İstanbul BAM 16. HD 2024/727 E. 2024/1167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/727
2024/1167
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/727 Esas
KARAR NO: 2024/1167 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/03/2023
NUMARASI: 2023/442 E. SAYILI ARA KARAR
DAVA TÜRÜ: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından zorla kendisinden alınan ve herhangi bir borcu olmamasına rağmen hakkında İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılması nedeniyle şahsa herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi ve şahsın başlattığı icra takibinin teminatsız bir şekilde durdurulması taleplerinin bulunduğunu, 2020 Eylül ve Aralık ayları içerisinde kardeşi ..., ...' tan ...’ın bilgisi dahilinde çeşitli zamanlarda borç aldığını ve bu paraları sonrasında kendisine fazlası ile ödediğini, borç ödenmesine rağmen davalı tarafça babalarından kendilerine miras olarak kalan Fatih ilindeki evlerini tapuda devir etmek istediğini, ancak evin üzerinde icra olması nedeniyle bundan vazgeçtiğini, sonrasında ... isimli şahıs ile birlikte hareket ederek kardeşini tehdit etmeye başladığını, sonrasında davalı yanın kardeşinden tehditle annesinin, kardeşinin ve kendisinin imzasının bulunduğu 200.000,00 TL' lik üç adet senedin zorla alındığını, kardeşine ve sonrasında kendilerine zarar verileceği korkusu ile bu senetleri vermek zorunda kaldıklarını, bu senetleri verdikten sonra davalı ile kardeşinin Isparta'ya beş adet arsayı satmak için gittiklerini, beş adet arsanın satıldığını ve davalıya verildiğini, bu arsaların satılması üzerine davalıya herhangi bir borçlarının kalmadığını, borç kalmamasına rağmen önceden verilen üç adet senedin kendilerine verilmediğini, davalı tarafın halen para istemesi üzerine, kendilerince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayetçi olduklarını, 24/01/2022 tarihinde e-devlet üzerinde tapu kayıtlarına baktığı sırada ... tarafından senede bağlı olarak Fatih ilçesinde bulunan ev üzerinde bulunan hissesine haciz şerhi konulduğunu görmesi üzerine, hakkında icra başlatıldığını öğrendiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle telafisi mümkün olamayacak zararlarımı önlemek maksadıyla dosya üzerinden yapılacak incelemeyle hakkında başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının takibinin ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına, yapılacak olan yargılama neticesinde davalıya herhangi bir borcumun olmadığının tespit edilerek davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasının kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli takip açmış olması nedeniyle söz konusu miktar olan 200.000,00 TL'nin % 20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 05/03/2024 tarihli duruşmada mahkemeden verilen ihtiyati tedbir ret kararının yeniden gözden geçirilerek, dava konusu senetteki imza ve yazıların sahte olması nedeni ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve imza ve yazı incelemesi için rapor alınmasını talep etmiş, davacı vekilinin talebi üzerine Mahkemece bu konuda yeniden inceleme yapılmıştır.
MAHKEME KARARI: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2024 tarihli, 2023/442 Esas sayılı ara kararı ile; "…Davacı vekili tarafından her ne kadar yukarıda anılı HMK hükmü uyarınca teminatsız olarak takibin durdurulması talep edilmiş ise de; davacı asilin vermiş olduğu dava dilekçesinde dava konusu 200.000 TL bedelli senedin imzalı olarak zorla alındığını iddia ettiği, dava dilekçesinde senedin sahteliğine dayanılmadığı ve iddianın ileri sürülüş itibariyle davacının iradesinin fesada uğratıldığına ilişkin olduğu, HMK'nun 209. maddesinin sahtelik iddiası durumunda uygulanabileceği anlaşıldığından davacı vekilinin HMK 209. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir verilmesi isteminin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; davalı tarafın davaya konu senedi müvekkiline zorla imzalattırdığının kesinleşen 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ve 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda sabit olmasına rağmen, bu senetle ilgili başlatılan icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği halde, Mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka, dosya kapsamına ve talebe uygun olmadığını,Davalının cevaba cevap dilekçesinde davacı tarafa ve ailesine para verdiğini iddia etmesine rağmen, kime ne kadar para verdiğini açıklayamadığını,Davaya konu senetteki yazı ve rakamların müvekkiline ait olmadığını, bu durumun bilirkişi raporu ile ispatlanacağını, boş seneden bu şekilde doldurulması nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmayıp, adi senet vasfında olduğunu, Bu senedin HMK’nun 208 ve 209. maddeleri uyarınca hiçbir hukuki işleme esas alınamayacağını, Davalının davacının çalışanı olması nedeniyle, ekonomik olarak davacıya böyle bir para verecek ekonomik gücünün bulunmadığını,Senetlerin tanzim tarihinin 2020, davalının işe başlama tarihinin ise 29/04/2021 olduğunu, bu durumun dahi senetteki tanzim tarihinin sonradan yazıldığını gösterdiğini,Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini ret gerekçesinin dosyaya uygun olmadığını, Mahkemenin talepleriyle bağlı olduğunu belirterek, öncelikle hukuka uygun olamayan istinafa konu, talebin reddine dair kararın kaldırılmasına, açık yasal düzenlemeler kapsamında taleplerinin kabulüne, ayrıca sübut bulacak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının ödeme emri incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 200.000,00 TL bedelli, 05/07/2020 tanzim, 05/11/2020 vade tarihli, 200.000,00 TL bonoya dayanarak 20/12/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından, davaya konu senetle ilgili hakkında başlatılan icra takibinin HMK’nun 208 ve 209. maddeleri uyarınca teminatsız olarak durdurulması için ihtiyati tedbir talep edilmiş, Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.HMK’nun İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf, takibe ve davaya konu senedin kendisinden zorla alındığını, üzerindeki yazı ve rakamların sonradan rızasına aykırı şekilde davalı tarafça doldurulduğunu iddia etmiştir.HMK’nun 209/1. maddesi uyarınca “Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.”HMK’nun 209/2. maddesi uyarınca "Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz."HMK’nun 209/3. maddesi uyarınca "Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir." Şeklinde düzenleme yapılmıştır.Bu yasal düzenlemeler ışığında somut talep incelendiğinde; davacı tarafça senetteki imzanın sahteliğinin iddia edilmediği, boş olarak kendisinden zorla senet alındığının ve rızasına aykırı olarak doldurulduğunun iddia edildiği, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, istinaf talebiyle incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu, davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25