Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/643
2024/1194
26 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/643 Esas
KARAR NO: 2024/1194 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2024
NUMARASI: 2023/700 E. - 2024/135 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1937 doğumlu olduğunu ve 50-60 yıldır Almanya'da yaşadığını, müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile 15/08/2008 tanzim, 15/08/2009 vade tarihli, 100.000-TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine ilişkin takip yapıldığını, takibe dayanak bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı aleyhine sahte bono tanzim etmekten ve kullanmaktan dolayı Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ve soruşturma aşamasında alınan rapor uyarınca bonodaki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiğini ileri sürerek, anılan takip dosyasındaki borçtan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin baldızı olduğunu, 2008 yılında davacı yüzünden maddi olarak zarara uğrayan müvekkilinin zararını karşılayacağını beyan eden davacının, davaya konu senedi düzenleyerek verdiğini, daha sonra davacı yandan imza beyannamesi aldığını, senette yer alan imzanın bizzat davacıya ait olduğunu, savcılık tarafından 2012 yılında yapılan imza incelemesinin davacının sadece konsoloslukta verdiği vekalet üzerinde yer alan imzası ile karşılaştırılmak sureti ile yapıldığını savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karar; davacının istinaf itirazı üzerine Dairemizin 2022/2019 E- 2023/1509 K.sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; istinaf ilamı doğrultusunda davacıya yemin hakkı hatırlatıldığı, davacının da davalıya yemin metnini hazırlayarak yemin teklif ettiği, davalının da usulüne uygun yemin ettiği, taraf yemini kesin delil niteliğinde olduğu ve yeminin edası ile yemin konusu vakıaların sabit olduğu, teklif olunan yemin eda edilmiş olmakla takibe konu senedin bedelsiz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine; ihtiyati tedbir kararı uyarınca icra takip durdurulduğundan, binin durdurulmasına karar verilmiş olması karşısında davalı alacaklının alacağına geç kavuşması nedeniyle, İİK'nın 72/4. maddesi gereğince dava değerinin %20'si oranında belirlenen 20.000,00 TL tazminatın da davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -İspat yükü davalı tarafta iken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün kendilerine yüklenmesinin, akabinde davalının yemini eda etmesinin hukuken bir geçerliliği bulunmadığından yapılan yargılama ve nihayetinde verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, -Somut olayda yeterli delil toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Davalı asil gerçeğe aykırı olarak yemin ettiğinden, yemin delilinin hükme esas alınması mümkün olmayıp, ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, -Davalı taraf bedel kaydını ta'lil ettiği için ispat yükünün yine davalı tarafta olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesi gerekçeli kararının davacı vekiline e-tebligat yoluyla 20/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra 04/04/2024 tarihinde istinaf dilekçesi verdiği anlaşılmakla, HMK 352/1 maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 352/1-c maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/06/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25