İstanbul BAM 16. HD 2022/2081 E. 2024/1176 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/2081
2024/1176
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/2081 Esas
KARAR NO: 2024/1176 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2022
NUMARASI: 2021/283 E. - 2022/225 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firmanın, müvekkili şirketten 2-5 Nisan 2019 tarihinde Moskova’da düzenlenecek olan “...” fuarında kullanılmak üzere özel stant tasarlanması hususunda talepte bulunduğunu, davalı tarafın talepleri doğrultusunda müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen tasarımlara ve görsellere ilişkin 18.300,00 Euro’luk fiyat teklifi ile birlikte 29.11.2018 tarihinde davalı taraf adına görüşmeleri yürüten ...'e, davalı şirket çalışanlarından ...’a ve ... isimli kişiye mail yolu ile iletildiğini, davalı tarafın taleplerine uygun olarak gerekli bütün çalışmaların yapılmasına rağmen, davalı tarafça süreklilik arz eder nitelikte proje üzerinde farklı çalışmalar yapılmasının talep edildiğini, müvekkili şirketçe her defasında davalı tarafın taleplerine istinaden revize çalışmalar yapılarak, davalı tarafa iletilmiş ise de, davalı tarafça sözleşme imzalamaktan imtina edildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ve görselleri davalı tarafa mail yolu ile iletilen özel stand yapımına ilişkin olarak, davalı taraf ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalanmamış olmasına rağmen, davalı tarafın “...” fuarına tasarımı müvekkili tarafından gerçekleştirilen özel standı başkalarına yaptırarak katıldığını, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen özel stand tasarımına görseller ile birlikte davalı taraf adına görüşmeleri ...’e, davalı şirket çalışanlarından ...’a ve Hakan isimli kişiye mail yolu ile iletilen teklifte, işin toplam maliyetinin 18.300,00 Euro, teklifin %20’sinin ise, tasarım ve çizim bedeli olduğunun belirtildiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin izni olmaksızın müvekkili şirket tarafından tasarlanan standı üçüncü kişilere imal ettirerek “...” fuarına katıldığının tespit edilmesi akabinde müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından, stand projesinin izinsiz kullanımından kaynaklı toplam fiyat teklifinin %20’sine tekabül eden tasarım ve çizim bedelinin ödenmesi talep edilmişse de, davalı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ve davalı tarafa görselleri mail yolu ile iletilen stand tasarımının davalı tarafça müvekkili şirketin izni olmaksızın üçüncü kişilere imal ettirilmesi ve yine müvekkili şirketin izni olmaksızın fuarda davalı tarafça kullanılması sebebi ile 5846 Sayılı Kanundan kaynaklı haklar kullanılarak davalı taraf aleyhine arabuluculuk müracaatında bulunulmuş ise de, yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamadığını belirterek, açıklanan nedenlerle sözleşme bedelinin %20’sine tekabül eden 3.660,00 Euro’nun 08.04.2019 tarihli kur karşılığı 23.384,47 TL’nin davalı tarafın gönderilen mail ile temerrüde düştüğü 08.04.2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların taraflar arasında gerçekleşen somut vakıalarla örtüşmediğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılmış bağlayıcılığı bulunan, kesin ve nihai bir sözleşmenin söz konusu olmadığını, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin, fuar standının nasıl olacağı konusunda tüm tasarım, fikir ve görsel bilgileri stant organizasyonunu yapacak potansiyel firmalara verdiğini ve onlardan, bu fikirlerin bir projeye dönüştürülerek kurulacak stant için en iyi proje teklifini hazırlamalarını istediğini, bu şekilde dört beş firma ile görüşüp, kendisi tarafından (şirket çalışanlarınca) verilen fikir, tasarım ve görsel bilgileri en iyi projelendiren firma ile nihai anlaşmayı yaptığını, davacı şirketin yeni bir fikir ortaya koymuş ya da kendisinin icat ettiği bir tasarım çizmediğini, davacı şirkete, 2-5 Nisan 2019 tarihleri arasında Moskova’da yapılacak bir fuar için müvekkili şirket tarafından "tüm fikir ve tasarım bilgileri verilerek" bir stant görseli hazırlaması yönünde teklifte bulunulduğunu, aynı teklif ve bilgilerin, başkaca birçok firmaya da iletildiğini, böylece, hem en uygun fiyatı veren, hem de müvekkili şirketçe bildirilen fikir, model ve tasarım düşüncelerini en iyi şekilde yansıtan, verdiği bu fikri, tasarımı en iyi şekilde (ve en ekonomik) projelendiren firma ile nihai anlaşma yapmak istenildiğini, müvekkili şirketin, kurulduğundan bu yana bu şekilde çalıştığını; yurt dışında veya Türkiye’de yapılacak bir fuar için "kendisinin belirlediği model ve tasarımları" birden fazla şirkete ileterek, onlardan teklif aldığını ve en iyi (ve en uygun fiyatlı) olanı ile nihai anlaşmayı yaparak sözleşme imzaladığını, müvekkili şirketin verdiği bilgiler ışığında hazırlanan her bir projenin birbirine benzemesinin kaçınılmaz olduğunu, çünkü, "yapılacak fuarın stanch ile ilgili tüm tasarım detayları, boyutlar, stantta kullanılacak objeler, duvar kağıtlarının renk ve desenleri, stanttaki çerçeve ve kapıların renk ve ebatları, ışıklandırmalar, sunumlar ve diğer önemli görsel ayrıntıları", müvekkili şirketin dış ticaret departmanlığındaki uzman çalışanlarınca belirlenip, teklif alınacak tasarım ve organizasyon şirketlerine verildiğini, onların da verilen bu bilgiler ışığında bir görsel proje hazırladıklarını, teklif veren firmalar tarafından hazırlanan ve ortaya çıkan projelerin bu şekilde birbirine benzemesinin çok tabi bir şey olduğunu, geçmiş yıllarda yapılan tüm ... fuar stantların birbirine benzediğini, bu tür tasarım ve görsellerin ... ile özdeşleşmiş olduğunu, hal böyle iken, bugüne kadar hiç yapılmamışı ya da hiç tasarlanmamışı (yepyeni tasarımı) yapmış iddiasında bulunmanın davacı bakımından inandırıcı olmadığını, 2-5 Nisan 2019 tarihleri arasında Moskova’da yapılacak "..." fuarı için müvekkili şirkete sunulan tekliflerin içinde en iyisi (ve en ekonomik) olduğu değerlendirilen ... firmasına ait projenin uygun bulunduğunu ve bu firma ile nihai anlaşma imzalandığını, ... firmasına bu iş için müvekkili şirket tarafından 15.184,50 EUR ödeme yapıldığını, davacı tarafla mutlaka sözleşme yapılacağını, yani ön görüşmelerin ya da davacının sunduğu tekliflerin nihai anlaşmaya dönüşeceği yönünde kendisine bir garanti verilmediğini, davacının tasarımı ile fuarda müvekkili şirketin kullandığı stant tasarımı arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu, davacının iddiasının bir an için kabul edilebilir olduğu varsayılsa dahi, bu davanın muhatabının müvekkili şirket olmadığını, tasarımı hazırlayan ... firması olduğunu, davacının talep ve iddialarının kabul edilir mahiyette olmadığını savunarak, açıklanan nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarihli 2021/283 E. - 2022/225 K. sayılı kararıyla; "...Dosyaya sunulan tüm deliller, taraf beyanları ve raporlar birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, davalının katılacağı fuar için fuar standı tasarımı ve üretimi konusunda görüşmeler yaptıkları, görüşmeler çerçevesinde davacı fiyat teklifinin %20'sini tasarım ve çizim bedeli oluşturduğu, davacının mail olarak davalıya gönderdiği tasarım ile davalının fuarda kullandığı tasarımın bilgilenmiş tüketici algısında benzer olarak algılandıkları anlaşılmıştır. Burada üzerinde durulması gereken hususu eser vasfı olmadığı belirlenen stand tasarımının tescilli olmaması nedeniyle tescilsiz tasarım korumasından yararlanıp yararlanmayacağıdır. SMK'nun 55/4 maddesine göre tescilsiz tasarım ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde korunur. İlk kez Türkiye'de kamuya sunulan bu tasarımın ayırdedici olmalı ve kamuya arzından itibaren 3 yıllık süre geçmemiş olmalıdır. Somut olayda davacı tarafın delil olarak sunduğu maillere göre tasarımın ilk defa davacı yanca vücuda getirildiği, daha önceki bir tarihte aynı yahut benzerinin kamuya sunulduğuna ilişkin bir delilin bulunmadığı, davalının fiili kullanımı tarihi itibariyle de 3 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı yan, her ne kadar tasarımın davalıya ait olduğu, davalının yönlendirme ve talebiyle davacı taraça çiziminin gerçekleştirildiğini beyan ve iddia etmiş ise de, bu iddialarını destekleyecek somut ve denetlenebilir görsel içerikli bir delil dosyaya sunamadığı, davalının önceki yıllardaki stand tasarımları ile davaya konu tasarımın aynı ya da benzer kabul edilemeyeceği, davalı tanığının soyut beyanlarının ise ispata yeterli olmadığı zira davalı yönlendirmesinin içeriği ile ortaya çıkarılan tasarımın mahkememizce denetlenebilir bir uzman karşılaştırmasının gerektiği, bu itibarla tasarımın sahibinin davacı olduğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır.Davacı dava dilekçesi ile (SMK 151/2-c kapsamında kabul edilecek) sözleşme bedelini talep etmiş, bilirkişilerce yapılan incelemede bulunan 22.362,20 TL bedel mahkememizce de dosya içeriği ve sunulan delillerle uygun bulunmuştur. Davacı haksız fiil tarihi itibariyle faiz talep edebileceğinden, bu tarihten sonraki tarih olan 08/04/2019 tarihinden itibaren istenen faiz, taleple bağlılık gereği kabul edildiğine dair; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının, davacıya ait tasarımına tecavüz ettiği anlaşıldığından, 22.362,20 TL'nin 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Bilirkişi rapora itirazlarında, raporda çok temel bir hususta hata yapıldığı, fuarda kullanılan stantta cam unsur bulunmadığı, bunların müvekkili şirketin ürettiği duvar kağıtları olduğunu, bilirkişinin fotoğraflar üzerinden yaptığı değerlendirmede hataya düştüğü hususunun arz ve izah edildiğini,Mahkemece ek rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdii edildiğinde işbu beyanlarının gerçekliğinin ortaya çıktığını, cam unsur kullanıldığına ilişkin hiçbir delilin olmadığının sabit olduğunu,Ne var ki, kök raporda tasarımın cam unsurları yönünden izinsiz kullanımının bahis konusu olduğu iddiası ile yapılan değerlendirmelere tasarımda cam unsur bulunmadığı yönündeki itirazımızı değerlendiren ek raporun cam unsur olduğu iddiasını subuta erdiren hiçbir tespitte bulunmamasına rağmen, duvar kağıdı olsa dahi duvar kağıtlarının kapladığı alana ilişkin % 15’lik oran ile bu konuda yapılmış olan hesaplamada herhangi bir değişiklik olmadığının beyan edildiğini, bilirkişilerce yapılan bu değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını, tasarımda olduğu beyan edilen cam unsurun, fuar standında yoksa, benzerlik olduğunun düşünülemeyeceğini, Mahkemece karara esas alınan işbu rapordaki mesnetsiz iddia ve beyanlara itibar edilerek hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ayrıca, ek raporda, kök rapordan farklı olarak tasarımın bütünü için tazminat hesabı yapıldığını, bu hususta yapılan değerlendirmenin soyut ve gerekçesiz olup kabulünün mümkün olmadığını, kök raporda yapılar cam unsur kullanılmış ise % 15 oranında yer kaplar değerlendirmesine katıldığını ifade eden bilirkişilerin, buna rağmen % 15 oranındaki yeri tüm imalata tahmil edip, bütünü için hesaplama yaptıklarını, usul ve yasaya aykırı işbu tespite itibar edilerek verilen karar verildiğini, Huzurdaki davanın taraflarına yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira, 2-5 nisan 2019 tarihleri arasında Moskova'da yapılacak fuar için müvekkili şirkete sunulan tekliflerin içinde en iyisi ve en ekonomik olarak değerlendirilen ... firmasına ait projenin uygun bulunduğunu ve bu firma ile nihai anlaşma imzalandığını, Müvekkili şirketin bahsi geçen firmaya bu iş için 15.184,50 Euro ödeme yaptığını, böylece müvekkili şirketin bu iş için profesyonel bir hizmet aldığının açık olduğunu, Davacının , ... fuarındaki müvekkili şirkete ... tarafından hazırlanan tasarımın kendi tasarımıyla benzerlik taşıdığını iddia ediyorsa, bu iddiasını müvekkiline değil, ... firmasına yöneltmesi gerektiğini, Davacının müvekkiline yönelik taleplerinin husumet yönünden de reddi gerektiği halde, mahkemece işbu itirazlarının nazara alınmadan müvekkili aleyhine karar verildiğini belirterek, kurulan kararın Mahkeme kararına vaki istinaf taleplerinin esastan kabulüne karar verilmesini ve kararın ortadan kaldırılmasını, haksız davanın reddine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İlk derece mahkemesince bilirkişiler FSEK uzmanı ..., mimar ... ve mali müşavir ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 13/04/2021 havale tarihli raporda; "Davaya konu fuar standının FSEK anlamında "eser" vasfını haiz olmadığı, davacının mail ile davalıya gönderdiği stand tasarımında yer alan iki adet cam unsurun davalının başkasına yaptırdığını belirttiği 2019 yılı fuar standında kullanıldığı, kullanımın TTK 55/1-a-4 bendi gereğince haksız rekabet teşkil ettiği, mali yönden yapılan incelemede; davaya konu olayda davacı şirketin iddiasında haklı olduğunun ve davacı şirket çalışanının mail ile davalı tarafa iletmiş olduğu ödeme talebinin kabulü halinde, dava tarihi itibarıyla; davacmın, davalıdan 3.354,33 TL asıl alacak ve 700,59 TL avans faizi olmak üzere, toplam 4.054,92 TL alacaklı olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı tanığı ... talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında; davalı firmada ihracat müdürü olarak 6 yıldır çalıştığını, 6 yıldır her yıl en az 3 tane yurt dışı fuarına katıldığını ve hep birbirine benzeyen aynı standı yaptırdıklarını, fuara katılacaklarını duyan, takip eden stand yapımcısı onlarca firmanın kendilerine mail atıp teklif vermek istediklerini, gelen maillere hep aynı formatta taleplerini sıraladıklarını, bütün ayrıntıları verdiklerini, bunların renk, malzeme, şekil vs olduğunu, buna göre gelen en az 20 teklif aralarından uygun olanı seçtiklerini ve onayladıklarını 2019 yılında da farklı olmayan aynı sürecin işlediğini, ama davacı firmanın aralarında hiç bir anlaşma olmadan kendilerine gönderdikleri teklif için ödeme talep ettiklerini, halbuki kendisinin ulaşıp, teklif vermek istediğini, verdiği teklif uygun olmadığı için başka bir firma ile çalışıldığını, kendilerine sunulan özel bir tasarım olmadığını, zaten tasarımı kendilerinin verdiğini, her yıl, her fuarda birbirinin aynı standı kullandıklarını, bunun sebebi olarak müşterilerin fuar alanında kendilerini kolay bulabilmesi olduğunu, davacı firmanın sunduğu farklı bir tasarım olmadığını, fikir ve önceki standları doğrultusunda fiyat verdiğini ve teklif sunduğunu beyan etmiştir. Bilirkişi heyetine tasarım uzmanı ... ve marka vekili ... da eklenerek alınan 22/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, "Davaya konu fuar standının FSEK anlamında "eser" vasfını haiz olmadığı, davalı yanın 2019 yılı fuar standında yaptığı kullanımların davacı yana ait tescilsiz tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, taraf vekillerinin itirazları hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; kök raporda stand tasarımında yer alan iki adet cam unsuru olarak benzetilmiş alanın duvar kağıdı olması halinde de, duvar kağıtlarının kapladığı alana ilişkin %15’lik oran ile bu konuda yapılmış olan hesaplamada herhangi bir değişiklik olmayacağı, ancak, Tasarımcı bilirkişinin değerlendirmesinin Mahkemece kabulü ihtimalinde davalı tarafa ait 2019 yılı fuar görsellerinin, davacı tarafa ait stand tasarımına bütünsel olarak benzer olduğu anlaşıldığından, yeniden yapılan hesaplamada dava tarihi itibariyle, davacının, davalıdan 22.362,20 TL asıl alacak ve 4.670,59 TL avans faizi olmak üzere, toplam 27.032,79 TL alacaklı olduğu" hususlarını rapor etmişlerdir.
G E R E K Ç E: Dava, tescilsiz tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun "davacının davaya konu stant tasarımının eser vasfına sahip olup olmadığı, bu eserin sahibi olup olmadığı, mali haklarının izinsiz kullanım nedeniyle ihlal edilip edilmediği, ihlal edildiyse tazminatın miktarı hususlarında olduğunun" tespit edildiği, dava dilekçesinde de davacı tarafça 5846 sayılı Kanundan kaynaklanan haklar kullanılarak davalı aleyhine arabuluculuk müracaatında bulunduklarının, ancak anlaşma sağlanamadığının beyan edilmesine rağmen, davacı tarafça dava nedeni ıslah edilmediği halde, Mahkemece tescilsiz tasarım hakkına tecavüz nedeniyle tazminat talep ettikleri kabul edilerek, yargılamanın buna göre yürütülmesi doğru olmamışsa da, davalı tarafın bu konuda istinaf talebi bulunmadığından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Davalı vekilinin husumete ilişkin istinaf talebi incelendiğinde; davalı taraf, davaya konu edilen stant tasarımını dava dışı firmaya yaptırmış olsa bile, basiretli bir tacir olarak bu tasarımın başkasının sınai mülkiyet haklarına tecavüz edip etmediğini araştırması gerekir. Tescilsiz tasarım olarak SMK uyarınca koruma altında olan tasarımın izinsiz kullanılması, tasarım haklarına tecavüz niteliğinde olduğundan, tasarım sahibi tarafından tasarımı izinsiz kullanana karşı SMK’nun 149/1-ç maddesi uyarınca maddi tazminat talebiyle dava açılabileceğinden, husumete ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; ilk bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinde tasarım uzmanı bir bilirkişinin yer almamasından dolayı SMK kapsamında tescilsiz tasarımla ilgili benzerlik incelemesinin usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu nedenle ilk bilirkişi raporundaki stantların benzerliğine dair tespit ve hesaplamalara itibar edilemeyeceği, bilirkişi heyetine hem SMK konusunda uzman bilirkişi, hem de tasarım uzmanı bilirkişi atandıktan sonra yapılan incelemede, denetime uygun olarak, görseller üzerinde inceleme yapıldığı ve bu incelemenin rapora da aktarıldığı, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimde benzer olarak algılanacaklarının tespit edildiği, tasarım hakkına tecavüzde benzerlik oranına göre tazminat hesabı yapılamayacağı, tasarımın tamamına göre hesaplama yapılmasının SMK’nun 151. maddesine uygun olduğu, davalı tarafça hesaplamanın davacının davalıya teklif ettiği sözleşme bedelinin %20’si üzerinden yapılması konusunda istinaf talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.527,56 TL nispi harçtan, peşin alınan 382,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.145,56 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25