SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/2069 E. 2024/1152 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2069

Karar No

2024/1152

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/2069 Esas

KARAR NO: 2024/1152

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/11/2021

NUMARASI: 2020/233 Esas, 2021/337 Karar

DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzden Kaynaklanan

KARAR TARİHİ: 13/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "...” markasının 20.03.2015 tarihinden itibaren on yıl süreyle 04.03.2016 tarihinde müvekkilleri tarafından tescil edildiğini, yaklaşık beş yıllık süre boyunca müvekkillerinin bu markayı marka emtiasının öngördüğü faaliyet alanlarında ve fazlasında kullanarak ticari faaliyetlerde bulunduklarını, markanın tanınırlığı ve güvenilirliği için ciddi masraf ve emek yükü altına girdiğini, markasını bilinir ve tanınır hale getirdiğini, davalının markayı haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanarak müvekkillerinin markası hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalı tarafın medya sektöründe yapım ve yayınlarda bulunmakta olan bir ticari kuruluş niteliğinde olduğunu, 2019 yılının Aralık ayından itibaren ... adıyla televizyon programı yapımcılığı, televizyon yayın hizmetleri başta olmak üzere bunlarla ilgili muhtelif faaliyetlerde bulunduğunu, marka tescillerinin aleniliği ve davalının işin niteliği ile ayrıntılarına aşikar yapısı göz önüne alındığında ... markasının tescilli olduğu hususunun davalı tarafça bilinmiyor olmasının ya da böyle bir gerekçenin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davalının müvekkillerinin tescilli marka hakkını sürekli olarak ihlal ettiğini, faaliyeti ve eylemlerinin niteliğinin televizyon dizisi yapımı ve yayını olup her hafta gösterim ve bu gösterime dayalı olarak sürekli reklam ve tanıtım içeriklerinin söz konusu olduğunu, bahse konu olan faaliyet ve eylemlerinin ticari niteliği haiz olup davalının bu yolla müvekkillerinin marka hakkını ihlal ederek maddi kazanç sağladığını, müvekkillerinin yıllar içinde marka ve marka çevresinde yapmış olduğu faaliyetlerin haklı kazanımlarını kullandığını ve müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğrattığını, müvekkillerinin 22.01.2020 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiklerini, davalının herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve hukuka aykırı eylemlerini sürdürdüğünü, bu süreç içerisinde davalının Türk Patent ve Marka Kurumu’na “... ...” ibaresiyle marka tescili başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerinin eylemlerinden dolayı maddi ve manevi zarar gördüğünü beyanla müvekkilleri lehine şimdilik 100,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektörün lider firması olan, çalışmalarıyla ülkemizde ve dünyada kendini ispat etmiş adından söz ettirmeyi başarmış bir prodüksiyon şirketi olduğunu, ... A.Ş.’nin (bilinen adıyla ...) ana faaliyet konusunun ulusal televizyon kanalları için televizyon dizilerinin, ulusal ve uluslararası dijital platformlar için dijital dizilerin ve yüksek gişe başarısı sağlamış sinema filmlerinin prodüksiyonunu gerçekleştirmek olduğunu, prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,... televizyon dizileri ülkemizdeki televizyon kanallarında (..., ..., ..., ...),... gibi dizileri gerek ulusal gerek uluslararası platformlarda (..., ...) gösterilmekte ayrıca yurtdışına lisans ve satışı yapılarak uluslararası başarılar elde etmekte ve ülkemize döviz kazancı sağlanmakta olduğunu, prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ..., ..., ..., ... ve ... gibi sinema filmlerinin ise gerek yurtiçinde gerek yurtdışında vizyona girmesi ve beğenilmesi sonucunda gişe başarısı ve ulusal ve uluslararası festivallerden ödüller kazandığını, bu kapsamda dava konusu olan “... ...” markasının da, müvekkili şirketin prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ve ilk asıl yayını ... logolu kanalda gerekleşen ve toplamda 10 bölüm yayınlanan bir TV dizisinin ismi olarak kullanıldığını, müvekkilinin doğrudan Fikri Mülkiyet Hukuku kapsamında eserler ortaya çıkmasına vesile olan, bu kapsamda gerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında güvence altına alınmış haklara sonuna kadar riayet eden bir müessese olduğunu, yüksek ayırt ediciliğe sahip olmayan “...” ifadesini kendi bilinir ve tanınır markası olan “...” markası ile eşleştirmek suretiyle, hem markanın kendisine ait olduğunu vurguladığını hem de markaya yüksek derecede ayırt edicilik ve özgünlük kattığını, dolayısıyla davacıların dava dilekçesindeki hukuki dayanaktan yoksun iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirkete ait “... ...” kelime markasının ... başvuru numaralı, 16.01.2020 başvuru tarihli tanınır bir marka olduğunu, içerisinde yine müvekkiline ait “...” logosunu taşıyan ihtilafa konu “... ...” markasının, müvekkili şirketin önceki başarılarının, tanınırlığının, ilgili tüketici kitlesi nezdinde güvenilirliğinin izlerini taşıdığını, davacının iddialarının aksine davacıya ait “...” markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkil şirket yapımcılığını üstlendiği her dizi ve film isminin markalaşması esnasında detaylı ve titiz araştırmalara yaparak sektör açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyecek işleri dikkatle seçtiğini, ve özenle bu isimleri markalaştırdığını, “... ...” kelime markasının “...” markası ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, davacıların 2015/24302 başvuru numaralı ve 20.03.2015 başvuru tarihli “...” markasının iddialarının aksine tescil ettirdikleri ifade ve şekilde kullanılmadığını, davacıların sektörde “... ORGANİZASYON” kelime markasını kullandıklarını, iddialarının aksine sektörde “...” markası ile herhangi bir tanınırlıklarının söz konusu olmadığını, “... ORGANİZASYON” kelime markasının ise tescilli bir marka olmadığını, dava dilekçelerindeki iddialarının aksine, davacıların sektörde “...” adını değil “... ORGANİZASYON” adını kullandıklarını ve kendilerini bu isim ile tanıttıklarını, davacılara ait “...” kelime markası ile, müvekkili şirkete ait “... ...” kelime markasının aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer markalar olmayıp, işbu markalar arasında iltibas veya karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, markalar arası benzerliğin küçük farklılıklardan ibaret olmadığını, markaların mal ve hizmetle yönünden de aynı ya da benzer olmadıklarını, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, müvekkili şirkete ait TPE nezdinde tescilli “...” markasının tanınmış marka niteliğinde olup, ihtilafa konu “... ...” kelime markasının bir unsuru olduğunu, beyanla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, taraf markalarının ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu ve bu ibarenin davacı markasının tescilli olduğu ve davalının kullanıldığı hizmet alanlarında yüksek ayırt edici gücü olduğu ancak nice sınıflarının içeriklerinin incelenmesinde, firmaların faaliyet alanlarının farklı olduğu, davacı organizasyon, tanıtım ve web hizmetleri sunarken, davalının dizi ve sinema alanlarında yapımcılık faaliyeti gösterdiği ve üretimini yaptığı dizi ve/veya filmlerin hem yurt içinde hem yurt dışında satış- pazarlama faaliyeti yürüttüğüne dair tespitler karşısında firmaların faaliyet alanlarına göre değerlendirme yapıldığında; verdikleri hizmetler açısından bir benzerlik olmadığı, davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz şartlarının somut olay bakımından gerçekleşmediği, tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak Davanın REDDİNE, " Şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkilinin markasının tescilli olduğunu, davalının kullanımı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, Marka tescillerinin aleniliği ve Davalının işin niteliği ile ayrıntılarına aşikar yapısı göz önüne alındığında ... markasının tescilli olduğu hususunun Davalı tarafça bilinmiyor olması ya da böyle bir gerekçenin ileri sürülmesi olmadığını Somut olayda markanın kullanıldığı sınıf ve marka başvurularının yapıldığı sınıfların dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin davalıların markayı kullandığı alanda zaten hizmet vermekte ve öncesinde de bu hizmet sınıflarında markanın nice sınıfları alınmış olduğunu, Davalının, Müvekkillerin tescilli marka hakkını sürekli olarak ihlal ettiğini, faaliyeti ile eylemlerinin niteliği, televizyon dizisi yapımı ve yayını olup her hafta gösterim ve bu gösterime dayalı olarak sürekli reklam ve tanıtım içerikleri olduğunu, maddi kazanç sağladığını, müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, davalının iyiniyetli olmadığını, İhtarnameye rağmen kullanımın sürdürüldüğünü, Davalının TPMK nezdind “... ...” ibaresiyle marka tescili başvurusunda bulunduğunu, kararda davalının ticari hizmet sektörünü dikkate alarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME -Dava, 22.07.2020'de açılmıştır. -TPMK kayıtlarının incelenmesinde davacılar adına tescilli olan ve davaya dayanak yapılan ... tescil no.lu “...” markasının 35, 38 ve 41. sınıflarda davacılar adına tescil edildiği, marka tescil başvurusu 20.03.2015 tarihinde yapılmış olduğu 04.03.2016 tarihinde markanın tesciline karar verilmiş olduğu görülmüştür. 38.SINIFTA; "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri." 41.sınıfta; "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." içerir şekilde tescillidir. -Davalı adına ... numaralı "... ” markasının ise, 16.01.2020 tarihli başvuru ile 01.12.2020 de tescil edildiği, davalının tescil aldığı nice sınıflarının ise 09, 14, 16, 35, 41 ve 38 olduğu görülmüştür. 38.sınıfta "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri." 41.sınıfta Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri." ni içerir tescili mevcuttur. Dosyaya sunulan 18.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Tarafların markasal olarak kullanımlarına ilişkin bilişim uzmanı tarafından yapılan tespitler ışığında, davacı tarafa ait “....org” isimli web sitesinde ve dosyaya sunulu olan belgelerde; “...” isminin kullanıldığı görülmekle, web sayfasında yer alan “hizmetlerimiz” menüsünden; davacı tarafın organizasyon, tanıtım ve web sayfası hizmetlerini verdiği anlaşılmaktadır. Organizasyon menüsünün alt kategorilerinde ise; sempozyum, konferans, seminer ve toplantı, Kongre, Fuar ve sergi, Ramazan Etkinlikleri, Festival, Konser, Açılış ve Tören, Çadır Kiralama, Ses Sahne, Işık ve Görüntü Sistemleri, Süsleme ve Dekorasyon, Simultene ve ardıl tercüme hizmetlerinin verildiği görülmektedir. Davalı ...’a ait web sitesinde yapılan incelemede ve dosyaya sunulu belgelerde; davalının yapımcılığını üstlenmiş olduğu dizilere ait “tanıtımlar” bölümünde, “...” isimli dizinin tanıtım teaser’ının yayınlandığı görülmektedir. ... tescil no.lu “...” markası 35, 38 ve 41. sınıflarda davacılar adına tescil edilmiş olduğu; davalının “... ...” ibaresini markasal olarak kullandığı; davalı markasındaki “...” ibaresi çatı marka niteliğinde olduğundan, markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacı markasının tescilli olduğu hizmetler yönünden ve davalının markayı kullandığı hizmet alanında “...” ibaresinin yüksek ayırt edici nitelikte olduğu, tarafların tescil aldıkları markaların nice sınıfları (35, 38 ve 41) bakımından kesiştiği, ancak nice sınıflarının içerikleri detaylı olarak incelendiğinde firmaların faaliyet alanlarının farklı olduğu, dolayısıyla firmaların faaliyet alanlarına göre değerlendirme yapıldığında; verdikleri hizmetler açısından bir ayniyet veya benzerlik olmadığı; Davacılar adına tescilli olan “...” markası ile davalının kullandığı markadaki esas unsur aynı olmakla beraber davalı “...” ibaresini davacı markasının tescil edildiği hizmetler ile aynı/benzer bir hizmet alanında kullanmadığından davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz şartlarının mevcut olmadığı..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

GEREKÇE Dava, markaya tecavüz iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda markaya tecavüz olup olmadığı iddiasının davacının ve davalının faaliyet alanlarına göre değerlendirildiği görülmektedir. Ancak SMK 7.maddesi gereğince marka sahibi, tescil ile marka koruması elde eder ve korumanın kapsamı markanın tescil sınıflarına göre belirlenir. Davacıların ... tescil no.lu “...” markası 35, 38 ve 41. sınıflarda 04.03.2016 tarihinde tescil edilmiş, dava 22.07.2020'de açılmış olmakla, dava tarihi itibarı ile tescilden itibaren 5 yıllık süre dolmadığından davacının markayı hangi sınıfta kullandığının incelenmesi bu yönü ile yerinde değildir. Rapora yansıyan görüntülere göre; davalının web sitesinde yapılan incelemede yapımcılığını üstlenilen dizilere ait “tanıtımlar” bölümünde, “...” isimli dizinin tanıtım teaserının yayınlandığı tespit edilmiştir. Bu durumda; davalının kullanımının davacının markasının tescil sınıfı kapsamında olup olmadığı ve markaya tecavüz oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve neticeten kullanımın markaya tecavüz oluşturduğu kanaatine varılması halinde ise maddi tazminat yönünden rapor alınması gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacıların istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih, 2020/233 Esas - 2021/337 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 84 TL posta masrafı olmak üzere toplam 246,10 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapkaldırılmasınaTecavüzdenkonusuistinafMarkayakabulünereddineKaynaklanandereceistanbuliadesinegerekçeorganizasyon”mahkemesininsınıftaincelemekararıkısmenistemidosyanumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim