İstanbul BAM 16. HD 2022/2009 E. 2024/1157 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/2009
2024/1157
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/2009 Esas
KARAR NO: 2024/1157
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/04/2022
NUMARASI: 2021/539 Esas, 2022/368 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı aleyhine 09.04.2021 tarihinde, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ticari ilişkiden kaynaklı senet üzerinde yazılı tutar kadar alacağı bulunduğundan davacı tarafından davalı tarafa takip konusu 01.07.2018 tarihli senet düzenlenip verildiği, senet konusu tutarın tamamının banka kanalıyla davalı şirkete taksitler halinde ödendiği, bu hususun tarafların ticari defterleri incelendiğinde de görüleceği, takip konusu senet tüm borcun ödenmesi sebebiyle davalı şirketten talep edildiğinde ise şirket, senedi kaybettiğini ileri sürdüğü ve davacıda aralarında uzun süreden beri devam eden ticari ilişkinin de getirdiği güven duygusu ile davalının bu beyanına itibar ettiği ancak davalı tarafından senet saklandığı, kötü niyetli bir şekilde dava konusu takibe koyulduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin davacıya iadesine, %100’ den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından 01.07.2018 tanzim, 20.09.2018 vade tarihli, 38.790,00 TL meblağlı bono keşide edilerek davalı şirkete teslim edildiği, Nitekim dava dilekçesinde icra takibine dayanak bononun davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğinin kabul edildiği, söz konusu bonodan kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket tarafından, davacı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı tarafın dilekçesinde 01.07.2018 tanzim, 20.09.2018 vadeli 38.790,00 TL meblağlı bonodan kaynaklı borcun taksitler halinde ödendiğini belirterek dilekçe ekinde makbuzların eklendiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, ayrıca davacının dilekçe ekinde sunduğu ödeme dekontları incelendiğinde yapılan ödemelerin 01.07.2018 tanzim, 20.09.2018 vade tarihli, 38.790,00 TL meblağlı bono borcuna istinaden yapıldığına dair herhangi bir açıklamanın da mevcut olmadığı, davacı tarafın bonodan kaynaklı borcunun ödememiş olduğu, işbu sebeple davalı şirketin bonodan kaynaklı alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, ayrıca davacı tarafın bonodan kaynaklı borcun ödendiğini, senet aslının iadesi talep edilmesine karşın senedin kaybedildiği belirtilerek davalı şirket tarafından iade edilmediği iddia edilmiş ise de söz konusu beyanların gerçek dışı olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olması, ödeme makbuzlarında senet borcuna istinaden ödeme yapıldığına dair açıklamanın mevcut olmaması, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması hususları değerlendirildiğinde huzurdaki davanın haksız ve kötü niyetli olduğu, İş bu sebeple İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak bonodan kaynaklı borcun davacı tarafça ödenmemesi nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiği, Mahkemenizce davalı alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Davacı talebi bütün itibari ile davalı tarafa borcu olmadığına dair bir menfi tespit istemi olmadığı, sadece davaya konu bonoya ilişkin bir menfi tespit talebi olduğu, yapılan ödemelerde bonoya atıf yapılmadığı ve taraflar arasındaki açık hesabın sıfırlanmadığı ( davalının defterlerinde davacıdan 67.330,00 TL alacaklı gözüktüğü ) ve bu yönüyle bononun bedelsiz kalmadığı anlaşıldığından ve 07.09.2021 tarihli icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen kararın teminat yatırılmadığından uygulanmadığı anlaşıldığından davanın reddine ve davalının %20 oranındaki tazminat isteminin de reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Her ne kadar, gerekçeli karar içeriğinde; Yargıtay 6.HD nin bir kararına atıfta bulunularak, açıklama yer almayan ödemelerin, bonoya istinaden yapıldığının kanıtlanamayacağına dikkat çekilmişse de, bononun tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin "herhangi bir açıklama yapılmadan" gönderilmiş olmasının, ödemeyi alan tarafından başka bir alacağa ilişkin yapıldığının iddia edilmesi halinde, bu ödemelerin karine olarak bonoya ilişkin yapıldığının kabul edilmesine ve ödemeyi alan tarafın bu ödemeleri başka alacağa ilişkin aldığını kanıtlaması gerektiğine dair istikrarlı yüksek mahkeme kararları ile 2020 tarihli BAM kararı bulunduğunu, (Yargıtay 19. HD EsasNo:2005/2031 KararNo:2005/10768, (YARGITAY 19.HD, Esas No: 2008/6337 Karar No: 2009/2466, T.C. YARGITAY 19.Hukuk Dairesi Esas: 2008/11744 Karar: 2009/8332, T.C. YARGITAY 19.HD Esas: 2006/745 Karar: 2006/5427, T.C. YARGITAY 19. HD., E. 2013/11796 K. 2013/17869, İstanbul BAM, 43. HD, E. 2020/187 K. 2020/484). Mahkeme dosyasına sunulan rapor incelendiğinde, menfi tespit davasına konu edilen 01.07.2018 tarihli 38.790.TL bedelli bononun müvekkili şirket defterlerinde yer aldığı, davalı defterlerinde ise gözükmediği tespit edildiğini, taraf defterlerinin birbirleriyle uyumlu olmadıklarını, defterlere göre müvekkilinin davalı taraftan alacaklı, davalı tarafın ise müvekkilinden alacaklı olduğu tespit edildiğini, HMK 222/2 ve 4 maddelerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından mahkeme dosyasına da sunulan ödeme dekontlarının davalı ticari defterlerinde yer aldığını, Davaya konu bononun tanzim tarihi 01.07.2018' olduğunu, aşamalarda beyan edildiği üzere 02.07.2018-30.07.2018 arasında 38.700TL ödeme yapıldığını, aynı miktarda yapılan ödemelerin, tesadüf olduğu ya da bu bono karşılığı yapılmadığı iddiası hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu,Davalının savunmasına göre ispat yükü yer değiştirdiğini, her ne kadar taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi Bilirkişilerce tespit edilmiş olsa da, tarafların defterleri bir biri ile uyuşmadığını, Davalı tarafın bu ödemeleri neye karşılık aldığına dair mahkemeye hükme esas alınabilecek yeterlilikte kanıt sunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME Davaya esas İstanbul Anadolu ....icra md nün ... sayılı dosyasında ; 38.790 TL bedelli senet bedeli ile ferileri ki toplam 54.669,75TL nin tahsili talebi ile davalı yanca davacı aleyhine takip başlatılmıştır.38.790 TL bedelli bonoda keşidecinin Davacı, lehtarın ... Aş olduğu, 01.07.2018 tanzim, 20.09.2018 vade tarihli senette nakden kaydı olduğu görülmüştür.Dava dilekçesi ekinde 01.07.2018 tarihli 10.000TL bedelli, 01.07.2018 TARİHLİ 8000TL bedelli , 02.07.2018 tarihli 7000TL bedelli 02.07.2018 tarihli 6000TL bedelli, 03.07.2018 tarihli 2000TL bedelli, 06.07.2018 tarihli 2.200bedelli, 10.07.2018 tarihli 1000TL bedelli, 14.07.2018 tarihli 2800TL bedelli, 30.07.2018 tarihli 2500TL bedelli , 10.07.2018 tarihli 4.400TL bedelli, 04.07.2018 tarihli 2400TL, 02.07.2018 tarihli 6900TL, 25.06.2018 tarihli 25.000TL bedelli, "... KAMP KONAKLAMA BEDELİ" , 01.07.2018 tarihli 2000TL bedelli makbuzda ... açıklaması mevcuttur. Mahkemece mali müşavirden alınan raporda; davacı ve davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının defterlerine göre davalıdan 105.505TL alacaklı gözüktüğü, davalının defterlerine göre davacının 67.330TL borçlu olduğu, dava konusu senede karşılık ödendiği iddia edilen banka dekontlarının toplam 82.200TL olduğu, senede ilişkin davacı defteridne 20.09 vade açıklamalı 10.07.2018 tarihinde 38.790TL borç kaydının olduğu, makbuzlarda senede istinaden yapıldığına dair açıklama yer almadığı, bononun açık hesap ilişkisi sebebiyle davalıya verildiğine dair ihtilaf olmadığı, davalının kesmiş olduğu faturaların davacının defterinde davacının dava tarihine kadar ticari deftlerinde görülen ödemelerin de davalının ticari defterinde görünmekle birlikte davalı defterinde 2018 yılına devreden bakiyenin davacı defterinde olmadığı, davacının defterinde ödeme olarak mahsup edilen senet bedellinin ödendiğine dair dosya içerisinde bir evrak olmadığı, defterlerin birbiriyle uyumlu olmadığı, açık hesap ilişkisinin sona erdiğinin ticari defterlerden tespit edilemediği yönünde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE Davacı, takibe konu 38.790 TL bedelli bononun ödendiğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuş, davalı ise taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu savunmuştur.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı senet bedelinin ödendiğini ileri sürmüş ise de, ödeme makbuzlarında senede ilişkin açıklama olmayıp "... KAMP KONAKLAMA BEDELİ" açıklaması yer aldığı, 01.07.2018 tarihli makbuzda ise "mutabakat" açıklaması olduğu, sunulan makbuzların toplam 82.200TL'ye tekabül ettiği, dava konusu bononun ise 38.790TL olduğu, 25.000TL bedelli 25.06.2018 tarihli makbuz, senedin tanzim tarihinden önceki tarihli olmakla dikkate alınamayacağı, bilirkişi raporunda davalı yanca kesilen faturaların davacı defterinde göründüğüne yer verildiği, davalı yanın ticari defterlerinde ... KONAKLAMA açıklamalı birden fazla faturanın kayıtlı olduğu, 30.06.2018 tarihli faturanın 108.790TL olduğu, davacının ödeme iddiasına konu makbuzların davalı defterinde kayıtlı olduğu ve neticeten davalının davacıdan 67.330TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla taraflar arasında cari hesap ilişkisi olmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25