marka kullanımının davacının markası ile aynı sınıflarda kullanıldığı tespitiyle aynı zamanda çağrıştırma sebebiyle bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu ve iltibas yarattığı kanaatine varıldığı, her iki tarafın ticaret unvanının esas unsuları benzer olsa da, davalının unvanının tescilinden ve markasını tescilsiz olarak kullanımından itibaren yaklaşık 12 yıl sonra dava açıldığından, sessiz kalma sureti ile hak kaybı olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasında ileri sürdüğü vakıa ve iddialarını tekrar ederek; mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda davalının pencere doğrama işi yaptığını, 2018 yılından bu yana inşaat alanında faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığın, davanın uzun süre sessiz kalma yoluyla hak kaybı nedeniyle dinlenemeyeceğinin belirtildiği, davalının 2018 yılında başlanmış faaliyete karşı nasıl sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramış olabileceğini, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, itiraz ve beyanları değerlendirilmeden tanzim edilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin müvekkilinin tescilli ticaret unvanından kaynaklanan müktesep haklarını da inceleme konusu etmeden raporlarını tanzim ettiğini, bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, davalının ticaret unvanını kullanımının yanı sıra bir hakka dayanmaksızın müvekkli markasına iltibas oluşturacak şekilde markasal kullanımını sürdürdüğünü, davalının ihtilaf konusu mal ve hizmetlerin markasal kullanımlarının ticaret unvanının tescilinden çok sonra başladığının göz önünde bulundurulmaksızın müvekkilin uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığına dair mahkeme kararının isabetli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenilmesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, davacının inşaat ve mühendislik hizmetleri alanlarında faaliyet gösterdiği, davalının pimapen pencere doğrama ticareti ve yerden ısıtma sistemleri ile inşaat alanında faaliyet gösterdiği, her iki tarafın markalarının ayrı sınıflarda korunduğu, ancak benzer sektörlerde ve alanlarda faaliyet gösterdiği ve aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, davalının markasal kullanımlarının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığının tespit edildiği, dosya kapsamına göre davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, davalının unvanının tescilinden ve markasını tescilsiz olarak kullanımından itibaren 5 yıldan fazla süre geçtikten sonra davanın açılması nedeniyle, sessiz kalma sureti ile hak kaybının gerçekleştiği, ilk derece mahkemesince sessiz kalma yoluyla hak kaybı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davanın 2016 yılında açıldığı, dava tarihinden sonraki vakıaların davanın konusu olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin 2018 yılından sonraki kullanımlar nedeniyle sessiz kalmanın söz konusu olmayacağı yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuşirketiesastanlimitedistinafİstemli)reddine(TecavüzündereceistanbulgerekçeMarkakararıTespitiistemidosyahükümnumarasımahkemesiteknikleri”cevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim